Anasayfa » Tüm Yazılar » Ayasofya’nın Minarelerinin Yıkılmasına Karar Verildiği İddiası

Ayasofya’nın Minarelerinin Yıkılmasına Karar Verildiği İddiası

malumatfurusorg
ayasofya minareleri

Ayasofya’nın Minarelerinin Yıkılmasına Yönelik Olarak Mustafa Kemal Atatürk Tarafından Şifahi Bir Emrin Verildiği İddiası Bir Köşe Yazısında Geçen Şifahi Emir İddiasına Dayanmaktadır

 

Ayasofya’nın müze formatından camiye tekrar çevrilmesine yönelik tartışmalar sürerken geçmişte Ayasofya Camii’nin minarelerinin yıkılmasına karar verildiği; ancak, alınan bir rapor nedeniyle bu karardan vazgeçildiği iddiası tekrar dolaşıma girdi.

 

ayasofya minarelerinin yıktırılmak istenmesi

 

Atatürk’ün Ayasofya’nın minarelerini yıktırmak istediği yönündeki iddiaya göre Ayasofya’yı tekrar kiliseye çevirmek isteyen Atatürk, Ayasofya’nın minarelerinin yıkılması talimatını vermiş; ancak, minarelerin yıkılamayacağı anlayınca Ayasofya’yı müzeye dönüştürmüştür.

Ayasofya’nın minarelerinin yıkılmasına ilişkin Atatürk’ün şifahi emir verdiği iddiasının kaynağı İbrahim Hakkı Konyalı’nın “Ayasofya’nın minareleri şifahi bir emirle yıkılacaktı” başlıklı köşe yazısıdır. Ayasofya’nın minarelerinin yıkılmasına yönelik Atatürk tarafından talimat verildiğine yönelik İbrahim Hakkı Konyalı’nın köşe yazılarında aktardığı iddialar dışında bir delil ya da atfa rastlayamadık. Bu noktada, “şifahi” bir emir bulunduğunu iddia eden “köşe yazısı”nın delil olarak addedilemeyeceğini belirtmekte fayda var.

 

Ayasofya Vakfiyesi Efsanesi

 

İbrahim Hakkı Konyalı’nın Atatürk’ün Ayasofya’nın Minarelerinin Yıkılması Talimatı Verdiği İddiası

İbrahim Hakkı Konyalı, Ayasofya Camii’nin minareleri de yıktırılmak istendiğini, bu süreci hazırladığı raporla durdurduğunu 1966 yılında Yeni İstiklal Gazetesi’nde ve 1974’te Yeni Asya Gazetesi’ndeki köşe yazılarında iddia etmişti.

İbrahim Hakkı Konyalı’nın yazılarında aktardığı (ve başka bir delille ya da tanıklıkla desteklenemeyen) beyanına göre Ankara’dan gelen emir üzerine Küçük Ayasofya Camii’nin 2 minaresinin yıkıldığı, Ayasofya Camii’nin minarelerinin de indirilme talimatının verilmesinin ardından yıkım sürecinden İstanbul Müzeler Müdür Kemal Altan ile birlikte hazırladıkları “Minareler, ana kubbenin dayandığı son payandalardır. Eğer minareler yıkılacak olursa, kubbe tamamıyla yere serilecektir. Ve tetikte bekleyen Hıristiyanlık âlemi de Türkler Ayasofya’yı yıktılar diye feryadı basacaktır.” mealindeki raporun yetkililere sunulması sonucu vazgeçilmişti.

 

ismail hakkı konyalı ayasofya minareleri yıktırılacaktı

 

İbrahim Hakkı Konyalı Yeni İstiklal Gazetesi’nde yayımlanan 13 Nisan 1966 tarihli “Ayasofya Minarelerini Nasıl Kurtardım” başlıklı yazısında -başlığından da anlaşılacağı üzere- Ayasofya’nın minarelerinin yıkılmasını hazırladığı raporla önlendiğini öne sürmüştü.

İbrahim Hakkı Konyalı’nın Ayasofya minarelerinin yıkılmaya çalışıldığı iddiası şu şekilde aktarılmaktadır (Dursun Gürlek (2019). “Ayasofya Camii ve minareleri“. Yeni Şafak Gazetesi, 31 Mart 2019):

Bir gün İstanbul Müzeler Müdürü Kemal Altan Bey, iki gözü, iki çeşme İbrahim Hakkı Konyalı’nın yanına geliyor. Ecdat yadigârlarının üstüne titreyen bu zat, bir yandan hıçkıra hıçkıra ağlıyor, diğer yandan “Yıktılar, yıktılar!.. Sülün gibi minareyi temeline kadar yıktılar. Yerle bir ettiler!” diye dövünüyor. Mendiliyle gözyaşlarını kuruladıktan sonra, “Gidecek başka yerim mi var? İşte sana geldim” dedikten sonra, şahit olduğu faciayı anlatmaya başlayıp şunları söylüyor:

“İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürü Aziz Ogan, önceki gün beni çağırdı. Her iki Ayasofya’nın da minarelerini yıkacağız. Dün gece, sabaha kadar Türk minarecilik mimarisinin şaheser bir örneği olan minaresi temeline kadar yıkıldı. Yok oldu. Bu gece de Büyük Ayasofya’nın minarelerini yıkacağız. Bir Bizans kilisesi haline getireceğiz.

İbrahim Hakkı Konyalı, karşılaştığı bu faciadan dolayı çok üzülen Kemal Altan’ı teselli için, “Siz merak etmeyin. Büyük Ayasofya’nın minarelerini yıkamazlar. Ben söyleyeyim sen yaz. Böylece birlikte bir rapor hazırlayalım. Sen bu raporu ilgili mercie ver” diyor, Ayasofya’yla ve minareleriyle ilgili olarak sağlam bir rapor hazırlıyor. Raporun sonunu şu cümlelerle bitiriyor: “Şimdi bu tarihi mabedin yaşı daha da ilerledi. Minareler, ana kubbenin dayandığı son payandalar haline geldi. Minareler yıkılırken ana kubbe de kesinlikle yere serilecektir. İşte o zaman Hıristiyan dünyası, ‘Türkler, Ayasofya’yı yıktılar!’ diye ortalığı velveleye verecektir.”

 

Ayasofya’da Namaz Kılan Cemaat

 

İsmail Hakkı Konyalı’nın Yeni Asya Gazetesi’ndeki 14 Ekim 1974 tarihli “Hurafeyle İslamiyet’in İlgisi Yoktur” başlıklı yazısında bu iddiasını şöyle dile getirdiği bilinmektedir:

1934 yıllarında ben TAN gazetesindeydim. Arkeoloji Müzesinin mimarı Kemâl Altan isminde eski eserlerimize âşık bir yazar bana geldi. Ağlıyordu.
“Ne ağlıyorsun? Otur bakalım şöyle de anlat” dedim.
Anlattı: ”Hoca!” dedi. “Dün gece Küçük Ayasofya Camiinin minaresini temeline kadar indirdik.
“Ankara’dan gelen bir emir üzerine, bu gece Ayasofya’nın dört minaresini temeline kadar indireceğiz. Bütün hazırlıklar yapıldı” dedi.
Hemen bir rapor dikte ettirdim Kemâl Beye…
Hülâsası şudur: “Bu minareler Ayasofya’nın ana kubbesinin desteğidir. Bu minareler yıkıldığı takdirde, Ayasofya da yıkılacaktır. Alemdar (Kuzey) tarafındaki iki minare Mimar Sinan’ındır. Bu minareleri Mimar Sinan kalın yapmıştır. Ağır yapmıştır. Kubbeyi tutsun diye… Bunlar yıkıldığı zaman Ayasofya da yıkılacaktır”  diye rapor yazdırdım.
Ertesi gün, yıktırılmaktan vazgeçildi.
Kraldan ziyade kralcı olanlar vardı, o zamanlar… İstanbul Arkeoloji Müzesi Müdürü Aziz Ogan diye biri vardı. O, Ayasofya’nın içerisinde yukarılarına asılmış olan “Aşere-i Mübeşşere”ye ait tabloları aşağıya indirtti. Ben hergün ordaydım. O büyük tabloları kapıdan çıkartamadılar. Öylece bir köşeye attılar…
Halk, Ayasofya Camiinin kapatılması karşısında büyük elem duymuştu. İsyan halindeydi halk. Fakat, İstiklâl Mahkemeleri vardı… Adamı götürür asarlardı diye, kimse sesini çıkaramadı.

 

ayasofya camii indirilen levhalar

Ayasofya Camii müzeye çevrildikten sonra indirilen levhalardan biri

 

Küçük Ayasofya Camii’nin Minaresi Ayasofya’nın Camiden Müzeye Dönüştürülmesinden 2 Yıl Sonra Yıkılmıştı

Her ne kadar İbrahim Hakkı Konyalı, Küçük Ayasofya Camii’nin minaresinin 1934 yılında Ayasofya’nın camiden müzeye çevrilme sürecinde yıkıldığını iddia etse de Küçük Ayassofya’nın minaresinin 1936’da yıkıldığı bilinmektedir (Yapıdan ayrı olan ve caminin sağında bulunan sekiz kenarlı minarenin 1937 yılında kaide kısmına kadar yıktırıldığı da belirtilmektedir). Uzun süre yıkık vaziyette kalan minarenin yerine 1955’te günümüzdeki minare yaptırılmıştır.

Bilindiği üzere Ayasofya 24 Kasım 1934 tarih ve 2/1589 sayılı Bakanlar Kurulu Kararı ile müzeden camiye çevrilmiştir.

Kemal Altan’ın altı yıl kadar İstanbul Arkeoloji Müzeleri Müdürlüğü’nde mimar olarak çalıştığı bilinmektedir. 1931 yılında İstanbul Arkeoloji Müzeleri Umum Müdürlüğü’ne atanan Aziz Ogan’ın 1954 yılında emekli olana kadar bu görevini sürdürdüğü bilinmektedir.

 

ayasofya camii içi

 

Ekrem Buğra Ekinci ve Yavuz Bahadıroğlu gibi köşe yazarları bu iddiaya yazılarında yer vermişti.

 

İlave Not: Gerçek Hayat adlı dergideki “Ayasofya hasretimiz bitmeli” başlıklı yazısında Süleyman Şahin, işbu yazı içeriğine değinip “İsmail Hakkı Konyalı’nın Yeni Asya Gazetesi’ndeki 14 Ekim 1974 tarihli “Hurafeyle İslamiyet’in ilgisi yoktur” başlıklı yazısında zikrettiği “1934 yıllarında” ifadesini de kendi iddialarına zemin yapma gayretindeler. Küçük Ayasofya minaresi 1936 yılında yıktırılmış, dolayısıyla İbrahim Hakkı Konyalı’nın anlattıklarına itibar etme gereği de yokmuş.” yorumunda bulunmuş. Şahin, bahse konu yazısında Ayasofya’nın minarelerinin yıkılması talimatına ilişkin işbu yazıda aktardığımız (ve hükme esas alınamayacağını değerlendirdiğimiz) beyana ilaveten tek bir bulgu sunamayıp Ayasofya’nın camiye çevrilmesine yönelik dile getirilen diskuru sürdürmüş. Kendisine çağrımız, “söylenti” yerine Ayasofya’nın minarelerinin yıkılmasına dair bir emir verildiğine dair bir delili varsa paylaşması yönünde. Eğer ki bu yönde bir maddi gerçek sunulabilirse, işbu yazıyı revize edip “Ayasofya minarelerinin yıkılmasına dair Atatürk’ün emir verMEdiği iddiası” başlığıyla aktaracağımızdan şüphesi olmasın…

 

 

Bu yazılara da göz atabilirsiniz

Yazı İçeriğiyle İlgili Yorum Yapmak İsterseniz Buyrunuz