Anasayfa » Tüm Yazılar » Kıbrıs Barış Harekâtı’nın Emrini Bülent Ecevit’in Haberi Olmadan Necmettin Erbakan’ın Verdiği İddiası

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın Emrini Bülent Ecevit’in Haberi Olmadan Necmettin Erbakan’ın Verdiği İddiası

Deniz Ercan
bülent ecevit necmettin erbakan

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın Emrinin Londra’da Bulunan Bülent Ecevit’in Haberi Olmadan Necmettin Erbakan Tarafından Verildiği İddiası Doğru Değil

Yanlış İddia

 

Bazı sosyal medya kullanıcılarının, CHP-MSP koalisyonu olan 37. Hükümet döneminde gerçekleştirilen Kıbrıs Barış Harekâtı’nın onay kararını, Başbakan Bülent Ecevit İngiltere’de iken, anılan dönemde Başbakan Yardımcısı görevini üstlenen Necmettin Erbakan’ın tek başına aldığını iddia ettiği görülüyor.

Bu yöndeki bazı sosyal medya paylaşımları şu şekilde:

 

“CHP iktidarıyla alakası yok. Ecevit İngiltere’de iken Erbakan Kıbrıs harekatını onayladı. Harekat sonunda da Amerikanın Türkiyeye ambargo uygulaması sonucu halk kıtlık çekti. Bunun sorumlusu CHP değildir. Bu kadar cahil ve sığ olmayın.”

 

 

“Bülent Ecevit londrada Kıbrıs için çözüm ararken Erbakan operasyon emrini veriyor Ecevit TRye dönüşte operasyondan haberi oluyor”

 

 

“Ecevit amerikadayken Kıbrıs harekatını Erbakan başlatmıştır araştır bence”

 

 

“Şunu da belirtmekte fayda var. 1974’teki Kıbrıs Harekatını rehmetli Erbakan başlatmıştı. Kendisi başbakan yardımcısı idi. Başbakan Ecevit yurtdışında idi. İlgili kişiler onu yurda gönderip, harekatı durdurmasını istediler. O da yurda döner dönmez harekatı durdurdu. İyi mi?”

 

 

Aktarılanın aksine, Kıbrıs Barış Harekâtı kararının Bülent Ecevit İngiltere’de iken Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ın tek başına aldığı inisiyatifle gerçekleştirildiği iddiası doğru değil. Harekâta ilişkin tarihî gerçeklerin yanı sıra bürokratik süreçler ve devlet geleneği, dönemin Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan’ın Kıbrıs Barış Harekâtı’nı Başbakan Bülent Ecevit’in haberi olmadan tek başına başlattığı iddiasının yanlışlığını ortaya koyuyor.

15 Temmuz 1974 tarihinde Kıbrıs’ta, Yunanistan destekli gerçekleşen bir darbe ile yönetime el konulmuştu. Yönetimi ele geçiren darbecilerin amacı, Kıbrıs’ı Yunanistan’a bağlamaktı. Kıbrıs Türk halkının ve adadaki Türk topraklarının tehlikeye düştüğünü gören Türkiye, 16 Ağustos 1960 tarihli Garantörlük Anlaşması ada üzerindeki üç garantör ülkeden biri olarak uluslararası hukuktan kaynaklanan hakkını kullandı ve devreye girmişti.

Kıbrıs’ta bir darbe gerçekleştiğini öğrenen Başbakan Bülent Ecevit, ilk iş olarak Genelkurmay Başkanlığı’na gitti ve “derhal olası bir harekât için hazırlıklar yapılmaya başlanması” gerektiği görüşünü paylaştı. Bu ziyaretin ardından Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün de katıldığı Bakanlar Kurulu toplantısına geçilmişti.

15 Temmuz 1974, saat 19:30’da başlayan Bakanlar Kurulu toplantısına saat 21:45’te ara verilerek, Milli Güvenlik Kurulu toplantısına geçilmişti.  Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk’ün başkanlığında toplanan Milli Güvenlik Kurulu, Bakanlar Kurulu’na “Türkiye’nin yüksek menfaatlerinin ve güvenliğinin korunması için gereken tüm hazırlıkların yapılması ve tedbirlerin alınması” tavsiyesinde bulunmuştu. Kıbrıs’ta anayasal düzenin ve barışın iadesi için askerî harekâtın sınırlı olması ve Türkiye’nin Ada’daki varlığının güçlü bir seviyeye getirecek şekilde düzenlenmesi amacı belirlenmişti.

MGK toplantısının hemen akabinde Bakanlar Kurulu saat 01:00’de tekrar toplandı. Bu toplantıda, koalisyonun iki kanadı CHP ve MSP tarafından, yapılabilecek bir harekâttan önce, Kıbrıs üzerinde diğer garantör devlet olan İngiltere ile görüşmenin -garantör devletlerle konunun müzakere edilmesini ve netice alınmadığı zaman da tek başına müdahale hakkını veren 1960 Garantörlük Antlaşması gereği- uygun olacağı konusunda uzlaşıya varılmıştı.  Harekâttan önce İngiltere ile görüşülmek istenmesindeki bir diğer amaç ise, tek taraflı askeri bir harekât zorunluluk haline geldiği takdirde bunu kamufle etmekti (MSP kurucu genel başkanı olan ve ilgili dönemde Devlet Bakanı görevinde bulunan Süleyman Arif Emre “Siyasette 35 Yıl” adlı kitabında (MGV Yayınları. Ankara. 2017. Cilt 2.) Ecevit’in İngiltere’ye gitmenin bir zarar doğurmayacağını, çıkartma yapılmayacağı yönünde Batılı devletlerde kanaat oluşmasına neden olacağını, bu durumun İngiltere’nin Türkiye’nin teklifini kabul etmemesi durumunda da çıkartma hareketinin gizlenmesine yarar sağlayacağını söylediğini, Erbakan ve Asiltürk’ün bu fikri olumlu karşıladığını aktarmaktadır) (Nitekim bir İngiliz diplomat, Türkiye’nin çıkarma harekâtı yapmasını İngilizlerin muhtemel görmediğini ‘Ecevit kararlı görünüyordu, ancak tek başına böyle bir harekete girişebileceğine doğrusu pek ihtimal vermiyorduk. Blöf yaptığını sandık‘ sözleriyle dile getirmişti (Mehmet Ali Birand (1986). 30 Sıcak Gün. Milliyet Yayınları. İstanbul. Sf: 61.).

Gece geç saatlerde biten bu Bakanlar Kurulu toplantısında Başbakan Bülent Ecevit’e İngiltere ile görüşme ve hazırlıklar konusunda tam yetki verildi ve yapılacak görüşmeler sonucu İngiltere’nin harekâta destek vermemesi durumunda, tek taraflı olarak 20 Temmuz’da adaya kesin müdahale yapılması kararı alınmıştı (Emrah Utku Gökçe (2018). “1974 Kıbrıs Krizinde CHP-MSP Koalisyon Hükümetinin Karar Alma Süreci“. Ulisa: Uluslararası Çalışmalar Dergisi. Cilt 2. Sayı 1).

Görüşmede Ecevit’in İngiltere’nin garantör devlet olarak Türkiye ile birlikte Kıbrıs’a müdahale etmesi ve bu mümkün olmaz ise de muhtemel bir çatışma olmaması için Ada’ya gönderilecek Türk askerlerinin Ada’daki İngiliz üslerinden yararlanmasına izin verilmesi talebi kabul edilmemişti. Ancak, İngiltere’nin ortak hareket etmeme kararı vermesi durumunda, Türkiye tek taraflı müdahale gerçekleştirmek amacıyla 20 Temmuz 1974 kesin çıkarma günü olarak çoktan belirlemişti.

16 Temmuz 1974 günü Bülent Ecevit başkanlığında, 18 Temmuz 1974 günü Bülent Ecevit İngiltere’deyken Başbakan Yardımcısı Necmettin Erbakan ve Maliye Bakanı Deniz Baykal’ın katılımıyla muhalefet parti liderleriyle yapılan toplantıda Kıbrıs’a askerî müdahalenin kaçınılmazlığı anlatılmıştı.

19 Temmuz 1974 günü saat 02:00’de Türkiye’ye dönen Ecevit, doğrudan Genelkurmay Başkanlığı’na gitmişti. Genelkurmay’daki toplantıda Kıbrıs’a tek taraflı harekâtın kaçınılmaz olduğu kararının çıkmasının ardından düzenlenen Bakanlar Kurulu da oy birliği ile Kıbrıs’a askeri müdahale kararı almıştı (İbrahim Artuç (1989). Kıbrıs’ta Savaş ve Barış. Kastaş Yayınları. İstanbul.).

Bülent Ecevit, çıkarma ile ilgili verdiği demeçte “Darbenin ENOSİS olduğuna kararımı vermiştim. Müdahalemizin gerektiği kanısındaydım. En büyük endişem, gereksiz vakit kaybına uğramaktı.” demişti (Mehmet Ali Birand. age. Sf: 30.). Çıkarma öncesindeki gece Bakanlar Kurulu ve Milli Güvenlik Kurulu toplantılarındaki görüşmeler ile ilgili olarak ise şu ifadeleri kullanmıştı (age. Sf: 36):

“Milli Güvenlik ve Bakanlar Kurulunda, hiç kimse 36 harekâta karşı olma gibi bir tavır takınmadı. Ordunun böyle bir harekâttan başarıyla çıkabilecek durumda olduğuna güveniyordum. … O gece karşı karşıya bulunduğumuz durum, serinkanlılık ve sorumluluk duygusuyla incelendi. Türkiye’nin garantör devlet olarak, askerî gücünü Kıbrıs’ta bulundurması zorunlu idi artık. Ancak öyle bir askerî varlığın sağlayacağı güvenlik duygusu içinde, Kıbrıs sorununa barışçı bir çözüm aranabilir, Ada’daki Türklerin durumu nisbî güvenceye bağlanabilir ve fiilî bir Enosis önlenebilirdi.”

Bakanlar Kurulu’nun Kıbrıs’a askerî çıkarma yönündeki yazılı kararı, 19 Temmuz 1974 sabahı Genelkurmay Başkanlığı’na ulaştırıldı.

20 Temmuz 1974 günü, dış siyasî olayların meydana getirdiği şartları görüşmek üzere, Anayasanın 83. maddesi gereğince Cumhurbaşkanlığı tezkeresi uyarınca düzenlenen TBMM oturumunda Başbakan Bülent Ecevit Kıbrıs Barış Harekâtı ve dış siyasî gelişmeler hakkında bir konuşma yapmıştı. Başbakan Ecevit’in konuşmasının ardından harekâtla ilgili onay tezkereleri Meclis’te okunmuştu (M. Salih Mercan (2019). Dış Siyasi Olaylarla İlgili TBMM’nin Gizli Oturum Görüşmelerinde Kıbrıs (1974). İKSAD Yayınları. Ankara).

TBMM’de okunan hükûmetin harekât yetkisi isteyen tezkeresi şöyleydi (TBMM Tutanak Dergisi (Gizli Oturum) Toplantı: 13 Cilt: 13/1. 3 üncü Birleşim 1 inci ye 4 üncü Oturum 20.7.1974 Cumartesi):

 

20 Temmuz 1974

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sayın Başkanlığına

 

Dış siyasi olayların ortaya çıkardığı ağır şartlar sonunda ve Türkiye Büyük Millet Meclisinin 16.3.1964 gün ve 93 sayılı, 17.11.1967 gün ve 148 sayılı Kararlarıyla verilen izne dayanılarak Kıbrıs’a yapılan indirme ve çıkarma harekâtının meydana getirmesi muhtemel ihtilâflar karşısında gerekliliği, sınırı ve miktarı Hükümetçe takdir ve tayin olunacak şekilde Türk Silâhlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesine Anayasanın 66 ncı maddesi uyarınca izin verilmesine karar ittihazını arz ve teklif ederim.

 

Saygılarımla

 

Bülent Ecevit

Başbakan

 

kıbrıs tezkeresi

Başbakan Bülent Ecevit tarafından harekâtın başladığı gün olan 20 Temmuz 1974’te mecliste okunan başbakanlık tezkeresi

 

Aynı gün yine TBMM’de okunan Türk Silâhlı Kuvvetlerinin yabancı ülkelere gönderilmesiyle ilgili, gizli oturumda alınan kararın aleniyete intikal ettirilebilmesi için açık oturum kararı alınmasına ilişkin Başbakanlık tezkeresi metni ise şu şekildeydi:

 

Türkiye Büyük Millet Meclisi Sayın Başkanlığına

 

Yabancı ülkelere Türk Silahlı Kuvvetlerinin gönderilmesine izin verilmesiyle ilgili olarak kapalı oturumda yapılan kararın aleniyete intikâl ettirilebilmesi için açık oturum karan alınarak Hükümet tezkeresinin ve oylama sonuçlarının açık oturumda duyurulmasına karar verilmesini arz ve teklif ederim.

 

Saygılarımla.

 

Bülent Ecevit

Başbakan

 

Yine aynı günkü oturumda Başbakan Bülent Ecevit imzalı başka bir tezkere daha Meclis’te okunmuştu. Ankara, İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Adana, İçel ve Hatay illeri sınırları içerisinde 20.7.1974 Cumartesi günü saat 07.00 ‘den itibaren bir ay süre ile ilân edilen sıkıyönetim hakkındaki Bakanlar Kurulu Kararının onaylanmasına dair Başbakanlık tezkeresi metni şu şekildeydi:

 

Millet Meclisi Başkanlığına

 

Savaşı gerektirebilecek durumun başgöstermesi nedeniyle Ankara, İstanbul, Tekirdağ, Kırklareli, Edirne, Çanakkale, Balıkesir, Manisa, İzmir, Aydın, Muğla, Adana, İçel ve Hatay illeri sınırlan içerisinde 20.7.1974 Cumartesi günü saat 7.00’den itibaren 1 ay süre ile sıkıyönetim ilanı Bakanlar Kurulunun 19.7.1974 tarihli toplantısında kararlaştırılmıştır.

 

Keyfiyetin Türkiye Büyük Millet Meclisine onanmasına sunulmasını arz ederim.

 

Bülent Ecevit

Başbakan

 

Yani, Bülent Ecevit İngiltere’de iken, Necmettin Erbakan tarafından harekât kararı alındığı iddiası gerçeği yansıtmamaktadır. Harekât kararı, Bülent Ecevit görüşmeler için İngiltere’ye gitmeden önce, bizzat başbakan olarak kendisinin de bulunduğu, yukarıda bahsi geçen Bakanlar Kurulu toplantısında alınmıştı. Bülent Ecevit, İngiltere’ye giderken harekâtın yapılacağı belli idi. Sadece İngiltere’nin destek verip vermeyeceği bu ziyaret ile belli olacaktı. Ayrıca Ecevit’in görüşmeler için İngiltere’ye gitmesi kararı da, Necmettin Erbakan’ın genel başkanlığını yaptığı ve koalisyonun diğer ortağı olan MSP’nin onaylayıp katıldığı bir karardı.

 

ecevit kibris poster

Kıbrıs Barış Harekâtı sonrasında 70’li yıllardan bir poster

 

Bülent Ecevit, Kıbrıs Barış Harekâtı kararının kendisinin haberi olmadan Necmettin Erbakan tarafından alındığı iddiasının doğru olmadığını katıldığı bir televizyon programında şu sözlerle ifade etmişti:

“O sıralarda Türkiye’de ciddi bir devlet yapısı vardı. Bir yurt dışı askeri harekat çok önemli bir olaydır. Ona kimse ciddi bir devlette tek başına karar veremez. 15 Temmuz 1974’te biliyorsunuz Yunanistan’da bir askeri cunta rejimi vardı Kıbrıs’a müdahale yaptılar Türkiye eğer garantörlük hakkını kullanıp görevini yapıp imdada yetişmeseydi askerleriyle Kıbrıs’ta tek bir Türk kalmayacaktı … Ben o gece Bakanlar Kurulunu topladım. Daha doğrusu Bakanlar Kurulu toplantısını açtım arkasından Başbakanlık binasında Milli Güvenlik Kurulu toplantısına gittim rahmetli Cumhurbaşkanı Fahrettin Korutürk başkanlığında orada durumu konuştuk Türkiye garantörlük hakkını kullanarak garantörlük görevini yaparak Kıbrıs’a askeri müdahale yapmalıdır kararını verdik o tavsiye kararını ben hükümete Bakanlar Kurulu’na getirdim aynı gece ve Bakanlar Kurulu olarak karar verdik. Ne Erbakan tek başına verebildi ne ben tek başıma verebildim bu bir hükümet kararıdır.”

 

 

Necmettin Erbakan yaptığı bir konuşmada Bülent Ecevit’in İngiltere seyahati öncesinde ve sonrasında sürecin nasıl ilerlediğini kendi perspektifinden şöyle anlatmıştı:

“Ortağımız Sayın Ecevit iyi niyetle madem İngiltere de bir garantördür öyleyse garantörlük vazifemizi İngiltere’yle birlikte yapalım diyerek İngiltere’ye gidip Callaghan’la konuşmak istedi. Biz İngilizlerin bu meselede ne düşündüklerini ne düşüneceklerini çok iyi bildiğimiz için ‘biz garantör müyüz, bizim garantörlüğümüz İngiltere’nin garantörlüğüne bağlı mı? İlla İngiltere ile beraber hareket etmek mecburiyetimiz var mı? Yok! Öyleyse biz vazifemizi yapalım. Biz daha ilk anda bu şekilde hareket ettik. Ama Sayın Ecevit ille gidelim diye ısrar ettikleri için, biz Sayın Oğuzhan Bey’i de kendisine refakatçi olarak verdik, hadi buyurun gidin dedik. Ancak, onu uğurlar uğurlamaz Genelkurmay Başkanımız bana döndü dedi ki, eğer uygun görürsen şuracıkta havaalanında beraberce bir görüşme yapalım. Genelkurmay Başkanı ve Kuvvet Komutanları bana dediler ki, ‘bakın durum fevkalade acil, Sampson gelmiş adaya çıkmıştır, şu anda Makarios’un kuvvetleri ile mücadele ediyor, eğer adaya müdahale edeceksek, kaçırılacak bir tek dakika saniye yoktur’. Bu görüşmeler yapıldığı zaman ben başbakan vekili miyim, öyleyse hazır olun ve yürüyün dedim kendilerine. Hazırladılar ve bu emir üzerine gemilere bineceği sırada Sayın Ecevit döndü, Genelkurmay’da kendisini Kuvvet Komutanlarımızla ‘biz indirdik ve harekatı başlattık’ dedik, ondan sonra da diğer ortağımız Halk Partili arkadaşların da imzalarını almak için sabaha kadar görüştük. Sayın Ecevit gelmiş, biz ne yaptınız deyince işte Meclis’te şunu yaptık, liderlerle bunu konuştuk ve de harekâta başlayın dedik Kayacan Paşa. Şimdi bunları söylediğimiz zaman tabi kendisi çok heyecanlandı. Çünkü birden bire böyle bir şeyle karşılaştı, peki nasıl olacak ne edecek derken Kayacan Paşa dedi ki ‘Bak Sayın Başbakan, ben Karadeniz çocuğuyum, şunu bilesiniz ki, bir tek kişi olarak kayıkla bile gider o adaya çıkarım.’ Onun üzerine öyleyse hadi bakalım Bakanlar Kurulu’nu toplayalım demek durumunda kaldı Sayın Ecevit. Ve ondan sonra arkadaşlarımızla sabaha kadar Halk Partili arkadaşlarımızın sordukları suallere cevap vere vere hepsinin imzasını aldık. Ve çok şükür böyle bir mübarek Cuma günü Barış Harekâtı fiilen başlamış oldu imzalar aldığımız zaman bir hatıra olarak söylemek istiyorum. Bütün birlikler gemiye binme noktasına gelmişti. Binerkene olsun bir dua olsun yaptıralım dedik. O zamanki Diyanet İşleri Başkanı gitti gemiye binerkene duasını yaptı. Ve de biz ayrıca Halk Partili arkadaşlarımıza bak bu kadar tarihi bir karar aldık, bugün de Cuma günü, şimdi hep beraber Cuma namazını Hacı Bayram’da kılacağız ve Cenab-ı Hakk’a zafer vermesi için dua edeceğiz dedik ve bizim kanadımız Hacı Bayram’da namazı kılarak dua ettik. Herhalde Halk Partili arkadaşlarımız başka camide namazı kılmış olacaklar.”

 

 

Özetle, Bülent Ecevit’in kendi başına İngiltere’ye gittiği süreçte harekât kararının Necmettin Erbakan tarafından kendi başına alındığı iddiası tarihsel gerçekler ile çelişmektedir.

 

Bu yazılara da göz atabilirsiniz

13 yorumlar

Mehmet Baki 27 Ekim 2021 - 00:56

Siz yazınızda da Ecevit İngiltereye gittiğinde Harekat başladı demişsiniz. Yazınızda İngiltere nin kararını öğrenmek için Ecevit İngiltereye gitti diyorsunuz. İyi de İngiltere nin kararı beklenmeden neden o zaman çıkarma yapıldı? Ecevit ingiltere den dönerdi kararı yönetim ile tartışır öyle Adaya çıkardık.
Neden Ecevit İngiltere de iken Kıbrıs a çıkarma başladı o zaman?

yanıt
arif 1 Mayıs 2022 - 00:33

arkadaş adam bak kendi ağzından ecevitin videosunu koymuş izlemedinmi ? nasıl kafa var size izle videoyu bak orda ne diyor adam ? acil olarak güvenlik kurulunu toplayıp bakanları toplayıp harekat kararını alan ecevit adam başbakan… ecevit ingilteredeyken gene ecevitin yetkisi ile harekatı başlatan erbakan hoca bunun neyini anlayamadın ? sen hele bidaha izle bakam videoyu ne diyor ? ben zaten olumlu olacaklarını sanmıyordum ama garantör devlet oldukları için adet yerini bulsun diye gidildi diyor…. adam ingilteredeyken gene ecevitin yetkisi ile harekatı başlatan erbakan.

yanıt
Ayhan 20 Kasım 2021 - 16:58

Kıbrıs Fatih’i rahmetli
Rauf Denktaş dediği gibi hepsi rahmetli oldu
Necmettin Erbakan’dır
Bülent Ecevit ise yurtdışından döndüğü gibi harekatı durdurmuştur.
Tarih hiç bir zaman yalan söylemez
Uzun uzun yazarak tarihi saptiramazsiniz

yanıt
arif 1 Mayıs 2022 - 00:29

hareket nerde durdurmuş yav ? nerde okudun ? bak üstte video var kendi konuşması nasıl dinledin videoyu ? adam başbakan 🙂 erbakan hocanın yetkisi yok karar veremez bişeye ecevit yurdışında iken gene ecevitin yetkisi ile harekatı başlatan erbakandır… kendi kendinize ufak aklınızdan senaryolar uydurup kendi kendinizi inandırmayın acil olarak milli güvenliği toplayıp herkesi toplayıp harekat kararını alan ecevittir adam başkaban 🙂 bak senin gibiler anlasın diye adamın kendi ağzından videosunu koymuşlar bir daha izle videoyu.

yanıt
Solçomar eğitici 3 Temmuz 2022 - 15:41

Nasıl yetkisi yok? Koalisyon hükümeti bu aloooooo. Bir lider giderse sorumluluk diğerindedir. Boş yapma aloooooo

yanıt
Hekim Arkın 27 Kasım 2021 - 12:39

ECEVİT TEK BİR ŞEY YAPTI ODA DÖNÜNCE HAREKATI DURDURMAK OLDU ŞİMDİ NASIL YANDAŞLARI HALA AVRUPALI ÜLKELERİN PEŞİNDE KOŞUYORSA O GÜN ECEVİT DE AYNISINI YAPIYORDU AVRUPANIN SÖZÜNDE ÇIKMIYORDU

yanıt
arif 1 Mayıs 2022 - 00:23

sen heralde kahraman amerikan askerlerinin evlerine sağ salim dönmeleri için dua ediyoruz diyen tayyiple karıştırıyorsun 🙂 bop eşbaşkanıyım diyen yahudiden cesaret madalyası alan tayyiple karıştırıyorsun 🙂 amerika tarafından mal varlığını açıklarız diye tehdit edilen tayyiple karıştırıyorsun 🙂 ethem sancak bile amerika desteği ile iktidara geldik demiş bu daha sözden çıkmıyordu demiş Allah akıl fikir vere size 🙂

yanıt
Emin İSTEMİ 27 Ocak 2022 - 04:07

Hacan Kıbrıs harekatını Bülent Ecevit başlat dı diyorsunuz o zaman sayın Ecevit İngiltere den dönünce niye harekatı durdu neden tamamı alınmadı
Çünkü dönünce tek yaptığı şey Kıbrıs Barış harekatı durdurmak oldu

yanıt
arif 1 Mayıs 2022 - 00:26

harekat nerde durdu birader ? neden tamamı alınmadı nasıl bir kafa yahu bakkaldan meyvemi alıyorsun ? kıbrısı ingilizlere veren abdülhamitlere soracaksın neden alınmadıyı nasıl kafa var sizde ? ne güzel yahu sen içine et bırak sonra adam hepsini neden almadı diyorsun öylemi ? harekat nerde durmuş nerde okudun ? ecevit ingilterede iken gene ecevitin yetkisi ile harekatı başlatan erbakan hoca… bak video var yukarda nasıl dinledin videoyu.

yanıt
Solçomar eğitici 3 Temmuz 2022 - 15:43

Harekat devam mı etti? Ayrıca Kıbrıs’ı İngilizlere kim vermiş öğrenmek istiyorsan. Lozan 20. Maddesini iyi oku. Ama okurken saman yemeden oku

yanıt
Yusuf Aksoy 29 Ağustos 2022 - 14:16

Kıbrıs’ı ingilizlere 2. Abdülhamid verdi. Lozan antlaşmasında bu durum gizli antlaşma statüsünden resmi antlaşma statüsüne geçirilmiştir. Şimdi çıkıp İnönü Kıbrıs’ı sattı gibi tarihten bir haber söylemde bulunursun ya da beni Osmanlı düşmanlığıyla suçlarsın diye sana şu linki bırakıyorum.
https://tr.wikipedia.org/wiki/K%C4%B1br%C4%B1s_S%C3%B6zle%C5%9Fmesi?wprov=sfla1

yanıt
çomar 3 Temmuz 2022 - 15:39

Ecevit Londra da iken Erbakan tarafından toplanan bakanlar kurulu kararı ile alındığını sanan angutlar mevcut. Sanki Ecevit gelince de bunu onaylamak zorunda kalmış. Ecevit yurtdışına çıkınca tam yetki Erbakandayken sanki böyle bir karar alınabilir? Ayrıca Ecevit Londra da subliminal mesaj olarak burada geçen parola “Ayşe tatile çıksın” sözü de Ecevit için söylenmiş sanki. Böyle salaklar da var. Keza zaten Ecevit o tarihten sonra da asla ama asla yurtdışına çıkmamışmış. Korkmuşmuş. Bu salaklardan bıktık. ..

yanıt
Alpaslan Üçyıldız 7 Ekim 2022 - 12:19

Malumatfuruş ben sizleri tarafsız olarak görmek isterdim lakin Ecevit’i kahranab yapabilmek için bu haberde harbi çok kıvranmışsınız.

yanıt

Yazı İçeriğiyle İlgili Yorum Yapmak İsterseniz Buyrunuz