Anasayfa » Tüm Yazılar » Bülent Ecevit Hakkında Öne Sürülen Yanlış İddialar

Bülent Ecevit Hakkında Öne Sürülen Yanlış İddialar

Deniz Ercan
bülent ecevit fotoğraf

Köşe Yazarlarının Bülent Ecevit ve Türk Siyasi Tarihi Hakkında Öne Sürdüğü İddialar/Düştüğü Hatalar

 

Bugün, eski Başbakanlardan Bülent Ecevit’in (1925 – 2006) ölüm yıl dönümü olduğu için hakkında köşe yazarlarınca ve haber organlarınca paylaşılan yanlış iddialara ilişkin incelemeleri derleyelim istedik…

 

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın Emrini Necmettin Erbakan’ın Verdiği İddiası

 

Kıbrıs Barış Harekâtı’nın Emrini Necmettin Erbakan’ın Verdiği İddiası

 

Ecevit ve Demirel Hükümetleri Dönemindeki Kuyruklar

Yeniçağ gazetesi yazarı Arslan Tekin, 29 Mart 2019 tarihinde yayınlanan “‘Varlık kuyruğu’ işaret olsun!” başlıklı yazısında Bülent Ecevit’ten sonra başbakanlığa Süleyman Demirel’in gelmesi ile kuyrukların bittiğini şu sözler ile öne sürmüş:

"Hakikaten utanç kuyruğu idi. Çok üzüldüm. Halkım bu hâle getirilmemeliydi. Bir Ecevit zamanında gördük, 1980'in hemen öncesinde, bir de bu iktidar zamanında. Ecevit'in ardından Demirel geldi, kuyruk bitti. Demek ki, bu iş hesap-kitap meselesi."

 

 

Bülent Ecevit’in başbakanlığını yaptığı 38, 40 ve 42. hükümetlerden sonra kurulan ve başbakanlığını Süleyman Demirel’in yaptığı hükümetler sırasıyla 39. Hükümet (1. Milliyetçi Cephe Hükümeti), 41. Hükümet (2. Milliyetçi Cephe Hükümeti) ve 43. Hükümet (Kerhen Milliyetçi Cephe Hükümeti)’tir.

Bahsi geçen Demirel hükümetlerinin her biri süresince pek çok kuyruk olduğunu dönemin gazete haberlerinden görmemiz mümkün:

 

pirinç kuyruğu

Süleyman Demirel’in başbakanlık yaptığı 41. Hükümet dönemine ait bir haber

 

kuyruk haberi

Süleyman Demirel’in başbakanlık yaptığı 43. Hükümet döneminden bir kuyruk haberi

 

gazyağı kuyrukları

Süleyman Demirel başbakanlığındaki 39. Hükümet döneminde gazyağı kuyruklarını gösteren haber başlığı

 

kuyruk haber

43. Hükümet dönemindeki kuyruklar, mizahi dizilerde eleştiri konusu olmuştu

 

Yukarıda gazetelerden verdiğimiz haber örneklerine bakarak, Bülent Ecevit’ten sonra Süleyman Demirel’in kurduğu hükümetler döneminde kuyrukların olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla kuyruklar iddia edildiği gibi sadece Ecevit döneminde değil; 1970’ler Türkiye’sinde genel olarak yaşanan bir durum olduğu söylenebilir.

 

ABD’nin 2 Temmuz 1974 Tarihinde Türkiye’ye Ambargo Kararı Aldığı İddiası

İlk olarak Bülent Ecevit’in Başbakanlık görevini üstlendiği 37. Hükümet’in haşhaş ekim yasağını kaldırmasının ardından ABD’nin Türkiye’ye uyguladığı ambargo kararını 2 Temmuz’da aldığı iddiasını inceleyeceğiz.

Bu iddiaya Sinan Meydan’ın, 14 Ekim 2019 tarihinde Sözcü Gazetesi’nde yayınlanan “Yankee Go Home – “Türkiye’ye Yönelik Amerikan Tehditleri”” başlıklı yazısında rastlıyoruz.

Meydan’ın yazısındaki ilgili cümleler şu şekilde:

"1973 seçimleri sonrasında CHP ve MSP koalisyon hükümeti kuruldu. 1 Temmuz 1974'te Bülent Ecevit Hükümeti haşhaş yasağını kaldırdı. 2 Temmuz 1974'te ABD, Türkiye'ye ambargo kararı aldı."

Sinan Meydan, yazısında ABD’nin uyguladığı ambargo kararının 2 Temmuz 1974’te alındığını öne sürmüş; ancak konuyla ilgili kaynakları incelediğimizde ambargo kararının bu tarihte alındığına dair bir bilgi bulunmamaktadır. Kaynaklar, ambargo kararının 1 Temmuz haşhaş ekim yasağının kaldırılması ile 20 Temmuz Kıbrıs Barış Harekatı arasında bir tarihte alındığını gösterse de aşağıda açıklayacağımız üzere bu tarih, Meydan’ın iddia ettiği gibi 2 Temmuz değildir.

Bahsi geçen dönemde yayımlanan gazetelerden Milliyet’in 6 Temmuz 1974 tarihli sayısında “dönemin ABD Başkanı Nixon’ın hükümetinin, ambargo kararının kabul edilmemesi için çaba harcayacağının tahmin edildiği” aktarılmaktadır. Bu ifade 6 Temmuz 1974 tarihi itibarıyla ABD tarafından ambargo kararının alınmamış olduğunu işaret ediyor. Dolayısıyla, Meydan’ın iddia ettiği gibi 2 Temmuz 1974 tarihinde ambargo kararın henüz alınmamış olduğunu söyleyebiliriz.

 

abd'nin haşhaş ambargosu 1974

Milliyet’in 6 Temmuz 1974 tarihli küpürü

 

1971 yılında Nihat Erim Hükümeti ile ABD arasında imzalanan anlaşma ile Türkiye’de haşhaş ekimi yasaklanmıştı. Bülent Ecevit başbakanlığındaki 37. Hükümet’in 1 Temmuz 1974’te haşhaş ekim yasağını kaldırması üzerine ABD, Türkiye’ye ambargo uygulama kararı aldı (Altuğ Günal (2019). “ABD’nin 1974 Kıbrıs Askeri Darbesindeki Rolü“. Uluslararası Toplum Araştırmaları Dergisi, Yıl 9, Cilt 10, Sayı 17).

ABD Dışişleri Bakanlığı’nın internet sitesinde bahse konu dönemle ilgili yayımlanan arşiv belgelerini incelediğimizde, ABD Kongresi’nin ve seçmenlerinin Türkiye’nin haşhaş ekim yasağını kaldırmasına tepki gösterildiğinin aktarıldığı görülmektedir. Henry Kissinger’ın Başkan Gerald Ford’a ilettiği 21 Ağustos 1974 tarihli bilgi notunda ABD siyasetinde ve toplumunda oluşan tepkinin ambargo düzenlemesi ile sonuçlandığı, Türkiye’ye yönelik askerî ve ekonomik yardımları durduran yasa değişikliğinin Senato’dan 11 Temmuz tarihinde geçtiği aktarılmaktadır.

Türkiye’nin haşhaş ekim yasağını kaldırdıktan 20 gün sonra Kıbrıs Barış Harekatı’nı gerçekleştirmesi üzerine ABD baskısı ve ambargoları daha da artmıştır.

 

Bülent ve Rahşan Ecevit Çifti

 

Bülent Ecevit’in Kıbrıs Barış Harekâtı’ndan 1990’lı Yıllara Kadar Başbakan Olamadığı İddiası

İnceleyeceğimiz bir diğer iddia Bülent Ecevit’in başbakanı olduğu, 1974 yılında kurulan ve aynı yıl dağılan CHP-MSP koalisyon hükümetinden sonra, Ecevit’in 1979 yılı hariç 1990’ların sonuna kadar bir daha başbakan olamadığı iddiası.

Bu iddia, Hürriyet yazarı Ertuğrul Özkök’ün 12 Kasım 2019 tarihinde yayınlanan “‘Savaş ivmesi’ bugün ne getirir, yarın ne götürür” başlıklı yazısında yer alıyor.

Özkök’ün yazısındaki ilgili cümleler:

"Benim hayatım boyunca Türkiye buna benzer üç harekât yaşadı.

*

Birincisi 1974 Kıbrıs Barış Harekâtı’ydı...

Başbakan Bülent Ecevit’ti... İktidarda CHP-MSP koalisyonu vardı.

Harekâttan kısa süre sonra koalisyon bozuldu.

Ecevit iktidardan uzaklaştı ve 1979’da çok kısa bir süre hariç tutulursa 1990’lı yılların sonuna kadar bir daha başbakanlığı göremedi."

Özkök’ün iddiasının aksine Bülent Ecevit’in Kıbrıs Barış Harekatı’ndan 1990’lı yıllara kadar başbakan olmadığı iddiasının doğruluk payı bulunmamaktadır.

Bülent Ecevit 1974-2002 yılları arasında beş defa başbakanlık yapmıştır. Bülent Ecevit’in Başbakanlığını üstlendiği hükümetler şu şekildedir:

  • 37.  Hükûmet – 1. Ecevit, CHP-MSP Hükûmeti‎
  • 40. Hükûmet – 2. Ecevit Hükûmeti‎
  • 42. Hükûmet – 3. Ecevit Hükûmeti‎
  • 56. Hükûmet – 4. Ecevit Hükûmeti‎
  • 57. Hükûmet – 5. Ecevit Hükûmeti‎

Bunların ilki, Özkök’ün de değindiği, 14 Ekim 1973 genel seçimleri sonrası 26 Ocak 1974’te CHP-MSP koalisyonu ile kurulan 37. Hükümet dönemidir. Ancak bu koalisyon hükümetinin dağılmasından sonra Ecevit’in başbakanlığa bir daha gelişi, Özkök’ün öne sürdüğü gibi 1979’da değil 1977 yılındadır. 5 Haziran 1977 genel seçimlerinde Ecevit, Cumhuriyet Halk Partisi’nin bugüne kadar aldığı en yüksek oran olan %41 oy oranıyla birinci parti olmuş ve 40. Hükümeti kurmuştur. Böylece Ecevit, ikinci kez başbakanlık koltuğuna 1977 yılında oturmuştur. Bu hükümetten sonra Ecevit’in üçüncü kez başbakanlığı ise 1978-1979 yılları arasında 42. Hükümet ile olmuştur. Ocak 1978’de kurulan bu hükümet, 1979 yılının sonuna kadar neredeyse iki yıl (22 ay) sürmüştür. Dolayısıyla Özkök 1978 yılını yazmayarak da eksik bir bilgi vermiş.

 

bülent ecevit karaoğlan miting

 

Şimdiki Adı 15 Temmuz Şehitler Köprüsü Olan Boğaziçi Köprüsü’nün Bülent Ecevit’in Başbakanlığı Döneminde Açıldığı İddiası

 

Çeşitli haberlerde ve köşe yazılarında Bülent Ecevit’in önce Boğaziçi Köprüsü’nün yapımına itiraz ettiği; fakat daha sonra köprünün açılışı kendi başbakanlığı dönemine denk geldiği için “büyük eser” diyerek açılışını yaptığı ve köprüden geçen ilk kişi olduğu iddia edilmektedir. Ancak sanılanın aksine Boğaziçi Köprüsü açıldığında Bülent Ecevit değil Naim Talu başbakanlık görevini üstleniyordu.

 

Bülent Ecevit Boğaziçi Köprüsü’nün İnşaatına Karşı Çıkmıştı

Ecevit’in köprünün yapılmasının planlandığı yıllarda iktidarda olan Adalet Partisi’ne, İstanbul Boğazı’na bir köprü yapılması konusunda muhalefet ettiği, köprüden ziyade ekonomik sorunların çözülmesi gerektiğini söylediği bilinmektedir. Ecevit’in bu itirazına ilgili dönemde yayımlanan gazete haberlerinde rastlanmaktadır.

 

bülent ecevit boğaziçi köprüsü

Ulus gazetesinde yayımlanan Ecevit’in “Boğaz köprüsü göz boyacısı bir lükstür” demecinin yer aldığı kapak sayfası

 

ecevit boğaz köprüsü

“Ecevit, Boğaz köprüsü yerine ormanlara yatırım istedi” başlıklı gazete küpürü

 

Boğaziçi Köprüsü Açıldığında Bülent Ecevit Değil Naim Talu Başbakandı

İddianın diğer kısmına gelirsek; inşaatına 1970 yılında başlanan köprü, yaklaşık dört yıl sonra tamamlanarak 30 Ekim 1973 tarihinde Cumhurbaşkanı Fahri Korutürk tarafından bir devlet töreniyle açılmıştı. Köprünün açıldığı bu tarihte 12 Mart Muhtıra’sından sonra kurulan dördüncü partiler üstü hükümet olarak Naim Talu başbakanlığındaki 36. Hükümet görev yapmaktaydı. Bülent Ecevit’in genel başkanlığındaki CHP, köprünün açılışından yaklaşık iki hafta önce gerçekleşen 1973 genel seçimlerinde birinci parti olmuştu ve Ecevit, hükümeti kurmakla görevlendirilmişti. Ancak köprünün açılışı sırasında henüz yeni hükümet kurulmamıştı ve başbakanlık görevini hala Naim Talu yürütüyordu. Dolayısıyla Ecevit’in başbakan olarak köprünün açılışını yaptığı ve açılış sırasında “büyük eser” dediği iddialarının gerçeği yansıtmadığı ortadadır. Açılışın gerçekleştiği 30 Ekim 1973 tarihli gazete haberlerini incelediğimizde de Ecevit’in sarf ettiği iddia edilen bu sözlere dair herhangi bir bilgi karşımıza çıkmamaktadır.

 

Bülent ve Rahşan Ecevit

Bülent ve Rahşan Ecevit Çifti

 

 Bülent ve Rahşan Ecevit Çiftinin Yaşıt Olduğu İddiası

Sözcü Gazetesi yazarı Rahmi Turan, 20 Ocak 2020 tarihinde yayınlanan “Ne ihale, ne de servet!” başlıklı yazısında Bülent ve Rahşan Ecevit çifti hakkında 2 yanlış bilgi aktarmış:

"Robert Kolej'de öğrenciyken tanışmışlar, 1946 yılında evlenmişlerdi. İkisi de 23 yaşındaydı.

Rahmi Turan, Bülent Ecevit (1925-2006) ve Rahşan Ecevit’in (1923-2020) evlendiklerinde aynı yaşta olduklarını belirtmiş. Ancak, Rahşan Ecevit’in 1923 doğumlu, Bülent Ecevit’in 1925 doğumlu olduğunu, yani aralarında 2 yaş fark bulunduğunu atlamış. Rahşan Ecevit, Bülent Ecevit’ten 2 yaş büyüktür.

"Çocukları olmadı. Bülent Ecevit 2006 yılında 83 yaşında öldü."

28 Mayıs 1925 tarihinde doğan ve 5 Kasım 2006 tarihinde aramızdan ayrılan Bülent Ecevit 83 yaşında değil 81 yaşında vefat etmişti. Rahmi Turan, bu yanlış bilgisi Bülent Ecevit’in doğum yılını Rahşan Ecevit’le aynı, yani 1923 yılı sanmasından kaynaklanıyor görünüyor.

 

Ziya Müezzinoğlu’nun Bülent Ecevit’in Kabinesinde 3 Kez Maliye Bakanlığı Görevini Üstlendiği İddiası

Bülent Ecevit ile ilgili ortaya atılan iddiaların bir diğerine de Sözcü Gazetesi yazarı Yılmaz Özdil’in 17 Haziran 2020 tarihli “İki Türkiye” başlıklı yazısında rastlıyoruz. Özdil, sözünü ettiğimiz bu yazısında eski bürokratlardan Ziya Müezzinoğlu’nun, Bülent Ecevit başbakanlığında üç kere maliye bakanlığı yaptığını iddia etmiş:

"Ziya Müezzinoğlu. Hazine genel müdürlüğü, devlet planlama teşkilatı müsteşarlığı, Bonn büyükelçiliği, Ortak Pazar daimi temsilciliği yaptı, CHP milletvekili oldu, Bülent Ecevit'in başbakanlığından üç defa maliye bakanı oldu."

Ziya Müezzinoğlu, devlet kademelerinde Maliye Müfettişliği, Hazine Genel Müdürlüğü, MİT Genel Sekreterliği, Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarlığı, büyükelçilik gibi çok önemli görevlerde bulunmuş bir bürokrattır. 12 Mart Muhtırası’ndan sonra partiler üstü olarak kurulan üçüncü hükümet olan 35. Hükümet’e Maliye Bakanı olarak atanmıştır. Bu ilk bakanlığından sonraki süreçte politikaya atılarak Bülent Ecevit’in 1977 yılında başbakan olarak kurduğu 40. Hükümet’te de Ticaret Bakanı olarak görev yapmıştır. Sonrasında Müezzinoğlu’nun yine Ecevit’in başbakanlığındaki 42. Hükümet’te tekrar Maliye Bakanı olduğunu görüyoruz. Dolayısıyla Müezzinoğlu, toplamda iki defa Maliye Bakanı, bir defa da Ticaret Bakanı olarak görev yapmıştır. Müezzinoğlu, Özdil’in iddia ettiği gibi Ecevit başbakanlığında üç kere maliye bakanlığı değil; bir kere maliye bakanlığı bir kere de ticaret görevlerini yürütmüştür.

Ziya Müezzinoğlu’nun Hazine ve Maliye Bakanlığı internet sitesinde yayımlanan kısa özgeçmişi şu şekildedir:

Ziya MÜEZZİNOĞLU

05.01.1978 – 12.11.1979

1919 Kayseri doğumlu
1938 Kayseri Lisesi mezunu
1942 Siyasal Bilgiler Okulu mezunu
1943-1946 Maliye Müfettiş Muavini
1946-1955 Maliye Müfettişi
1951 Almanya’da mesleki araştırma ve inceleme
1955-1959 Hazine Genel Müdürlüğü Müşaviri
1959 Washington Büyükelçiliği Maliye Müşaviri
1959-1960 Hazine Genel Müdürü
1960-1961 Hazine Genel Müdürlüğü MİİT Genel Sekreteri
1961 Kurucu Meclis Üyesi
1961-1962 Hazine Genel Müdürlüğü MİİT Genel Sekreteri
1962-1964 Devlet Planlama Teşkilatı Müsteşarı
1964-1967 Bonn Büyükelçisi
1967-1970 Ortak Pazar Daimi Temsilcisi
1972-1973 Maliye Bakanı
1973-1975 Merkez Büyükelçisi
1975-1976 Kayseri Senatörü
1977 Ticaret Bakanı
1978-1979 Maliye Bakanı
Yabancı dili İngilizce, Fransızca ve Almanca
Evli ve iki çocuklu.​

 

İsmet İnönü ve Bülent Ecevit

 

Bülent Ecevit’e Karaoğlan Unvanının Kıbrıs Barış Harekatı’ndan Sonra Verildiği İddiası 

Orhan Uğuroğlu, Yeniçağ Gazetesi’nde 12 Ocak 2020 tarihinde yayınlanan “‘ABD büyük devlettir dinleriz’ demedik” başlıklı yazısında Bülent Ecevit’in Kıbrıs Barış Harekatı’nın ardından Karaoğlan unvanını kazandığını iddia etmişti. Ancak, Bülent Ecevit için kullanılan ve belki de en akılda kalan tanımlamalardan biri olan “Karaoğlan” unvanının kökeni 1974 yılındaki Kıbrıs Barış Harekâtı’nın öncesine dayanıyor.

 

Bülent Ecevit’e Karaoğlan Unvanının Kıbrıs Barış Harekatı’ndan Sonra Verildiği İddiası

 

Ortanın Solu Söylemini İlk Defa Ortaya Koyan Siyasetçinin Bülent Ecevit Olduğu İddiası

“Ortanın solu” kavramını Türk siyasetine ilk tanıtan kişi Bülent Ecevit değil, İsmet İnönü’dür. İsmet İnönü’nün liderliğinde CHP 1960 yılından itibaren ortanın soluna yönelme planlarına girişmişti. Bülent Ecevit, 1966 yılından sonra ortanın solu hareketinin öncülüğünü yaparak kavramı ideolojik bir çerçeveye oturtmuştur.

 

Ortanın Solu Söylemini İlk Ortaya Koyan İsim

 

Bu yazılara da göz atabilirsiniz

Yazı İçeriğiyle İlgili Yorum Yapmak İsterseniz Buyrunuz