Anasayfa » Tüm Yazılar » 2. Abdülhamid Döneminde Hiç Toprak Kaybedilmediği İddiası

2. Abdülhamid Döneminde Hiç Toprak Kaybedilmediği İddiası

malumatfurusorg
2. abdulhamit dönemi toprak kaybı

“II. Abdülhamid Döneminde Tek Karış Toprak Kaybedilmedi” İddiası Doğru Değil

Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamid’in 33 yıl Osmanlı Devleti’ni savaşa sokmayıp, hiç toprak kaybı yaşatmadığı iddiası doğruyu yansıtmıyor. Osmanlı İmparatorluğu, 2. Abdülhamid’in 33 yıllık idaresi süresince Tunus, Girit, Mısır, Kıbrıs, Sırbistan, Karadağ, Romanya, Bulgaristan, Bosna Hersek, Niş, Teselya, Kars, Batum, Ardahan’ı kaybetmiştir.

 

Osmanlı Padişahı 2. Abdülhamid, 31 Ağustos 1876 tarihinde çıktığı tahttan 32 yıl 7 ay 13 günlük saltanatının ardından 27 Nisan 1909 günü indirilmişti.

2. Abdülhamid’in saltanatı süresince Osmanlı İmparatorluğunun hiç toprak kaybı yaşamadığı iddiası bir hayli popüler.

2. Abdülhamid devrinde Osmanlıyı savaşa sokmayıp, hiç toprak kaybı yaşatmadığına inanılsa da, tarihi gerçekler aksi yönü işaret ediyor.

2. Abdulhamit’in hüküm sürdüğü 1876-1909 yılları arasında Osmanlı İmparatorluğu’nun kaybettiği topraklardan bazıları şu şekilde: Tunus, Girit, Mısır, Kıbrıs, Sırbistan, Karadağ, Romanya, Bulgaristan, Bosna Hersek, Niş, Teselya, Kars, Batum, Ardahan.

 

2. Abdulhamid Döneminde Osmanlı İmparatorluğu Sınırlarında Değişimi Gösteren Karşılaştırmalı Harita (1876-1909) (Görselleştirmede Geacron.com‘dan istifade edilmiştir)

 

İlaveten, 2. Abdulhamid’in saltanatı döneminde yaşanan siyasi olaylara dair ya da Osmanlı İmparatorluğu’nun toprak kayıplar hakkındaki Vikipedi başlıklarını bile sıralamak bu iddianın yersizliğini sergilemek için yeterli olur.

Siyasi olaylar

  • Tahta çıkışı ve Birinci Meşrutiyet
  • Balkanlarda karışıklıklar ve uluslararası ortam
  • Sırbistan ve Karadağ ile savaş (1876-1878) ve Tersane Konferansı
  • 1877-78 Türk-Rus Savaşı (93 Harbi)
  • Bosna Hersek ve Yenipazar’ın Avusturya tarafından işgali (1878)
  • Kıbrıs’ın Birleşik Krallık tarafından işgali (1878)
  • Birleşik Krallık Kıbrıs Yüksek Komiserliği Bayrağı
  • 1878’de Kıbrıs’a İngiliz bayrağının çekilmesi
  • Tunus’un Fransa tarafından işgali (1881)
  • Borçların ödenemez hale gelmesi ve Borçlar İdaresi’nin (Düyun-u Umumiye) kurulması (1881)
  • Yunanistan’ın Teselya’yı ilhakı (1881)
  • Mısır’ın Birleşik Krallık tarafından işgali (1882)
  • Somali’nin Birleşik Krallık tarafından işgali (1884)
  • Habeş Eyaletinin İtalya tarafından işgali (1885)
  • Şarki Rumeli’nin Bulgaristan tarafından ilhakı (1885)
  • Makedonya’da tedhiş hareketleri
  • Ermeni isyanları (1891-1895)
  • Yunanistan ile savaş (1897)
  • Girit’e özerklik verilmesi (1898)
  • Kuveyt’in özerklik kazanması (1899)
  • Yemen İsyanı (1905)
  • İkinci Meşrutiyet (1908)
  • Bulgaristan’ın bağımsızlığını ilan etmesi (1908)
  • Avusturya’nın Bosna-Hersek’i ilhak etmesi (1908)
  • Girit’in Yunanistan’a katılma kararı (1908)
  • Tedbirler
  • İkinci Meşrutiyet
  • 31 Mart Ayaklanması ve Tahttan İndirilişi

 

Brittanica‘da 2. Abdulhamid’in 1878 yılından 1908 yılına değin İmparatorluğun topraklarını Rumeli’nin doğusu, Girit, Mısır ve Tunus dışında korumayı başardığı şöyle aktarılmıştı:

“Abdülhamid, 1878’den sonra imparatorluğu korumakta makul bir başarı elde etti. Doğu Rumeli hariç, 1908’e kadar başka toprak kaybetmedi (1881’de Fransa tarafından işgal edilen Tunus’ta ve 1882’de İngiltere tarafından işgal edilen Mısır’da Osmanlı otoritesi zaten önemsizdi). Girit’te Yunanistan 1897’de Giritlileri desteklemek için müdahale ettiğinde Osmanlılar isyanları bastırdı ve Yunanistan’ı mağlup etti. Ancak Avrupalı ​​güçler, Abdülhamid’i Girit’e özerklik vermeye zorladı. Avrupa’nın Makedonya’da önemli reformları uygulamaya zorlama çabalarını engellemede daha başarılı oldu. Arabistan’da Osmanlılar , 1870’lerin başında başlamış olan güçlerini genişletmeye devam ettiler.”

 

Ayastefanos ya da Berlin Antlaşmalarını okumak da bu iddianın gerçek dışılığının anlaşılması adına kâfi gelebilir…

 

ikinci abdulhamid

II. Abdulhamit

2. Abdülhamit döneminde tek karış toprak kaybedilmediğine dair asılsız iddiaya ilişkin bazı tarihçi ve araştırmacıların yorumları ise şu şekildeydi:

 

 

İLAVE: Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan da 21 Mayıs 2022 günü Adana’da Gençlik Şöleni’nde yaptığı konuşmada 2. Abdulhamid döneminde toprak kaybının yaşanmadığı yönündeki yanlış iddiayı şöyle dile getirmişti:

“Abdülhamid Sultan’a dil uzatan, laf atan hanımefendiye şunu sormak lazım; 33 yıl hasta dev diye takdim edilen Osmanlı’yı bir karış toprak kaybetmeden yöneten Sultan Abdülhamid’e hakaret haddini aşmazlıktır. Ve bu haddini aşanlara bu millet 2023 seçimlerinde haddini bildirecektir. Meral hanım, sen kim Sultan Abdülhamid’e saygısızlık kim…”

Cumhurbaşkanı Erdoğan 2016 Mart ayında İstanbul’da Yıldız Sarayı Silahhane Binası’nda gençlerle bir araya geldiği programda ikametine tesis edilen Beylerbeyi Sarayı’nda 10 Şubat 1918 günü eceliyle vefat eden 2. Abdulhamid’in idam edildiğini ileri sürmüştü:

“Aslında tabi bu tarihi mekânın tarihi çok çok enteresan, çok çok ilginç. Tabi Sultan Abdülhamit cennet mekânın bizlere bir mirası. Bütün buralar, Yıldız Sarayı yapılıp kendisinin hal fermanı da ne yazık ki burada imzalanmış ve buradan hal edilmek üzere ne yazık ki yola çıkmış, böyle bir mekânın içerisindeyiz. Ve 33 yıllık o iktidarı döneminde Osmanlı’nın en zayıf olduğu dönemde hiçbir şey kaybetmeden bu toprakları koruyan bir Sultana, bir Lidere bu reva görülmüş ve ondan da hal fermanını imzalayarak kendisini ne yazık ki idam etmişler.”

 

II. Abdulhamit Dönemi Toprak Kayıpları Hakkında Yanlış Bilgi Paylaşan Yazarlar

Markar Esayan, Akşam Gazetesi’nde 5 Temmuz 2016 tarihinde yayınlanan ”Bu kervan doğru yolda” başlıklı köşe yazısında 33 yıllık 2. Abdülhamit devrinde hiç toprak kaybı yaşanmadığını iddia etme gafletinde bulunmuş:

''Osmanlı pek çok faktörün yanında diplomasi maharetine sahip olmadığı için yıkılmıştı. Bir istisna olarak 2. Abdülhamid 33 sene bir metre toprak kaybetmeden ülkeyi dış müdahalelerden korudu.''

ikinci abdulhamit dönemi toprak kaybı

 

Emin Pazarcı, Akşam Gazetesi’nde 6 Temmuz 2016 günü yayınlanan “Eyvah bu biz miyiz?” başlıklı yazısında kendisinden bir gün önce aynı gazetedeki köşedaşı Markar Esayan’ın yaptığı hatayı benzer ifadelerle tekrarlamış.

"Kimilerinin “kızıl sultan” diye saldırdığı, aslında ulu bir hakan olan Osmanlı Padişahı Sultan Abdülhamit. Osmanlı’nın en sıkıntılı döneminde 33 yıl tahtta kalan, buna karşılık bir karış bile toprak kaybetmeyen Sultan Abdülhamit, Hicaz Demiryolu’nu yaptıran kişi. Bu projeyi gerçekleştirirken de iki hedef güdüyor."

ikinci abdulhamit dönemi toprak kaybı

Hatalar da sanki bulaşıcı, önce aynı gazete içinde yayılıyor gibi…

Ergün Kaftancı, Yeniçağ Gazetesi‘nde 5 Şubat 2018 günü yayınlanan “CHP, aynı CHP” başlıklı yazısında II. Abdulhamid’in 1913 yılında toprak kaybettiğini iddia ederek tarih bilgisini konuşturmuş:

Abdülhamit döneminde yaşanan toprak kayıpları ise 1876, 1909 ve 1913 yıllarında... AKP'liler neredeyse bunları da CHP'nin sırtına vuracak...

1876 Abdülhamit'in tahta oturtulduğu yıl, 1908 2. Meşrutiyet'in ilan edildiği yıl, 1913 ise Atina Antlaşması'nın imzalandığı yıl...

Bu antlaşmayla birçok toprak parçasıyla birlikte, karasularımız içinde kalan 18 adayla Gökçeada ve Bozcaada hariç diğer adalar Yunanistan'a verildi.

Lafın kısası, adaların elimizden çıkması Lozan ile bağlantılı değil, Osmanlı'nın yenilmesinden doğan anlaşmayla el değiştirme...

Bu gidişle Abdülhamit'in toprak vererek işlediği suçu da CHP'ye fatura ederlerse şaşırmam...

II. Abdulhamid, 27 Nisan 1909 günü tahttan indi. 1913 yılında II. Abdulhamid’in toprak kaybettiğini iddia etmek de abesle iştigaldir.

Burhan Ayeri, Yeniçağ Gazetesi’nde 16 Eylül 2016 günü yayınlanan “Emekliyle Bu Kadar Oynamayın” başlıklı yazısında 2. Abdulhamit’in 33 yıllık hükümranlığı boyunca tek karış toprak kaybedilmediği yönündeki yanlış iddiaya yer vermiş:

"Onların üstü kapalı geçtiklerini bir de ben yorumlamak istiyorum. Mesela 2. Abdülhamit'i yıllar yılı iki ayrı gözlükle okudum. Birinden bakınca "Kızıl Sultan"dı. Diğerinden ise "Ulu Hakan" oldu. Doğru olan hangisi? Bu, zamana ve iktidardakilerin görüşüne göre değişmekte. Yılların GATA'sına onun ismi verildiğine göre halen hangi görüşün baskın olduğunu anlayabilirsiniz. Bir yanda darbecileri hal'leden ve Mithat Paşa'yı öldürten biri var. Diğer tarafta 33 yıl bir karış toprak kaybetmediği iddia edilen bir imparator. Kimilerinin onunla aynı değeri verdiği Mehmet Akif Ersoy'un, Abdülhamit'ten "iblisle 33 yıl despotizm yaşadık" şeklindeki sözleri hatırlatıldı...."

 

300px-OttomanEmpireIn1683tr

 

Toprak kaybından bahis açılmışken…

Hüseyin Öztürk, Yeni Akit Gazetesi’nde 30 Eylül 2015 tarihinde yayımlanan “Kosova’dan Bursa’ya” başlıklı köşe yazısında Kosova’yı odak noktasına almış:

"Evet, 520 yıl boyunca Müslümanıyla, Katoliğiyle, Ortodoksuyla, Sırp, Arnavut, Boşnak, Türk demeden “huzur, güven ve istikrar” içerisinde yönetilen Balkan topraklarında bugün 6 ayrı ülke vardır. Bu 6 ülke Türkiye sınırından fiziki olarak ayrılsa da Müslüman halkımız bir ve beraberdir."

Türkiye hariç toplam 9 Balkan ülkesi (Arnavutluk, Bosna Hersek, Kosova, Karadağ, Makedonya, Yunanistan, Bulgaristan, Hırvatistan ve Sırbistan) Osmanlı yönetimi altındaydı. 6 değil.

 

ikinci abdulhamit dönemi toprak kaybı

 

Bu yazılara da göz atabilirsiniz

12 yorumlar

Cengiz Demir 19 Mart 2017 - 11:59

Abdülhamid Han Meşrutiyet dönemlerinde meclisiteki gayrimüslim ve kripto dönemler ve masonların ihanetleri nedeniyle kasten kötü yönetim nedeniyle toprak kaybettirilmiştir. Meselâ, Rus harbi savaş îlânı meclisten çıkmıştır

yanıt
adamrte 25 Şubat 2021 - 08:43

Aslında biraz daha geriye gidilince Sultan abdülaziz e darbe yapanların yani jon türkler in darbe yapma amaçları ve katletme sebepleri meşrutiyet yani padişahın yetkilerini kısıtlama sistemini kabul ettiremedikleri içindir. Abdulhamit han meşrutiyet ilan ettikten sonra toprak kayıpları olmuştur. Buda ittihat ve terakki uzantılarının ihanetleri yüzünden olmuştur. Tüm yetki padişahta olmuş olsa zaten ne toprak kaybı olur ne de onu tahttan indirip sürgüne gönderemezlerdi.

yanıt
Abdullah 5 Mart 2022 - 20:13

Bir kere zaten ULU HAKAN ın tahta geçmesi bile koşulludur.Koşullu tahta çıkarılan ilk padişahtır.Jön türkler adı altındaki topluluğun ULU HAKANA meşrutieti ilan etmesi koşuluyla tahta çıkabileceğini sunmuşlardır.ittahatçıların devleti 93 harbine sokmasıyla devletin gidişatı iyiye gitmedi.ULU HAKANA iftira edenler ve aşğılayanlar açsında düşmanlarımızın ağızından ULU HAKANIN ne kadar zeki ve büyük bir padişah olduğunu idrak etsinler.BÜYÜK ADAM tenkitle yıkılmaz

yanıt
Arif 2 Ağustos 2022 - 02:58

:)) ulan az sallayın az jön Türk kuruluş 1908 🙂 İttihatçılar 93 harbine sokması demiş bide yav 🙂 ula 93 harbi 1877 de oldu terakkinin kuruluşu 1889 kafasız seni 🙂 hangi kafayla nerenizden tarih yaratıyorsunuz siz yav :)) 93 harbi zamanı terakki daha dünyada bile yok 🙂

yanıt
çomar eğitici 20 Haziran 2022 - 17:00

Hmmm Abdülaziz i indiren ve yerine kardeşlerini getiren ve ülkenin idaresini her türlü ellerine geçiren güç ittihatçılar olsa da toprak kayıplarının sorumlusu Abdülhamid han elbette.

yanıt
Yunus 9 Temmuz 2022 - 10:22

Abdülhamid han döneminde demişsin keşke birde bu toprak kayıplarına sebep olanları, Osmanlı Rusya savaşına sebep olanları belirtseydin. Ama galiba siz yandaşsınız ya da Osmanlı düşmanı. Sultan Abdülaziz i deviren ve yerine Abdülhamid hanı getiren darbeci güç yani söz sahibi olan asıl arka plandaki güç .. Amaçları zaten sorumluluğu ve doğacak zararları onların üzerine yıkmaktı

yanıt
Arif 2 Ağustos 2022 - 03:01

Ülkenin neyini yıkacak ? Abdülhamit duyuni umumiye ile yapacağını yaptı zaten ? Senin vergilerinin borçlarının kontrolü bile ingilizin fransızın elindeydi ülkenin varlıklarını demiryollarına limanlara kadar tütün vergilerine kadar yabancılara verende abdülhamittir ? Neyi yıkıyorsun ?

yanıt
Ömer Faruk 25 Temmuz 2022 - 19:13

O kaybedilen topraklar meşrutiyet döneminde olup Abdülhamid Hanın elinde olmayan zamanlardı bu yüzden bunun mesulü Abdülhamid Han değil meşrutiyettir.

yanıt
Arif 2 Ağustos 2022 - 03:00

Meşruiyette yürütme organı padişahdır yani abdülhamittir 🙂 yürütmenin başı o padişah yani kendi kendinize Senaryo yaratmayın kafanızda… Duyuni umumiye ile ülkenin varlıklarını demiryollarına limanlara kadar tütün vergilerine kadar yabancılara verende abdülhamittir

yanıt
Mehmet 2 Ağustos 2022 - 12:13

Çok yerinde bir doğruluk kontrolü yapmışsınız. RTE diyor ki “Aldulhamid han Toprak kaybetmedi” siz diyorsunuz ki tam tersi. Abdülhamid han “döneminde” Toprak kaybedilmediği iddiası doğru değil. Toprak kaybedenler meşruti dönemlerde meclisi yönetenler ve yanlış kararlar alanlardı diyen ahmaklar var. Sanki tek toprak 1877-78 savaşında kaybedilmiş gibi. işte bunlar hep fazla atv dizileri izlemekten. Biraz gerçeği anlamayı denesinler, zor değil.
Amcasına darbe yapan ve indiren güç onun yerine kardeşini sonra da Abdülhamid han ı getiren güç Toprak kayıplarında başrol oynayan güçmüş. buna ancak Troller güler. harbi doğruluk kontrolü sayfası.
Abdulmahid han zaten gelir gelmez kendini savaşın içinde bulmuşmuş. peki sonra kaybedilen topraklar? hep bahane hep bahane. bu salaklar bir de bu savaşı çıkaranlar da yine mithat paşa ve kitlesi diyip duruyor. ahmak işte.

yanıt
Mehmet 3 Ağustos 2022 - 01:30

Angut bunlar hakikaten dayanamadım, tekrar baktım bu yazıya içimi dökmek istedim. İşim gücüm bu yazı oldu. Millete nasıl koyduysa bu yazı hakikaten admin. Sabah akşam bu yazıda. Analarının dımına bakarak gülüyorum çünkü bu komik bir durum sağol insanlar en azından bu yazı ile gerçeği çözmeye çalışır. gözü kör ocu olanların gerçeği anlaması için yeterli olur

yanıt
arif 7 Ağustos 2022 - 12:38

yav tayyip zır cahil adamın teki onun dediği lafla hareket edilirmi ? 1982 de yapılmış van yüzüncü yıl üniversitesini biz yaptık diyen 1992 de yapılmış karaelmas üniversitesini biz yaptık diyen 1987 de yapılmış adnan menderes havalimanını biz yaptık diyen adamın abdülhamit toprak kaybetmedi dediğine inanılırmı ? 🙂 meşrutiyette yürütme organı gene padişahtır yani abdülhamittir onun dediği olur 🙂 ve sıbristan romanya tunus mısır kıbrıs gibi 1.5 milyon kilometre kare topraklar baykuş abdülhamit zamanı gitti… onuda geçtim muarrem kararnamesi yayınladı abdülhamit yani ülkenin iflasının kararnamasidir bu.. ondan 1-2 hafta sonra duyuni umumiye kuruldu senin vergilerinin borçlarının kontrolü bile ingilizin fransızın elindeydi ottomanbank yani osmanlı bankasını bile ingilizler kurmuştu… ülkenin varlıklarını demiryollarına limanlara kadar tütün vergilerine kadar yabancılara verende abdülhamittir…. yahudi bankerlerden rotshchildlerden borç alan ülkeyi borca sokanda abdülhamittir…. hain değildir ama boş vasıfsız adamın tekidir… okadar mis gibi padişah varken gidipte en boş vasıfsızlardan birini yok ulu hakan yok bilmemne diye övmek akıl mantık dışı bir durumdur tamamen cahillik göstergesidir.

yanıt

Yazı İçeriğiyle İlgili Yorum Yapmak İsterseniz Buyrunuz