TİP Genel Başkanı Erkan Baş, BBP Genel Başkanı Mustafa Destici’nin gerçek soyadının Jusoviç olduğu açıklamasına “Ben Boşnağım. Be hey cahiller, bu benim aile adım: Jusoviç. Türkçesi Yusufoğlu’dur” yanıtını verdi.

 

 

Büyük Birlik Partisi Genel Başkanı Mustafa Destici, Türkiye İşçi Partisi Genel Başkanı Erkan Baş’ın Alman istihbaratı kontrolünde yetiştirilip Türkiye’ye gönderildiğini, gerçek soyadının “Jusoviç” olduğunu iddia etti.

 


 

Destici TV100’de 2023 yılında katıldığı yayında Erkan Baş’ın Jusoviç soyadını gizlediğini iddia ederek şu ifadeleri kullandı:

Mustafa Destici: “Adam Tito artığı. Yani bir Yugoslavya’da biliyorsun bir Tito rejimi vardı. Bir Sovyet rejimi benzeri değil mi? Bir komünist rejimi vardı. Şimdi buradan geçiyorsun Almanya’ya. Tamamen sol örgütler içerisinde. Belli ki Alman istihbaratlarının kontrolünde. Yetiştiriliyorsun, Türkiye’ye gönderiliyorsun. Senin gerçek soyadın ne? Jusovic. Burada neyi kullanıyorsun? Başı kullanıyorsun. Tamam mı?

Talat Atilla: “Kim o? Soyadı baş olan siyasetçi kim?”

Mustafa Destici: “Tipin başkanından bahsediyorum. Tamam mı? Şimdi Jusovic gerçek soyadı.”

Tamer Korkmaz: “Tipin başkanı”

Talat Atilla: “Erkan Baş.”

Mustafa Destici: “Sen şimdi Türk milletinin karşına Jusoviç diye çıkabiliyor musun?

Talat Atilla: “Bu bilgi kesin mi?”

Mustafa Destici: “Aç bak Google’a. Yani güya araştırmacı. Siyasi derinliği.

Talat Atilla: “Geçmişte mi böyle? Geçmişte mi böyleymiş? Nasıl yani tam olarak? Belki sonradan şey yapmış olabilir. Değişmiş olabilir. Kendini resetlemiş olabilir.”

Mustafa Destici: “Gerçeğin toplumdan gizlenilmesini doğru bulmuyorum.”

Talat Atilla: “Bunu gizliyor diyorsunuz.”

Mustafa Destici: “Gizlemiyor mu? Sen biliyor muydun gazeteci olarak? Tamer Bey biliyor muydu? Bilmiyor. Peki… Bunlar Türkiye’ye gönderiliyorlar. Kamuoyu bilmiyorlar. Gönderiliyorlar Türkiye’ye.”

 

“Talat Atilla ve Tamer Korkmaz’la Memleket” adlı programdan ilgili an aşağıdaki bağlantıdaki kaydın 43. dakikasından itibaren izlenebilir:

 

 

 

 

TİP Başkanı Erkan Baş ise Almanya’da çalışan işçi bir ailenin çocuğu olarak Berlin’de doğduğunu, Boşnak kökenli olduğunu, Jusoviç soyadının Yusufoviç / Yusufoğlu anlamına geldiğini, bunun bir sır olmadığını, kamuya açık bir bilgi olduğunu söyledi.

 

Erkan Baş, TBMM’de yaptığı açıklamada “Jusoviç” soyadıyla ilgili “Bu nasıl bir akıl tutulmasıdır, bu nasıl bir delirme hâlidir? Ben Boşnağım. Be hey cahiller, bu benim aile adım: Jusoviç. Türkçesi Yusufoğlu’dur.” dedi.

Baş’ın açıklamasının ilgili kısmında sarf ettiği sözler şöyle:

“Daha önce ırkçı bir faşistin ortaya attığı bir yalan üzerinden bütün yandaş basığın işte o trol orduları hakaretlerin bini bir para. Şimdi ben diyorum ki kardeşim milletini açlıktan sürünüyor insanlar. Adam diyor ki onun soy ismi neymiş? Ben diyorum ki ya emekli geçinemiyor. İşçiler asgari ücretle yoksulluk sınırının açlık sınırının altına kaldı. Ama o nerede doğmuş biliyor musunuz? Ama bir taraftan da şöyle bir gururum var onu da paylaşacağım. Yani bizimle ilgili şurada hırsızlık yaptı, şurada yalan söyledi, burada yolsuzluk yaptı. Hiç böyle bir şey söyleyebilecek durumları yok. Bakın tek bir laf ne benimle ilgili ne yoldaşlarımla arkadaşlarımla ilgili söyleyemiyorlar. O yüzden ne yapıyorlar? Kimliğimize saldırıyorlar. Benimle bir derdiniz varsa, bizimle bir derdiniz varsa ne zaman, nerede, nasıl istiyorsanız sizinle karşı karşıya gelmeye hazırız. Ama benim üzerimde bu ülkedeki milyonlarca boşnağım, milyonlarca Balkan göçmenine, milyonlarca gurbetçi çocuğuna hakaret etmenizi, onları hedef haline getirmenizi kabul etmeyeceğim. Ben Boşnağım, Sancaklıyım, Novi Pazarlıyım. Benim babam ve annem Almanya’da işçi olduğu için Almanya’nın Berlin kentinde yaşıyorum. Doğdu. Benim ailemin memleketteki aile adı Yusufoviç. Ve hey cahiller. Türkçesi Yusufoğlu’dur. Türkiye’deki herhangi bir mahalleye gidin. Bayrampaşa’ya, Alibeyköy’e, Pendik’e, Sefaköy’e, İzmir’e, Adana’ya, Sakarya’ya, Manisa’ya. Boşnakların yaşadığı herhangi bir yere gidin. Herkes bunu bilir. Çünkü Türkiye’de binlerce Yusufoviç vardır. Hemen bir rica ettim bizim Boşnak derneklerinden. Bakın sadece Yusufoviç yok. Türkiye’de Ademoviç var, Ahmetoviç var, Arapoviç var, Bilaloviç var, Dedoviç var, İbrahimoviç var, Davutoviç var, İslamoviç var, Müslümoviç var, Osmanoviç var, Tahiroviç var. Dikkat edin isimlerin. Dikkatli dinleyen herkes bu isimlerin anlamını bilir. Be ey cahil. Be ey cühela. Şimdi neymiş? Almanya’da doğmuşum. Yani bu nasıl bir akıl tutulmasıdır? Bu nasıl bir delirme halidir? Sadece aklı anlamanız için söylüyorum. Mustafa Kemal Atatürk 1881’de Selanik’te doğdu ya. Hem yurt dışında doğdu hem Balkanlarda doğdu. Akılsız cahil. Cumhuriyette vatandaşlık kan bağına göre değildir. Ve ırkçılık bir insanı düşüncesiyle, fikriyle değil de kimliğiyle yargılamaktır. Mesela bir insanın doğum yerini ihanetle ilişkilendirebilir misiniz? Bir insanın soy kütüğünü, onun bu ülkeye bağlılığını bir ölçütü haline getirebilir misiniz? Ki getirirseniz hepinizle tartıya da çıkarız da.”

 

 

 

Erkan Baş, TBMM’deki açıklamasından ilgili kısmı sosyal medya hesaplarında “Yancılara, yalancılara, faşistlere anlayacakları kadar basit anlatıyorum!” ifadeleriyle paylaştı.


 

Erkan Baş, Destici’nin bu söylemine 2023 yılında şu sözlerle yanıt vermişti:

“Bu şahsı ciddiye almam ama burada mesele ben değilim. Hakaret edilen ülkemizdeki milyonlarca Yugoslavya göçmenidir. Ajan diye itham edilen Almanya’da doğmuş milyonlarca işçi çocuğudur. İşte ırkçılık budur. Suyun öte tarafının, gurbetteki emekçilerin haysiyetine yenileceksiniz!”

““Gizleniyor” dediği bilgilere ise herkes kolaylıkla ulaşabilir. İlk görselde adıma açılmış Wikipedi sayfasını, ikincisinde ise kaleme aldığım Yaşamak İçin Sosyalizm kitabındaki satırları okuyabilirsiniz. Irkçılık komploculuktur, ırkçılık sahtekarlıktır. Bu da basit bir örneğidir.”


 

 

Erkan Baş’ın ilgili paylaşımında atıf yaptığı Wikipedia’daki (Vikipedi) kendisi için açılan  sayfada da soyadının Jusoviç olduğu bilgisine (Mustafa Destici’nin açıklamasına ilişkin habere bağlantıyla) yer verilmiş.

 

TİP internet sitesinde yayımlanan özgeçmişinde Erkan Baş’ın 14 Temmuz 1979 günü Berlin’de doğduğu, Yugoslavya göçmeni Boşnak bir ailenin çocuğu olduğu belirtilmiş.

Erkan Baş’ın TİP internet sitesindeki özgeçmişi şu şekilde:

“Erkan Baş, 14 Temmuz 1979’da Berlin’de, Yugoslavya göçmeni Boşnak bir ailenin çocuğu olarak dünyaya geldi.
Çocukluk yıllarını Türkiye’de geçirdi; İstanbul’da ilkokul, ortaokul ve lise eğitimini tamamladı.
İstanbul Üniversitesi Edebiyat Fakültesi, Bilim Tarihi Bölümü’nden mezun oldu; yüksek lisans çalışmalarına başladıysa da siyasi baskılar nedeniyle tamamlayamadı.
Akademik alanda “Bilim Tarihi Araştırmaları” dergisinin genel yayın yönetmenliğini yürüttü, İstanbul Teknik Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi gibi kurumlarda misafir öğretim görevlisi olarak görev aldı.
Ancak üniversitedeki yemekhane işçilerinin hakları için yürüttüğü mücadele nedeniyle görevinden uzaklaştırıldı.

Erkan Baş’ın siyasetle tanışması genç yaşlara uzanır. Lise yıllarında sol örgütlenmelerin bir parçası olmuş, ardından Sosyalist İktidar Partisi (SİP) üyeliğiyle ilk resmi siyasi adımını atmıştır. Türkiye Komünist Partisi’nde (TKP) çeşitli görevler üstlenmiş, 2009’da genel başkanlık görevini üstlenmiştir. 2014’te TKP içerisindeki ayrışma sürecinde Halkın Türkiye Komünist Partisi’nin (HTKP) kurucu kadrosunda yer almıştır. 2017’de Türkiye İşçi Partisi’nin yeniden kuruluş sürecinde aktif rol oynamış ve partinin kurucu genel başkanı seçilmiştir.

24 Haziran 2018 genel seçimlerinde HDP listelerinden İstanbul Milletvekili seçilen Erkan Baş, seçim protokolüne uygun olarak Barış Atay Mengüllüoğlu ile birlikte HDP’den istifa ettikten sonra TİP çatısı altında görevini sürdürmüş, partinin parlamentodaki temsilini sağlamıştır. 2023 genel seçimlerinde yeniden İstanbul Milletvekili seçilerek 28. Yasama Dönemi’nde görevine devam etmektedir.

Evli ve iki çocuk babası olan Erkan Baş’ın Yaşamak için Sosyalizm isimli bir kitabı bulunmaktadır.”

 

Yaşamak İçin Sosyalizm” adlı kitabının “Kişisel Öyküm” başlıklı kısmında Almanya’da doğduğunu aktarmıştı:

“Klasik bir giriş olacak ama kısaca özgeçmişinizi dinleyerek başlayalım.
1979’da Federal Almanya-Berlin’de doğmuşum. İlkokula başlama yaşım gelince Türkiye’ye döndük. Ailem Yugoslavya göçmeni. Her iki taraftan da dedelerim, anneanem ve babaannem, amcalar, dayılar, teyzem ve tabii annemle babam, kısaca herkes işçi. Anne tarafım Bayrampaşa’da Boşnakların çok yoğun olduğu Yıldırım Mahalleli, baba tarafı ise yine bir göçmen semti sayılabilecek Alibeyköy’de yaşıyor, orada büyüdüm.
Hep İstanbul’da okudum. Liseye kadar tüm okul tatillerinde Almanya’ya gider, okullar açıldığında İstanbul’a dönerdim. İstanbul Üniversitesi’ne Veterinerlik Fakültesi’nde başladım ama politik gerekçelerle aynı üniversitenin Beyazıt’taki kampüsünde olmak istedim. Tekrar sınava girip Edebiyat Fakültesi’ne geçtim, Bilim Tarihi Bölümü’nden mezun oldum. Bilim Tarihi’nde yüksek lisans öğrencisiyken İstanbul Teknik Üniversitesi ve Yıldız Teknik Üniversitesi’nde dersler veriyordum. 2008’de üniversite yemekhanesinin özelleştirilmesine karşı işçi arkadaşlarla birlikte yaptığımız eylemler nedeniyle aldığım disiplin cezasının ardından akademik çalışmalarımı bitirmek durumunda kaldim.

15-16 yaşımdan bu yana devrimciyim. Sonradan Türkiye Komünist Partisi (TKP) adını alacak olan Sosyalist İktidar Partisi (SİP) içinde başlayan örgütlü hayatım boyunca, aday üyelikten TKP Genel Başkanlığı’na kadar mücadelenin önüme koyduğu her tür görev ve sorumluluğun gereğini yapmaya çabaladım. Gezi Direnişi’nden sonra Türkiye sosyalist hareketinin köklü bir yeniden kuruluş hamlesine duyduğu ihtiyacı saptayarak, Haziran 2014’te başlattığımız bir dizi tartışmanın ardından Türkiye İşçi Partisi’nin kuruluş çalışmalarına kadar uzanan bir sürecin yolunu açmış olduk. Kuruluş çalışmaları sırasında baskın biçimde gündeme gelen erken seçimde, TİP Kurucular Kurulu kararı ile Halkların Demokratik Partisi (HDP) listesinden aday olup milletvekili seçildim. 2018 Ekim ayında toplanan TİP’in Kuruluş Kongresi’nde alınan kararla da TİP Genel Başkanı olarak sorumluluk üstlendim.”

 

 

Yorumunuzu yazınız...