Tarihçiler, Noel’in Kaynağı Olduğu ve Türklerin Kadim Kültürü Olduğu İleri Sürülen Nardugan Bayramının Zorlama Bir Uydurma Olduğu Görüşünü Dile Getiriyor

 

Türklerin tarihte Nardugan ismiyle bilinen yeniden doğuş bayramını her yıl 21 Aralık günü kutladığı, en kısa gündüz ve en uzun gecenin yaşandığı 21 Aralık’tan sonra yeni yılın geldiğine inandıkları, bu gecede “hayat ağacı” olarak adlandırılan çam ağacı süslemelerinin yapıldığı iddiası son yıllarda dikkat çekmeye başladı.

2022 yılı 21 Aralık gününde Nartugan bayramını kutlayan sosyal medya kullanıcılarından bazı örnekler şöyle sunulabilir:

 

Eren Karakoç:

 

“TÜRK’ÜN NARDUGANI

Uralların Güneyindeki İlk Türklerden itibaren kutlanmaya başlanan Nardugan Bayramı, zaman içerisinde Türklerin hakimiyet kurduğu tüm Doğu Asya coğrafyası boyunca yayılmıştır. Nardugan’daki “Nar” kelimesi Güneş anlamına gelirken “Tugan(dugan)” kelimesi de doğan anlamına gelmektedir. Antik Türk Atalar, binlerce yıllık bir kültürün ürünü olarak 21 Aralık’ı, 22 Aralık’a bağlayan geceyi kutsal saymış ve bunu karanlıktan aydınlığa çıkış olarak “Nardugan Bayramı” adı altında kutlamışlardır. Sadece Türklere özgü olan Nardugan geleneğinde çam ağacı süsleme olgusu en başta gelirdi. Öte yandan Batı kültüründeki Hristiyan öncesi Satürnalia Bayramlarında çam ağacı süsleme geleneği başlarda yoktu. Hristiyanlığın yayılmasından sonra Satürnalia, Hristiyanlık içine eklemlenirken, Türklerin Çam ağacı süsleme geleneği de Bizans üzerinden batı kültürüne girmiştir.”

 

Güven İslamoğlu:

 

“Nardugan Bayramı kutlu olsun 🙂 Eski Türkler 21 aralığın en uzun gece olduğunu biliyormuş. Gündüzün geceyi yendiği güneşin kazandığı gece diye kutlar Akçam ağacını süsler altına hediyeler koyar,aileleri ile kutlarlarmış. Nar: Güneş Dugan:Doğan demek.Kadim kültür orada kalmış.”

 

Zeki Kayahan Coşkun:

 

“Atalarımız, Nardugan Bayramı’nı kutlarmış. Çam süsleme geleneği, çam ağacı altına hediyeler bizim geleneğimizmiş… Atalarımız, Avrupa’ya götürmüş. Medeniyet be! Sonra unutturmuşlar, silmişler kültürümüzü. Nardugan Bayramımız kutlu olsun! Haydi bu tweet altında bayamlaşalım.”

 

Muazzez İlmiye Çığ, “Çam Bayramı (Noel mi Nardugan mı?)” adlı kitabında ve konuyla ilgili demeçlerinde “Yılbaşı kutlamalarının” eski Türklerden kaynaklandığını, aslının “Çam Bayramı” olduğunu, bu bayramın “Noel” olarak Hıristiyanlığa geçtiğini, Nardugan Bayramı’nın eski bir Türk geleneği olduğunu, Nardugan Bayramı ile Noel Bayramı ile arasında benzerlikler bulunduğunu, yılbaşında çam ağacı süsleme geleneğinin kökeninde Türklerin “Hayat Ağacı”nın bulunduğunu ileri sürmüştü.

Ancak, Sümerolog Muazzez İlmiye Çığ ve Sovyet tarihçisi Murat Adji öncülüğünde ileri sürülen bu iddianın Ruslar tarafından asimilasyon amacıyla uydurulan bir bayram olduğu, Noel Baba’nın, Türklerin Ayaz Ata isimli şahsiyetinden devşirildiği, Nardugan’ın yeniden doğuş bayramı olduğu gibi görüşler, konuyla ilgili birçok uzman tarafından ifade ediliyor.

Moğolcadaki “Nar” (“Güneş”), Türkçedeki “Tuqan” (“Doğan”) sözcüklerinden oluştuğu bilinen Nardugan sözcüğünün Hristiyan Türk toplulukları tarafından Noel için kullanıldığı, Türk halkları arasında yalnızca Başkurtlar, Çuvaşlar ve (bazı) Tatarlar arasında bilinen, Türk tarihinde iddia edildiği şekilde izlerine rastlanamayan bu bayramın kış yıl dönümünde zorlama yorumlarla “Noel” ve “şeb-i yelda” ile sentezlenerek gündeme getirildiği belirtiliyor.

 

“Kadim Türklerin” Nardugan adlı bir bayram kutlaması yapmadığını belirten isimlerin yorumları şöyle aktarılabilir:

 

Prof. Dr. Ahmet Taşağıl:

 

“Muazzez hanım, Türklerde çam ağacının kutsal olduğunu söyleyip, bu tezi ortaya attı. Kadim Türklerde kayın ağacı kutsal kabul edilirdi. Ağaç süsleme Friglerden Batı’ya geçti. Türklerin tarihinde Ayaz Ata diye bir şahsiyet yok. Ülgen ise Altay Türklerinde ‘Tanrı’ olarak kabul ediliyor. 23 yıldır Çin, Moğol, Rus ve Türk Cumhuriyetleri’ndeki arşivleri birinci kaynaktan inceliyorum. Nardugan veya Nardoğan diye bir kelime metinlerde geçmiyor. Moğollar şubatın 21’inde büyük beyaz bayram adını verdikleri, mevsim dönüşümünü kutluyorlar. Bu kutlamalar ise Çin’de Budist geleneği olan Guonien Bayramı’ndan alıntı. Türkler, konar göçer bir millet. Asya bozkırlarında hava eksi 30 derece. Hava kapalı, yaşam şartları ağır. En kısa gün, en uzun gece gibi bir hesaplama modelleri yok. Ortaya atılan görüşler, her şeyi Türklüğe bağlamayı marifet sananların safsatalarından başka bir şey değil.”

 

“Türklüğü yüceltmek için her şeyi Türklüğe bağlamaya gerek yok. Türkler zaten tarih sahnesinde her zaman etkin bir millet. İlk Türklerin çıkış noktası şu an Rusya topraklarında bulunan Abakan, Hakasya ve Minusinsk Krasnoyarsk. Bölgede en eski Türk kültürünü temsil eden kalıntılar ile Afanasiyevo kültürüne ait yaşam izleri mevcut. Kadim Türkler, gök tanrı, Budizm ve tabiat inancı olmak üzere 3 farklı inanışa sahipti”

 

Prof. Dr. Ahmet Taşağıl:

 

“İslam öncesi dönemde Türklerin nardugan adlı bir bayramı yoktur. Hıristiyanlığa girmiş ya da kültürel olarak etkilenmiş Türk kökenli topluluklar tarafından kutlanmaktadır.”

 

Doç. Dr. Mustafa Aksoy:

 

“Türkler, sadece mayıs ayının ilk haftasını bahar bayramı olarak, ekim ayının sonunu ise kışlaklara çekilmeden önce gök tanrı inancına uygun şekilde kutlardı. Tataristan ve Çuvaşistan’daki Hıristiyan Türkler, Farslardan etkilenerek 21 Aralık tarihini gün dönümü olarak kutlar. Konar göçer Türklerde ‘Nardugan’ diye bir kutlama hiçbir zaman olmadı. Nardugan uydurma, safsata.”

 

Tufan Gündüz:

 

“Türklerin nartugan / nardoğan vs gibi bir bayramı yoktur. Ayaz Ata da palavranın önde gidenidir. Baştan sona uydurmadır. Türkler öyle uyduruk bir bayramla ağaç mağaç süslemezdi. Ne gecenin uzunundan ümit beklerdi ne gündüzün kısasından bereket umardı. Sümerler’de varmış da biz de Sümermişiz de gibi aslı astarı olmayan benzetmeler sadece tarihi tahriptir. Bu tür saçmalıkların yayılmasına izin vermeyin. Mitolojik konulara merakınız varsa bunu Wikipedia gibi kaynaksız yerlerden değil Türk Mitolojisi üzerine yazılmış bilimsel kitaplardan okuyun. Olur mu?”

 

Prof. Dr. Abdulhaluk Mehmet Çay:

 

“Nardugan bilimsel olarak tarihi bilgilerle ortaya konulmadı. Tarihi kaynaklarda ne yılbaşı ne de Ayaz Ata gibi kavramlarla karşılaşmıyoruz”

 

“19’uncu yüzyıl sonlarına doğru İngiltere’de Türk dünyasında yılbaşı geleneği tartışılmaya başlanmış bilhassa getirdikleri Noel şenliklerinin Türklerden alınmış olma ihtimali üzerinde durulmuştu. Bu konuyu İngiliz yazarlar ve düşünürler gündeme getirdiler fakat bu düşüncelerin hepsi afakidir. Türk topluluklarını asimile etmek, asimile etmenin de bir yolu olarak misyoner faaliyetleri göndermek suretiyle Hristiyan dinine kazandırmak için 19’uncu yüzyılın sonuna kadar bu politika sürdü. İşte o çerçevede toplumlar arasında kültür alışverişi olduğunu düşünmek lazım. Bizde Gagavuz, Çuvaş gibi Sibirya bölgesindeki Türk toplumlarında Hristiyanlığın etkisiyle yılbaşı veya Nardugan gibi bir takım şeylerin bayram olarak kutlandığını görüyoruz”

 

“Nardugan ile ilgili nar meyvesinin yere çarpılıp dağılması mı yoksa Moğolca güneş anlamına gelen nar mı kastediliyor bu tartışılır. Roma’da Saturnalia, Eski Yunan’da Dionysos, Eski Mısır’da yine bunlarla ilgili bir takım kutlamaların yapıldığını biliyoruz. Genellikle Müslüman olmayan Türk gruplarında da Çarlık Rusya’nın kontrolünde kaldıkları için oranın politikası var”

 

Doç. Dr. Hayrettin İhsan Erkoç:

 

“Nartugan daha ziyade İdil Ural sahası dediğimiz Doğu Avrupa’da yaşayan Türk toplulukları tarafından kullanılan kelime. Bir özel gün için kullanılıyor. Bazı Türk toplulukları o bölgede yaşayan mesela bazı Hristiyan bazı gruplar var bunlar bazen Noel için kullanabiliyorlar. Fakat daha ziyade özellikle işte Başkurtlar, Kazan Tatarları, Çuvaşlar gibi toplumlarda Nartugan ya da Nardogan diye de bazen telaffuz edilebiliyor. Daha ziyade Nevruz için kullanılıyor. Havaların ısınmaya başladığı zaman için kullanılan bir terim aslında. Yani kış yıl dönümünün çok da fazla alakası yok. Bazen dediğim gibi Hristiyan Türk toplulukları Noel için kullanabiliyorlar. Mişer Tatarları var mesela Çuvaşlar, Ortodoks Türkler bunlar. Onlar kullanabiliyorlar. Nardugan kelimesi aslında 2 farklı kelimenin birleşmesiyle oluşmuş. Bunlardan nar kelimesi Türkçe değil. Moğolca bir kelime, Güneş demek Moğolcada. Moğolcadan Türkçeye geçmiş çünkü biliyorsunuz o sahaya daha önce Moğollar hakim olmuştu. Altınorda Hanlığı olarak. Ki bu devlet kısa süre içerisinde Türkleşiyor bu arada ve bir Türk devleti olarak kabul ediliyor Altınordu. Bu dönemde orada yaşayan Türk topluluklarına Moğolca bazı kelimeler geçmiş. Moğolcada da Türkçe çok kelime var. Bunlar zaten karşılıklı kelime alışverişi yapıyorlar. Dugan veya dogan da doğan demek zaten. Aslında Güneş’e doğan Güneş’le doğan anlamına geliyor bu kelime. Yan biraz havaların ısınmasını yansıtan bir kelime diyebiliriz.”

 

Mehmet Volkan Kaşıkçı:

 

“21 Aralık olması sebebiyle, anlaşıldığı kadarıyla twitterda gün boyu Nardugan, çam süsleme ve Ayaz Ata zırvalarına maruz kalacağımız bir güne başladık.”

“нардуган şeklinde kirille arama yaptığınızda Kazakça hiçbir şey çıkmıyor. Ama Başkurt, Çuvaş ve bazı Tatar gruplarında, tıpkı İdil-Ural bölgesinde komşu oldukları Udmurtlar gibi Fin-Ogur halklarında olduğu gibi, böyle bir kavramın olduğu görülüyor.”

“Yani Türk halkları arasında yalnızca Başkurtlar, Çuvaşlar ve bazı Tatarlar arasında bilinen bir şey. Bunlar Udmurt, Mari, Mordvin gibi Fin-Ogur halklarıyla yaşamış, bunlarla karışmış gruplar. Bu Fin-Ogur halkları Avrupa’nın son paganları diye bilinir, hala pagan etkisi güçlüdür.”

“Ayaz Ata işine gelince. Bu zaten Sovyet döneminde Ruslar’ın Ded Moroz’una karşılık olarak uydurulmuş bir şeydir. Bolşevikler ilk önce Noel kutlamalarını kaldırdı. Daha sonra yeni yıl, dini motiflerden arındırılarak 1930’larda Stalin kültüyle bağlı olarak tekrar canlandırıldı.”

“Yeni yılla beraber, çam ağacı, Ded Moroz gibi semboller de çok yaygınlaştı. Dini bayramlara alternatif olarak desteklendi. Halkın da büyük oranda en sevdiği bayram haline geldi. Aynı şey Orta Asya’da da oldu. Kazak hatıratlarında yeni yıl kutlamaları ve bu semboller sıkça görülür”

 

Ayberk Furkan Demirel:

 

“Türk’ün tarihte “Nardugan” adlı bir bayramı yok. Bu söz, ilkin Çuvaşlar aracılığıyla Türk Dünyasına tanıtılmıştır ve orijinal tarihi de 21 Aralık değil, 21 Mart’tır. Bir kere güneşin doğuşu ile alakalı bir kutlamanın ilk tarihini kışın olarak almak baştan hatalıdır.

 

Yukarıda yazan: Nartăvan teni mĕne pelteret?” “Nardugan ne demek?” – “Nartăvan – “‘hĕvel suralni’, urăhla kalasan, ‘śĕnĕ śul’. Ĕlĕk çăvaşsemşen śultalăk śurkunne puślannă.” “Nardugan, güneşin doğumu, yani ‘yeni yıl’ demek. Eskiden Çuvaşlar, bu bayramı BAHARDA kutlarlardı.”

 

Yani Çuvaşlar, Hıristiyan olduktan sonra bu geleneği Ortodoks takvimine göre düzenleyip kutlamalarını 21 Aralık’a çekmişlerdir. Ayrıca anlamsal açıdan Nartukan, Farsça “Nevruz” karşılığıdır. Raştua da Rusça “рождество” (doğum) sözünün tahrif edilmişinden başka bir şey değil.

 

Dayanak gösterilen Ural bölgesindeki Başkurtların konuya dair cevapları: • Öyle bir bayram yok. Habantuy/Sabantuy var ki o da yazı karşılama bayramıdır. • Son yıllarda meşhur oldu. Bu zamana değin halk bilmezdi. (Birçoğu hâlâ ne olduğundan haberdar bile değil.)”

 

Suat Akgül:

 

“Geçen sene de yazmıştım. Bu sene de yazmak icap etti: Türk tarihinde ve kültüründe Ayaz Ata diye birisi yoktur. Nardugan diye de bir bayram yoktur. Hiç olmadı… Bu uydurma ritüel Sovyetler Birliği döneminde Hıristiyan kutlamaları yapılırken Müslümanlar da bu kutlamalara katılsınlar diye Sovyet rejimi tarafından uydurulmuştur. Bunu bilerek kutlayan kutlasın. Kutlu olsun!”

 

Coşkun Faik Kavala:

 

“Siz istediğiniz bayramı istediğiniz zaman kutlamakta elbette özgürsünüz. Yeni bayramlar da ortaya atılabilir elbette, tutarsa kutlanır. Ama kalkıp, hele ki tarih doçent olarak “Uralların güneyindeki İLK TÜRKLERDEN BERİ kutlanan” derseniz bu olmaz. Yok çünkü böyle bir şey. YOK.”

 

Timur B. Davletov:

 

“14 Ara 2019 Şüphesiz ki eski Türklerde kesinlikle ne çam süslemesi ne de Nardugan adlı bayram vardı, lakin günümüzde Ayaz Ata dahil olmak üzere Noel Baba’nın Türk ellerinde milli uyarlamaları mevcut ve bu olgu sadece Türk halklarıyla da sınırlı da değil.”

 

Mehmet Dilbaz:

 

“Eski Türkler: Bizde böyle bir bayram yok. Nereden çıkartıyorsunuz bunları!”

 

Özgün Emre Koç:

 

“Kardeşim yeni yıla girişimizi kutlamak için böyle hikâyelere gerek yok. İçin eğlenin, isterseniz ağaç süsleyin, isterseniz meyve yeyip dansöz izleyin. Beyaz gelinlik giymek de bir İngiliz saray adeti örneğin. Çok yaygınlaştığı için kimse dert etmiyor sadece. Kültür böyle bir şey.”

 

İbrahim Ethem:

 

“Nardugan Türklerin kadim bir bayramı değildir dostlar. Böyle bir şey var, ama 20. yüzyılın ürünü bir kutlama. Geçen senelerde daha çok Nardugan paylaşımı olurdu. Anlaşılan insanlar yavaş yavaş öğreniyor, bu iyi bir şey.”

 

Türk Mitolojisi Atlası’nda Ayaz Ata kurgusuna şöyle değinilmiş:

“19. yüzyılın ürünü olan ve son dönemde internet sayesinde popülerleşen Ayaz Ata figürü, Yakut Türklerinin Ortodoks Ruslar ile temas etmeleri ve Slav mitolojisinin buz dedesi ‘Ded Moroz’ karakterini kış tengrisiyle iç içe geçirerek yeni bir kimlik altında yeniden yaratmalarının sonucunda ortaya çıkmıştır. Bu iki melez motife üçüncü unsur olarak Aziz Nikolas eklenmiş, böylece Sibirya’da 300 yıl süren Rus kolonizasyonu sırasında Kış Tengri adım adım korkutucu vasıflarını yitirerek Noel Baba gibi çocuklara yardım eden neşeli bir ihtiyara dönüşmüştür. Buna karşın tanrısallığı ve yaratım gücünü simgeleyen boynuzları ve bilge ihtiyar arketipinin simgesi olan uzun sakallarını korumuştur. Tüm bu dönüşümün en enteresan tarafı kış tanrısı Kazav’ın kardeşi yaz tansırı Ayaz Han’ın adın alarak olumlu niteliklere bürünmesidir. Böylece olumsuz bir tipleme olan Kazav unutulmuş, buna karşın kış mevsimi yazın olumlu özelliklerini almıştır.”

 

1 Yorum

  1. Nardogan ile ilgili yazinizi anlamayanlar çok komik. Sanirim zorlarına gitmis 🙂 nardugan Turk bayrami falan degildir. Aglasin zavallilar

Yorumunuzu yazınız...