İskoçya’dan Türkiye’ye uzanan 13000 yıllık tünelin bulunduğu iddiasının Avrupa’daki “Erdstall” tünelleri hakkında yayımlanan içeriklerin yanlış yorumlanmasından kaynaklandığı anlaşılıyor

 

İskoçya’dan Türkiye’ye uzanan 13000 yıllık tünelin bulunduğu iddiası fasılalar hâlinde sosyal medya platformlarında yeniden zuhur ediyor.

 

Son dönemden dikkat çeken (ve gelen tepkilerin ardından silinen) hatalı aktarım içeren paylaşım örneği şöyle:

 

Dünyadan İlginç Gerçekler (@Musa87102762):

“İskoçya’dan Türkiye’ye uzanan eski bir yeraltı geçidi

Alman arkeolog Heinrich Kusch, İskoçya ile Türkiye’yi birbirine bağlayan bir tünel sistemi keşfetti Çok derin kazılmışlar ve deniz tabanının altında bulunuyorlar Uzman tahminlerine göre tünelin yaklaşık yaşı en az 13.000 yıl..

Tüneller nispeten dar, yaklaşık 70 santimetre genişliğinde ve bu da bir kişinin geçmesi için yeterli. Yer yer küçük odalar, depo odaları ve oturma alanları bulunmaktadır. Ancak bu tünellerin gerçek amacı hâlâ tam bir sır olarak kalıyor.”

 

iskocyadan-turkiyeye-yer-alti-gecidi

 

İddia, yabancı sosyal medya kullanıcıları tarafından da paylaşıldı:

 

 “BUNU BİLİYOR MUYDUNUZ… İskoçya’dan Türkiye’ye antik yeraltı geçidi. Alman arkeolog Heinrich Kush, İskoçya ile Türkiye’yi birbirine bağlayan bir tünel sistemi keşfetti. Çok derin kazılmışlar ve deniz tabanının altında bulunuyorlar. Uzmanların tahminlerine göre tünelin yaşının tahmini en az 13.000 yıl. Tüneller nispeten dar, yaklaşık 70 santimetre genişliğinde, insanın geçmesine yeter. Bazı yerlerde küçük odalar, depolama kameraları ve oturma alanları bulunuyor. Ancak, bu tünellerin gerçek amacı hala tam bir gizem.”

 

 

 

“İskoçya’yı Türkiye’ye Bağlayan 12.000 Yıllık Devasa Yeraltı Tünelleri

Binlerce yıl önce eski toplumların karmaşık bir şekilde birbirine bağlı olması makul olabilir mi? Kuzey İskoçya’dan Akdeniz’e uzanan geniş yeraltı geçitleri ışığında, yankılanan yanıt olumlu görünüyor. İskoçya’dan başlayıp Türkiye’ye kadar uzanan bu esrarengiz tüneller gizemini koruyor ve araştırmacıları bu tünellerin amacı ve yapılışları konusunda şaşkınlığa düşürüyor. Bu tünelleri çevreleyen entrikayı güçlendiren şey, onların şaşırtıcı işçiliği ve titiz tasarımıdır. Taş Devri’nde yontulmuş bu bin yıllık yeraltı ağları bilim adamlarını şaşırtmaya devam ediyor. Dr. Henrich Kusch, “Antik Dünyaya Açılan Yeraltı Kapısının Sırları” adlı kitabında bu tünellerin Avrupa’daki çok sayıda Neolitik yerleşimin altında inşa edildiğini ileri sürüyor. Bu tünellerin 12.000 yılı aşkın süredir ayakta kalması, ilk yapıların devasa büyüklükte olması gerektiğini akla getiriyor. Dr. Kusch ayrıca bu tünellerin eski otoyollar olarak hizmet ettiğini ve Avrupa çapında seyahati kolaylaştırdığını öne sürüyor. Şöyle açıklıyor: “Avrupa’nın her yerinde bu tünellerden binlercesi vardı; İskoçya’nın kuzeyinden Akdeniz’e kadar. Bunlar aralarına kuytu köşeler serpiştirilmiş, bazı yerlerde daha büyük ve oturma yerleri veya depolama odaları ve odalar var. “Hepsi birbirine bağlı değil ama bir araya getirildiğinde devasa bir yeraltı ağı ortaya çıkıyor.” Sözlerine şöyle devam ediyor: “Yalnızca Almanya’nın Bavyera şehrinde bu yeraltı tünel ağlarının 700 metresini bulduk. Avusturya’nın Steiermark şehrinde ise 350 metresini bulduk.” Birçoğu bu tünelleri antik caddelere benzetse de, diğerleri bunların bireyleri yırtıcı hayvanlardan koruma aracı olarak inşa edildiğini öne sürüyor. Dr. Henrich kitabında, Kilise’nin bu tünellerle ilgili potansiyel pagan mirasına ilişkin endişeleri ve bunların etkilerini bastırma arzusu nedeniyle kiliselerin genellikle tünel girişlerinin yakınında inşa edildiğini öne sürüyor. Amerika dahil diğer kıtalarda da benzer tüneller keşfedildi. Ancak genel sorular hâlâ ortada duruyor: Bu geçitler neden inşa edildi ve nasıl inşa edildi? Çeşitli efsanelere ve teorilere rağmen somut yanıtlar araştırmacıların gözünden kaçmaya devam ediyor.”

 

İskoçya’dan Türkiye’ye uzanan Taş Devri tünelleri gibi iddialar, bilimsel olarak kabul edilen arkeolojik bulgulara ve tarihî bilgilere dayanmayan bir iddia.

Avrupa’yı İskoçya’dan Türkiye’ye kadar boydan boya kat eden bir yer altı tüneli mevcut değil.

İskoçya’dan Türkiye’ye uzanan Taş Devri tünellerinin varlığını kanıtlayan bir delil bulunmuyor.

Deniz tabanının altından geçen yaklaşık 3-4 bin kilometrelik tünelin Taş Devri’nde inşa edilmiş olması da mümkün görünmüyor.

İki ülkede ve iki ülke arasındaki bölgede benzer yapıda tüneller bulunsa da bunlar birbiriyle bağlantılı değil.

Aslında “İskoçya’dan Anadolu’ya uzanan tüneller sistemi / yeraltı şehirleri” söylemi ile kesintisiz blok bir tünelin varlığından bahsedilmiyor.

Bu bölgedeki tünel özelliklerinin benzer olmasından ötürü tünellerin keşfedilememiş kısımlarının Türkiye’deki tünellere kadar uzanabileceği hakkında teoriler ileri sürülüyor.

“İskoçya’dan Türkiye’ye kadar olan bölgede çok sayıda yer altı tünel ağı”nın bulunduğu iddiası, “İskoçya’dan Türkiye’ye kadar uzanan tünel” formatına evrilmiş.

Bu yanlış iddianın kökeninin Avrupa’da bulunan ve “Erdstall” olarak bilinen tüneller hakkında yayımlanan içeriklerin yanlış yorumlanmasına dayandığı anlaşılıyor.

Der Spiegel‘de 2011 yılında Avrupa’nın çeşitli yerlerinde bulunan ve “Erdstall” tünellerine değinen yazının yayımlanmasının ardından bu yanlış iddia yaygınlık kazanmış.

Matthias Schulz imzalı “Uzmanlar Gizemli Yeraltı Odaları Karşısında Şaşkına Döndü.” (“Experts Baffled by Mysterious Underground Chambers”) başlıklı 22 Temmuz 2011 tarihli yazıda Alman arkeolog Dr. Heinrich Kusch’un çalışmalarına atıf yapılmış.

Heinrich Kusch, eşi Ingrid Kusch ile kaleme aldığı “Yeraltı Dünyasına Açılan Kapılar: Antik çağlardan kalma yeraltı geçitlerinin sırları” (“Secrets Of The Underground Door To An Ancient World” / “Tore zur Unterwelt: Das Geheimnis der unterirdischen Gänge aus uralter Zeit“) adlı kitapta, Avrupa’da M.Ö. 3500-6500 yıl önce yapılan Erdstall tünellerinin bir “ağ” şeklinde İskoçya’dan Türkiye’ye kadar uzandığını ileri sürdü. Kusch, tünel ağının bazı parçalarının ilk günkü gibi sağlam kalmasının ve Neolitik Çağ’ın ardından bu kadar çok sayıda insanın hayatta kalmasının, orijinal tünel ağının çok büyük olması gerektiğini gösterdiğini iddia etti.

Avrupa’da bulunan Erdstall tünellerinin çoğu, benzer özelliklere sahip. Genellikle duvarları düzgün bir şekilde kazılan tünellerin bazılarında oturma yerleri, erzak depoları ve barınma odaları bulunmaktadır.

Ancak, bu yer altı tünelleri Taş Devri’nde değil, Orta Çağ’da (veya daha sonra) inşa edilmiş. Avrupa’da bazı antik tünellerin varlığına dair kanıtlar bulunmasına rağmen, bahsi geçen tüneller ileri sürüldüğü şekilde 13 bin yıllık değil. Bilimsel kanıtlar, Erdstall tünellerinin Kusches’in şüphelendiğinden çok daha yakın bir zaman dilimine ait olduğunu gösteriyor. Almanya, Avusturya, Fransa, İrlanda ve İskoçya’da birbiriyle bağlantısı olmayan çok sayıda yer altı geçidinden oluşan Ersdall tüneli olarak bilinen yapıların 10.-13. yüzyıllar arasında yapıldığı düşünülüyor.

Alman arkeolog Dr. Heinrich Kusch’un iddiası da İskoçya’dan Türkiye’ye uzanan “tek bir tünelin” değil, “bir tünel ağının” varlığına odaklanmaktadır.

Kusch, tünellerin birbiriyle bağlantılı olmadığını; ancak bir ağı oluşturduğunu söylediği 2011 yılında verdiği bir röportajda şu ifadeleri kullanmış:

“Yalnızca Almanya’nın Bavyera kentinde bu yeraltı tünel ağlarının 700 metresini bulduk. Avusturya’nın Steiermark şehrinde 350 metre bulduk.”

 

“Avrupa’nın her yerinde binlercesi vardı; İskoçya’nın kuzeyinden Akdeniz’e kadar.”

 

“Çoğu büyük solucan deliklerinden çok da büyük değil; yalnızca 70 cm genişliğinde; bir insanın kıvranabileceği kadar geniş, başka bir şey değil.”

 

“Bunlar köşelerle serpiştirilmiş, bazı yerlerde daha büyük ve oturma yerleri ya da depo odaları ve odalar var.”

 

Hepsi birbirine bağlı değil ama bir araya getirildiğinde devasa bir yeraltı ağı ortaya çıkıyor.

 

Özetle, herhangi bir tarihî kayıtta Avrupa’daki Erdstall tünellerinin Türkiye’ye uzandığına dair yazılı bir bilgi mevcut değil. Erdstall yer altı tünellerinin Anadolu’ya ulaştığına dair herhangi bir arkeolojik bulgu da bulunmuyor. 12 bin yıl önce Taş Devri insanlarının ilkel araçlarla ve tekniklerle İskoçya’dan Türkiye’ye uzanacak şekilde uzun mesafe tüneller inşa ettiği yönünde herhangi bir güçlü arkeolojik kanıt veya kaynak yok.

 

İLAVE: Türkiye’deki Derinkuyu yer altı şehrine ait sanılarak paylaşılan aşağıdaki harita gerçek değil, sadece Dungeons & Dragons’tan (D&D) bir harita.

 

yeralti sehri

 

 

Yorumunuzu yazınız...