Yeni Parti Genel Başkanı Özgür Özel’in seçim otobüsünün üzerinde konuşma yaparken arka arkaya defalarca Kürt dediği iddiasıyla paylaşılan video geçtiğimiz haftanın en ilgi çeken içeriklerinden biri oldu.

 

 

 

Konuyla ilgili hazırladığımız içerikte Özgür Özel’in “Sabaha kadar çılgınca Kürtleşelim mi? Ara beni. Kürt Kürt Kürt Kürt! dediği sanılan görüntünün ve sesin gerçek olmadığını, videonun Özgür Özel’in 10 Mayıs 2025 Van mitinginden görüntüsü ve sesi kullanılarak oluşturulduğunu aktarmıştık.

 

Özgür Özel’in Arka Arkaya Defalarca Kürt Dediği Duyulan Yapay Zekâ Üretimi Video

 

 

Özgür Özel’e yapılana benzer şekilde, yapay zekâ aracıyla (Kürt yerine Türk eklemeli) farklı bir video da Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ için hazırlandı.

 

“Ümit Özdağ’ın yapay zekayı aratmayan videosu sosyal medyada gündem oldu” cümlesiyle paylaşılan (sesin yapay zekâ aracıyla değiştirildiği) görüntü şöyle:

 

 

Bahse konu görüntüyü gündeme getiren sosyal medya paylaşımı şu şekilde:


 

 

Ümit Özdağ’ın “Sabaha kadar çılgınca Türkleşelim mi? Türk Türk Türk Türk” ifadelerini kullandığı duyulan videodaki ses de yapay zekâ aracıyla değiştirilmiş.

 

Paylaşılan videonun kaynağı, profilinde “Yapay zeka içerik üreticisi” tanımına yer veren Azela Vera (azela_vera) adlı içerik üreticisinin paylaşımı.

Adı geçen içerik üreticisinin ilgili paylaşımına “yapay zekâ içeriği” uyarısı düşülmüş.

 

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Azela Vera (@azela_vera)’in paylaştığı bir gönderi


 

Sesi değiştirilen videonun orijinali, Zafer Partisi Genel Başkanı Ümit Özdağ’ın 10 Ağustos 2026 günü Birinci TBMM Binası önünde TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen çerçeve yasaya tepki gösterdiği açıklamasından alınmış.

 

 

TBMM Genel Kurulu’nda görüşülen çerçeve yasanın, “PKK’ya yönelik özel af” niteliğinde olduğunu belirten Ümit Özdağ konuşmasında şu sözleri sarf etmiş:

“PKK, sadece PKK değil, PKK, KCK, PKK kapsamında Irak’ta, İran’da ve Suriye’de de örgütlü bir narkoterör örgütüdür. PKK’nın Suriye ayağı YPG’nin 4 tugay halinde örgütlenen yapısının silahlarını da toplayacak mısınız? Hayır. Irak PKK’sının silahlarını teslim alıp imha edecek misiniz? Hayır. Hala İran’da, İran Özel Kuvvetleri ve Devrim Muhafızlarıyla çarpışan PKK terör örgütünün elindeki silahları alacak mısınız? Ona da hayır. O zaman hangi silahları alıyorsunuz? PKK, kendisini feshedecek… Hangi PKK kendisini feshediyor? İran’daki PKK mı, Suriye’deki PKK mı, Irak’taki PKK mı? Hayır. Örgütün örgütsel yapısı, varlığını sürdürmeye devam ediyor. Bu yasa tasarısı ile terör örgütü elebaşı ve üyeleri dağılmak yerine affediliyor, cezaevinden tahliye ediliyor. Dış destek başta olmak üzere finansal, lojistik ve uyuşturucu altyapısına yönelik tedbirler olduğunu görmüyoruz. 2024’e kadar devlet kayıtlarından ‘narkoterör örgütü’ olarak geçen örgütün, 2025 ve 2026 belgelerinden narkotik kaçakçılığı ile ilgili faaliyetlerinin durmamasına rağmen çıkartıldığını görüyoruz. Ayrıca Öcalan’ın, bu yasa ve süreç çerçevesinde bulunduğu İmralı adasında mahkum konumundan çıkartılıp ‘siyasi misafir’ haline getirileceği ve umut hakkı çerçevesinde de sonunda serbest kalacağı anlaşılıyor.

Terörle mücadele sonucunda devletlerin amacı, terör örgütlerini yok etmek, toplumla bağını kesmektir. Oysa bu yasayla Irak’ta, İran’da, Suriye’de terör eylemlerini sürdüren bir örgütün elemanları Türkiye’de topluma entegre edilecekmiş gibi gösterilmektedir. Bunların zaman zaman Irak’a, Suriye’ye, İran’a gidip yarı zamanlı terörist olarak faaliyet göstermeyeceklerinden emin misiniz? Birinci terörle müzakere sürecinde pratiklerinizin Irak’a gidip Kandil’de eğitim aldıktan sonra gelip Türkiye’deki hendek terörünün altyapısını hazırladıklarını unuttunuz mu?

Önümüzdeki aylarda, anayasal veya yasal düzenlemeler yapılması sırasında anlaşmazlık çıkarsa PKK terör örgütünün Irak, Suriye veya İran’daki unsurlarıyla Türkiye içinde eylem yapmayacağından, terör eylemi yapmayacağından emin misiniz? Ankara’da Kahramankazan’da TUSAŞ’a yapılan baskının Suriye PKK’sı tarafından yapıldığını unuttunuz mu? Bu Çerçeve Yasa, Türk siyasetinde Ergenekon, Balyoz, casusluk davalarıyla yaratılan birinci travmadan, 2017’deki kirli referandumla gerçekleşen ikinci travmadan sonra çok ağır ve telafisi zor yeni bir toplumsal, siyasal travmaya, psikolojik travmaya, bir toplumsal kırılmaya neden olabilir.

Çünkü biliyoruz ki PKK affı olan bu tasarı, sadece bir başlangıç niteliği taşımaktadır. Daha sonra Anayasa’da yapılacak değişikliklerle mezhep ve etnik yapılara siyasi ayrıcalıklar verilmesi ve ucu açık bir Cumhurbaşkanlığı sistemine geçilmesi hedeflenmektedir. Böylece büyük Atatürk ve kahraman silah arkadaşlarının arkada burada, Birinci Meclis’te kurmuş olduğu Milli Üniter Laik Türkiye Cumhuriyeti fesholacak, Öcalan’ın ‘Demokratik Cumhuriyet’ diye ifade ettiği gevşek bir üniter devlet denilen bazıları tarafından, ama gerçekte çok uluslu özerk bölgeli bir federasyona doğru Türkiye, sürüklenmek istenecektir.”

 

 

Yorumunuzu yazınız...