Kur’an-ı Kerim’de “İki denizi salmıştır, birbirleriyle birleşiyorlar. Aralarında bir engel vardır, birbirlerinin sınırını aşmıyorlar” (Rahman Suresi, 19-20) ve “İki denizi birbiri üstüne salan odur. Bu tatlı ve ferahlatıcı, bu tuzlu ve acıdır. Ve ikisinin arasına karışmalarını önleyen bir sınır olarak engel koymuştur.” (Furkan Suresi, 53) buyrulmaktadır.

 

 

Kuran’daki birbirine karışmayan iki denize dair ayetlerin yeryüzündeki tezahürü hakkında da birtakım asılsız iddialar sosyal medya platformlarında paylaşılıyor.

İki denizin / okyanusun birbirine karışmadığı ana ait olduğu iddiasıya kullanılan bu tip görüntüler tam olarak aksettirildiği nitelikte değil.

Sosyal medya platformlarında paylaşılan farklı görüntülerden tespit edebildiklerimizi derleyelim istedik…

 

 

Pasifik ve Atlantik Okyanuslarının birbirine karışmadığı noktaya ait olduğu iddiasıyla paylaşılan görüntü Kanada’nın Britanya Kolumbiyası eyaletinde bulunan Fraser Nehri’nin Georgia Boğazı’yla buluştuğu konumdan.

 

 

 

Maryan Pearson, Youtube’de yayınladığı videoyu Duke Point ile Vancouver arasında feribot seyahati sırasında çektiğini belirtmiş.

 

https://www.youtube.com/watch?v=_sMHM3enq38

 

 

Fraser Nehri, Kanada, Britanya Kolumbiyası’ndaki en uzun nehirdir ve dağlardan denize büyük miktarda silt ve besin taşımaktadır. Nehirden gelen tatlı su, okyanus suyundan daha düşük yoğunluk, sıcaklık ve tuzluluğa sahip olduğundan, deniz yüzeyinde ince bir tabaka oluşturmaktadır. Bu iki su kütlesi arasındaki sınır, keskin bir renk ve bulanıklık değişimiyle belirginleşerek çarpıcı bir kontrast görülmektedir. Nehirden gelen besinler, balıklar ve diğer hayvanlar için besin ağının temelini oluşturan fitoplanktonların büyümesini teşvik ettiğinden, bu tüy aynı zamanda zengin bir deniz ekosistemini de desteklemektedir.

 

İki denizin / okyanusun birbirine karışmadığına delil olarak sunulan bir diğer video da Mississippi Nehri’nin Meksika Körfezi’yle buluştuğu konumdan.

 

 

 

 

Videoların yanı sıra fotoğraflarda da aynı durum söz konusu.

 

İki okyanusun karşılaştığı ama hiçbir zaman birbirine karışmadığı yer” gibi ifadelerle paylaşılan bu tip görseller aslında “buzul vadilerinden ve nehirlerden gelen ağır, tortu yüklü suların açık okyanusa dökülmesiyle oluşan doğal olayı” görülüyor.

 

İki denizin birbirine karışmadığı sanılan fotoğraf aslında Kent Smith adlı fotoğrafçı tarafından 2010 yılı Temmuz ayında Alaska Körfezi’nde yaptığı bir gemi seyahati sırasında kaydedilmiş.

 

birbirine-karismayan-deniz

 

Smith, okyanusların birbirine karışmadığı ana ait olduğu iddiasıyla kullanılan çektiği fotoğraf hakkında Flickr hesabında şu açıklamayı yapmış:

“Konuyla ilgili bilgiler: Alaska gezisinde suda gördüğüm en sıra dışı şey buydu diye düşündüm. Alaska Körfezi’nin ortasında iki su kütlesi birleşiyordu ve sadece birleşme noktalarında köpük oluşuyordu. Bunun Vikipedi’de tanımlanan bir haloklin örneği olduğunu düşündüm . Birkaç kişi haloklinin daha çok yatay bir olgu olduğunu, bunun ise daha dikey bir yönelime sahip olduğunu belirtti. Gördüğünüz şeyin, eriyen buzulların tatlı sudan oluşması ve okyanusun daha yüksek oranda tuz içermesi nedeniyle iki su kütlesinin yoğunluklarının farklı olmasından ve dolayısıyla karışmalarının daha zor olmasından kaynaklandığına oldukça eminim. Bana söylenenlere göre, yeterli zaman verildiğinde sonunda karışacaklar. İnsanlar bana gemi güvertesinin kenarından dışarı bakıp bunu tesadüfen mi gördüğümü sordular. Aslında, geminin yaklaşık 8 kilometre önündeki okyanus üzerinde bulutların oluşturduğu bir gölge gibi görünen şeyi fark ettiğimde epey bir süredir güvertede bulunuyordum. Gölgeye yaklaştıkça bunun farklı bir şey olduğunu anladım. Bu fotoğrafı çekene kadar birçok fotoğraf çektim, ancak bu görüntü viral olduktan bir yıl sonrasına kadar hiç paylaşmadım. Aslında, bu fotoğrafı Photoshop’lamadığımı insanlara kanıtlamak için paylaştım.”

Merging Oceans - (1,242,000+ Views)
Sosyal medya platformlarında bazı içerik üreticilerinin Atlantik ve Pasifik Okyanuslarının ya da Alaska Körfezi’nde iki denizin birbirine karışmadığı iddiasıyla birtakım görüntüler paylaştığına şahit olunuyor.

Bu tip görüntülerde de farklı tuz seviyelerine sahip su kütlelerinin buluşması nedeniyle tuzluluğun hızla değiştiği ince bir tabaka olan haloklin görülmektedir.

 

Haloklin (halocline), “farklı tuz oranlarına sahip denizler arasındaki sınır” ve “tuzluluğun hızla değiştiği tabaka” olarak nitelenmektedir.

 

haloklin
Görsel: Jayne Doucette, Woods Hole Okyanusbilim Enstitüsü

 

Deniz buzu oluştuğunda, yüzey sularına tuz salar. Bu sular yoğunlaşır ve dibe çökerek Arktik haloklin tabakasını oluşturur; bu tabaka, deniz buzu ile buzu eritebilecek daha derin ve sıcak sular arasında bir bariyer görevi görür.

 

 

Termoklin (Thermocline), “farklı ısılardaki sular arasındaki sınır” ve “sıcaklığın hızlıca değiştiği tabaka” olarak tanımlanmaktadır.

 

termoklin

Termoklin, okyanus veya göl gibi büyük su kütlelerinde sıcaklığın derinlikle birlikte keskin bir şekilde değiştiği geçiş katmanıdır. Yüzeydeki ılık su ile derinlerdeki soğuk suyu birbirinden ayırır.

Bu durum bazı okyanuslarda kalıcı bir özellik iken, bazı okyanuslarda yaz aylarında gözlenen yüzey suyunun ısınması sonucu oluşmaktadır.

 

 

Aynı söylemle paylaşılan bir diğer fotoğraf da, Alaska Körfezi’nde buzul nehrinin okyanusla buluştuğu noktadan.

Buzul aşınmasından etkilenen (açık mavi renkli) kıyı suları ile Alaska Körfezi’nin (koyu mavi renkli) açık deniz suları arasında adeta sınır çekildiği görülen fotoğraf 2008 Ağustos/Eylül aylarında California Üniversitesi’nden Ken Bruland adlı araştırmacı tarafından kaydedilmiş.

 

Birbirine Karışmayan Denizler

Ken Bruland, fotoğraftaki doğa olayının arka planını şu sözlerle açıklamış:

“Yaz aylarında buzul nehirleri, oradaki dağları aşındıran testereler gibi çalışıyor.”

“Bu süreçte, taşınabilen buzul unu adı verilen tüm bu malzemeyi yukarı kaldırıyorlar.”

“Buzullardan akan nehirler daha büyük su kütlesine döküldükten sonra, doğudan batıya doğru hareket eden okyanus akıntıları tarafından alınarak orada dolaşmaya başlarlar. Bu, buzullardan akan suların kil ve tortularında bulunan demirin, Alaska Körfezi’nin ortasındaki demir bakımından fakir bölgelere taşınmasının başlıca yöntemlerinden biridir.”

 

 

Bir diğer fotoğrafta da aslında İzlanda, Dyrhólaey’deki bir sahilde Johann Karlsson tarafından 7 Temmuz 2007 günü çekilmiş (Yani 2 farklı su kütlesi dahi yok bu fotoda).

 

izlanda-dyrholaey-sahil

Atlas ve Pasifik Okyanuslarının birbirine karışmadığı iddiası geçmişte farklı birçok yayın ve araştırmacı tarafından çürütüldü.

 

Daha önce, Kaptan Kusto’nun (Jaques Yves Cousteau) Atlas Okyanusu’nu ve Akdeniz’i incelerken bu iki su kütlesinin sıcaklık, tuzluluk, yoğunluk açısından farklı olduğunu, iki denizin birbirine karışmadan Cebelitarık Boğazı’nda birleştiğini görünce Müslüman olduğu iddiasını da ele almıştık.

 

Kaptan Kusto’nun Müslüman Olduğu İddiası

 

 

 

Yorumunuzu yazınız...