Anasayfa » Tüm Yazılar » “Bilmem Ki Kuşlar, Bu Hengamenin Neresine Uçar” Dizelerinin Cahit Zarifoğlu’na Ait Olduğu İddiası

“Bilmem Ki Kuşlar, Bu Hengamenin Neresine Uçar” Dizelerinin Cahit Zarifoğlu’na Ait Olduğu İddiası

malumatfurusorg
cahit zarifoğlu

Cahit Zarifoğlu’nun “Bilmem Ki Kuşlar Bu Hengamenin Neresine Uçar” Dizelerinin Sahibi Olduğu İddiası Doğru Değil

“Bilmem ki kuşlar, Bu hengamenin neresine uçar” dizeleri Cahit Zarifoğlu’na değil, Erdi Demir’e aittir. Zarifoğlu’nun yayımlanan şiirleri arasında bu dizeye rastlanamamaktadır. Bahsi geçen dizelerin 2014 yılından sonra Cahit Zarifoğlu’na izafe edilmeye başlandığı anlaşılmaktadır. Erdi Demir’in 2014 yılında yayımlanan Cahit Zarifoğlu hakkında hazırladığı yazısında yer verdiği bu ifadelerin zaman içerisinde Zarifoğlu’na atfedilir hâle geldiği anlaşılmaktadır. Demir, bahse konu dizeleri içeren şiirin tamamını “bilmem ki kuşlar” adıyla “Ay Geceden İnmeli” adlı kitabında yayımlamıştır.

Yanlış İddia

 

Soyadıyla müsemma, Yedi Güzel Adam’ın en zarifi Cahit Zarifoğlu’na (1940-1987) ait olduğu iddiasıyla paylaşılan “Bilmem ki kuşlar, Bu hengamenin neresine uçar” dizelerinin kendisine ait olduğu iddiasının doğruluk payının bulunmadığını aktaracağız bugün.

 

cahit zarifoğlu bilmem ki kuşlar bu hengamenin neresine uçar

Adına açılan sosyal medya profillerinde anılan dizelerin yanlışlıkla Cahit Zarifoğlu’na atfedildiği görülmektedir

 

Bilmem ki kuşlar, Bu hengamenin neresine uçar” dizelerinin sanal alemde geçmişini taradığımızda 2014 yılı öncesinde bir izine rastlanamadığını görüyoruz. Zarifoğlu’nun yayımlanan şiirleri arasında bu mısralar yer almıyor.

Bu durum da bize, birçok yazara atfedilen sahte şiirlerde gözlemlediğimiz bir durumu anımsatıyor: Zarifoğlu’nun 1987 yılındaki vefatının ardından 27 yıl geçtikten sonra bu ifadeler kendisine atfedilmeye başlanmış.

Taramayı sürdürdüğümüzde ise karşımıza Erdi Demir’in “Bilmem ki kuşlar” adlı şiiri çıkıyor.

Cahit Zarifoğlu’na ait olduğu iddiasıyla sadece 2 mısrası paylaşılan şiirin tamamını Erdi Demir, “Ay Geceden İnmeli” adlı kitabında yer vermiş.

Şiir şu şekilde:

 

bilmem ki kuşlar

 

bu gidişin adı yok

bir kuş kanadı kadar sözüm yok

üzerimize düşen o ak gölgeyi

tut ellerinle bir tül gibi

ser, gözün alabildiğine beyazlık

 

o beyazlık üstünde şunu düşün

kaç tane insan varsa o kadar ölüm

kaç tane kuş varsa o kadar uçuş

 

düşün seni ve sonsuzluğu

anlamak bunca anlamsızlığı

güç bela itiraf etmek her şeyi:

 

bilmem ki kuşlar

bu hengamenin neresine uçar

 

bilmem ki kuşlar

bu hengamenin neresinde uçar

 

bilmem ki kuşlar bu hengamenin neresine uçar

Erdi Demir’in Ay Geceden İnmeli adlı kitabında “bilmem ki kuşlar” adlı şiirinin yer aldığı sayfa

 

ay geceden inmeli erdi demir

Erdi Demir’in Ay Geceden İnmeli adlı kitabının kapağı

 

erdi demir ay geceden inmeli

Erdi Demir’in Ay Geceden İnmeli adlı kitabının künye sayfası

 

“Bilmem ki kuşlar, bu hengamenin neresine uçar” dizelerinin sanal alemde ilk izine 2014 yılında rastladığımızı, bu yıl öncesinde Zarifoğlu’na atfedildiğine rastlayamadığımızı aktarmıştık. Bu sözün ilk izine Erdi Demir’in 2014 yılında yayımlanan Cahit Zarifoğlu’nun Yaşamak adlı eseri hakkındaki bir yazısında rastlıyoruz. Demir’in kendi şiirinden bir bölümü yayımlanan metnin arasına serpiştirmesinin, dizelerin Zarifoğlu’na ait sanılmasına yol açtığı anlaşılmaktadır.

Erdi Demir’in 15 Ocak 2014 günü Kültürelf adlı (günümüzde erişime kapalı) kültür sanat blogunda yayımladığı “Yaşamak – Cahit Zarifoğlu” başlıklı metin şu şekildeydi:

“ne çok acı var”
*

bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine” yaşamak – nazım hikmet
biliyorum, kolay değil yaşamak” orhan veli
yaşamak yer yüzünde, onunla karışmaktır.” ataol behramoğlu
ben öyle bilirim ki yaşamak / berrak bir gökte çocuklar aşkına savaşmaktır.” ismet özel
yaşamak istiyorum gençliğimi yeni baştan” cahit sıtkı tarancı
küçük bir kitaptır yaşamak / elinde tutmaya yarar” cemal süreya

Gibi türlü bakışlar ve yorumlar mevcut. Ne kadar insan varsa bir o kadar daha bakış açısı sunmak mümkün. Hayatı bir şekilde tanımlıyoruz. Bu tanıma uygun yaşıyoruz. Ömür bitiyor. Sonrasında şunu geçiriyoruz içerimizden “gördüm ve anladım yaşamak macerasını” /yahya kemal
*
Kendi dünyalarımızın içerisine sıkışmışız. “uyuşup kaldığımız izbe”den ayrılamıyoruz. Çünkü gerçek manâda, hakkıyla, layıkıyla “yaşamak”ı bilmiyoruz. Bilsek de, uygulama imkanı vermiyor şu hayat.
Bilmem ki kuşlar, bu hengamenin neresine uçar
Biz de bilmiyoruz, bu hengame bize yaşam fırsatı vermiyor, nefes almak fırsatını vermiyor. Sadece yaşamak eylemini gerçekleştirmeye vakit tanıyor. Bu bahisten şuraya varmak istiyorum, Yedi güzel adam’dan(abiden) biri olan, kısacık ömrünü; edebiyata, hakka, adamlığa vakfetmiş ve bizler için fener mahiyeti taşıyan eserler bırakan zarif adamın “Yaşamak” adlı eserini inceleyeceğiz. Belki yaşam denen şu hülyâda nasıl bir noktada durabiliriz, hakkını vererek nasıl yaşayabiliriz. onu görmüş oluruz.
*

Yaşamak, Cahit Zarifoğlu’nun anı türündeki eseri. Zarifoğlu, gördüklerinden, biriktirdiklerinden, işittiklerinden ve en önemlisi yaşadıklarından hareketle kaleme almış Yaşamak’ı.

Yaşamak, tüm eserleri gibi Beyan Yayınları’ndan çıktı. 220 sayfa. Ankara, Sarıkamış, İstanbul, Biarritz, Milano, Calw, Ulm, Maraş, Dalaman, Bordeux, Diyarbakır, Voni gibi şehirlerden hatıratlarını aktarıyor Zarifoğlu.
Zarifoğlu’nu tanıma adına en yetkin eserdir Yaşamak. Şiire, hayata ve kendisine bakışını, pürüzsüz ve sırlı bir dille aktarıyor. Ben okudum, beğendim. Ufak da olsa kitap ve Zarifoğlu hakkında bir intiba bırakabileceğini düşündüğüm, altını çizdiğim kısımları sizlerle paylaşmak istiyorum.
ne çok acı var.” sarıkamış 1979, sf.5
duyar gibi olurum ılık ve gülümseme dolu sesini, müslümanca selam verip selam alışını.” calw, 1967, sf.19
anne mükemmel bir üleştiricidir. ve kendine daima en küçük lokmayı ayırmıştır.”, “annem yeni ölmüş gibi ağlamak istiyorum.” sarıkamış 1947, sf. 24
“seni duymamak için kulaklarımı tıkadım. senin beyninin içinde kelimelerimiz, dehşetle bakıyorum. sana geçenlerde, oğlum bana: “öğretmenim, bizlerin maymundan türediğini söyledi.” dediği zaman baktığım gibi. yıkıl şimdi. “ sarıkamış 1947, sf.32
insanlar, yorgun insanlar, büyümeyin büyümeyin” ulm 1967, sf.40
çeşmeden en başta akan suyun bulanık kısmına benzetti.” – “necip fazıl’ı onbeş-yirmi dakika dinleyen biri kendi dünyasının ne kadar küçük, değersiz olduğunu derin derin anlar.” ankara 1976, sf.43-44
ah kardeşler gönlümün yükünü kaldıramıyorum” – “yazık böyle mi olmalıydı günlerimiz” – “kişi mahallesindeki caminin cemaatından olmalı.” dalaman 1971, sf.60
gelirken bir savaşçı gibi gelmiştim. dönerken bir yenik değildim, küçük bir filozof olmuştum.” ankara 1970, sf.64
şimdi kıldığın namazları yeniden kılmak istiyorsun. çünkü zannın güzelleşmiş ve büyümüştür.” biarritz 1972, sf.65
efendi bana pek bakmadan ve ilgisizce pat diye benim kimselere söylemediğim kalbimin gizli sırrını söyleyiverdi: baban hakkında kötü düşünme. babaların hareketlerindeoğulların bilmediği hayırlar vardır.” ankara 1975, sf.84
uçuşup duran, üstüste gelip birikmeyen şeyler var, içim dolu bunlarla. Biliyorum ki şiir bunlar. Ve şiirin kendisindeki huzursuzluk bu.” sarıkamış 1975, sf.98
bense anahtarı yalnız bende bulunan bir odaya girer gibi okurum kendi şiirimi.” sarıkamış 1975, sf. 99
ve görüyorum ki yeni idraklerim yeni perdelerdir. vardıkça hedefin uzaklığı büyüyor.” – “her secdenin ele geçmez bir fırsat olduğunu anlıyor…” sarıkamış 1974, sf.101
sezai karakoç’un şiirine duyulan hatırı sayılır ilginin nedeni, sistemli şekilde reddedilen, unutturulmaya çalışılan ecdat mirasına duyduğumuz özlemdir.” ankara 1977, sf.136
biliyor musunuz müzik için fazla şansım olmadı. klasik müzik başlar başlamaz kapatılan radyoların yanında büyüdüm.” maraş 1968, sf.145
Daha bir çok altını çizdiğim cümle mevcut. Ancak bazı kısımlarını paylaşmaya kıyamıyorum. Sosyal ağlarda, amaçsızca, rastgele dolaşmasına gönlüm el vermiyor. Bu yazıyı hazırlarken, kitabı bir kere daha okuma isteği uyandı. Her seferinde yeni detaylar yakalıyor insan. Daha önceden “Yedi Güzel Adam“ı işlemiştik. Cahit Zarifoğlu’nu daha az tanıyorduk o zamanlar. Bu sitedeki ikinci kitabı ve size güzel bir haber vereyim; bir diğer şiir kitabı “İşaret Çocukları” yakın zamanda sitemizde olacak.
Takipte kalın.

 

bilmem ki kuşlar bu hengamenin neresine uçar

Erdi Demir’in “Yaşamak – Cahit Zarifoğlu” başlıklı 15 Ocak 2014 tarihli yazısı

 

“Bilmem Ki Kuşlar, Bu Hengamenin Neresine Uçar” Dizelerinin Cahit Zarifoğlu’na Ait Olduğunu Sanan Yazarlar

Akşam Gazetesi yazarı H. Hümeyra Şahin, sosyal medya hesabından yaptığı bir paylaşımda bu yanlış bilgiyi sunarken, Milliyet Dekorasyon yazarı Meral Akçay ise müellifini aktarmaksızın bu ifadeleri paylaşmış.

Gece Dergi’deki “Bir Akşamüstü Huzursuzluğu” başlıklı 30 Nisan 2017 tarihli öykücüğündeki karaktere  Feyza Ünal bu hataya düşmüş.

“Zaarifoğlu’nun “Bilmem bu kuşlar bütün bu hengâmenin neresine uçar?” dediğini anımsadı.”

 

bilmem ki kuşlar bu hengamenin neresine uçar cahit zarifoğlu

 

Bu yazılara da göz atabilirsiniz

Yazı İçeriğiyle İlgili Yorum Yapmak İsterseniz Buyrunuz