Anasayfa » Tüm Yazılar » Enflasyon Oranlarındaki Artış Üzerinden Değerlendirmelerde Yapılan Yanlış Yorumlar

Enflasyon Oranlarındaki Artış Üzerinden Değerlendirmelerde Yapılan Yanlış Yorumlar

malumatfurusorg
yuzde artis

Uzun yıllardır ülkemiz ekonomisinin kronik sorunlarından biri olmasına rağmen enflasyon kavramı toplumumuz tarafından tam olarak anlaşılabilmiş değil.

Malumatfurus.org’da daha önce “Enflasyon nedir? Enflasyon sepeti nasıl belirlenir? Enflasyon nasıl hesaplanır?” sorularına yanıt vermiş ve “enflasyonun düşmesinin fiyatların da düşeceği anlamına gelmediğini” aktarmıştık.

Öncelikle, enflasyon hakkında bazı hususları vurgulayalım:

  • Enflasyon, fiyatlar genel seviyesindeki sürekli gözlemlenen artıştır.
  • Tüketici fiyat endeksi (TÜFE), hane halklarının tüketimine yönelik mal ve hizmet fiyatlarının zaman içindeki değişimini ölçmektedir. 
  • Belirli dönem için enflasyon verisi, ilgili dönemdeki fiyat endeksinin kıyaslandığı dönemdeki fiyat endeksi arasındaki farkın baz dönemdeki endekse bölünmesiyle bulunur.
  • Geçtiğimiz ay açıklanan yıllık enflasyon verisinin % 18, bu aykinin % 20 olduğunu varsayalım. Bu ay açıklanan verinin daha yüksek olması, enflasyonun yani fiyatlar genel seviyesindeki artışın daha da güçlendiği anlamına gelir.
  • Enflasyon oranları arasındaki artış oranı enflasyon oranı anlamına gelmez.
  • Enflasyon oranının artması, fiyatlardaki artışın hızlanması anlamına gelir. Enflasyonun düşmesi ise, fiyatlardaki artış hızının yavaşladığı anlamına gelir (Enflasyonun düşmesi fiyatların da düşeceği anlamına gelmez).

2021 yılında son 20 yılın en yüksek enflasyon oranına erişildi. Yaşanan fiyat artışlarıyla birlikte oluşan hayat pahalılığı halkın tepkisini çekti. Pandemi, arz zincirlerindeki aksamalar, arz sorunları, maliyet yönlü şoklar, emtia fiyatlarındaki artışlar gibi nedenlerin etkisiyle küresel ölçekte enflasyon oranlarında artış yaşandığı görülebiliyor. Ülkemizde gözlemlenen enflasyon oranı, diğer emsal yükselen piyasa ekonomilerinin ve gelişmiş ekonomilerin ortalamalarının bir hayli üzerinde. Bu görünüm karşısında bazı yorumcular, manşet enflasyon verisi yerine yıllara sari enflasyon oranları arasındaki artış oranına odaklanmaya başladı ve yanlış değerlendirmelerde bulundu.

Örneğin Star gazetesi yazarı ve Ak Parti 22. Dönem Milletvekili Resul Tosun, katıldığı canlı yayında enflasyon terimini şöyle yanlış yorumlamıştı:

“Almanya son 25 yılın en yüksek enflasyonunu yaşıyor. Yüzde 2’den yüzde’5 çıkmış. Yani %150’lik bir enflasyon var. Şu an dünyanın yaşadığı bu kriz. Bu hayat pahalılığı vesaire sadece Türkiye’ye mahsus bir şey değil. Türkiye’de TÜİK %21 diyor, diğerleri %58 diyor. Ama Almanya’da %150 enflasyon var.”

 

 

Yukarıda aktarıldığı üzere, Resul Tosun’un iddiasının aksine, “enflasyon oranının %2’den %5’e çıkması % 150’lik bir enflasyon olduğu” ANLAMINA GELMEZ (Enflasyon zaten birinci türevi ima eder, fiyat artış verisi üzerinden ikinci türevin alınması enflasyonu doğrudan işaret etmez).

A Haber’de yayınlanan Canan Barlas ile Gündem adlı programa katılan Prof. Dr. Cemal Zehir’in kullandığı yansıda da farklı ülkelerin 2020 ve 2021 yılları enflasyon oranları ile enflasyon artış oranına yer verilmişti.

A Haber’deki programda Cemil Barlas’ın Türkiye’nin enflasyonunu diğer ülkelerin toplam enflasyonu sanarak “Bunlar neden toplanıyor hocam ortalaması alınması lazım değil mi altta 36” yorumuna Prof. Dr. Zehir’in “Bu Türkiye’nin enflasyonu, ortalama değil” yanıtını vermesi sosyal medyada gündem olmuştu.

 

 

Enflasyon aslında fiyat endeksleri arasındaki yüzdelik fark. Yüzdelik farkı işaret eden veriler arasındaki farkın yüzdeyle belirtilmesi fiyat artışlarının yanlış yorumlanmasına yol açar.

A Haber’de kullanılan tablo üzerinden gidelim.

 

kuresel sorun enflasyon

 

Türkiye’deki enflasyon oranında diğer ülkelerdeki kadar yıldan yıla hızlı bir artış gözlemlenmemiş; ancak, enflasyonun kümülatif etkisi diğer ülkelere nazaran oldukça yüksek.

Türkiye’de 2020 ve 2021 yıllarındaki sırasıyla % 14,60 ve %36,08 olan enflasyon oranlarının arasındaki artış oranının % 147 olması, 2020 yılı başında değeri 100 olan endeksin 2020 sonunda 114,6, 2021 sonunda 155,9 olduğu anlamına gelir. Bu, 2 yıl içerisinde fiyatların kümülatif olarak % 55,9 arttığını işaret eder. Yani, 2020 yılı başında 100 olan mal ve ürün hizmeti sepetinin değeri 2021 yılı sonunda 2 yıllık süreçte Türkiye’de 155,9’a çıkarken, ABD’de 108,5’e gelmiş.

2 yıllık dönemde kümülatif artış oranı Türkiye’de %55,9 iken, tabloda yer verilen diğer ülkelerin ortalaması % 6,4 seviyesinde gerçekleşmiş.

 

Ülke 2021 2020 2021-2020 Artış Oranı (%) 2019’da 100 Birim Olan Endeksin  Kümülatif Artış Oranı (%)
2021 Başındaki Değeri 2022 Başındaki Değeri
ABD                7,0                1,4                    400,0                                   101,4                                  108,5                         8,5
Euro Bölgesi                5,0                0,9                    455,6                                   100,9                                  105,9                         5,9
Almanya                5,3                0,4                1.225,0                                   100,4                                  105,7                         5,7
Fransa                3,4                0,5                    580,0                                   100,5                                  103,9                         3,9
İspanya                6,7                0,3                2.133,3                                   100,3                                  107,0                         7,0
İtalya                4,2                0,5                    740,0                                   100,5                                  104,7                         4,7
Hollanda                6,4                1,3                    392,3                                   101,3                                  107,8                         7,8
Belçika                6,5                0,7                    778,4                                   100,7                                  107,3                         7,3
Türkiye              36,1              14,6                    147,1                                   114,6                                  155,9                      55,9

 

Fiyat artışlarının etkisiyle zaman içindeki mal sepeti değerindeki değişimi TCMB’nin Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) hesapladığı tüketici fiyat endeksine (TÜFE) göre oluşturduğu “Enflasyon Hesaplayıcısı” üzerinden inceleyebilirsiniz.

 

enflasyon hesaplayicisi aciklama

 

Örneğin 2002 yılı Aralık ayından 2021 yılı Aralık ayına değin geçen 19 yılda TÜFE’de % 680’lik artış yaşanırken, 2002 Aralık’ta 100 TL’lik mal ve hizmet sepetinin değeri 2021 Aralık ayında 780,62 TL’ye erişmiş.

 

enflasyon hesaplayicisi

 

Yıllar arası değişimlerin incelendiği durumlarda nominal verileri fiyat artış etkisinden arındırmak ve reel artış tutarını bulmak anlamlı değerlendirme yapmayı sağlar.

2021 yılı Ekim ayı sonunda basına yansıyan TDV İslam Araştırmaları Merkezi’nin (İSAM) bütçe ödeneğine dair haberle örnekleyecek olursak…

 

isam odenegi

 

İSAM’ın ödeneğindeki % 545’lik artış, haber başlıklarında ya da sosyal medya paylaşımlarında açıkça vurgulanmasa da 17 yıllık dönem kıyaslanarak hesaplanmıştı.

2003 bütçesi ile 2022 bütçe teklifi arasındaki kıyasta göz ardı edilmemesi gereken detay elbette “enflasyon” etkisidir.

İSAM’ın 2002 yılında belirlenen ödeneğin yürürlüğe girdiği 2003 yılı Ocak ayı ile son enflasyon verisinin açıklandığı 2021 yılı Eylül ayı, (“Enflasyon Hesaplayıcı” kullanılarak) kıyaslandığında fiyatlar genel seviyesinde % 532.11’lik bir artış görüldüğü anlaşılıyor. Bu durumda, nominal olarak % 545 arttığı basına yansıyan ödeneğin reel olarak % 13 arttığı sonucuna varılabilir.

 

Bu yazılara da göz atabilirsiniz

Yazı İçeriğiyle İlgili Yorum Yapmak İsterseniz Buyrunuz