Fotoğrafta Anadolu Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Mesud’un oğlu Şehzade Taceddin Altunbaş’a (Gazi Çelebi) atfedilen Havza’daki mezar görülüyor. Sultan II. Gıyaseddin Mesud’un mezarı Samsun ili Vezirköprü ilçesi Tatar Kalesi köyünde bulunmaktadır.

 

 

Samsun’dan bir harap olmuş mezar fotoğrafı sosyal medyada Anadolu Selçuklu Devleti Sultanı II. İzzeddin Keykavus’un oğlu 2. Gıyaseddin Mesud Bin Keykavus’a ait olduğu iddiasıyla kullanıldı.

 

2-giyaseddin-mesud-bin-keykavus-mezari-sanilan

 

Söz konusu fotoğrafı, Anadolu Selçuklu Devleti’nin son hükûmdarı olarak addedilen Sultan II. Gıyaseddin Mesud’un mezarına ait olduğu iddiasıyla kullanan sosyal medya paylaşımları şöyle örneklenebilir:

 

Siyah Sancak (@siyahsancakx): “🔵 Selçuklu Sultanı 2. Gıyaseddin Mes’ud Bin Keykavus’un Samsun’daki mezarı;”

Umut Güner (@umuttgunerr): “Selçuklu Sultanı 2. Gıyaseddin Mes’ud Bin Keykavus’un mezarının Samsun’un Vezirköprü ilçesi Tatar Kalesi köyünde bulunuyor.”

 

 

II. Gıyaseddin Mesud Kayseride vefat ettiği, naaşının diğer Selçuklu sultanları gibi Konya Alaaddin Cami haziresindeki kümbete gömüldüğü, fotoğraftaki mezarın büyük ihtimalle halk tarafından yakıştırma olarak tevatür edildiği de ileri sürüldü.

 

Fotoğrafta Anadolu Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Mesud’un değil, II. Gıyaseddin Mesud’un oğlu Şehzade Taceddin Altunbaş’a (Gazi Çelebi) atfedilen Havza’daki mezar görülüyor.

Paylaşılan fotoğraftaki mezar taşında Latin alfabesiyle Melik-i Amasya, Sultan Taceddin Altunbaş bin Gıyaseddin Mesud bin Keykavus yazılıdır.

2021 yılında Samsun’un Havza ilçesindeki Gazi Çelebi Taceddin Altunbaş Bin Mes’ud Keykavus’a ait virane mezar yerinin koruma altına alınarak türbeye dönüştürüleceği duyurulmuştu (Amasya merkezindeki Dere Mahallesi’nde Taceddin Altunbaş adına bir türbe de bulunuyor).

Gazi Çelebi olarak da anılan Selçuklu Sultanı II.Gıyaseddin Mesud’un oğlu Taceddin Altunbaş’ın 1355 tarihinde vefat ettiği biliniyor.

 

tacettin-altunbas-mezari-havza

 

II. Gıyaseddin Mesud’un tam olarak hangi tarihte öldüğü belli değildir. Ancak, Sultan II. Gıyaseddin Mesud’un mezarı Samsun ili Vezirköprü ilçesi Tatar Kalesi
köyünde bulunduğu bilinmektedir.

 

Sultan II. İzzeddin Keykavus’un oğlu II. Gıyaseddin Mesud, Anadolu Selçuklu Devleti’nin dağılma sürecine girdiği en fırtınalı dönemde yaşadı ve tahta geçti.

‘Ebü’l-Feth es-Sultânü’l-A‘zam Gıyâsü’d-Dünyâ Ve’d-Dîn’ unvanıyla anılan II. Gıyaseddin Mesud, babası II. İzzeddin Keykavus Kırım’da sürgündeyken veliaht seçildi. 1280’de Sinop’a çıkıp İlhanlıların (Moğolların) desteğiyle 1284’te tahta oturdu.

Tahta çıktığında Anadolu’da ipler tamamen İlhanlıların elindeydi.

İlhanlıların keyfî kararları, şehzadeler arası entrikalar ve isyanlar yüzünden tahttan indirildi, sürgün edildi; ancak, geri döndü (Osman Turan, Türkiye Tarihi adlı eserinde II. Gıyaseddin Mesud’un 1. saltanatının 1284-1296 yılları arasında olduğunu, 1296-1298 yılları arasında Selçuklu tahtının boş kaldığını, 1298-1302 yıllarında Feramurz’un oğlu III. Alaeddin Keykubad’ın Selçuklu tahtına çıktığını ve 1302-1310 yıllarında II. Mesud’un ikinci defa Selçuklu sultanlığı yaptığını belirtmektedir.).

Sultan II. Mesud’un Söğüt ve çevresindeki başarılarını duyduğu Osman Gazi’ye hükümdarlık sembolleri olan tuğ, alem, ferman ve davul (tabl) göndererek beyliğini resmen tanıdığı rivayet edilmektedir.

Hayatı Moğol saraylarında, sürgünlerde ve taht mücadelesinde geçen II. Gıyaseddin Mesud’un 1308 yılında Kayseri’de vefat ettiği kabul ediliyor (II. Mesud’un vefat tarihi olarak yaygın bir biçimde kabul edilmiş olan 1308 tarihine şüpheyle yaklaşmanın gerektiği de belirtilmektedir (Zerrin Günal Öden (1997). “Türkiye Selçuklu Sultanı II. Gıyaseddin Mesud Hakkında Bazı Görüşler”. BELLETEN. Sayı: 61 (231). Sf: 287-300)).

Tartışmalı olmakla birlikte genellikle kabul edilen görüşe göre II. Mesud Anadolu Selçuklu Devleti’nin son hükümdarıdır.

Ölümü, Anadolu Selçuklu Devleti’nin fiilen ve resmen sona erişi olarak addedilmektedir.

 

 

Prof. Dr. Osman Turan, “Selçuklular Zamanında Türkiye (Siyasî Tarih Alp Arslan’dan Osman Gazi’ye (1071-1318))” adlı kitabında II. Gıyaseddin Mesud’un ölüm tarihi ve mezar yeri hakkında belirsizlik olduğunu şöyle aktarmıştır (1971. İstanbul. Turan Neşriyat Yurdu. Sf: 644):

“Selçukluların son hükümdarı olan Mes’ûd’un ikinci saltanatı o kadar sönük geçmiştir, ki onun ölümü bile bir akis bırakmamış; hatta son Sel- çuklu hükümdarının Mes’ud mu veya onu müteakip başka bir sultan mi olduğu bile henüz aydınlatılınamıştır. Filhakika Selçuklu hanedanının inkirazı üzerinde bir araştırma yapılmadığı için bugüne kadar Sultan Mes’ud’un ölümüne dair Niğdeli Kadı Ahmed’in verdigi 1308 yılı muna- kaşasız kabul edilmiş ve Selçuklu hânedânının sonu da bu tarih sayıl- mıştır. Bu müellif Sultan Mes’ûd’un 1308 (708) yılında öldüğünü soyle- mekle beraber tabutunun Simre’ye götürülüp hemşiresi yanında defno- lunduğunu sandığını ilave ederken, çağdaş bir müellif olmasına rağmen, tereddüdünü belirtir. Konya takvimi III. Gıyâseddin Keyhüsrev’in oğlu Kılıç Arslan’ın, 1310 yılında, tahta çıktığını belirtmekle hem Mesûd’un bu tarihe kadar sultan olduğunu, hem de Selçuklu sultanları listesinde bir V. Kılıç Arslan’ın da bulunduğunu bize bildirir. Bir Hıristiyan Arap ta- rihçisi olan Mafazzal bin Ebi’l-Fezâil 1307 yılında Sultan Mes’ud’un Sel- çuklu tahtında bulunduğunu, lâkin bu saltanatın bir isimden ibaret olup 1310 senesinde Olcaytu Han’ın diğer İlhanlı ülkeleri gibi Anadolu’ya da tam sahip olduğunu yazar. Mısırlı tarihçi Makrizi ise Sultan Mes’ûd’un 1318 senesinde öldüğünü yazmakla bânedâmın bu zamana kadar hüküm sürdüğünü ifade eder.”

 

Abdîzâde Hüseyin Hüsameddîn Yasar’ın “Amasya Tarihi” adlı eserinde II. Gıyaseddin Mesud’un mezarının Tatar Kalesi’nde bulunduğu aktarılmaktadır:

Anadolu’da mülûk-1 Selçûkiyye’nin sonu olan “Sultân Mes’ûd-ı Selçûkî” bu nâhiye dâhilinde “Tatar Kalesi” nâm karyede medfûn olduğu gibi bunun şehzâdesi ve halefi bulunan “Gâzi Çelebi” [371] demekle meşhûr “Sultân Tâceddîn Altunbaş Selçûkî” de “Umur Bey”, nâm-ı diğer “Şeyh Savcı” nâm karyede medfûn olduğu kuyûd-1 resmiye ile müsbetdir.
Kuyûd-1 resmiyede “Türbe-i Sultân Mes’ûd bin Keykâvus Der-Karye-i Tatar Kalesi Der-Simre-i Havza Tâbi’-i Amasya” ve mahdûmu hakkında dahi “Türbe-i Gâzi Çelebi Şehzâde-i Sultân Mes’ûd Der-Karye-i Umur Bey Nâm-ı Diğer Şeyh Savcı Der-Simre-i Havza Tâbi’-i Amasya” ve “Türbe-i Sultân Tâceddîn Şehzâde… ilâ-âhir…” diye mestûr ve Sultân Mes’ûd, Büyük Sultân Gâzi ve Sultân Tâceddîn, Küçük Sultân Gâzi demekle meşhûr olduğuna binâ’en selâtîn-i Selçûkiyye’den şu iki zâtın bu “Simre Nâhiyesi”nde olduğu muhakkakdır.”

 

Başbakanlık Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi ile diğer bazı kayıtlarda rastlanan resmi vakfiye bilgileri, defter kayıtları ve belgeleri inceleyen Samsun Müze Müdürlüğü görevlileri, 2. Gıyaseddin Mes’ud Bin Keykavus’un mezarının Samsun’un Vezirköprü ilçesi Tatar Kalesi köyünde olduğunun ortaya çıkarıldığını, “Sultan Türbesi” namıyla anılan ve harabeye dönen mezar yerinin tespit edildiğini, 2. Mesud’un mezar yerinin daha fazla tahrip edilmemesi ve kaybolmaması için fotoğraflarının saklandığını 2015 yılında duyurdu.

Samsun Müze Müdürlüğü’nde görevli arkeoloji ve sanat tarihçisi Emine Yılmaz, konuyla ilgili açıklamasında şu ifadeleri kullandı:

“Her iki köydeki türbelerin kaydı vakıf arşivlerindeki 609 ve 2195 numaralı defterlerde bulunuyor. Diğer önemli bir kaynak da tarihçi Abdi-Zade Hüseyin Hüsamettin Yaşar’ın ‘Amasya Tarihi’ adlı eseridir. Eserin türbeler bölümünde Selçuklu hükümdarlarından 2. Mes’ud’un Havza bölgesinde medfun olduğu, türbede cüz okuyanlara verilmesi şartıyla Aydoğdu, Üfte, Kocaoğlan ve Tatar, Havza’da Şeyh Savcı, Kapaklar ve Konac köylerinin gelirlerinin vakfedildiğinden söz ediliyor. Resmi belgelere göre, Anadolu’daki son Selçuklu Sultanı olan 2. Mes’ud Tatar Kalesi köyünde, şehzadesi, halefi ve oğlu Gazi Çelebi Sultan Taceddin Altunbaş-ı Selçuki de, Şeyh Şafi köyünde medfun bulunduğu anlaşılmaktadır.”

 

Ahmet Balantekin’in “Türkiye Selçuklu Devleti Tarihi Sultan II. Gıyâseddin Mesud Dönemi (1280-1308)” başlıklı tezinde Vakıflar Genel Müdürlüğü arşivindeki ve diğer bazı kaynaklardaki çalışmayla yapılan tespit şöyle aktarıldı (2015. Kahramanmaraş Sütçü İmam Üniversitesi SBE. Yüksek Lisans Tezi. Sf: 76-77):

“Bu hususta Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi ile diğer bazı kaynaklarda rastlanan vakfiye bilgileri bir zamanlar Amasya günümüzde ise Samsun ili sınırları içerisinde yer alan Havza ve Vezirköprü ilçelerindeki 12. ve 13. Yüzyılda yaşanan bazı olaylara ışık tutmakta ve ünlü müverrih Hamdullah Kazvini’nin naklettiği bilgileri teyid etmektedir. Eldeki mevcut bilgilerden Türkiye Selçuklu Devletinin yıkılış yıllarına şahitlik eden Sultan Mesud ve Şehzadesi Gazi Çelebi’nin vefatlarına kadar yaşadıkları zor günleri bu yörede geçirdikleri ve adlarına kaydedilmiş vakfiyeler olduğu anlaşılmıştır. Bu vakfiyelerin en mühimi Hicri 740 yılına ait olan Amasya-(Samsun) Havza Gazi Çelebi bin-i Mesud Selçukî (Altunbaş bin Sultan Mesud vakfı) vakfiyesidir. Vakıflar Genel Müdürlüğü Arşivi 609 numaralı defterin 226 sayfa 269-270-271 sıralarında tercümesi ise 2195 numaralı defterin 492 sayfa, 85. sırasında kayıtlıdır. Orijinal metinler ise Tescil Kutusu No: 31/ 269-270-271’de muhafaza edilmekte olup üç vakfiyedir. Bu vakfiye kayıtlarına göre Sultan Mesud’un türbesi Vezirköprü ilçesi Tatar Kalesi Köyünde bulunmaktadır. Şehzadesi Gazi Çelebi’nin türbesi ise Havza ilçesi Şeyh Safi Köyündedir. Amasyalı tarihçi Abdi-zade Hüseyin Hüsamettin Yaşar da uzun süren çalışmalar neticesinde kaleme aldığı Amasya Tarihi adlı eserinin Amasyadaki Türbeler bölümünde Sultan I. Mesud’un türbesinden bahsederken son kısmında Selçuklu hükümdarlarından Amasya Simre’sinde defnedilmiş olan Sultan I. Mesud ile Havza Simre’sinde defnedilmiş olan Sultan II. Mesud’un türbelerinde cüz okuyanlara verilmesi şartıyla bazı köylerin gelirleri vakfedilmiş olduğunu bildirir ve bu köylerin Amasya vilayetindeki Kocaoğlan, Üfte ve Tatar; Havza’da ise Şeyh Savcı, Konac ve Kapaklar köyleri olduğunu söyler. Resmi kayıtlardan kesin olarak anlaşılacağı üzere Selçuklu Sultanı II. Mesud’un Simre Nahiyesi sınırları içerisinde yer alan Tatar Kalesi Köyünde; Şehzadesi ve halefi Gazi Çelebi namı ile tanınan Taceddin Altunbaş-ı Selçuki de Umurbey, diğer adıyla Şeyh Savcı Köyünde medfun bulunduğu muhakkaktır. Tesbit edilen bu kayıtlar Gazi Çelebi’nin H. 756 (M.1355) da tanzim etmiş olduğu vakfiyesinde yer almaktadır. Bu vakfiyeden anlaşıldığına göre Tatar Kalesi Köyünde Sultan II. Mesud adına bir türbe, bir medrese ve bir camii kayıtlıdır. Umurbey Köyünde de Şeyh Savcı adına bir zaviye ve Sultan Taceddin adına da bir türbe kayıtlıdır. Ayrıca bütün bu yapıların müderrisleri, hatipleri, şeyhleri, cüz okuyanları ve mütevellilerinin isimleri bile bu vakfiyelerde kayıtlıdır. Bu bilgiler ışığında yapılan çalışmalar neticesinde Tatar Kalesi köyünde Sultan Türbesi namıyla taş yığınlarından ibaret türbe harabesi ve Şeyh Savcı Köyünde de dört duvardan ibaret “Sultan Altunbaş’ın Mezarı” diye bilinen bir kabir bulunabilmiştir (Yılmaz, 2015). Tüm bu verilerden hareketle Sultan II. Gıyaseddin Mesud’un mezarının Samsun ili Vezirköprü ilçesi Tatar Kalesi köyünde olduğunu söylemekte beis yoktur.”

 

Talha Uğurluel, fotoğrafta görülen mezarın II. Gıyaseddin Mesud’a ait olmadığını şu ifadelerle belirtmiştir:

“Burası Samsun’un Vezirköprü ilçesi Tatar Kalesi köyü değil, Havza’ya bağlı Şeyh Safi Köyü. Fotoğraftaki kabir 2.Gıyaseddin Mesut’un oğlu olup, babasından sonra bu bölgeyi 40 yıl kadar yöneten Taceddin Altunbaş. Evet 2000’li yılların başında Tatar Kalesi köyünde olduğuna dair bir iddia ortaya atıldı. Samsun il Kültür Turizm müdürlüğü bu iddianın peşinde bir hayli araştırma yaptı. Net bir kabir bulamadı. Ancak yakın zamanda Konya Alaaddin Camii içindeki Sultanlar Türbesindeki kemik analizlerinde, Son Türkiye Selçuklu Hükümdarı 2.Gıyaseddin Mesut’un naaşı, Konya Alaaddin Kümbeti’nin içinden çıktı. Detaylı bilgi için videomuzu izleyebilirsiniz👉”

 

 

 

Yorumunuzu yazınız...