Telefonda Kullanılan “Alo” İfadesinin Kökeninin Alexander Graham Bell’in Sevgilisi Allessandra Lolita Oswaldo’nun İsminin Kısaltmasından Kaynaklandığını Düşünen Köşe Yazarları

İnternette yaygın bir yanlış bilgi daha: Telefonda kullandığımız “alo” ifadesi aslında telefonun mucidi olarak bilinen Alexander Graham Bell’in sevgilisi “Alessandra Lolita Oswaldo”dan geliyormuş (!). Graham Bell sevgilisi ile konuşurken “Allessandra Lolita Oswaldo” diyormuş, sonra adını kısaltarak konuşmaya başlamış (!), önce telefonu her açtığında “Ale Lolos”, sonra da sevgilisinin ismini iyice kısaltarak “Alo” demeye başlamış (!). Telefondaki “alo” sözcüğünün kullanımı da buradan yerleşmiş (!).

Dünyanın başka bir yerinde izine rastlanmayan tam bir Türk işi şehir efsanesi. Yalansavar, Teyit.org ve Açık Bilim‘in bu konudaki analizlerini özetleyerek neden bu iddianın gerçek olmadığını aktaralım:

  • Graham Bell, telefonun patentini aldığı 1876 yılında bekârdı; ancak, maddi gerekçelerle bir süredir evlenmeyi ertelediği bir kadın hayatındaydı: Mabel Hubbard. Bell, daha sonra Bayan Hubbard ile evlenmiş ve 4 çocuğu olmuştur.
  • Graham Bell’in hayatında Alessandra Lolita Oswaldo adlı bir kadın olmadı. Aslında Alessandra Lolita Oswaldo bir hayalet. Çünkü, internet aramalarında bu şehir efsanesinin yer aldığı Türkçe kaynaklar dışında başka bir bilgi yok.
  • Şehir efsanesinin internet alemindeki ilk izlerine Başkent Üniversitesi Kültür Yayını olan Bütün Dünya Dergisi’nin 2000 yılı Şubat ayı sayısında rastlıyoruz.
  • Bu şehir efsanesini paylaşan kişilerin kullandığı fotoğraflar, hayalet Alessandra Lolita Oswaldo’ya değil, Bell’in 4 çocuk yaptığı karısı Mabel Hubbard’a ait.
  • Graham Bell telefonda açılış ve selamlama ifadesi olarak “Ahoy”un kullanılmasını destekliyordu.
  • Alo ifadesinin dilimize girişinde ise, 1909 yılında Posta Nezareti’nin Posta Telefon ve Telgraf Nezareti’ne çevrilmesiyle birlikte telefonun açılışında kullanılacak bir sözcük olarak, Fransızca’dan “hello”nun bir versiyonu olarak kullandığı “allo”dan esinlenilmiş.

Bu hususların ardından hurafeye inanarak köşesine aktaran yazarları paylaşalım:

Bu hikâyeyi yaygınlaştıran isim, 2001 yılında çıkan “İstanbul’da Bir Zürafa” adlı kitabında bu iddiaya yer veren Sunay Akın oldu.

Hürriyet Gazetesi‘ndeki “‘‘Alo’’dan başlayıp kablosuz internete” başlıklı 28 Ocak 2001 tarihli yazısında Deniz Sipahi, “alo” sözcüğünün kökenine dair hataya ilk defa köşesinde yer veren isim olmuş:

"TELEFONU açtığımızda niye ‘‘Alo’’ diyoruz biliyor musunuz? Hemen hemen hergün kimbilir kaç kez kullandığımız ‘‘Alo’’ sözcüğü, gerçekte bir sevgilinin kısaltılmış adıdır. Sevgilinin tam adı Allessandra Lolita Oswaldo'dur. Bu sevimli genç kız telefonu icat eden Alexander Graham Bell'in sevgilisiydi. Bell, telefonu icat edince ilk hattı sevgilisinin evine çekmişti."

Milliyet Gazetesi‘ndeki “7’den 77’ye Okul Dışı Bilgiler” adlı köşesinde “Allessandra Lolita Oswaldo” başlıklı 29 Nisan 2012 tarihli yazısında Yalvaç Ural okul dışı bilgi paylaşacağım derken yalan yanlış bilgiler paylaşmış telefondaki alo sözcüğünün hikayesine ilişkin:

Allessandra Lolita Oswaldo, telefonu icat eden Graham Bell’in sevgilisinin adıydı. Atölyesinde çalışırken her telefon çaldığında, tek bağlantısı onunla olduğu için, arayanı biliyor ve telefonu açınca da adını ve soyadını söylüyordu. Daha sonra bu uzun addan vazgeçip, “Ale Lolos” demeye başladı. İşte onun, telefonu her açtığında söylediği bu söz, daha da kısaltılarak “alo”ya dönüştü. Hatta daha sonra bizde, sanırım Türkçemizin ikileme kuralından yola çıkılarak “alo alo” olarak kullanılmaya başlandı. “Alo”yu, benim bilgi sınırlarım içinde yalnız Japonların kullanmadığını biliyorum. Onlar “moşi” diyorlar. Bir gün, Türkçe bilen bir Japon gazeteciye sormuştum, “Alo alo demek için moşi moşi mi demem gerekiyor?” diye. Gülerek, “Hayır, moşi, alo alo demektir, moşi moşi dersen dört kez alo demiş oluyorsun,” dedi. O ciddi adam kendini tutamayıp, “Moşi moşi!” diyerek neredeyse on dakika gülmüştü. * * * Bütün dünya, bugün telefonu açtığında Graham Bell’in karısının adını söylüyor. Bütün icatlar ve buluşlar kitaplarında telefonun bulucusu olarak Graham Bell yazılıdır.

Benzer şekilde, Takvim Gazetesi‘ndeki “Allessandra Lolita Oswaldo (Alo)” başlıklı 2 Eylül 2014 tarihli yazısında aynı hataya düşmüş Lütfi Albayrak:

"En çok kullanılanı alo 'dur.' 'Alo' sözcüğü gerçekte bir sevgilinin kısaltılmış adıdır. Sevgilinin tam adı Allessandra Lolita Oswaldo'dur. Düşünsenize böyle telefon açtığınızı. -Allessandra Lolita Oswaldoooo -Allessandra Lolita Oswaldoooo -Yazdı yazdı çok yazdı kapat kapat. -Ok. Bu genç kız telefonu icat eden Graham Bell'in sevgilisidir. Her başarılı erkeğin mutlaka arkasında bir kadın vardır ya.."

T24‘teki “Lolita’dan bugüne telefon kullanma alışkanlığı” başlıklı 25 Mart 2012 tarihli yazısında Hakan Aksay bu hatalı bilgiyi paylaşmaktan imtina edememiş:

"Alo” ne demek?.. Hayır, bilemediniz, “hello”dan gelmiyor. Alo, aslında Lolita’nın ta kendisi. Vladimir Nabokov’un Lolita’sından bahsetmiyorum. Tam adı, Allessandra Lolita Oswaldo. Ben ona kısaca Lolita demeyi tercih ediyorum. Bir tür tembellik işte… Ama benden daha tembeli de var."

Yeni Şafak Gazetesi‘ndeki “Hülya Avşar kapanacak!” tarihli 16 Mar 2008’deki yazısında Bekir Hazar, derin senaryolar öncesinde magazin yazıları kaleme alırken de bu tarz hataları yapmakta olduğunu göstermiş:

"“Neden telefonda ilk sözümüz ALO?... Alo hayatımızı kolaylaştıran telefonu keşfeden Graham Bell''in sevgilisinin adının baş harflerinden meydana gelen bir kısaltma... Telefonu bulan Graham Bell, keşfini bitirince sevgilisi Allessandra Lolita Oswaldo (ALO)''nun evine ilk hattı çekmiş. Kendisini başka birinin araması mümkün olmadığından telefonu her açtığında Alo dermiş”... Biz Alo diyoruz... Dünyada yaygın olan da bu..."

Vatan Gazetesi‘ndeki “Şubat ayının tarihteki izleri…” başlıklı 1 Şubat 2015 tarihli yazısında Tülay Gürler Kuruluş, telefonun icadının motivasyonunu ve alo kelimesinin hikayesini yanlış aktaranlardan olmuş:

"Graham Bell telefonu soğuk bir şubat günü icat ettiğinde tek amacı varmış o da sevgilisi Allessandra Lolita Oswaldo ile konuşmak. Hayatımıza bu genç kızın ad ve soyadının baş harfleri olan ALO sözcüğü sözcüğünün girişi de yine şubat ayına rastlıyor."

Milat Gazetesi‘ndeki “Maturidilikte akıl mı esastır” başlıklı 3 Nisan 2018 tarihli yazısında Galip İlhaner, “hello” kelimesine savaş açarken yanlış bir hikayeyi baz edinmiş:

"İngilizce Hello sözcüğünün söylenişinden türeyen bir sözcük olduğunu iddia edenler olduğu gibi, telefonun mucidi Alexander Graham Bell'in sevgilisi, Allessandra Lolita Oswaldo’nun kısaltması (baş harfleri ALO) olduğunu iddia edenler de var. Kullanımın çıkış süreci ve amacı ne olursa olsun, büyük bir kolaylık sağlıyor. Biz de genel olarak; ALO, Selâmün Aleyküm ile başlarız konuşmaya. Halbuki ‘ALO’ yerine, ‘SELAM’, Selâmün Aleyküm de diyebiliriz."

Sabah Gazetesi‘ndeki “Alo, sevgilim” başlıklı 12 Eylül 2004 tarihli yazısıyla Mehmet Altan da hurafeye atlayanlardan olmuş:

"Geçen gün, Onur Air Havayolları'nın yolcuları için çıkardığı aylık "On Air" adlı dergiyi karıştırırken, "Telefonda neden alo deriz?" başlıklı bir kutucuk gördüm. Şunlar yazılıydı: "Alo, telefonu keşfeden Graham Bell'in sevgilisinin adının baş harflerinden oluşan bir kısaltma: Allessandra Lolita Oswaldo. Bell, keşfini yapar yapmaz, ilk telefon hattını sevgilisinin evine çekmiş. Kendisini bir başkasının araması mümkün olmadığından, telefonu her açtığında 'alo' dermiş. Gerçi onlar ayrılmışlar ama bu büyük aşkın anısına bugün milyonlar her gün bu iki heceyle telefonda konuşuyor."

Yeni Şafak Gazetesi’nden “Türk telekom sektöründen en az 40 bin kişiye iş, 200 öğrenciye burs” başlıklı 21 Mayıs 2006 tarihli yazısındaa Yaşar Süngü de aynı hikayeyi paylaşmış.

Yerel basın yayın organlarında yayınlanan yazılarında bu hatayı yapan yazarlardan tespit ettiklerimiz şu şekilde:

İlk yorum yapan olun

Bir yanıt bırakın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak.


*