Anasayfa » Tüm Yazılar » Kağıt ve Madenî Para Basım Yerleri

Kağıt ve Madenî Para Basım Yerleri

malumatfurusorg

 

Banknotu TCMB, Madenî Parayı Darphane Basar

 

Banknot basımı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası (TCMB) Banknot Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından yürütülürken, madenî para basımı Hazine ve Maliye Bakanlığı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından yapılmaktadır. Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından basılan madeni paraların tedavülü de Merkez Bankası tarafından sağlanmaktadır. (Bu sistem diğer birçok ülkede de izlenmektedir. Ülkemizde yerleşik sisteme benzer şekilde ABD’de de dolaşımdaki banknotların tek üreticisi ABD Hazinesine bağlı Gravür ve Baskı Bürosu (Bureau of Engraving and Printing) iken madenî paraların tek üreticisi ise Amerika Birleşik Devletleri Darphanesi’dir (U.S. Mint)). Bu uygulama madenî para üretiminin egemen güce mahsus bir hak olduğu sembolizminin devamı olarak da görülmektedir.

 

Türkiye’de banknot basma ve ihraç yetkisine sahip tek kuruluş olan TCMB bu imtiyazı Türkiye Büyük Millet Meclisinden (TBMM) almıştır.

Anayasamızın 87’nci maddesine göre TBMM’ye ait olduğu belirtilen para basma yetkisi, 11 Haziran 1930 tarihli ve 1715 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu ile TCMB’ye devredilmiştir.

1211 sayılı 14 Ocak 1970 tarihli “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu” ile TCMB Türkiye’de banknot ihracı imtiyazına münhasıran sahip kılınmıştı.

30 yıl boyunca verilen ve bitimine 5 yıl kala bu sürenin uzatılabileceği de hükme bağlanan banknot ihracı imtiyazı, 27 Nisan 1955 tarihli ve 6544 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununun Bazı Maddelerinin Değiştirilmesi ve Bu Kanuna Bir Madde Eklenmesi Hakkında Kanun ile 1999 yılına kadar uzatılmasının ardından 21 Nisan 1994 tarihli ve 3985 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanununda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun ile süresiz hâle getirilmişti.

Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Logosu

234 sayılı 18 Haziran 1984 tarihli Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü’nün Kuruluş ve Görevleri Hakkında KHK‘da, madenî paraların “Madeni Ufaklık ve Hatıra Para Bastırılması Hakkında Kanun” hükümleri çerçevesinde tedavüle çıkarılacağı ve bütçeleştirileceği belirtilmiştir. 1264 sayılı ve 28 Mayıs 1970 tarihli “Madeni Ufaklık ve Hatıra Para Bastırılması Hakkında Kanun” uyarınca Türkiye Cumhuriyeti adına Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı Darphane ülke ekonomisinin gelişmesine paralel olarak tedavüle gereği kadar madenî para çıkartmaya yetkilidir.

Bahsi geçen Kanun’un ilgili maddeleri şu şekildedir:

Madde 1 — Maliye Bakanlığı memleket ekonomisinin gelişmesine paralel olarak tedavüle gereği kadar madenî para çıkartmaya yetkilidir.

Madde 2 — Bu kanun hükümlerine göre çıkartılacak paraların cins ve özellikleri ile nominal değerleri, hatıra paraların satış fiyatları ve miktarları Maliye Bakanlığınca kararlaştırılır.

Madde 8 — Hazinece tedavüle çıkarılacak madenî paralar tedavüle çıktığı yılın bütçesinde açılacak özel bir bölüme gelir ve tedavülden geri çekilecek paraların tutan ile bu kanun gereğince çıkarılacak paraların basılması için darphane döner sermayesinden ödenecek paralar da masrafın yapıldığı yıl bütçesinin Maliye Bakanlığı tertiplerinde açılacak bir bölüme gider kaydedilir.

darphane

 

Banknotların üzerinde “Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası” yazmasının sebebi TCMB tarafından basılıyor olması ve bankanın adının bu şekilde olmasıyla ilgili. Madenî paralar üzerinde “Türkiye Cumhuriyeti” yazmasının sebebi ise TCMB tarafından değil, Hazine ve Maliye Bakanlığına bağlı Darphane ve Damga Matbaası Genel Müdürlüğü tarafından basılıyor olmalarıdır.

 

banknotlar madeni paralar

Görsel: TCMB

 

Tarihte deniz kabuğundan kıymetli metallere kadar birçok varlık değişim aracı olarak kullanılmıştı. Sikke biçimindeki paranın ilk öncüleri önce Hindistan’da, daha sonraları Babil ve Çin’de tüccarlar tarafından kullanılan üzerlerine damga vurulmuş değerli maden külçelerdi. Sikke biçimindeki paralar ise ilk kez M.Ö. 7. yüzyılda Batı Anadolu’da, antikçağın ticaret yolları üzerine kurulan Lidya’da ortaya çıkmıştı (Şevket Pamuk (2017). Osmanlı İmparatorluğu’nda Paranın Tarihi. Türkiye İş Bankası Yayınları. 3. Basım. İstanbul). İlk kez M.S. 806 yılında Çin’de kullanılan kâğıt para Batı’da 17. yüzyılın sonlarında basılmaya ve kullanılmaya başlamıştı. Piyasa değerleri maden içeriklerini yansıtan gümüş ve altın sikkeler ile devletin kendilerine verdiği itibari değerle tedavül edilen bakır sikkeler 17. yüzyıldan itibaren devletlerin finansman ihtiyacı nedeniyle yerini itibarî paralara bırakmıştı.

 

sarı lira

 

Madenî paraların basımı 18. yüzyıla kadar aynı yöntemle gerçekleştirildi.

Isıtılmış bir parça metalin iki kalıbın arasına yerleştirilmesi, kalıba bir çekiçle vurulması ve böylelikle alt ve üst kalıplar üzerindeki desenlerin sikkenin iki tarafına da işlenmesiyle para darp edilirdi.

Arapça “vurmak” anlamına gelen “darb” sözcüğünden hareketle vurma yoluyla madenî para üretme işlemi ve yeri, “paranın darbı” ve “darphane” olarak tanımlanmıştı. “Basma kalıbı” anlamını taşıyan “sikke” de paranın adını almıştır.

 

para darbi

15. yüzyıl başlarında bir Osmanlı darphanesinde sikke üretimine dair Stiftung Preussicher Kulturbesitz-Berlin’de bulunan minyatürün A. Süheyl Ünver tarafından çizimi (Şevket Pamuk (2017)’den aktarımla Halil Sahillioğlu (1982). “Bakır Para Üzerine Bir Enflasyon Denemesi”. Türk Numizmatik Derneği Bülten. C. 10. Sf: 20)

 

Madenî paranın darphanede, banknotun banknot matbaasında basılmasının egemen güç sembol geleneğinin devamı niteliğinde olduğu da düşünülmektedir.

Geçmişte İslâm devletleri, sikke basılmasını ve hutbe okunmasını en önemli egemenlik sembollerinden biri olarak addederek devlet başkanına “sahib-i sikke ve hutbe” unvanı verilmişti.

Padişahların tahta çıkışlarıyla tedavüldeki sikkeler, “tecdid-i sikke” (“sikkelerin yenilenmesi”) adı verilen işlemle darphanelerde yeni padişahın ismini taşıyan yenileriyle değiştirilmişti.

İlhanlıların egemenliğini tanıdığı süreçte kendi adına para bastırmayan, kuruluşu için tarihçilerin 1299 yılını kabul ettiği Osmanlı Devleti, kendi adına ilk gümüş sikkeyi Orhan Gazi döneminde 1326 yılında darp etmişti.

16. yüzyılda yaşayan tarihçi Âli, hutbenin hükümdarın prestijinin büyüklüğü düşüncesinin bir ifadesi olduğunu, sikke basımını ise hükümdarın gücünün açık seçik ve yazıyla yansıtılmasını sağladığını belirtmişti (Şevket Pamuk (2017). age. Sf: 14).

 

para basarak borç ödeme

 

Bu yazılara da göz atabilirsiniz

Yorum bırak