Şair Eşref’e Ait Olduğu İddiasıyla Paylaşılan “Bir Soğan Soyuluyor Da Yaşarıyor Gözler / Memleket Soyuluyor Aldırmıyor Öküzler” Dizelerinin Sahibi Aslında Abdullah Çağlayan

Yanlış İddia

 

Yolsuzluk iddialarının gündeme geldiği dönemlerde sıkça karşılaştığımız “Bir soğan soyuluyor da yaşarıyor gözler. Memleket soyuluyor aldırmıyor öküzler.” sözü genellikle Şair Eşref’e ait olduğu iddiasıyla paylaşılıyor.

Paylaşılan söz Osmanlı Devleti döneminin şair ve kaymakamı, hiciv ustası Şair Eşref’e (1846 – 1912) ait değil.

Mezkûr dizeler, Abdullah Çağlayan’ın “Memur Andı” adlı şiirinden.

Hasan Pulur, Milliyet’teki “Soğan soyulurken hazine soyulurken” başlıklı 25 Mart 2001 tarihli yazısında söz konusu şiirin Abdullah Çağlayan’ın Antalya İleri Matbaası’nda 1965 yılında basılan “Devran II” adlı kitabının 23. sayfasında yer aldığını aktarmıştı.

Antalya Defterdarı olduğu dönemde, 1943 yılında kaleme aldığı manzumesi nedeniyle “memurları fena yola sevk ve hükümet aleyhine tahrik etmek” suçlamasıyla hakkında soruşturma açılan Çağlayan kendini “Manzume memurları fena yola sevk ve tahrik değil, kötü ahlak ve karakter sahibi insanları, dürüst ahlaklı ve yurdun nizamlarına hürmetkar olmaya davet eder mahiyettedir.” sözleriyle savunmuş. Akabinde, hakkındaki soruşturmayı yürüten Afyon Cumhuriyet Savcısı İlhan Dizdar tarafından “takipsizlik kararı” verilmiş.

Abdullah Çağlayan’ın bahsi geçen dizelerini içeren taşlamasından ilgili kıta şöyle:

 

Bir soğan soyulurken yaşarıyor da gözler

Hazine soyulurken aldırmıyor öküzler

Hayadan eser yoktur nafile bütün sözler
Beyhude inat etme, salla hemen başını

Gerdan kır, belini bük, al gitsin maaşını”

 

“Memur Andı” başlıklı şiirin tamamı ise şöyle:

 

“Ey Çağlayan, bulmuşsun şimdi kemal yaşını,

Kazanmak istiyorsan bu hayat savaşını,

Yemelisin hakikat denen zehrin aşını,

Ne derlerse desinler, salla derhal başını,

El oğuştur, gerdan kır, versinler maaşını…

 

Tatar Ağası gibi böyle dolaşma yaya,

Eloğluna baksana ne ar kalmış ne hayâ,

Sen de bir dayı bulup sırtını ona daya,

Ne derse huuu!… diye hemen salla başını,

El oğuştur, gerdan kır, versinler maaşını…

 

Kör kadıya şehla de, incitme düztabanı,

Düşküne nasihat ver, kodamana abanı,

Zengin ol, sen de aşır her dağdan arabanı,

Tekerine taş korlar sallamazsan başını,

Uslu otur, hoş geçin, al gitsin maaşını…

 

Köpeklerle hırlaşma, tepişme p.. katırla,

Hamamda kavga olmaz soyu bozuk natırla,

Kulağına küpe yap bu sözümü hatırla,

Kim ne derse huuu!… diye hemen salla başını,

Eğil bükül, gerdan kır, zıkkımlan maaşını…

 

Tıkamış kulağını herkes hakkın sesine,

Bir cevahir kutusu olsan, kimin nesine,

Seni feda ederler elin çin……,

İşin iyisi huuu!.. deyip sallamaktır başını,

Eğil bükül, gerdan kır, versinler maaşını…

 

Unutma bu ocağın bir adı asiyaptır,

Sen de bir dolap çevir, apartmanını yaptır,

Hakikate ne gerek? Bu memnu kitaptır,

Sana lazım olan şey sallamaktır başını,

El oğuşturup, bel büküp, almaktır maaşını…

 

İrtikâpla irtişa sanma ki zor bir iştir,

İlmini bilemezsin adı; alış veriştir,

Usulünü öğren de bu nimetten veriştir,

Sana lazım olan şey sallamaktır başını,

Gerdan kırıp, bel büküp, almaktır maaşını…

 

Bir güvercin eder mi atmacalarla yarış?

Öğrenmedin dünyayı gezdin de karış karış,

Gel vazgeç bu sevdadan, sen de kervana karış,

Ne derlerse desinler, salla derhal başını,

El oğuştur, gerdan kır, versinler maaşını…

 

Bir haksızlık görünce, köpürme isyan etme,

Bir hak için kendine dik kafalı dedirtme,

Doğru yolu, düşene göster de kendin gitme,

Ne derlerse desinler, salla derhal başını,

El oğuştur, gerdan kır, versinler maaşını…

 

Diyorlar ki taç bile, baş eğilmezse konmaz,

Önünde eğilene kılıç dâhi sokulmaz,

Dik durdukça başına devlet kuşu da konmaz,

Bu dünyada kaide sallamaktır başını,

El öpüp, etek öpüp, almaktır maaşını…

 

Bir soğan soyulurken yaşarıyor da gözler,

Hazine soyulurken aldırmıyor öküzler,

Hayâdan eser yoktur, nafile bütün sözler,

Beyhude inat etme, salla hemen başını,

Gerdan kır, belini bük, al gitsin maaşını…”

 

Kapak görseli: Freepik / macrovector

Yorumunuzu yazınız...