Küresel ölçekte jeopolitik gerginliklerin giderek arttığı bir dönemde Rusya’nın diğer ülkelere gözdağı vermek için nükleer silahlarından birini teşhir ettiği iddiasıyla bir video sosyal medya platformlarında dolaşıma sokuldu.

 

Bahse konu görüntü:

 

 

Videoyu Rusya’nın nükleer bombanın bulunduğu sığınağı sergilediği ana ait olduğu iddiasıyla kullanan paylaşımlar şöyle örneklenebilir:

 

Evreni Merak Ediyoruz (@evrenseImerak): “Rusya, dünyaya nükleer bombanın nasıl göründüğüne dair kısa bir görüntü sundu.”

aydinlikcomtr: “Rusya yayınladı… Bir nükleer bomba nasıl görünüyor?”

 

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Aydınlık (@aydinlikcomtr)’in paylaştığı bir gönderi

 

 

“Rusya, dünyaya nükleer bombanın nasıl göründüğüne dair kısa bir görüntü sundu.” cümlesiyle paylaşılan videoda aktif bir sığınak ve faal nükleer savaş başlığı görülmüyor.

Paylaşılan video, Polonya Podborsko’daki günümüzde Soğuk Savaş Müzesi olarak hizmet veren, eskiden Sovyet nükleer depolama sığınağı olan tesiste yapılan bir turistik kayıt.

 

Sovyet nükleer mirasının 1991 sonrasındaki kaderi üç farklı biçimde şekillendi: silahlar büyük ölçüde Rusya’da toplandı, silahların konuşlandırıldığı altyapının önemli bölümü söküldü veya imha edildi, geride kalan tesislerin bir bölümü ise terk edilmiş askeri alanlara ya da müzelere dönüştü. Bu nedenle bugün Polonya, Ukrayna, Belarus, Kazakistan ve eski Varşova Paktı coğrafyasının çeşitli noktalarında görülen Sovyet nükleer sığınakları, genellikle içerlerinde nükleer savaş başlıkları bulunan aktif tesisler değil, Soğuk Savaş’ın sona ermesinden sonra farklı kaderlere sahip olmuş askeri altyapı kalıntılarıdır.

 

 

 

 

 

Müzede farklı ziyaretçiler tarafından kaydedilen görüntüler de paylaşılan video ile örtüşüyor.

 

 

 

 

 

 

 

 

Farklı ülkelerdeki Sovyet Rusya döneminden kalma nükleer silah sığınakları günümüzde müze olarak kullanılıyor.

Çekya’daki (Çek Cumhuriyeti’ndeki) Atom Müzesi de bunlardan biri.

 

 

 

 

Rusya’nın nükleer başlığını sergilediği iddiasıyla paylaşılan videonun 2013 yılında Çekya’daki Atom Müzesi’nde kaydedilen görüntü olduğu sanıldı.

 

Anadolu Ajansı Teyit Hattı, görüntünün Soğuk Savaş döneminde Sovyet nükleer savaş başlıklarının depolandığı askeri tesislerden biri olan Atom Müzesi’ne ait olduğunu aktardıktan sonra düzeltme geçti.

 


 

 

Yukarıda aktarıldığı üzere videodaki eski nükleer sığınağın Çekya’da değil, Polonya’da bulunduğu anlaşılıyor.

 

 

Soğuk Savaş sona erdiğinde Sovyetler Birliği’nin nükleer mirası yalnızca Rusya’daki füze üsleri ve savaş başlığı depolarından ibaret değildi. Sovyet nükleer silah sistemi, Birliğin geniş coğrafyasına ve Doğu Avrupa’daki müttefik ülkelere yayılmış çok sayıda gizli depo, füze tesisi, hava üssü ve lojistik merkezden oluşuyordu. 1991’de Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte bu tesislerin kaderi birbirinden oldukça farklılaştı. Bazıları tamamen sökülüp ortadan kaldırılırken bazıları terk edildi, bazıları sivil amaçlarla yeniden kullanıldı, bazıları ise Soğuk Savaş’ın maddi mirasını koruyan müzelere dönüştürüldü.

Sovyetler Birliği’nin dağılması sırasında nükleer savaş başlıklarının Rusya dışındaki en önemli bölümü Belarus, Kazakistan ve Ukrayna topraklarında bulunuyordu. Bununla birlikte Polonya, Doğu Almanya, Çekoslovakya, Macaristan ve Bulgaristan gibi Varşova Paktı ülkelerinde de Sovyet nükleer silahlarının depolanması veya savaş durumunda kullanılmak üzere hazır tutulması amacıyla oluşturulmuş tesisler vardı. Bu iki grup arasında önemli bir fark bulunuyordu: Belarus, Kazakistan ve Ukrayna’daki stratejik nükleer silahların bir bölümü Sovyetler Birliği’nin dağılmasıyla birlikte yeni bağımsız devletlerin topraklarında kalmıştı; Doğu Avrupa’daki tesislerde bulunan silahlar ise Sovyetler Birliği’nin dağılmasından önce büyük ölçüde geri çekilmişti. ABD Kongresi için hazırlanmış bir araştırmaya göre Doğu Avrupa’daki Sovyet taktik nükleer silahlarının 1989’a kadar Rusya’ya geri götürüldüğü değerlendiriliyordu.

Bu nedenle 1991 sonrasında ortaya çıkan temel sorun, Doğu Avrupa’daki eski depoların içinde hâlâ nükleer savaş başlıklarının bulunup bulunmadığından çok, Sovyet nükleer altyapısının ne yapılacağıydı. Özellikle Ukrayna, Belarus ve Kazakistan’daki durum uluslararası açıdan çok daha kritik hale geldi. Sovyetler Birliği’nin dağılması sırasında bu üç ülkede binlerce stratejik savaş başlığı bulunuyordu. Üç ülke de nükleer silah sahibi devlet statüsünü benimsemek yerine silahların Rusya’ya gönderilmesini ve kendilerinin Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşması’na nükleer silaha sahip olmayan devletler olarak katılmasını kabul etti.

Kazakistan bu süreci en erken tamamlayan ülkelerden biri oldu. Sovyet döneminde Kazakistan’da SS-18 kıtalararası balistik füzeleri, stratejik bombardıman uçakları ve başka nükleer unsurlar bulunuyordu. Savaş başlıklarının Rusya’ya nakledilmesi 1995’te tamamlandı; aynı dönemde Semipalatinsk nükleer test sahasındaki son nükleer düzenek de imha edildi. Kazakistan’ın kendi açıklamasına göre Nisan 1995 itibarıyla ülke topraklarındaki nükleer savaş başlıklarının tamamı çekilmişti. Eski füze silolarının önemli bölümü ise daha sonra imha edildi veya kullanılamaz hale getirildi.

Belarus’ta Sovyet döneminden kalan 81 adet SS-25 kıtalararası balistik füze bulunuyordu. Bunların savaş başlıkları Rusya’ya gönderildi ve son SS-25’in Belarus’tan çıkarılması Kasım 1996’da tamamlandı. Böylece Belarus, Kazakistan ve Ukrayna’dan Sovyet nükleer savaş başlıklarının çekilmesi süreci tamamlanmış oldu. ABD’nin o dönemdeki açıklamasına göre bu üç ülkeden toplam 6.000’den fazla stratejik ve taktik savaş başlığı Rusya’ya taşınmıştı.

Ukrayna’daki miras daha karmaşıktı. Ülke bağımsız olduğunda topraklarında yaklaşık 1.900 stratejik nükleer savaş başlığı, 176 kıtalararası balistik füze ve çok sayıda stratejik bombardıman uçağı bulunuyordu. Savaş başlıkları 1996’ya kadar Rusya’ya gönderildi; ancak füzelerin ve siloların ortadan kaldırılması daha uzun sürdü. Ukrayna’daki son Sovyet döneminden kalma stratejik nükleer taşıyıcıların tasfiyesi 2001’e kadar devam etti. Pervomaysk gibi eski füze üslerinde siloların önemli bölümü söküldü veya imha edildi. Pervomaysk’taki eski füze üssünün bir bölümü daha sonra müze haline getirilerek Ukrayna’nın Sovyet nükleer mirasının nasıl tasfiye edildiğini gösteren bir tarih alanına dönüştürüldü.

Doğu Avrupa’daki eski Sovyet nükleer depolarının kaderi ise daha farklı bir tablo ortaya koydu. Bunun en iyi belgelenmiş örneklerinden biri Polonya’daki üç gizli tesistir. Sovyetler Birliği, Polonya topraklarında Podborsko’daki 3001, Brzeźnica-Kolonia’daki 3002 ve Templewo’daki 3003 numaralı tesisleri 1960’ların sonunda inşa etmişti. Bunlar Sovyet kontrolündeki nükleer savaş başlıklarının depolanması için tasarlanmıştı. Savaş durumunda bu silahların Polonya ordusunun nükleer silah taşıyabilecek birliklerine aktarılması planlanmıştı.

Polonya’daki tesislerin ilginç yönlerinden biri, Sovyet birliklerinin çekilmesinin ardından nükleer silahların ortadan kalkmasına rağmen yapıların bir anda ortadan kaybolmamasıydı. İki tesis, Brzeźnica-Kolonia ve Templewo, büyük ölçüde söküldü ve tahrip edildi. Beton depoların, sığınakların ve diğer sağlam yapıların bazı bölümleri ise ormanlık alanlarda kaldı. Arkeolojik araştırmalar, bu tesislerin terk edilmesinin ardından yapıların yağmalandığını ve kullanılabilir malzemelerin söküldüğünü ortaya koyuyor.

Podborsko’daki 3001 numaralı tesis ise farklı bir kader yaşadı. Kompleksin bir bölümü daha sonra cezaevi ve başka devlet amaçları için kullanıldı; nükleer savaş başlıklarının saklandığı beton depoların bir kısmı ise korunarak müzeye dönüştürüldü. Günümüzde Cold War Museum Podborsko, Soğuk Savaş dönemindeki Sovyet nükleer depolama sisteminin fiziksel kalıntılarından bazılarını ziyaretçilere gösteriyor. Polonya’nın müze kaynakları da Podborsko, Brzeźnica-Kolonia ve Templewo’daki üç tesisin Sovyet nükleer silahlarının depolanması amacıyla oluşturulduğunu doğruluyor.

 

 

 

Yorumunuzu yazınız...