Türkçemizdeki “devlet” ve Batıdaki “state” kelimelerinin anlamı ve kökeni, Millî İstihbarat Teşkilâtı (MİT) Başkanı İbrahim Kalın’ın sosyal medyada paylaşılan “Batı’da ‘state’ durmaktır. Bizde ‘devlet’ ‘devele’den gelir. Devlet durmaz, akar.” sözleriyle gündem oldu.
İbrahim Kalın:
“Batı’da ‘state’ durmaktır; bizde ‘devlet’ ‘devele’den gelir. Devlet durmaz, akar.” https://t.co/GZmXvLz4Hr
— Beyza Yumrutepe (@beyzaca) October 3, 2026
Kalın, MyMecra adlı Youtube kanalında 6 Ocak 2023 günü yayınlanan “Kendi Gökkubbemiz” adlı programda şu sözleri sarf etmişti (ilgili an şu ve aşağıdaki bağlantıdaki kayıtta 9.53’ten itibaren izlenebilir):
“Batı’da devlet kelimesinin karşılığı olan state, statis, durağanlık demek, durum demek. İngilizce’de ve İngilizce’den bize de geçen işte istasyon gibi, stand gibi kelimelerin içinde bulunan st kökü, latince’de durağanlık demektir. Durmak, bir durum, bir hal. Durmak. Bir durağanlığı ifade eder. İşte statü, statüko diyoruz hep. Bunlar bir kişinin statüsü. Mesela o anda bulunduğu yer, durduğu yer. Devleti böyle tanımlamışlar. Bir topluluğun bir dönemde, bir anda bulunduğu durumu, konumu, o andaki halini ve onu korumasına ilişkin alacağı tedbirleri ifade ediyor. Bizde ise devlet kelimesi develeden geliyor. Tedavül etmek, sürekli dönüşmek, akmak, bir hareket içerisinde olmak, elden ele gitmek. Dolayısıyla aslında dil bize şunu soruluyor. Nasıl insan özünde, ruh dünyasında dinamikse, sabit değilse, bir yerde durmuyorsa, akmaya devam ediyorsa, toplum da akmaya devam ediyor. Toplumu oluşturan bireyler ve onlardan ortaya çıkan kolektif kimlik de sürekli bir devinin içindeydi. Devlet de bu devrimine, bu hareketliliğe cevap vermesi gereken bir mekanizma. Dolayısıyla devletin de kendini sürekli canlı tutması, diri tutması, kendini yenilemesi, sigaya çekmesi, aynada kendine sürekli bir bakması gerekiyor. Kendini sürekli güncellemesi gerekiyor. Dolayısıyla devlet işini yaparken de bu dinamizmi, bu akışkanlığı akılda tutarak hem kendi toplumuna hem diğer devletlere, uluslararası düzeyde bir bakış açısı geliştirirken, bir politika inşa ederken bu noktayı hep aklında tut diyorum.”
İbrahim Kalın’ın Batı’da “state” sözcüğünün “durağanlığı”, ülkemizde “devlet” sözcüğünün ise “akıcılığı” işaret ettiği söyleminin etimolojik olarak doğruluğu / yanlışlığı ve yaptığı (siyaset ve devlet felsefesi) çıkarımların sağlamlığı tartışıldı.
Kalın’ın, bizdeki “devlet” ve Batı’daki “state” sözcüklerine dair argümanı temelde doğru. Ancak, devlet sözcüğünün Arapça kökenine dair kabul gören etimolojik çözümleme farklı.
Sözcüğün kökeninde devletin “zamanın şartlarına uygun olarak dönüşmesi”, “her koşula göre adapte olabilen dinamik / esnek / değişken bir yapı olması”ndan ziyade “iktidarın kalıcı olmaması, insanlar ve zümreler arasında değişmesi” işaret edilmektedir.
Türk Dil Kurumu tarafından yayımlanan sözlüklerde “Toprak bütünlüğüne bağlı olarak siyasal bakımdan örgütlenmiş millet veya milletler topluluğunun oluşturduğu tüzel varlık ve bu tüzel varlığın yönetim organları”, “yüksek makam”, “mutluluk” ve “baht” olarak tanımlanan “devlet” sözcüğünün kökeni Arapçadır.
Devlet sözcüğü, Arapça dwl kökünden türeyen dawla(t) (دولة) sözcüğünden gelmektedir. Arapçadaki “dwl” (د و ل) kökünden türeyen, “döndü, dolandı” anlamına gelen dāla (دَالَ) fiiline dayanmaktadır. Kelimenin köken anlamı “dönmek, dolanmak, el değiştirmek, nöbetleşe birbirinin ardınca gelmek” demektir.
Nişanyan Sözlük’te kelimenin kökeni ve anlamına dair şu açıklama sunulmuş:
“Arapça √dwl kökünden gelen dawla(t) دولة “1. döngü, deveran, 2. kısmet, talih, baht, 3. servet, 4. iktidar, egemenlik” sözcüğünden alıntıdır. Bu sözcük Arapça dāla دَالَ “döndü, dolandı (özellikle felek, kısmet)” fiilinin faˁla(t) vezninde ism-i merresidir. (Bu fiil Akatça dālu “dönmek, dolanmak” fiili ile eş kökenlidir.)”
“Arapça sözcüğün anlam evrimi Latince status 1. “talih, statü, servet,” 2. “devlet” deyimine paraleldir. Hükümdarın sahip olduğu bir niteliğin adı iken soyut anlam kazanmıştır.”
Devlet kelimesi, (Kanuni Sultan Süleyman’ın Muhibbî mahlasıyla yazdığı şiirindeki ünlü “Halk içinde mu’teber bir nesne yok devlet gibi / Olmaya devlet cihânda bir nefes sıhhat gibi” mısralarındaki gibi) “şans, baht” anlamında da kullanılmıştır.
Devlet kelimesinin kökeninde, yapının canlılığı, dinamizmi değil siyasi erk ve yönetim sınıfının değişmesinin yattığı kanaati hakim.
Batıda “state” sözcüğünün, hareketsiz değil, “istikrarlı” bir yapıyı vurguladığı, Türkçemizdeki “devlet” sözcüğünün ise “toplumun akışına cevap veren mekanizma” olarak değil, “iktidarın el değiştirmesi” üzerinden anlamlandığı değerlendirilmektedir.
Statü, istasyon, stabilite, store, enstitü gibi kelimelerle aynı köke sahip “state” sözcüğü de sadece “kalıcılığı / yerleşikliği / sabitliği / durağanlığı / düzeni” değil, “kurumsal devleti”, “kurumsallaşmayı” ve “sistemi” de işaret ettiği yorumlanmaktadır.
Kemal Gözler, “‘Devlet’ Kelimesi Üzerine Bir Deneme” başlıklı makalesinde “devlet ve state” kelimeleri arasındaki kıyası şu şekilde yapmıştı (2017. Türkiye Günlüğü. Sayı 129. Kış 2017. Sf: 5-9):
Bizdeki Kelime: “Devlet”
“Devlet” kelimesi, Arapça “devle (ﺩﻭﻠﻪ)” kelimesinden Türkçeye geçmiştir [1].
Bu kelimenin aslî harfleri “d د”, “vو”, “l ل”dir. Hans Wher’in A Dictionary of Modern Written Arabic’ine göre, “devle (ﺩﻭﻠﻪ)”, mastar hâliyle, sürekli olarak değiştirmek (to change periodically), ard arda getirmek (to alternate), döndürmek (to rotate), zamanın veya talihin el değiştirmesi, dönmesi (to change, turn [time, fortune]) demektir [2]. Yine devlet, bir anlamıyla, “muzaffer kılmak (to make victorius)”, “galip gelmek (to let triumph)”, “zafer kazandırmak (to grant victory)” demektir [3].
“Devle (ﺩﻭﻠﻪ)” kelimesindeki aynı aslî harfler (“d د”, “vو”, “l ل”), Türkçedeki “tedavül (ﺗﺪﺍﻮﻞ)” kelimesinde de geçmektedir. “Devlet”, kelime anlamıyla, “tedavül eden”, yani “elden ele geçen şey” demektir. Bu anlamda devlet kelimesi, Bülent Nuri Esen’in vurguladığı gibi, “iktidarın el değiştirmesi”ni hatırlatmaktadır [4]. [s.6]
Batıdaki Kelime: “State/État/Staat/Stato/ Estado” [5]
Devlet kelimesinin İngilizce karşılığı ise state, Fransızca karşılığı État, Almanca karşılığı Staat, İtalyanca karşılığı stato, İspanyolca ve Portekizce karşılığı Estado’dur. Bunların hepsi Latince status kelimesinden gelir [6].
Latince status, “hâl”, “durum”, “vaziyet” demektir [7]. Zaten Fransızca État, İngilizce state kelimelerinin de ilk anlamı, hâl, durum vaziyet demektir [8].
Latince “status” kelimesi de “sto/steti/stare” fiilinden gelir. Bu fiilin ilk anlamı “ayakta durmak (se tenir debout)”, ikinci anlamı “hareketsiz kalmak (se tenir immobile)”, üçüncü anlamı ise “sağlamca durmak (se tenir solidement)” demektir [9].
Modern batı dillerindeki “State / État / Staat / Stato / Estado” kelimelerinin ve keza bu kelimenin kaynağı olan Latince status kelimesi “sta” kökünden gelir. Kökün sıfır hâli “st”dır. Bu kök daima bir “durmayı” ifade eder. Hint-Avrupa dil ailesinde “sta” kökü, “duran şey” veya “durulan yer” anlamına gelir [10]. Bu kökten türeyen İngilizcede, Fransızcada, Almancada, İtalyancada, İspanyolcada, Portekizcede yüzlerce kelime vardır [11]. Bu kelimelerin hepsinde bir durma, değişmeme, sabit kalma anlamı bulunur. İngilizceden birkaç örnek verelim: stop, stay, stand, static, stadium, station, stability, store, instant, arrest, insist, constant, obstacle, constitute, destitute, institute, restitute, consist, exsist, insist, persist, resist, restore, vs.
Örneklerden de görüldüğü gibi “st” köküyle üretilen bütün kelimelerde durağanlık, statiklik, sabitlik, değişmezlik, kararlılık anlamı vardır.
Bu kökten üretilen ve “devlet” demek olan “State/État/Staat/Stato/Estado” kelimelerinde de aynı anlam vardır. Batı dillerinde bu kelime, ilk duyulduğunda bir durağanlığı, bir sabitliği, değişmezliği çağrıştırır.
“Devlet”, Tedavül Eder, “State” ise Sabit Kalır
Yukarıda açıkladığımız gibi Türkçe/Arapça “devlet” kelimesi, ilk kelime anlamıyla değişimi, dönmeyi, el değiştirmeyi, kendi kökünden türemiş bir kelimeyle söylersek, “tedavül etmeyi” ifade eder.
Batı dillerindeki “State” ve benzeri kelimeler ise, durağanlığı, sabitliği, değişmezliği ifade eder.
Emir Kaya’nın gözlemlediği gibi bizdeki “devlet” kelimesinde “dinamik”, Batı dillerindeki “State” kelimesi ve benzerleri “statik” bir çağrışım içerir [12].
Prof. Dr. Ali Fuat Başgil ise 1946 yılında yayımladığı “Devlet Nedir” başlıklı makalesinde devlet kelimesinin Arapça kökenine dair şu ifadeleri kullanmıştı (1946. İstanbul Üniversitesi Hukuk Fakültesi Mecmuası. Cilt XII. Sayı 4. Sf: 981-982):
“Filhakika Türkçemizdeki Devlet kelimesinin çok dikkate değer eski bir mânası vardır. Bu kelime ‘müdavele’ ve ‘tedavül’ kelimeleriyle müşterek bir maddeden, ‘devl” maddesinden çıkmıştır. Ve, lûgat mânasiyle, tedavül eden, yani elden ele geçen kuvvet, iktidar, mevki ve itibar demektir. Eski Arapçada harbeden iki ordudan kah birine, kah ötekine geçen galibiyet ve zafere ‘devlet’… denilirdi.
Kelime bize Arapçadan bu lügat manasiyle geçmiş ve bu manayı yakın zamanlara kadar muhafaza etmiştir… Bugün bile mevki ve şerefe nail oldu manasına ‘filanın başına devlet kuşu kondu’ … deriz”
* Eski Türkçede devlet için il-el sözcükleri kullanılmıştır.
** Mevlana Mesnevi’sinde, devlet kelimesinde Farsça “koşmak” anlamındaki fiil “dev” ile Farsça “dayak” anlamındaki “let” hecelerinin bulunduğuna dair şu kelime oyununu yapmıştı (Mesnevî IV, 1330-1332. beyitler. Sf: 109):
“Şu halde âlemin direği gafletten ibarettir…devlet nedir? Dev yani koş kelimesiyle let yani dayak kelimesinden meydana gelme bir kelime! Önce koş… koş da sonunda dayak ye! Bu yıkık yerde devlet sahibine eşekçesine ölümden başka hiçbir şey yok!”






