Ağır derecede açlık ve yorgunluk nedeniyle yere çökmüş küçük bir çocuk ve birkaç metre gerisinde bekleyen akbabanın görüldüğü ikonik fotoğrafı mutlaka hatırlarsınız…
Sudan’daki kıtlığın yol açtığı insanî yıkımı tek bir kareye sığdıran ve foto muhabirliğinin etik sınırları üzerine yıllarca sürecek bir tartışmanın da simgesine dönüşen ünlü fotoğraf Güney Afrikalı foto muhabiri Kevin Carter tarafından 1993 yılında Sudan’ın Ayod bölgesindeki kıtlık sırasında kaydedildi.
Yalnızca bir açlık fotoğrafı olarak değil, gazetecinin acı karşısındaki konumunu, fotoğrafın kamuoyu üzerindeki gücünü ve başkalarının çektiği acının görüntülenmesinin etik sınırlarını tartışmaya açan önemli bir basın tarihi belgesi olan ünlü fotoğraf uzun süredir bazı yanlış aktarımlarla kullanılıyor.
20. yüzyılın en çarpıcı savaş ve insani kriz fotoğraflarından biri olarak kabul edilen fotoğraf hakkında “Bu fotoğrafın öyküsünü biliyor musunuz?” gibi sorularla paylaşılan farklı metinler şöyle örneklenebilir:
“Bu fotoğraf 1994’de “SUDAN” daki kıtlık sırasında çekildi.
Ve fotoğrafçı Kevin Carter’a Pulitzer Ödülünü kazandırdı.
Çocuk emekleyerek 1 km. ötedeki Birleşmiş Milletler yemek kampına gitmeye çalışıyor. Arkasındaki akbaba, çocuğun ölmesini bekliyor.
Fotoğrafı çeken Kevin Carter Fotoğrafı çeker çekmez oradan ayrılıyor. Kimse çocuğa ne olduğunu bilmiyor.
Fotoğrafçı Kevin Carter 3 ay sonra depresyona giriyor ve intihar ediyor.”
“1960 doğumlu güney afrikalı fotoğrafçı Kevin Carter, 1993 yılında Birleşmiş Milletler’e ait bir insani yardım gemisiyle Güney Sudan’a gitti. sudan o dönem çok büyük bir kıtlıkla mücadele etmekteydi. Gerçek bir insanlık dramının yaşandığı Sudan’da Kevin Carter, hemen herkesin malumu olan ve kendisinin de hayatını değiştirecek olan o meşhur fotoğrafı çekti. Fotoğrafta, yaklaşık 800 metre ilerideki Birleşmiş Milletler kampına ulaşmaya çalışırken bitkin düşmüş bir çocuk ve onun başında, onun ölmesini bekleyen bir akbaba vardı. Fotoğraf kısa bir süre içinde New York Times’ta yayınlandı ve tüm dünyada büyük yankı uyandırdı. Afrika’daki açlık ve kıtlık sorununa daha önce hiç kimse bu kadar dikkat kesilmemişti. Fotoğrafın ardından çocuğun akıbeti çok merak edildi. Carter, fotoğrafı çektikten sonra akbabanın kaçtığını ve kendisinin de oradan uzaklaştığını açıkladı. Çocuğa yardım etmemesi tepkilere neden olan carter; kendisini, yardım görevlisi olmadığını söyleyerek savundu. O dönem gazeteci ve fotoğrafçılar, herhangi bir hastalık riskini azaltmak açısından insanlara dokunulmaması yönünde uyarılıyordu. Yardım örgütlerine büyük maddi kaynak sağlayan bu fotoğraf, Kevin Carter’a 1994 yılında Pulitzer Ödülü kazandırdı. bu olayın ardından aldığı tepkiler nedeniyle ağır depresyona giren Carter, Temmuz 1994’te Johannesburg’da İNTİHAR etti.”
“Akbaba ve Küçük Kız” (“The Vulture and the Little Girl“) adı verilen ikonik ve sarsıcı kare ile ilgili yanlışa aktarımları sıralayalım:
- “Akbabanın izlediği “küçük kız” olarak nitelenen çocuğun aslında Kong Nyong adlı bir erkek çocuk olduğu yıllar sonra 2011’de ailesi ve köydeki görevliler tarafından doğrulandı.
- Kevin Carter’ın yardım etmek yerine akbabanın çocuğu yemesini izlediği ileri sürülse de fotoğrafçı bu kareyi çektikten sonra akbabayı kovalamış. Carter, kuşun kanatlarını açması için yaklaşık 20 dakika beklediğini, fotoğrafı çektikten sonra ise akbabayı kovaladığını açıklamıştı.
- Birleşmiş Milletler yardım merkezine ulaşmaya çalışan ve merkezin yaklaşık bir kilometre kadar uzakta bulunan küçük çocuk o gün ölmedi, sağ kurtuldu ve ihtiyaç duyduğu yardımı aldı. Çocuğun Birleşmiş Milletler beslenme merkezine ulaşmasına yardım edildiği biliniyor.
- Fotoğrafın çekildiği gün sağ olarak kurtulan ve beslenme merkezine ulaşan çocuğun 2007 yılında ateşli bir hastalık nedeniyle hayatını kaybettiği ailesi tarafından paylaşıldı.
- 23 Mart 1993 günü The New York Times gazetesinde yayınlanan ve kısa sürede büyük yankı uyandıran bu kareyle Carter 1994 yılında Pulitzer Ödülü’nü kazandı. Ancak fotoğraf, “Fotoğrafçı çocuğa yardım etmek yerine neden önce kareyi çekti?” minvalindeki yoğun eleştirileri ve vicdanî tartışmaları da beraberinde getirdi. Kevin Carter, 33 yaşındayken 27 Temmuz 1994 günü yaşamına son verdi. Carter’ın intiharının akbabanın peşindeki çocuğu yalnız bırakması, küçük çocuğun ölmesi ya da fotoğraf hakkındaki yorumlar ile ilgili olduğu ileri sürüldü. Kevin Carter’ın intiharının çektiği ünlü fotoğrafla ilgili vicdan azabının ötesinde savaş muhabirliğinin getirdiği ağır travmalar, yakın arkadaşı Ken Oosterbroek’in öldürülmesi, yoğun depresyon ve maddi/özel hayatındaki sıkıntılar ve kariyer sorunları kaynaklı olduğu da belirtildi.







