IV. Murad’ın Nogay Başlığı Taktığı İddiası Doğru Değil

 

 

Bugünkü konumuz, 17. yüzyılda devlet otoritesini yeniden sağlamış, içki ve tütün yasaklarıyla sert önlemler almasıyla bilinen, Bağdat Fatihi namlı, 10 Eylül 1623 – 8 Şubat 1640 tarihleri arasında 16 yıl, 4 ay ve 29 gün hüküm süren 17. Osmanlı Padişahı 4. Murad’ın giydiği başlıkla ilgili…

 

Son günlerde spor karşılaşmalarını tribünden izleyen taraftarlar arasına yapay zekâ araçlarıyla tarihî şahsiyetlerin ilave edildiği sosyal medya trendine Osmanlı Padişahı IV. Murad da eklendi.

 

EFENDİ (@turkbirefendi): “İnt & Bay maçında bir seyirci Büyük dedemiz IV. Murad’ın Nogay Başlığını Taktı.”

 

 

İlgili paylaşımda, yapay zekâ aracıyla hazırlanan görüntüde IV. Murad’ın başlığı hakkında yanlış bilgi paylaşıldı.

 

Bu iddia geçmişte farklı sosyal medya ve video platformlarında “4. Murat Neden Nogay Başlığı Taktı” başlıklı içeriklerde de aktarılmıştı.

Örnekler:

 

Halil İbrahim Göker: “Osmanlı padişahları sarık taktı, kavuk taktı, şaşalı taçlar taktı, fez taktı ama 4. Murat daha önce görülmemiş ve görülmeyecek bir şey taktı. Nogay başlığı. Peki neden? Anlatayım. Tarihler 1402 yılını gösterdiğinde Timur ve Yıldırım Beyazıt sert geçen mektuplaşmaların ardından Ankara Ovası’nda kozlarını paylaştı. Ve filleri olan kazandı. Timur Osmanlı’ya karşı ezici bir üstünlük kazanmış, Tanrı’nın sadece kendisine kut verdiğini ispatlamıştı. Kut ise eski Türklerin mitolojisinde Tanrı tarafından Türk hükümdara verilen yöneticilik göreviydi. Yani bu Tanrı Timur’u seçti demekti. Tıpkı Köktürk yazıtlarında geçen Kisi Oglunta Üzeçüm, Apan Bomin Kağan, İstemi Kağan Oturdu yani İnsanoğlunun Üstüne Ecdadım Bumin Kağanla İstemi Kağan Oturdu dizisindeki gibi, dünyadaki tüm insanların tepesine Timur oturmuş, kutluk davasının diğer tarafı Osmanlı kaybetmişti. Ve bu kaybediş tüm Osmanlı tarihinde hissedilecekti. Tarihler 1623’ü gösterdiğinde ise Türklerin kut anlayışını ve geleneklerini çok iyi bilen Osmanlı’nın en sert hükümdarlarından 4. Murat tahta geçecekti. 4. Murat, Yıldırım Beyazıt’ın kutluk kavgasında Timur’a yenilmesini ecdadına yediremiyor. Kutluk’un Osmanlı’da olması gerektiğini düşünüyordu. Bundandır ki savaşçı ve sert kimliğini göstermekten hiç geri durmaz. Kutluk davasının yolunun da dedesini yenen Timur’un yolundan geçtiğini çok iyi biliyordu. Bundandır ki Kıpçak ve Moğol karışımı bir Türk grubu olan Nogayların başlığını takacaktı. Mesaj da açıktı. Saraylarda yaşıyor olmamız Bozkır’dan gelmediğimiz anlamını taşımıyor. Ancak 4. Murat’ın sadece Nogay başlığı takması Kutluk kavgasında galip geleceği anlamına gelmiyordu. Savaşlar yapmalı ve kazanmalıydı. Bundandır ki Bağdat’a severe çıktı ve burada galip gelip Fatih-i Bağdat ünvanını aldı. Dönüşte ise Bursa’ya uğrayıp kutluk davasını kaybetmiş, dedesi Yıldırım Beyazıt’ın mezarını ziyaret edecek ve at eti yiyen bir tatara nasıl yenilirsin diye mezarını tekmeleyecekti. Osmanlı Hanedanlığında tahta geçecek kişi kalmadığında hanedanlık Kırım, Giray Hanlığına geçecekti. Ve 4. Murat da Bozkırın saldırdı. Savaşçı geleneğini sürdüren direkt Cengiz Han’ın soyundan gelen ve kutluk alameti olan bu hanedanlığa Osmanoğlu’nun soyunu kurutup devleti Aliye’nin yönetimini teslim etmek istedi. Yani 4. Murat’ın Nogay başlığı takması, hanedanlığı Cengiz Han’ın soyundan gelen bir hanedan olan Giray Hanlığı’na geçirtmek istemesi, tamamen 1402 yılından beri süren Timur Tramvası ve kutluklarla Mutluluk anlayışına dayanıyordu. Bunun için de kardeşi İbrahim ve onun oğlu 4. Mehmet’i öldürtecekti. Ancak buna annesi Kösem Sultan müsaade etmedi. Hanedanlık Osmanoğlu’nda kaldı. Velhasıl 4. Murat istemeden de olsa zamanında ölmeyi bilmişti. Zira ya kahraman olarak ölünürdü ya da kötü birine dönüşene kadar uzun yaşanırdı.”

 

 

 

IV. Murad’ı betimleyen ünlü minyatürde görülen miğferin örme zırh parçası, Nogay başlığı sanılmış.

 

 

Heybetli yapısı ve (ağır gürzleri ve devasa topuzları tek başına kullanabildiği) muazzam fiziksel gücüyle tanınan IV. Murad’ın giydiği örme miğferin uzun bırakılan aventail bölümü uçlarından üzerine geçirilen sarığa tutturulan kısım Nogay başlığı değil.

 

orme-migfermigfer-orme-baslik

 

IV. Murad’ın en bilinen ve günümüzde en çok karşılaşılan portresi, 18. yüzyıl sonu ve 19. yüzyıl başında yaşamış Rum asıllı Osmanlı ressamı Konstantin Kapıdağlı tarafından IV. Murad’ın vefatından yaklaşık 250 yıl sonra çizilmiş.

 

dorduncu-murat

 

Kapıdağlı Konstantin’in IV. Murad’ı görmeden, yaşadığı dönemde çizilen minyatürler üzerinden yanlış yorumla çizdiği resim popüler kültüre de yanlış algıyla yerleşti.

Daha gerçekçi bir görünüm sunduğu bilinen yaşadığı dönemden minyatürler incelendiğinde IV. Murad’ın sanıldığı gibi Nogay başlığı ya da absürt bir sarı kulaklık değil, örme başlık giydiği anlaşılmaktadır.

 

4-murad-baslik

 

Bu yanlış yorum nedeniyle 1996 yapımı İstanbul Kanatlarımın Altında adı filmde Padişah IV. Murad’ı canlandıran Burak Sergen’e şu saçmalığı giydirdiler:

 

istanbul-kanatlarimin-altinda-4-murad

 

IV. Murad’ın miğferine bağlanan zincirlerin metal plaka olarak yanlış resmedildiği çizimler hakkında birçok sosyal medya kullanıcı da açıklama yaptı:

 

Hayır, bu Nogay başlığı falan değil. Burada işin aslı şudur:

IV. Murad’ı betimleyen minyatürlerde, yüzünün iki tarafında yana doğru açılan parçalar görülür (1. görsel). Bu parçalar aslında sultanın zırh takımındaki miğferin parçalarıdır. Türban miğfer olarak bilinen miğfer tipinde, bir örme zırh parçası miğferin önünde koruma amaçlı olarak yüzü kapatır (2. görse). IV Murad’ın minyatürlerinde bu tarz bir türban miğferde yüzü kapatan örme zırhın iki yana açılarak miğfere tutturulduğunu görebiliriz. Benzer bir örneği Topkapı Sarayı müzesinde sergilenen, III. Mustafa’ya ait zırh takımında görebiliyoruz (3. görsel). Aynı değiller ama bize fikir veriyorlar.

Ancak IV. Murad’ın daha sonra çizilen bir resminde bu örme zırh parçasının değişik betimlendiği görülmektedir (son görsel). Bence bunun nedeni, ressamın o parçaların ne olduğunu bilmemesi ve yana doğru açılan metal kanatlar şeklinde hayal ederek bu şekilde resmetmesidir. Böyle kanatların hiçbir işlevi olmaz. Bu tarz bir zırh ya da kıyafet örneği de yoktur. Bu maçtaki arkadaş da bu hatalı çizimi temel aldığı için fantastik bir kostümle maça giden hevesli bir taraftar olmuş sadece.

Raul Hector (@yenihesaab): “Bu tasvir aşırı amatörce. Miğfere bağlanan zincrleri metal plaka gibi resmetmiş. Ressam, Kapıdağlı’nın çizimi esas almış ama doğru aktaramamış. Ressam Kapıdağlı(2. resimi çizen), 1. resimdeki minyatüre bakarak çizmiş. 3. resim(videodak tasvir), Kapıdağlıya bakarak çizilmiş.”

Batuhan Yıldız (@Batu_Yldz): “Bir yalancı çıkıp şuna ‘Nogay başlığı’ dedi, bir sürü insan da bu yalanı satın aldı. Sitede onlarca insan şunun Nogay başlığı olmadığını anlatmak için dil döküp kendisini yırtıyor ama nafile; inanmak isteyenler yine bu yalana inanmaya devam edecek. Yalan olduğunu bilseler bile…”


Yorumunuzu yazınız...