Kubilay Asteğmeni Menemen’de Şehit Eden Derviş Mehmet’e Ait Olduğu Sanılan Fotoğrafta Menemen Olayı’nda Yargılanıp İdam Cezası Alan Nakşibendi Halidi Şeyhi Esad Erbîlî Görülüyor

 

Cumhuriyet tarihimizde önemli bir yere sahip olan ve laik rejime karşı yapılan bir kalkışma olan Menemen Olayı mevzubahis olduğunda sıklıkla alıntılanan bir fotoğrafı ele alacağız.

 

menemen-kubilay

Menemen Olayı’nın başsorumlusu Derviş Mehmet’in yakalandığı anı yansıttığı iddiasıyla sıklıkla kullanılan bahsi geçen fotoğraf şu şekilde:

 

esad-erbili-menemen-olayi

Fotoğrafı yanlış alıntılayan paylaşımlardan örnekler:

 

mustafa Yıldız (@mustafayldz_0): “Atatürk’e düşman olanlar bu İtin torunları işte. Dedeleri it idi itten it doğar.. “Derviş Mehmet veya Giritli olarak da anılır. 23 Aralık 1930’daki Menemen Olayı sırasında, asteğmen Kubilay’ı Menemen’de öldüren kişidir. Derviş Mehmet, olaydan birkaç gün sonra idam edilmiştir.””

 

Tarih 101 (@tarih101podcast): “Çıkışta da Kubilay Asteğmeni şehit eden Derviş Mehmet’in ailesine bir ziyaret, oldu bu iş “

 

Fotoğraf, Menemen hadisesinde yargılanıp idam cezasına çarptırıldıktan sonra yaşından dolayı cezası hapse çevrilen Erbilli Şeyh Esad’ın (Muhammed Esad Erbîlî) jandarmanın kollarında mahkemeye götürüldüğü ana ait.

 

seyh-esad-istanbuldan-menemene-sevk-edilirken
Vakit – 4 Ocak 1931

 

23 Aralık 1930 günü İzmir Menemen’de “Yaşasın Şeriat!” sloganları atarak yürümeye başlayan Derviş Mehmet Efendi liderliğindeki şeriat isteyen bir grup tarafından yedek subay öğretmen Mustafa Fehmi Kubilay ve yardımına koşan bekçiler Hasan ve Şevki’nin öldürülmesi tarihimizde “Menemen Olayı” olarak adlandırılmaktadır.

 

dervis-mehmet-menemen-olayi
Vakit – 24 Aralık 1931

 

Menemen’deki katliamın, dönemin Nakşibendi tarikatının lideri Şeyh Esad Erbîlî ve yandaşları tarafından planlandığı iddia edildi.

 

menemen-olayi-naksibendi-seyhi-tevkif
Cumhuriyet – 28 Aralık 1930

 

23 Aralık 1930 günü Asteğmen Kubilay’ı katledenlerin müritleri olduğu, Manisa halifesinin Kubilay’ın katillerini Erenköy’deki köşkte 15 gün misafir ettiği iddiasıyla Şeyh Esad Erbîlî, tekke ve zaviyelerin kapatılmasının ardından İstanbul Erenköy Kazasker’deki evinde inzivada iken Menemen olaylarına karıştığı gerekçesiyle oğlu Mehmed Ali Efendi ile beraber yakalanarak Menemen’e getirildi.

 

menemen-olayi-tutuklular
Milliyet – 3 Ocak 1931

 

Divan-ı Harp’te yapılan yargılamada Şeyh Esad Erbîlî ve oğlu Ali hakkında idam kararı verildi.

 

seyh-esat-oglu-ali
Vakit – 17 Ocak 1931

 

Şeyh Esad Erbîlî‘nin İstanbul’da tutuklanıp yargılanıp idam cezasına çarptırılan sonra yaşından dolayı cezası hapse çevrildiği belirtilmektedir.

İşbu aktarımın aksine Şeyh Esad Erbîlî, Divanı Harp’ın hakkında verdiği idam kararı Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne sevk edildiği süreçte yaşamını yitirmiş.

Muhammed Esad Erbîlî’nin Menemen’de askerî hastanede tedavi görürken 3-4 Mart 1931 gecesi vefat ettiği aktarılsa da dönemin gazetelerinde yapılan taramada ölüm tarihinin 30 Ocak 1931 olduğu anlaşılmaktadır.

 

seyh-esat-oldu
Cumhuriyet – 1 Şubat 1931

 

Öte yandan, Şeyh Esad Erbîlî’nin olay esnasında veya öncesinde Menemen’de bulunmadığı, Menemen Olayı’nı kurguladığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı öne sürülmektedir.

Katledilen yedek subay Mustafa Fehmi Kubilay’ın eşi Fatma Vedide Ersuz’un ve oğlu Vedat Kubilay’ın Menemen’deki hadiseye Menemenlilerle ilgisi bulunmayan esrarkeşlerin yol açtığını beyan ettiği aktarılmaktadır.

 

Fotoğrafın hatalı kullanımını tespit eden Mustafa B. Bozkurt şu ifadeleri kullandı:

Yalnız resimdeki Mehdi Mehmed diye bilinen esrârkeş değil, Erenköylü Şeyh Es’ad Erbilî, Mehmed Ali Erbil’in dedesidir. Menemen vakasına karışanlar arasında kendi müridleri bulunması sebebiyle gümbürtüye gitmiş, oğlu Mehmed Ali Efendi idam edilirken, kendisi de mahpusta vefat etmiştir.

Esad Efendi, Osmanlı’nın son devrinden Cumhuriyet’e taşınmış bir Şeyh. Kelâmî Tekkesi’nin şöhretli postnişini olarak ciddi bir ilgi görüyor o günlerde. Bursa Ziyareti mesela olay oluyor, herkes kendisini görmeye geliyor vesair. Erenköy’deki köşküne de bir misafirhâne yapılmış insanlar geliyor kalıyor. Bu kalanlar arasında Nalıncı Mehmed de var. Bu Nalıncı Mehmed ve isyanı başlatan Derviş Mehmed, Esad Efendi’nin bölgedeki halifesi Laz İbrahim Hoca ile de görüşüyorlar. Esad Efendi’nin olayla alakası bundan ibaret. Ancak mahkeme tutanaklarından da anlaşıldığı üzere Şeyh Esad Efendi’nin olayla doğrudan bir bağı bulunmuyor. Mahkemede delil olarak “Evrâd-ı Esadiyye, Mektubat” gibi dini evraklar gösteriliyor. Asıl yargılanan sanki olayla alakası değil de, sohbet görüntüsü altında tarikat faaliyetini devam ettirmesi. Yani bu Menemen Olayı ile doğrudan alakayı gösterir ciddi deliller yok. Zaten olsa herhalde Mehdi Mehmed kendisini değil, Şeyh Esad’ı mehdi ilan ederdi. Benim anladığım böyle. Bir grup esrarkeş muhacir/gariban tayfasının hezeyanları zaten o dönemde rahatsızlık duyulan/tarassut altına alınan Şeyh’in de başını yakmış gibi duruyor.

Esad Efendi, şiirleri ile bilinen bir kimseydi. Başına gelen bu beklenmedik sonu şu nutku ile irtibatlandıranlar vardır;

“Ümid-i afiyet besler mi Es’ad yârdan hâşâ

Saçar oldukça gözden ol nigâr-ı gül-i zâr ateş”

Bir hususu daha ekleyeyim. Laz İbrahim Hoca’ya Şeyhzâde Mehmet Ali Efendi’nin mektubu var “sen kafana göre işler yapıyorsun, kendi istiklâlini ilân ettin” diye. Hatta babasına da “bu herifi uzaklaştırın yanınızdan başımıza bela olacak” gibilerinden konuşuyor. Bahsi geçen Hoca İbrahim herhalde Lazlığın da verdiği bir heyecanla her yerde özellikle Cumhuriyet ile ilgili ileri geri konuşmuş, önüne geleni kabul etmiş, Nalıncı Mehmed’i Erenköy’e getiren de o. Hem kendini hem de kendisini Horos Köyü’ne gönderen Şeyh Esad Efendi’yi yakmış.

 

Ünlü şovmen Mehmet Ali Erbil’in dedesinin Erbilli Şeyh Esad olduğu ve Menemen’deki kalkışma sonrasında idam edildiği iddiasına gelecek olursak…

Menemen hadisesi nedeniyle İstanbul’da tutuklanıp yargılanıp idam cezasına çarptırılan Şeyh Esad Erbîlî’nin Mehmet Ali Erbil’in dedesi değil, dedesinin babası olduğu belirtilmektedir.

Menemen Olayları yargılmaları sonucunda idam edilen (Alaşehir’den Esad’ın oğlu) Mehmet Ali’nin Mehmet Ali Erbil’in dedesi, Saadettin Erbil’in (6 Mart 1925 – 16 Kasım 1997) babası olduğu aktarılmaktadır.

Vatan gazetesinin Çikolata adlı ekinde 2005 yılında yayımlanan Kaynama Noktası isimli köşenin yazarı Ahmet Salih, Mehmet Ali Erbil’in polis sandığı dedesinin Menemen’de asıldığını öğrendiğini şu satırlarla ifade etmiş

“Ama Şeyh Es’ede’nin Mehmet Ali Erbil’in dedesi olduğu bilgisi, aynı çevrelerden başka bir kaynaktan geldi bana. Mehmet Ali’yi aradım hemen. Sağolsun, onca işinin arasında zaman ayırdı ve cevapladı sorumu.

Bu bilgiyi, kendisi için de birçok giz taşıyan ailevi geçmişlerine ilişkin bu iddiayı yayımlamamda bir beis görmediğini söyledi. “Doğum tarihi, yeri, ölüm tarihi, hepsi doğru ama bize dedemin polis olduğu söylenirdi” dedi.

Sonra da şaşkınlıkla sordu: “Yani dedem Menemen olaylarına mı karışmış benim?”
Ve benden dedesinin bir şiirini okumamı istedi. Ben de ona “Kürtçe Gazel” başlıklı şiirinin Türkçe çevirisini okudum. Duygulandı. Teşekkür etti.

Bu tarihi bilgi beni şu açıdan ferahlattı: “Kim ne derse desin bu ülkedeki toplumsal bütünlüğün, kardeşliğin bozulması mümkün değildir.”..”

 

Osman Aydın, “Menemen Olayı ve Kürtler” başlıklı yazısında Şeyh Esad Erbîlî hakkındaki yanlışlara değişinirken Mehmet Ali Erbil’in dedesi olduğu iddiasına şöyle değinmiş:

“Kamuya sunulan bilgi kaynaklarında Menemen Olayı nedeniyle yargılanıp asılan Şêx Esad Erbîlî hakkında bazı yanlışlar mevcut.

Birinci yanlış, sanatçı Mehmet Ali Erbili’in dedesi olduğu yolundaki belirlemedir. Aslen Güney Kürdistan’ın Erbil kentinden olan Şêx Esad, (ki Erbîlî isimini buradan almış) Mehmet Ali Erbil’in dedesinin babasıdır. Mehmet Ali Erbil’in dedesinin adı da Mehmed Ali’dir.

İkinici yanlış, Mehemet Ali Erbili’in dedesi Şêx Esad’ın Menemen Olayı nedeniyle idam edildiği yolundaki belirlemedir. Şêx Esad hakkında Menemen Sıkıyönetim Mahkemesi  idam kararı vermiş, ancak 65 yaşından büyük olduğu için idim cezası 24 yıl ağır hapse çevrilmiştir.

Üçüncü yanlış, 95 yaşında öldüğüne ilişkin belirlemedir. Mahkemede kimlik tesbiti sırasında Şeyh Esad 1264 (1847) doğumlu olduğunu beyan etmektedir. 3 Mart 1931 tarihinde Menemen Hastahanesi’nde üremiden vefat ediyor. Buna göre 84 yaşında vefat etmiştir.”

 

 

Yorumunuzu yazınız...