Anasayfa » Tüm Yazılar » Mimar Ahmet Vefik Alp’e Atfedilen Anıtkabir’i Anımsatan Riyad Büyükelçilik Binası Hakkındaki İfadeler

Mimar Ahmet Vefik Alp’e Atfedilen Anıtkabir’i Anımsatan Riyad Büyükelçilik Binası Hakkındaki İfadeler

malumatfurusorg
riyad buyukelcilik binasi

Mimar Ahmet Vefik Alp’in Riyad Büyükelçilik binası hakkında “Suudiler resmi ziyaret için geldikleri Ankara’da Anıtkabir’i ziyarete gitmiyorlar. Ben de Anıtkabir’in yavrusunu başkentlerine getirdim.” dediği iddiası doğru

 

Dünyaca ünlü mimar ve kent bilimci Prof. Dr. Ahmet Vefik Alp’in Suudi Arabistan’ın başkenti Riyad’da 1990 yılında tamamlanan Türkiye Büyükelçiliği binasını neden Anıtkabir benzer şekilde projelendirdiğini “Suudiler resmi ziyaret için geldikleri Ankara’da Anıtkabir’i ziyarete gitmiyorlar. Ben de Anıtkabir’in yavrusunu başkentlerine getirdim” sözleriyle açıkladığı iddiası gerçeği yansıtıyor (Malumatfurus.org’da sadece yanlış iddiaları aktarsak da, talep üzerine yapılan bu tür incelemelerin ardından emeğin zayi olması yerine sanal alemde iz bırakması adına yayımlamayı tercih edebiliyoruz).

 

suudiler-anitkabiri-ziyarete-gitmiyorlar

 

Ahmet Vefik Alp, 1980’li yıllarda Suudi Arabistan’da Kral Fahd Üniversitesi’nde ders verirken dönemin Başbakanı Turgut Özal’ın talebi ve Riyad Büyükelçisi Hüseyin Çelem’in destekleriyle hazırladığı projelerin ‘Suudi-Arap Mimari stiline uymadığı, Türk üslubunu yansıttığı’ gerekçeleriyle geri çevrildiğini, ancak sonraki Riyad Büyükelçisi Umut Arık’ın ve Cumhurbaşkanı Kenan Evren’in Suudi Kral nezdinde yaptıkları girişimler sonucunda kabul edildiğini belirtmiş ve Riyad Büyükelçiliğimizin mimarisinin Anıtkabir’i anımsatmasının Suudi platformlarda tartışma konusu olduğunu vurgulamıştı.

 

riyad buyukelciligi proje

Görsel: Alp Mimarlar

 

Kent Akademisi’nde yayımlanan “Atatürk Suudi Arabistan’da…!” başlıklı yazısında bu ifadeye Alp, şöyle yer vermiş:

“Suudi Kral Khalid Cidde ye konuşlanmış yabancı misyonları Başkent Riyad’a getirmek üzere Kentin batısında 12 km2 lik bir alanda Riyad Diplomatik Şehri (Riyadh Dipolomatic Quarter) ni kurulması emretmişti. Operasyonun mimari ve şehircilik direktörü olarak Hitler mimarı Albert Speer’in yine mimar olan oğlu getirildi. Taşlı bir çöl olan bu alan ‘Petrodolar’ın gücüyle 2 yılda kuşların öttüğü yemyeşil bir cennete dönüştü.  Çarşı, okul, hastane, cami, kulüp, spor ve rekreasyon gibi ortak tesisleri yabancı mimarlarla birlikte Suudiler projelendirdi. Ülkelerden ise kendilerine tahsis edilen parsellerde Kançılarya, Büyükelçi Konutu ve Diplomat lojmanlarından oluşan tesislerinin projelerini kendi mimarlarına hazırlartmaları istendi. Bu onur Bendenize nasip oldu. Kuzey komşumuz ABD Büyükelçiliği’ni Houston, Texas tan dev bir mimarlık şirketi tarafından projelendiriliyordu. Biraz ötede Japonya’yı ITU de öğrenci iken ders kitaplarında okuduğum modern mimarinin babalarından Japon Kenzo Tange çiziyordu. Özetle, bu projeyi hazırlamak benim için büyük bir onur olduğu kadar çetin bir sınav oldu. O dönemde Kral Fahd Üniversitesinde Hoca olduğumdan projeleri hazırlayabilmem için Kraliyet’ten özel izin alındı.

Projelendirmeye başlarken mimar Speer ekibi önümüze bir imar yönetmeliği koydu. Mahremiyet konusu abartılmıştı. Binalara pencere açmak neredeyse olanaksızdı. Dışa bakan pencerelerin 1.80 cm den alçak olmasına izin verilmiyordu. Pencereleri dış cephe düzleminde oluşturduğumuz kolonadların arkasına çekerek bu yasağı kırdık. Ancak başka bir şart vardı ki bu bizim elimizi kolumuzu bağlıyordu. Binaların cephe mimarisinin Suudi-Arap stiline uygun olarak projelendirilmesini istiyorlardı. Israrlı idiler. Beni Riyad’ın hemen dışında ‘Dirrayyah’ denilen ve Suudiler’in ataları Nejd lerin geçmişte yaşadığı kısmen yıkık yerleşime götürdüler ve ‘İşte böyle olacak’ dediler. Miiliyetçi duyguları güçlü olan bir mimar için bu bir ölüm fermanıydı. O zamanki Riyad Büyükelçimiz Sn. Umut Arık da benimle aynı görüşteydi. Hazırladığım projeler Nejd-Arap mimarisinden bazı atıfları içermekle beraber geniş saçaklarıyla Boğaziçi yalılarımızı, ve özellikle yüksek cephe kolonlarıyla Anıtkabir’i anımsatıyordu. Suudi onama makamı ve Alman danışmanı mimar Speer projelerimizi derhal redderek iade etti. Büyükelçimiz Umut Arık bir yolunu bulup projeleri Fas, Casablanca da Islam Zirvesi’ne gidecek olan zamanın Cumhurbaşkanı Kenan Evren’e ulaştırdı. O sırada Başbakanımız merhum Özal’dı. Ikili görüşme sırasında Sn Evren projeleri açıp Kral Fahd’a gösterdi. Kral başını sallayarak projeleri beğendiğini ihsas edince onama en yüksek merciide gerçekleşmiş oldu. Büyükelçi Arık bana böyle anlattı.

 

Ve Konsolosluğumuzuda da içeren Kançılarya, Büyükelçi Konutu, Hizmet Personeli Lojmanı ve Diplomatlar için ana parsel’in hemen arkasında 4 er katlı 4 adet konut yapısından oluşan TC Riyad Büyükleçilik Tesislerimiz 1990 yılında tamamlandı.

 

Suudiler resmi ziyaretlerde Anıtkabir’e gitmiyorlar.

 

Bizde Anıtkabir’in yavrusunu başkentleri Riyad’a getirdik..…

 

Alp, Mimdap.org’daki 13 Haziran 2012 tarihli “500 Yıldır Sinan Camilerini Kopyalıyoruz” başlıklı yazısında büyükelçiliği binasını Anıtkabir’e benzer şekilde projelendirdiğini belirtmişti:

“Her defasında elime sarılır ‘Ahmet Bey Kardeşim, Büyükelçiliği 4/4 lük yapmışsın, çağdaş ancak Türk-İslam kokuyor, müthiş bir sentez başarmışsın, Ata’yı da buraya getirmişsin’ derdi. Kançılarya Binasını Anıt kabir ‘e benzetirdi.. Haklıydı da.(ekli). İlgili Suudi otorite tarafından geri çevrilen Projeyi onaylatmak için Suudi Kral ile C. Başkanımız Kenan Paşa’nın ikili görüşmesini beklemek zorunda kalmıştık.”

 

Ahmet Vefik Alp’in internet sitesinde, Riyad’daki büyükelçilik tesisimizin inşa süreci şöyle aktarılmış:

“Suudi kral’ın başkenti Cidde’ den Riyad’a taşımak ve büyükelçilikleri de buraya getirmek yönündeki fermanı üzerine planlama, peyzaj ve altyapı olarak üç ünlü alman mimarlık mühendislik konsorsiyumu tarafından düzenlenen ‘Riyad diplomatik şehri’ Riyad’ın kuzeyinde kraliyet sarayının hemen yanına yerleştirilmiştir. Yaklaşık 100 kadar büyükelçilik tesisini içeren diplomatik şehre zengin kentsel donatı uygulanmış, çarşılar, camiler, okullar, rekreasyon alanları yoğun bir peyzaj ile desteklenmiştir.

Ülkelere ayrılan parseller her ülkenin seçtiği mimar ve ekibi tarafından Suudi-alman teknisyenlerin işbirliğinde hazırlanan katı bir yönetmelik çerçevesinde projelendirilmiştir. Ülkemiz tesislerinin projeleri onay süreci ‘Riyadh development authority’, TC Dışişleri bakanlığı ve T.C. bayındırlık bakanlığından oluşan üç kademeden geçerek yapıların inşasına 1986 yılında geçilmiştir.

Çalışmalar cumhurbaşkanımız Sn. Kenan evren, zamanın başbakanı Sn. Turgut Özal ve dışişleri bakanı Mesut Yılmaz tarafından takıp edilmiştir. Projelendirme ve yapım sırasında çalışmalar arka arkaya dört ayrı büyükelçimizle sürdürülmüş (Hüseyin Çelem, Umut Arık, Ercan Vuralhan, Yaşar Yakış), son dönem büyükelçimiz yaşar yakış ile uzun bir işbirliği döneminden sonra tesıs tamamlanmış ve büyükelçılığın ılk sakını de sn yakış olmuştur.

Dıplomatık şehırde ülkelerin büyükelçılık tesıslerınden bazıları uluslararası mımarlık arenasının hatırı sayılırları tarafından projelendırılmıştır. Bunların en ünlüsü japon büyükelçılığı mımarı kenzo tange dır. Ayrıca, rıyad dıplomatık şehrı’ nın çarşı, meydan, camı gıbı bırçok ortak tesısı uluslararası mımarlık ödüllerı kazanmıştır.

5 ayrı parsele yerleşen büyükelçılığımız ana arterde, görkemlı bır konumda yer almaktadır. Bır yanında abd, dığer yanında venezuela, karşısında tunus ve arkasında jıbutı büyükelçılıklerının arsaları bulunmaktadır. Tesısımızın yapıldığı sıralarda bunlardan abd ve tunus arsalarında ınşaat hareketlerı bulunmakta dığerlerı boş olarak beklemekte ıdı.
Tc rıyad büyükelçılığı ülkemızın dış dünyada bulunan büyükelçılıklerının en büyüklerınden bır tanesıdır. Yaklaşık $15 mılyon harcanan tesıslerımız büyük parselde rezıdans (büyükelçı konutu) ve kançılarya, 7 daırelı hızmetlı bloğu ıle hemen arkasında dört ayrı parselde konuşlanan toplam 24 ünıtelı ıkışer bıtışık 4 blokta lojmanlar olmak üzere 7 ayrı yapı ünıtesınden oluşmaktadır.

Türk-osmanlı geleneksel motıflerıyle bezenmış yapılar yıne mıllı mımarımızden atıflarla yerel arap ‘najd’ kültürü mımarı yorumunun hassas bır sentezı ıle şekıllenmıştır.
Kıtlesel dış duvarlar, duvarlarda küçük ışık delıklerı, kum rengı dış bıtırme yerel mımarının türk mımarısıne meczedılmesınde tıtızlık ve hassasıyetle kullanılmıştır.
Bınalarımızı taçlandıran geleneksel genış saçaklarımızın suudı-alman onay mercıı tarafından reddedılmesı üzerıne büyükelçımız umut arık’ın gırışımlerıyle cumhurbaşkanımız sn evren ıslam konferansı zırvesınde suudı kral fahd’a projemızı kabul ettırmıştır.

Genış saçaklar ve ıçerı çekılmış pencereler şıddetlı güneşı perdelerken hızmetlı ve personel konutlarında suudıler tarafından mahremıyet açısından ıstenen 1.80 kotunun altında pencere oluşturulmaması dırektıfı ıç mekanlara dönük açılımlarla aşılmıştır.

Bır dekoratıf havuz üstüne oturan kançılarya ıle onunla bütünleşen yüzme havuzlu rezıdans merkezı ıç avlular etrafında planlanmıştır. Najd mımarısıne atfen düşeyden hafıfce ıçerı yatık bır kabuk ıçıne alınan yapılar bu kabugun bellı kesımlerde kolonada dönüşmesıyle dış çevre ıle ırtıbatlanmıştır.
Ön bahçede türk mımarısınden esınlenen bır kamelya bulunmaktadır. Mıkroklımanın oluşturulmasında peyzaj ve su elemanı yaygın bıçımde kullanılmış ve tesıs mımarı aydınlatma ıle desteklenmıştır.

1990 senesınde hızmete gıren tesısımız dıplomatık şehrın en beğenılen temsılcılıklerınden bır tanesı olarak algılanmaktadır. Tc rıyad büyükelçılığı ağa han mımarlık ödüllerıne aday gösterılmıştır.”

 

Bu yazılara da göz atabilirsiniz

Yazı İçeriğiyle İlgili Yorum Yapmak İsterseniz Buyrunuz