Anasayfa » Tüm Yazılar » “Bir Şeyler Olsun Şöyle Çiçekli Miçekli” Mısrasını İçeren Şiirin Orhan Veli’ye Ait Olduğu İddiası

“Bir Şeyler Olsun Şöyle Çiçekli Miçekli” Mısrasını İçeren Şiirin Orhan Veli’ye Ait Olduğu İddiası

Buse Günay
Bir şeyler olsun şöyle çiçekli miçekli Bir çay olsun demli sohbetli

Bir Şeyler Olsun Şöyle Çiçekli Miçekli / Bir Çay Olsun Demli Sohbetli / Sabah Olsun Umutlu, Senli, Benli, Şiirli” Dizelerinin Orhan Veli’ye Ait Olduğu İddiası Doğru Değil

“Bir şeyler olsun şöyle çiçekli miçekli” mısrasını içeren şiirin Orhan Veli’ye ait olduğu iddiası doğru değil. Şairin tüm şiirlerinin yer aldığı Bütün Şiirleri isimli derlemede bu dizelere dair hiçbir iz bulunmuyor. Orhan Veli Kanık, Garip akımını benimseyen şairlerden birisi. Garip hareketi sayesinde şiir; yoğun anlatımdan, şairane üsluptan, vezin ve kafiyeden uzaklaşarak serbest bir form kazandı. “Bir şeyler olsun şöyle çiçekli miçekli” mısrasını içeren şiir, Garip’in getirdiği bu yeniliklerden esinlenerek basit bir üslupla kaleme alınmışsa da Garip’in tam anlamıyla karşı çıktığı kafiye, bahsi geçen şiirde göze çarpan ilk özelliklerden biri. Halbuki Garip akımının dolayısıyla da Orhan Veli’nin şiirlerinde kafiyeye yer vermediğini hatta aksine karşı çıktığını biliniyor.

Yanlış İddia

 

Sosyal medyada popüler isimlere atfedilen anonim dizelerden bir diğerini ele alacağız bugün.

Konumuz: “Bir şeyler olsun şöyle çiçekli miçekli / Bir çay olsun demli sohbetli / Sabah olsun umutlu, senli, benli, şiirli” ifadesi…

Bahse konu dizenin Orhan Veli imzasıyla ilk olarak 2017 yılı Mayıs ayında Twitter’da paylaşılmaya başlandığı görülüyor:

 

orhan veli kanık çiçekli miçekli şiiri

 

Tarihi çok eskiye dayanmasa da şiir, muhtelif mecralarda Orhan Veli imzasıyla karşımıza çıkıyor:

 

Bir şeyler olsun şöyle çiçekli miçekli Bir çay olsun demli sohbetli

 

Bir şeyler olsun şöyle çiçekli miçekli Bir çay olsun demli sohbetli

 

Bir şeyler olsun şöyle çiçekli miçekli Bir çay olsun demli sohbetli

 

“Starbucks edebiyatı”nın dahi konusu olduğuna şahit olabiliyoruz:

 

Bir şeyler olsun şöyle çiçekli miçekli Bir çay olsun demli sohbetli

 

Orhan Veli Kanık 13 Nisan 1914 – 14 Kasım 1950 tarihleri arasında yaşamış, Melih Cevdet Anday ve Oktay Rifat’la beraber hazırladıkları bildiriyle Garip akımını ortaya koymuştu.

Şiirlerini bu akımdan hareketle kaleme alan Orhan Veli, modern şiirin öncülüğünü yapan en önemli şairlerimizden biri.

Kimi edebiyat tarihçileri ya da eleştirmenler tarafından Birinci Yeni olarak da anılan Garip hareketi sayesinde şiir; yoğun anlatımdan, şairane üsluptan, vezin ve kafiyeden uzaklaşarak serbest bir form kazandı. Bu akımla beraber şiirin dili de günlük konuşma diline yaklaştı ve şiirde alabildiğine yalın/ sıradan konular işlenmeye başlandı. Böylelikle şiir tarihimizde bir kilometre taşı olan Garip akımının etkisiyle şiir, hem içerik hem de biçim bakımdan yepyeni bir surete büründü.

Yazıda incelediğimiz şiir, Garip’in getirdiği bu yeniliklerden esinlenerek basit bir üslupla kaleme alınmışsa da Garip’in tam anlamıyla karşı çıktığı kafiye, bahsi geçen şiirde göze çarpan ilk özelliklerden biri. Halbuki Garip’in dolayısıyla da Orhan Veli’nin şiirlerinde kafiyeye yer vermediğini hatta aksine, karşı çıktığını biliyoruz.

Orhan Veli’nin Garip hareketini açıklarken kafiyeden nasıl bahsettiğini anımsayalım (Orhan Veli Kanık, Bütün Şiirleri, İstanbul: YKY, 2007, s.20-21):

“An’ane, şiiri nazım dediğimiz bir çerçeve içinde muhafaza etmiş. Nazmın belli başlı unsurları vezinle kafiyedir. Kafiyeyi ilk insanlar ikinci satırın kolay hatırlanmasını temin için, yani sadece hafızaya yardımcı olmak maksadiyle kullanmışlardı. Fakat onda sonradan bir güzellik buldular. Onu, hikmeti vücudu aşağı yukarı aynı olan vezinle birlikte kullanmayı bir maharet saydılar. Şiirin de menşeinde, diğer san’atlarda olduğu gibi, böyle bir oyun arzusu vardır. Bu arzu iptidaî insan için nazarı itibara alınabilecek bir ehemmiyetteydi. Halbuki insan o zamandan beri pek çok tekâmül etti. Bugünkü insan öyle zan ve temenni ediyorum ki, vezinle kafiyenin kullanılışında kendim hayrete düşüren bir güçlük, yahut da büyük heyecanlar temin eden bir güzellik bulmayacaktır. Nitekim bu rahatsız edici hakikati görmüş olanlar, vezinle kafiyeye “ahenk” denilen yeni bir şiir unsurunun ebeveyni nazariyle bakmışlar, bu yeni nimete dört elle sarılmışlar. Bu şiirde eğer takdir edilmesi lâzım gelen bir ahenk varsa, onu temin eden şey, ne vezindir, ne de kafiye. O ahenk vezinle kafiyenin dışında da, vezinle kafiyeye rağmen de mevcuttur. Fakat onu şiirde şuurlu hâle getirip anlayışları en kıt insanlara bile bir ahengin mevcut oluğunu haber veren şey vezinle kafiyedir. Bu suretle farkına varılan, yani vezinle, kafiye ile temin edilen bir âhenkten zevk duyabilmek yahut da lâkırdıyı bu basit ölçüler içinde söylemeyi maharet sayabilmek; safdilliklerin herhalde en muhteşemi olmalıdır. Bunun haricinde bir âhenge inanmaksa, onun şiir için ne kadar lüzumsuz, hattâ ne kadar zararlı olduğunu biraz sonra anlatacağım.”

 

Şairin yukarıda ön sözünden alıntı yaptığımız, tüm şiirlerinin yer aldığı Bütün Şiirleri isimli derlemede de bu dizelere dair hiçbir iz yok.

Mevzu bahis sözler, dijital platformlarda ünlü yazarlara atfedilen ancak gerçek sahibi bilinmeyen yahut henüz ortaya çıkmamış yüzlerce anonim şiirden yalnızca biri.

 

Bir Şeyler Olsun Şöyle Çiçekli Miçekli / Bir Çay Olsun Demli Sohbetli / Sabah Olsun Umutlu, Senli, Benli, Şiirli” Dizelerini Hatalı Şekilde Orhan Veli’ye Atfeden Yazarlar

Eylem Aslan Dokuz Eylül Gazetesi’ndeki “Çay gelir sohbet başlar” başlıklı 23 Haziran 2020 tarihli yazısında bu hataya düşmüş:

"Orhan Veli’ye kulak verelim; “Bir şeyler olsun çiçekli miçekli / Bir çay olsun şöyle demli sohbetli / Bir sabah olsun umutlu, senli, benli, şiirli”"

 

Bir Şeyler Olsun Şöyle Çiçekli Miçekli Bir Çay Olsun Demli Sohbetli Sabah Olsun Umutlu senli benli şiirli

 

Bu yazılara da göz atabilirsiniz

Yorum bırak