12 Adanın Lozan Antlaşmasıyla Kaybedildiği İddiası

12 Adanın Lozan Antlaşmasıyla Kaybedildiği İddiası Doğru Değil

12 Ada, 1911 yılında İtalya’ya bırakılarak kaybedilmişti. Ege Denizi’ndeki diğer adalar ise 1912 Balkan Savaşı’nda Yunanistan tarafından işgal edilmişti. I. Balkan Savaşı sonunda gerçekleşen Londra Konferansı’nda 30 Mayıs 1913 tarihinde imzalanan Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Ege Adaları’nın geleceğine dair kararı (büyük) devletlere bırakmış ve böylelikle adalar üzerindeki hakimiyetini fiilen kaybetmiştir. 14 Kasım 1913 tarihinde imzalanan Atina Antlaşması ile Meis hariç 12 adanın İtalya’ya, Gökçeada ve Bozcaada hariç diğer adaları Yunanistan’a bırakılması kararlaştırılmıştı. Bu adaların durumu, Lozan Antlaşması’nın imzalanması öncesindeki  görüşmelerde ele alınmamıştı. İtalya’ya bırakılan adaların Yunanistan’a geçişi de çok sonraları 1947 yılında gerçekleşmişti. 12 Ada 10 Şubat 1947 tarihli Paris İtalyan Barış Antlaşması ile gayri askerî statüde olmaları kaydıyla Yunanistan’a bırakılmıştı.

Ege Denizi’ndeki 12 Ada’nın tamamı Lozan’daki müzakereler esnasında değil, Lozan’dan çok önce kaybedilmişti. Lozan Anlaşması’nın İngilizce metninin ve Türkçe tercümesinin incelenmesinden de görülebileceği üzere, 12 Adanın statüsü Lozan’dan daha önce kararlaştırılmıştı. Ayrıca, İtalya’ya bırakılan adaların Yunanistan’a geçişi de çok sonraları 1947 yılında gerçekleşmişti.

Konunun uzmanlarından yardım alarak süreci aktaralım:

  • 12 Ada, 1911 yılında İtalya’ya bırakılmıştı, Ege Denizi’ndeki diğer adalar ise 1912 Balkan Savaşı’nda Yunanistan tarafından işgal edilmişti.
  • I. Balkan Savaşı sonunda gerçekleşen Londra Konferansı’nda 30 Mayıs 1913 tarihinde imzalanan Londra Antlaşması ile Osmanlı Devleti, Ege Adaları’nın geleceğine dair kararı büyük devletlere bırakmış ve böylelikle adalar üzerindeki hakimiyetini fiilen kaybetmiştir
  • 14 Kasım 1913 tarihinde imzalanan Atina Antlaşması ile büyük devletler, Meis hariç 12 adanın İtalya’ya, Gökçeada ve Bozcaada hariç diğer adaları Yunanistan’a bırakmayı kararlaştırmıştı.
  • Büyük Devletler tarafından çıkarlarının dikkate alınmaması nedeniyle büyük bir hayal kırıklığına uğrayan Osmanlı Devleti, 15 Şubat tarihli cevabî notasında Gökçeada, Bozcaada ve Meis’in iadesini senet kabul edip diğer adalar üzerindeki haklı taleplerini elde etmek için gayret sarf edeceğini bildirmişti. Meselenin bu şekilde çözümlenmesini istemeyen Osmanlı Devleti, Büyük Devletler aracılığıyla çözüm aramak yerine artık adalar konusunda doğrudan Yunanistan ile ikili görüşmeler yapmaya çalışmıştı. Ancak, I. Dünya Savaşı’nın başlamasıyla bu çalışmalar sonuçsuz kalmış, savaş boyunca adalardaki İtalyan ve Yunan işgâlleri devam etmişti.
  • Lozan Antlaşmasına konu olan adalar aslında 2’ye ayrılabilir:
    • Birinci grupta, Yunanistan’ın bağımsızlığını elde ettiği 24 Nisan 1830 ile Lozan Barış Antlaşması’nın imzalandığı 24 Temmuz 1923 arasındaki dönemde Yunanistan’a bırakılan adalar bulunmaktadır.
    • İkinci grupta ise, Lozan Barış Antlaşması ve 10 Şubat 1947 Paris İtalyan Barış Antlaşması ile gayri askerî statüde olmaları kaydıyla Yunanistan’a bırakılan adalar bulunmaktadır. Bunların dışındaki ada, adacık ve kayalıklar için egemenlik devri yapılmamıştır.
  • Antlaşma ile Semadirek, Limni, Midilli, Sakız, Sisam ve Ahikerya adaları ismen sayılarak; Taşoz, Bozbaba ve İpsara Adaları ise Altı Büyük Devlet Kararı’na atıf yapılarak ve bu karar gereğince adaları askerî amaçlarla kullanmaması kaydıyla Yunanistan’a devredilmiş, Gökçeada, Bozcaada ve Tavşan Adaları ile Anadolu kıyısına üç milden az uzaklıkta bulunan adalar üzerindeki Türk egemenliği teyit edilmiştir. Bu antlaşma hükmüne tâbi olan toprak parçaları sadece adalar olduğundan adacık ve kayalıklar egemenlik devrine konu olmamışlardır.
  • İtalya’ya bırakılan adalar ise Paris Antlaşması ile 1947 yılında Yunanistan’a geçmiştir.

Kıbrıs, Berlin Konferansı’nda İngiltere’nin Osmanlı’ya destek çıkması karşılığında geçici olarak İngiltere’ye 1878 yılında bırakılmıştı. Kıbrıs’ın geleceği Lozan Barış Antlaşması’nda hukuken belirlendi ve Birleşik Krallık’a bırakıldı.

Libya, yani Trablusgarp, ise 1912 yılında imzalanan Uşi Antlaşması ile kaybedilmişti.

İlaveten, “12 Ada”nın isimlendirmesine bakınca 12 adet adanın kastedildiğini anlamak yanlış. 12 ada ifadesi, 12 Ada Bölgesinin yönetimini sağlayan “12’li ihtiyar heyeti” şeklindeki yönetim biçiminden kaynaklanmaktadır. Aslında o bölgede 12 değil 20’den fazla ada bulunmaktadır.

 

12 Adanın Lozan’da Kaybedildiğini Sanan Yazarlar

Bekir Hazar, Takvim Gazetesi’nde 30 Eylül 2016 günü yayınlanan “Çocuklara Anlatın” başlıklı yazısında Lozan Antlaşması ile kaybettiğimiz topraklar hakkında kendisinden beklenecek bir yanlışa düşmüş:

"Kurtuluş Savaşı'ndan galip çıktık, düşmanı denize döktük diye övündük ama masada ne Mısır, ne Libya, ne Musul, ne Kerkük kaldı. Kıbrıs'ı İngilizlere verdik... ."

"Adalar Yunanistan'a böyle gitti. ."

Bekir Hazar 12 Adalara ilaveten Kıbrıs ve Libya’yı da Lozan’da kaybettirmiş. Ancak haliyle durum pek öyle değil.

Melih Altınok, Sabah Gazetesi’nde 1 Ekim 2016 günü yayınlanan “Cumhurbaşkanı emperyalistlere vuruyor ses Kılıçdaroğlu’ndan geliyor” başlıklı köşe yazısında 12 adanın Lozan’da kaybedildiğini iddia etmiş:

"Yani Erdoğan'ın hedefinde, Lozan'da ne yazık ki kayda değer bir başarı gösteremeyen heyetten ziyade, bir koyup 12 ada alan kolonyalistler ve onların bugünkü temsilcisi küresel muktedirler var."

Tarafsızhaber.com yazarı Mehmet Hakan Sağlam Akit TV’deki Vizyon adlı programın 2018 yılı Şubat ayındaki bir yayınında İsmet İnönü’nün 12 adayı “nasıl koruyacağız” diye Yunanistan’a bıraktığını iddia etmişti:

"Lozan Antlaşması'nda bizim Romanya'da bir adamız vardır. Lozan Antlaşması'nda bahse konu olmadığı geçmediği için bizim üzerimizde kalmış. Ama o dönemin yöneticileri, bu meşhur İsmet İnönü denen zat biz burayı nasıl koruyacağız diye Romanya'ya vermiş. Aynı şekilde 12 adaları ya biz burayı nasıl koruyacağız diye kalkmış Yunanlılara vermiş. Ya bu adam vatan hainidir."

 

12 Ada’nın kaybedilmesine ilişkin süreç hakkında daha fazla detay için Fuat İnce’nin “Lozan Antlaşması ve Ege Adaları” başlıklı makalesi incelenebilir.

 

malumatfurus hakkında 962 makale
Köşe yazarları odaklı yanlışlama girişimi. #Köşeyazarızabıtası

İlk yorum yapan olun

Yazı İçeriğiyle İlgili Yorum Yapmak İsterseniz Buyrunuz