Deniz Gökçe ve IMF-DB Yıllık Toplantıları

Deniz Gökçe, Akşam Gazetesi’nde 5 Ekim 2015 tarihinde yayımlanan “Kredi balonu ve gelişen ülkeler” başlıklı köşe yazısında Uluslararası Para Fonu (IMF) ve Dünya Bankası (DB) Yıllık Toplantılarına değinmiş:

"Ancak gelecek hafta sonu Peru’nun Lima kentinde toplanacak olan IMF ve Dünya Bankası yıllık toplantısında 20 bin kadar kişi muhtemelen en çok gelişen ülkeleri ve kredi sorunlarını konuşacaklar."
"Bu nedenle gelecek hafta Peru Lima’da IMF-Dünya Bankası toplantısında neler konuşulacağını da çok yakından izlemek gerekiyor."

2015 IMF – Dünya Bankası Yıllık Toplantıları, Peru’nun başkenti Lima’da Deniz Gökçe’nin bahse konu yazısını yayımladığı haftasonu, yani 9-11 Ekim 2015 tarihlerinde gerçekleşti. Bir sonraki hafta değil. Deniz Bey atıf yaptığı toplantının ne zaman gerçekleşeceğini tam bilememiş malesef.

Kaynak:

Emre Aköz ve Faiz Eğrisi

Sabah Gazetesi’nde yayımlanan 4 Ekim 2015 tarihli “Ekonominin peygamberleri” başlıklı köşe yazısında Emre Aköz, son dönem ekonomik gelişmelere değinmiş:

İşsizlik eğrisi yükselirken, tüketim eğrisi düşüyor... Faiz eğrisi aynı kalırken, döviz eğrisi alıp başını gidiyor.

Makroekonomik verileri okumaya çalışmış Emre Aköz; ancak, faiz eğrisinde yanılmış. Merkez Bankası’nın 1 hafta vadeli repo oranlarına mı baktı bilinmez (ki bu oranlar Para Politikası Kurulu toplantılarında açıklanır ve sürekli değişiklik göstermez) son dönemde faiz oranlarının değişmediğini iddia etmek abesle iştigal. Gösterge faiz ile mevduat ve kredi faizlerindeki artışlar da aldı başını gitti.

gosterge faiz 4 ekim 2015

Kaynaklar:

Bekir Hazar ve İran’ın Suriye’ye Desteği

Takvim Gazetesi’nde 3 Ekim 2015 tarihinde yayımlanan “Lütfen, rica ediyorum” başlıklı köşe yazısında eskilerinin magazin habercisi ve tv yorumcusu, şimdilerinin stratejisti (!) ve dış politika uzmanı (!) Bekir Hazar, Suriye’deki son gelişmeleri analiz (!) etmiş ve eklemiş:

İran karadan binlerce askerini Şam'a gönderiyor.

Bekir Hazar, Suriye ile İran arasındaki kara yolu mesafesinden ve iki ülke arasında Irak’ın yanı sıra Şam rejimi ile arası iyi olmayan birçok muhalif unsurun ve terör örgütünün olduğunu gözden kaçırmış olamaz. Ama İran’ın Şam’a asker ve lojistik desteğini hava ve deniz yoluyla yaptığını idrak edememiş galiba.

Uluslararası medyaya yansıyan haberlerde de İran’ın deniz ya da hava yoluyla asker ve teçhizat yardımı yaptığı bilgisi yer alıyor. Karadan yüzlerce km personel ve mühimmat taşındığını işaret etmek mantıksız olduğu gibi böyle bir haber de yok.

Örnekleri şu şekilde aktarabiliriz:

Iran troops to join Syria war, Russia bombs group trained by CIA
In addition, Iran has shipped hundreds of tons of military equipment, including guns, rockets, and shells, to Syria through the regular air corridor that has been established between Damascus and Tehran.
Iranian drones guiding Syrian attacks, rebels say
Iran warships enter Mediterranean via Suez Canal
Iran Supplying Syrian Military via Iraqi Airspace
“Iraq does not have a functioning air force, and since the withdrawal of American forces last December, the United States has no planes stationed in the country. Several airlines have been involved in ferrying the arms, according to American officials, including Mahan Air, a commercial Iranian airline that the United States Treasury Department said last year had ferried men, supplies and money for Iran’s paramilitary Quds Force and Hezbollah, the militant Lebanese group backed by Iran.”

Bekir Hazar 3 Ekim 2015

Ahmet Ulusoy ve Güney Avrupa Ülkelerinin Borç Krizi

Yenişafak Gazetesi’nde 2 Ekim 2015 tarihinde yayımlanan “Avrupa borç krizi ve Türkiye (1)” başlıklı köşe yazısında Ahmet Ulusoy, başlığından da anlaşılacağı üzere borç kriziyle karşılaşan Avrupa ülkelerini odak noktasına almış:

"Tataristan'ın başşehri Kazan'da yapılan Uluslararası Avrasya Ekonomilerinde sunduğumuz (9-11 eylül) “Avrupa Borç Krizi ve Türkiye” konulu bildiri nedeniyle özellikle Borç krizi yaşayan Güney Avrupa (Portekiz, İtalya, İrlanda, Yunanistan ve İspanya-PİİGS) ülkelerindeki gelişmeleri-borç krizini- daha yakından inceleme fırsatımız oldu."

PIIGS genelde çekirdekte yer almayan / kenar ülkeler (periphery countries) için kullanılıyor. Borç krizi patlak vermeden önce kullanılan PIGS kısaltması aslında Akdeniz havzasında yer alan Güney Avrupa ülkelerini (Portekiz, İtalya, Yunanistan ve İspanya) tanımlamak için kullanılmaktaydı. İrlanda’daki kriz ile birlikte PIIGS daha fazla anılır oldu. Bu açıklama ardından gelelim Ahmet Ulusoy’un hatasına: İrlanda bir Kuzey Avrupa ülkesi.

"Bilindiği gibi 28 AB ülkesi ve bunların içinde ortak para birimi kullanan 17 Euro Alanı ülkesi var."

Bilindiği gibi demiş Ahmet Bey ama biz pek öyle bilmiyoruz. Ahmet Bey AB üyesi ülke sayısını tutturmuş ancak Avro Bölgesinde yer alan yani para birimi olarak Avroyu kullanan ülke sayısında yanılmış. Almanya, Avusturya, Belçika, Estonya, Finlandiya, Fransa, Hollanda, İrlanda, İspanya, İtalya, Kıbrıs, Letonya, Litvanya, Lüksemburg, Malta, Portekiz, Slovakya, Slovenya ve Yunanistan, yani toplam 19 ülke şu anda Avro alanında.

"PİİGS ülkelerinin tamamı 2011-2013 döneminde yatırım yapılamaz ülke notunu almıştır."

Yatırım yapılamaz kredi notu, “çöp” statüsünde değerlendirilmektedir. Aşağıda 3 büyük kredi derecelendirme kuruluşundan (S&P, Fitch, Moody’s) Fitch’in PİİGS ülkeleri için verdiği not güncelleme geçmişi yer almaktadır. Fitch’in notlarına göre Yunanistan dışında hiçbir PİİGS ülkesi çöp notuna düşmemiştir. S&P’ye ve Moody’s’e göre İtalya bahse konu süre içerisinde her daim yatırım yapılabilir nota sahip olmuştur. Kısaca, tüm PİİGS ülkeleri yatırım yapılamaz notunu belirtilen tarih aralığında almamıştır.

"2010 yılı sonrası AB Borç Krizi nedeniyle Türkiye'nin de büyüme hızları düşmüş, fakat Avrupa ülkeleri gibi negatif olmamıştır."

2010 yılı sonrasında 2011 yılında Türkiye % 8.8 büyümüştür. 2012 yılında ise büyüme 2.1 olarak gerçekleşmiştir. 2012 ve sonrasındaki büyümedeki azalma temel olarak AB borç krizinden değil, büyümenin dış dengeyi daha da kötüleştirmesinin önüne geçilmesi ve daha sağlıklı bir büyüme kompozisyonuna sahip olunması için alınan önlemler etkili olmuştur. Her halükarda, 2010 yılı sonrasında büyüme hızları düşmüş ifadesi 2011 yılı büyümesi ışığında doğru bir ifade olarak nitelenmemektedir.

***

Fitch – Complete Sovereign Rating History
Foreign currency rating
Country Date long-term short-term
Greece 17 May 2012 CCC C
Greece 13 Mar 2012 B- B
Greece 9 Mar 2012 RD C
Greece 22 Şub 2012 C C
Greece 13 Tem 2011 CCC C
Greece 20 May 2011 B+ B
Greece 14 Oca 2011 BB+ B
Greece 21 Ara 2010 BBB- F2
Greece 9 Nis 2010 BBB- F2
Greece 8 Ara 2009 BBB+ F2
Greece 22 Eki 2009 A- F1
Greece 12 May 2009 A F1
Greece 20 Eki 2008 A F1
Greece 5 Mar 2007 A F1
Greece 16 Ara 2004 A F1
Greece 28 Eyl 2004 A+ F1
Greece 20 Eki 2003 A+ F1
Greece 23 Eki 2002 A F1
Greece 20 Haz 2001 A F1
Greece 21 Eyl 2000 A- F1
Greece 27 Tem 2000 A- F1
Greece 13 Mar 2000 BBB+ F2
Greece 25 Eki 1999 BBB+ F2
Greece 10 Ağu 1999 BBB F3
Greece 4 Haz 1997 BBB F3
Greece 13 Kas 1995 BBB- F3
Ireland 27 Oca 2012 BBB+ F2
Ireland 16 Ara 2011 BBB+ F2
Ireland 14 Nis 2011 BBB+ F2
Ireland 1 Nis 2011 BBB+ F2
Ireland 9 Ara 2010 BBB+ F2
Ireland 6 Eki 2010 A+ F1
Ireland 4 Kas 2009 AA- F1+
Ireland 8 Nis 2009 AA+ F1+
Ireland 6 Mar 2009 AAA F1+
Ireland 21 Eyl 2000 AAA F1+
Ireland 16 Ara 1998 AAA F1+
Ireland 14 Tem 1998 AA+ F1+
Ireland 26 Eki 1995 AA+ F1+
Ireland 10 Eki 1994 AA+
Italy 27 Oca 2012 A- F2
Italy 16 Ara 2011 A+ F1
Italy 7 Eki 2011 A+ F1
Italy 19 Eki 2006 AA- F1+
Italy 25 May 2006 AA F1+
Italy 29 Haz 2005 AA F1+
Italy 17 Haz 2002 AA F1+
Italy 21 Eyl 2000 AA- F1+
Italy 14 Tem 1998 AA- F1+
Italy 26 Eki 1995 AA- F1+
Italy 23 Şub 1995 AA-
Italy 10 Ağu 1994 AA
Portugal 24 Kas 2011 BB+ B
Portugal 1 Nis 2011 BBB- F3
Portugal 24 Mar 2011 A- F2
Portugal 23 Ara 2010 A+ F1
Portugal 24 Mar 2010 AA- F1+
Portugal 3 Eyl 2009 AA F1+
Portugal 1 May 2007 AA F1+
Portugal 29 Haz 2005 AA F1+
Portugal 21 Eyl 2000 AA F1+
Portugal 14 Tem 1998 AA F1+
Portugal 4 Haz 1998 AA F1+
Portugal 26 Eki 1995 AA- F1+
Portugal 10 Ağu 1994 AA-
Spain 7 Haz 2012 BBB F2
Spain 27 Oca 2012 A F1
Spain 16 Ara 2011 AA- F1+
Spain 7 Eki 2011 AA- F1+
Spain 4 Mar 2011 AA+ F1+
Spain 28 May 2010 AA+ F1+
Spain 10 Ara 2003 AAA F1+
Spain 21 Eyl 2000 AA+ F1+
Spain 1 Eyl 1999 AA+ F1+
Spain 14 Tem 1998 AA F1+
Spain 26 Eki 1995 AA F1+
Spain 10 Ağu 1994 AA

***

Kaynak:

PIGS avrupa ulkeleri

Kurtuluş Tayiz ve Avrupa Konseyi’nin Ahmet Hakan’a Yapılan Saldırıyı Kınama Açıklaması

Kurtuluş Tayiz, Akşam Gazetesi’nde yayımlanan 2 Ekim 2015 tarihli “Bir gazetecinin yediği yumruk, kaç şehide bedel?” başlıklı köşe yazısında Ahmet Hakan’a yapılan saldırıya verilen tepkileri konu edinmiş:

"Avrupa Konseyi, tarihinde belki de ilk kez atılan bir yumruk sebebiyle resmi bir bildiri kaleme alma gereği duydu!"

Öncelikle, bahse konu açıklama Avrupa Konseyi tarafından bir kurum olarak resmi bildiri halinde değil Avrupa Konseyi Genel Sekreteri Thorbjørn Jagland tarafından yapıldı. Kurumlar ile kurum temsilcilerini ayırt etmek gerek.

İkinci olarak, Avrupa Konseyi tarihini araştırmaya çok gerek yok, benzer bir saldırı için mevcut Genel Sekreterin “Secretary General Thorbjørn Jagland condemns attack on Azerbaijani journalist Rasim Aliyev” başlığıyla 10 Ağustos 2015 tarihinde bir kınama metni yayımladığı görülüyor. Yani, tarihinde ilk değil bu tür bir açıklama. Ancak, Kurtuluş Tayiz’in “belki de” ifadesi kendisini net bir yanlıştan kurtarıyor.

Kaynaklar:

Güneri Civaoğlu ve Gazeteci Saldırıları

Güneri Civaoğlu, 2 Ekim 2015 tarihinde Milliyet Gazetesi’nde yayımlanan “Ahmet Hakan’a Saldırı” başlıklı köşe yazısında, bir gazeteciye yakışmayacak bir hataya imza atmış:

Gazeteciye şiddet için “Artık geçmişte kaldı” diye düşünüyorduk. Abdi İpekçi, Uğur Mumcu, Çetin Emeç terör örgütleri tarafından öldürülmüşlerdi. Çeyrek yüzyıldır gazeteciler fiili saldırıya uğramıyordu.

2015-25=1990’ı başlangıç alalım. Son çeyrek yüzyılda suikast ya da şiddet sonucu hayatını kaybeden Ahmet Taner Kışlalı (1999), Hrant Dink (2007) ve Metin Göktepe (1996) Güneri Civaoğlu’nun gözünde gazeteci değil midir yoksa?

Yazık…

Kaynak:

Guneri Civaoglu 2 Ekim 2015

Kemal Öztürk ve Slavoj Zizek

Yenişafak Gazetesi’nde 30 Eylül 2015 tarihinde yayımlanan “Çadırdan Zizek çıkar mı?” başlıklı köşe yazısında eski AA Genel Müdürü Kemal Öztürk, katıldığı bir konferansın ardından Slavoj Zizek’in uyruğu hakkında yorum yapmış:

Hafta sonu Kartal Belediyesi, Slovak filozof Slavoj Zizek'i konferans için davet etti. Bir, iki arkadaşla dinlemeye gidelim dedik.

Malesef, Zizek Sloven, Slovak değil.

Kemal Ozturk Zizek

Kaynak:

Hüseyin Öztürk ve Balkan Ülkeleri

Hüseyin Öztürk, Yeni Akit Gazetesi’nde 30 Eylül 2015 tarihinde yayımlanan “Kosova’dan Bursa’ya” başlıklı köşe yazısında Kosova’yı odak noktasına almış:

"Evet, 520 yıl boyunca Müslümanıyla, Katoliğiyle, Ortodoksuyla, Sırp, Arnavut, Boşnak, Türk demeden “huzur, güven ve istikrar” içerisinde yönetilen Balkan topraklarında bugün 6 ayrı ülke vardır. Bu 6 ülke Türkiye sınırından fiziki olarak ayrılsa da Müslüman halkımız bir ve beraberdir."

Türkiye hariç toplam 9 Balkan ülkesi (Arnavutluk, Bosna Hersek, Kosova, Karadağ, Makedonya, Yunanistan, Bulgaristan, Hırvatistan ve Sırbistan) Osmanlı yönetimi altındaydı. 6 değil.

Kaynak:

300px-OttomanEmpireIn1683tr

Engin Ardıç ve Stalingrad

Sabah Gazetesi’nde 30 Eylül 2015 tarihinde yayımlanan “Şaklabanlığın doruklarına çıktınız” başlıklı köşe yazısında Engin Ardıç:

"Ben de "Stalingrad" filmini hatırladım şimdi. Keklik gibi Alman askeri avlayan keskin nişancı Zaitsev'e madalya verilecektir... Yepyeni, çakı gibi bir üniforma giydirirler, partinin cephe sorumlusu Hruşçov'la birlikte (bildiğiniz Kruşçev), duvarda asılı büyük bir Stalin portresinin önüne çıkarırlar... Resimlerini çekecekler..."

demiş ancak çok bariz bir hata yapmış.

Engin Ardıç bahsettiği filmin ismini yanlış hatırlamış. Söz konusu filmin adı “Stalingrad” değil ” Enemy at the gates”, yani “kapıdaki düşman”. Herhalde filmi Türkçe ya da başka bir dilde izlemiş olmalı ki Bob Hoskins’in oynadığı karakteri “Hruşçov” olarak nitelemiş. Oyuncu listesinde rolü “Nikita Khrushchev” olarak görünmektedir zaten. Ki kendisini filmde tanıtırken de Nikita Sergeyevich Khrushchev olarak tanıtmaktadır.

Kaynaklar:

Enemy at the gates kruschev

Erdal Sağlam ve 3.5’luk Dolar Kuru

Erdal Sağlam, 29 Eylül 2015 tarihinde yayımlanan “Arttırmam deyip hem faizi hem kuru artırıyorlar” başlıklı köşe yazısında ülkemiz para politikalarına  ve dolar kuruna değinmiş:

"Sadece dün açıklanan verilere bakın; dolar kuru 3.5 TL'yi geçti..."

Yazının yayımlandığı tarih itibarıyla ABD doları / TL kuru 3.05 civarında seyrediyor. Erdal Sağlam en önemli makro verilerden birinde “0” atlamış. 3,05’lik kurda “0” atlanırsa, bazıları için “3,5 atmamak” mümkün olmaz.

doların gücü