“Çin’de boğulanı kurtarmanın yasak olduğu iddiası” doğru değil. Aksine Çin hukukunda, acil durumlarda başkasına gönüllü olarak yardım eden kişileri koruyan açık bir düzenleme mevcut.

 

 

Bugün, sosyal medyada giderek yaygınlaşan, Çin’de bir insanı kurtarmaya çalışan kişiler başarısız olursa suçlu ilan edilerek hapis ya da para cezasına çarptırılabildiği iddiasına değineceğiz.

“Çin’de boğulanı kurtarmanın yasak olduğu”, “Çin’de bir insanı kurtarmaya çalışırken kişi ölürse kurtarıcı para cezası ödediği”, “Çin’de acil bir durumda başka bir kişiyi gönüllü olarak kurtarırken yardım edilen kişiye zarar verilmesi halinde yasal yaptırıma uğranacağı” iddiaları bir hayli yaygın.

Mezkûr iddia son günlerde sosyal medyada yeniden gündeme geldi:

Serkan Tanyildizi (@srkntnyldz): “Çin’de yüzme bilmeyen bir baba, denizi düşen karısı ve çocuğunu kurtarması için çevredeki insanlara yalvardı ancak hiçbir Çinli anne ve çocuğu kurtarmak için Nehir’e girmedi. Çünkü bir dava örnek gösterilerek, bir insanı kurtarmaya çalışan kişiler başarısız olursa suçlu ilan edilerek para cezasına çarptırılabiliyor. Bir hâkimin saçma kararı ülkedeki herkesin acımasız bir vatandaş olmasına sebep olmuş…”

 

 

Çin’de geçmişte, yardım eden kişilerin hukuki sorun yaşayabileceği korkusu nedeniyle insanların kazazedelere müdahale etmekten çekindiği gerçek olaylar ve toplumsal tartışmalar yaşandı; ancak boğulan birini kurtarmayı yasaklayan bir Çin yasası bulunmuyor. Sanılanın aksine Çin’de carî hukuğa göre bir kişi, acil bir durumda başkasına gönüllü olarak yardım ederken, yardım ettiği kişiye zarar verirse, hukuki sorumluluktan muaf tutulmaktadır. Çin’de mağdurlara yardım eden kişileri korumayı amaçlayan, 2017 yılında yürürlüğe konan “İyi Samiriyeli” olarak adlandırılan “iyi niyetli yardımsever yasası” bulunmaktadır.

 

 

Yaralanmış, hasta, tehlikede veya başka bir şekilde aciz durumda olan veya olduklarına inanılan kişilere makul yardımda bulunanlara yasal koruma sağlayan “İyi Samiriyeli” (“Good Samaritan”) yasaları farklı birçok ülkede yürürlüktedir.

 

 

 

Yaralanan bir kişiye yardım edenlerin sonradan suçlanabileceği veya tazminat talebiyle karşılaşabileceği yönündeki kaygı Çin toplumunda bir hayli yaygındı.

Çin’de birinin mağdur rolü oynadığı ve müdahale eden herkesin hedef alındığı dolandırıcılık yöntemlerinin yaygın olduğu, bazı mağdurların tazminat alma umuduyla, gerçek suçlu yerine içinde bulundukları zor durumda kendisine yardım eden iyi niyetli kişileri “sorumlu” olarak suçladığı biliniyor.

Çin’de insanların yaralanan bir kişiye yardım edip ömür boyu tıbbî masraflarını karşılamak ve maddi / manevi tazminat ödemek yerine, açıkça yardıma ihtiyacı olan insanlara yardım etmeyip kamu otoritesinin vereceği cezayı karşılamanın daha iyi olduğu düşüncesi de hakimdi.

Kaza geçirmiş ya da yere düşmüş kişilere yardım eden bazı insanların daha sonra olaydan sorumlu tutulduğu yönündeki davalar kamuoyunda büyük yankı uyandırdı.

Özellikle 2006 yılındaki Peng Yu davası gibi kamuoyunda büyük yankı uyandıran olaylar, “yardım edersen başın derde girer” şeklinde bir algının oluşmasına yol açtı.

2006 yılında Nanjing’de yaşayan Peng Yu, yere düşen yaşlı bir kadına yardım ettikten sonra kadının kendisini düşürmekle suçlaması üzerine yargılandı. Dava ve mahkemenin gerekçesine ilişkin kamuoyunda aktarılan tartışmalar, Çin’de insanların yabancılara yardım etme konusunda daha ihtiyatlı davranmasına yol açan sembolik olaylardan biri hâline geldi.

Çin’de Peng Yu davası dışında benzer tartışmalı yardım kaynaklı davalar da gündem oldu.

Bu vakalar, toplumda yabancılara yardım etme konusunda ciddi bir tereddüt yaratacak kadar etkili oldu.

Örneğin 2011 yılı Ekim ayında Guangzhou yakınlarındaki Foshan’da Xiao Yueyue adlı iki yaşındaki kız çocuğu iki araba tarafından ezildi ve olay yerinden geçen 18 kişi acil yardımda bulunmadı. Güvenlik kamerası, kız çocuğunun, olay yerinden geçen 18 kişi tarafından görmezden gelindiği anları kaydetti. Kız çocuğu daha sonra hastanede hayatını kaybetti.

2014 yılında, Çin’in güneyindeki Guangdong eyaletinden bir adam yaşlı bir vatandaşa yardım etti ancak onu arabayla yere düşürmekle suçlandı. Tazminat talepleriyle karşılaşan adam intihar etti.

 

Ülke çapında infial uyandıran bir dizi çarpıcı olaydan sonra Çin hükûmeti, başkalarına yardım etme konusunda halkın tutumunu değiştirmeye yönelik yoğun çaba sarf etmeye başladı.

Bu kapsamda, başkalarına yardım etmek konusunda insanların kendisini güvende hissetmesi için mevzuat hazırlığına başlandı.

2012 yılında Çin Devlet Konseyi, iyi niyetli yardımseverleri korumaya yönelik fikirleri özetleyen ve istihdam ve diğer alanlarda tercihli politikalar öngören bir belge yayımladı.

Çin’in ilk “iyi niyetli yardımsever yasası” Shenzhen’de 1 Ağustos 2013 tarihinde yürürlüğe kondu. Yeni yasayla Shenzhen’de ihtiyaç duyanlara yardımda bulunan kişiler, açıkça “büyük hatalar” yapmadıkları sürece, çabalarından kaynaklanan her türlü sorumluluktan muaf tutuldu. Masumiyet karinesi güçlendirildi ve ispat yükü iddiada bulunan tarafa kaydırıldı.

Şanhay’da ise 29 Temmuz 2016 tarihinde kabul edilen yeni mevzuatla yalnızca acil müdahale konusunda deneyim sahibi olanların, muhtaçlara yardım sırasında neden oldukları zararlardan doğan sorumluluklardan muaf tutulması kararlaştırıldı. İlk yardım bilgisi olmayan kişilerin acil durum servislerini aramaları ve yalnızca çağrıyı yöneten sağlık personelinin talimatları doğrultusunda müdahalede bulunabilmeleri gerekliliği kabul edildi.

1 Ekim 2017 tarihinde ise ulusal çapta “iyi niyetli yardımsever yasası” yürürlüğe girdi.

Çin Medeni Kanunu‘nun 184. maddesine acil bir durumda başka bir kişiyi gönüllü olarak kurtarırken yardım edilen kişiye zarar verilmesi halinde, kurtarıcının kural olarak hukuki (medeni) sorumluluk taşımayacağı hükmü eklendi.

Çin’in resmî hukuk bilgilendirme kaynakları bahsi geçen hükmün amacının insanların acil durumlarda yardım etmekten çekinmesini önlemek ve iyi niyetle müdahale eden kişileri hukuki sorumluluk riskinden korumak olduğunu açıkça belirtmektedir. Çin Eğitim Bakanlığı’nın hukuk bilgilendirme platformunda da Medeni Kanun’un 184. maddesi açıklanırken, gönüllü acil yardım sonucunda yardım edilen kişiye zarar verilmesi durumunda yardım eden kişinin medeni sorumluluk taşımayacağı aktarılmaktadır. Çin basınında yayımlanan haberlerde, düzenlemenin insanların tedavi veya kurtarma girişimlerinde hata yapmaları halinde hukuki sonuçlarla karşılaşma korkusunu azaltmayı amaçladığı ifade edilmektedir.

 

Bu noktada önemli husus, “medeni sorumluluk” ile “ceza sorumluluğu” arasındaki fark. Medeni Kanun’un 184. maddesi esas olarak gönüllü acil yardım sırasında ortaya çıkabilecek medeni sorumluluğu düzenlemektedir. Bu, kişinin yaptığı her türlü eylemin otomatik olarak ceza hukukundan muaf olduğu anlamına gelmemektedir. Örneğin bir kişinin gerçekten kurtarma amacıyla hareket etmesi ile bilerek veya ağır biçimde hukuka aykırı bir eylem gerçekleştirmesi aynı durum değil.

 

 

Özetle: Çin’de bir kişinin boğulan başka birini kurtarmaya çalışması ve tüm çabasına rağmen kişinin hayatını kaybetmesi, tek başına kurtarıcıyı suçlu veya para cezasına çarptırılacak kişi haline getirmiyor.

 

 

Yorumunuzu yazınız...