Anasayfa » Tüm Yazılar » Yalova’daki Yürüyen Köşk Efsanesi

Yalova’daki Yürüyen Köşk Efsanesi

malumatfurusorg
atatürk yürüyen köşk

Bir Çınar Ağacı Dalının Kesilmemesi İçin Yalova’daki Yürüyen Köşk’ün  Taşınmasına Karar Verildiği İddiası Doğru Değil

Yanlış İddia

 

Günümüzde içinde Atatürk‘e ait eşyalar ve anılarla müze olarak kullanılan Yalova’daki Çiftlik arazisinde bulunan “Yürüyen Köşk” olarak bilinen yapının 1930 yılı Ağustos ayındaki taşınma serüveni hakkında aktarılan anlatıyı konu edineceğiz.

 

yalova atatürk köşk

 

21 Ağustos 1929’da inşasına başlanarak 22 günde 12 Eylül 1929 tarihinde tamamlanan Yürüyen Köşk’ün 8-10 Ağustos 1930 tarihlerinde temelinden sökülerek doğu yönünde 8,5 metre kaydırıldığı bilinmektedir.

 

13 eylül 1929

Cumhuriyet’in 13 Eylül 1929 tarihli Yürüyen Köşk’ün inşasının tamamlandığına dair küpürü

 

Köşk’ün kaydırılma işlemi İstanbul Belediyesi Fen işleri Müdürü Yusuf Ziya (Erdem) Bey’in direktifiyle Fen İşleri Yollar Köprüler Şubesi’nden Başmühendis Ali Galip (Alnar) Bey ve beraberindeki teknik ekip tarafından gerçekleştirildi. 8 Ağustos 1930 günü teras bölümü ile başlayan kaydırma işlemi, 9 ve 10 Ağustos 1930 tarihlerinde ana binanın raylar üzerinde yürütülmesi ile birlikte tamamlandı.

 

yalova köşkü

 

yürüyen köşk nakli

 

yürüyen köşk teras

 

yürüyen köşk taşıması

 

yürüyen köşk taşıması

 

yürüyen köşk taşıması

yürüyen köşk inşaatı

 

yürüyen köşk eski

 

Yürüyen Köşk’ün taşınması dönemin gazeteleri tarafından haberleştirilmişti:

 

4 ağustos 1930

Yürüyen Köşk’ün taşınmasını konu edinen 4 Ağustos 1930 tarihli Milliyet küpürü

 

yalova köşkü haber

Akşam – 9 Ağustos 1930

 

yürüyen köşk haber

Cumhuriyet – 10 Ağustos 1930

 

yürüyen köşk atatürk

Cumhuriyet – 10 Ağustos 1930

 

10 ağustos 1930

Milliyet – 10 Ağustos 1930

 

Atatürk, 1930 yılı Ağustos ayında gerçekleşen Yürüyen Köşk’ün taşınma çalışmalarını bizzat izlemişti.

 

atatürk yürüyen köşk

 

atatürk yürüyen köşk

 

atatürk yalova yürüyen köşk

 

atatürk yalova yürüyen köşk

 

atatürk yürüyen köşk taşıması

 

atatürk yürüyen köşk

 

yürüyen köşk atatürk

 

atatürk yalova yürüyen köşk

 

atatürk yalova yürüyen köşk

 

Yürüyen Köşk’ün bu taşınma işleminin kaynağı konusunda karşımıza 2 anlatı çıkıyor:

  1. Mustafa Kemal Atatürk’ün, köşke zarar veren çınar ağacı dalının kesilmesi yerine, “dal kesilmeyecek, köşk yürüyecek” talimatı
  2. Mustafa Kemal Atatürk’ün yapım talimatını verdiği köşkün konumunu beğenmeyerek yıkılmasını istemesinin ardından teknik ekibin Köşk’ün taşınmasını önerisini kabul etmesi

 

yürüyen köşk yalova

 

Yalova’daki Yürüyen Köşk’ün çınar ağacının kesilmesi yerine nakledildiği iddiası şöyle aktarılmaktadır:

Mustafa Kemal Atatürk, ilk kez 1927’de geldiği Yalova’da önceleri satın aldığı Baltacı Çiftliği’ndeki çadırda kaldı. Kenti çok seven Atatürk, 1929’un Ağustos ayında Ertuğrul Yatı ile Bursa’ya giderken dikkatini Yalova İskelesi yakınında bulunan Millet Çiftliği’ndeki büyük bir çınar ağacı çekti.

 

Çınarın görüntüsünden etkilenen Atatürk’ün isteğiyle yat durduruldu ve karaya çıkıldı. Ağacın gölgesinde bir süre dinlenen Atatürk, buraya köşk yapılması emrini verdi. Bunun üzerine 21 Ağustos 1929’da inşasına başlanan köşk, 22 günde tamamlandı.

 

Köşkün çalışanları, 1930 yazında kente yeniden gelen Atatürk’e “yandaki çınarın dalının binanın çatısına vurduğunu, çatı ve duvara zarar verdiğini” söyleyerek, ağacın köşke doğru uzanan dalını kesmek için izin istedi. Atatürk ise çınarın kesilmesi yerine binanın tramvay rayları üzerinde biraz ileriye alınmasını istedi. Bunun üzerine köşk, temelinden yaklaşık 5 metre kaydırıldı.

 

Bu olay nedeniyle “Yürüyen Köşk” diye anılmaya başlanan yapı, 2006’da Yalova Belediyesince restore edilip ziyarete açıldı.

 

yalova köşkü ve atatürk

Düşünce ve Tarih Dergisi’nin 2017 Eylül sayısında yayımlanan “Yalova Yürüyen Köşk ve Atatürk” başlıklı metin

 

Bu yöndeki bir diğer anlatı da şu şekildedir:

“Atatürk bir gün çiftliğe gittiğinde, köşkün hemen yanındaki ulu çınar ağacının dallarını kesmeye çalışan bir bahçıvan ile karşılaşır. Hemen bahçıvanı yanına çağırarak bunun nedenini sorar. Görevli bahçıvanın cevabı şöyledir: Ağacın dalları uzamış, binanın duvarına dayanmıştır.

Aldığı cevaptan tatmin olmayan Atatürk, düşünülmesi bile imkânsız olan bir emir verir: “Ağaç kesilmeyecek, bina kaydırılacak.” Görev İstanbul Belediyesi’ne intikal eder. Belediye Fen İşleri Yollar Köprüler Şubesi sorumluluğu üstlenir.

Başmühendis Ali Galip Alnar yanına aldığı teknik elemanlarıyla Yalova’ya gelerek çalışmaya başlar. 8 Ağustos 1930 tarihinde önce bina çevresindeki toprak büyük bir dikkatle kazılıp yapının temel seviyesine inilir. İstanbul’dan getirilen tramvay rayları döşenir.

Santim santim çalışılarak bina yapı altına sokulan raylar üzerine oturtulur. Artık binanın raylar üzerinde kaydırılarak ağaçtan uzaklaştırılması aşamasına gelinmiştir.

Güzel ve sıcak bir yaz akşamında Ulu Önder Atatürk ile birlikte, kardeşi Makbule Atadan, Vali Vekili Muhittin Bey, Emanet Fen Müdürü Ziya Bey ve Cumhuriyet Gazetesi Baş Muhabiri Yunus Nadi nezaretinde bina 4.80 metre civarında kaydırılır.

Bu olağanüstü ve riskli iş 10 Ağustos 1930 tarihinde tamamlanır ve ulu çınar ağacı da kesilmekten kurtulur. O günden beri köşkün adı “Yürüyen Köşk” olarak kalır.”

 

 

yürüyen köşk hikaye

Yalova’daki Yürüyen Köşk’ün çınar ağacına zarar verilmemesi için taşındığı iddiasını içeren paylaşım

 

yürüyen köşk hikayesi

Yalova’daki Yürüyen Köşk’ün çınar ağacına zarar verilmemesi için taşındığı iddiasını içeren haber paylaşımı

 

Yürüyen Köşk’ün aktarılan hikâyesini konu edinen “O Çınar” adlı belgeselin yönetmeni Fehmi Gerçeker, çınar nedeniyle yapı taşıma işinin dünyada örneğinin bulunmadığını öne sürmüştü:

“Bu konu 1930’larda hiç duymadığımız, dünyada yaşandığını bulamadığım bir olay. O devirde bir çınar ağacının dalının kesilmemesi için köşk ileri alınıyor. Tabii bu çok ilginç bir olay. Buradan yola çıkarak bir belgesel yapmaya karar verdik ve bunu dünyaya duyurmak amacıyla Yürüyen Köşk belgeseli başladı. ‘O çınar’ belgeselini yaparken çok ilginç hisler içerisinde bulunduğum bir gerçek. Her şeyden önce büyük önder Atatürk’ümüzün istediği bir yerde ve onun devlet adamlarından halka kadar insanlarla buluştuğu bir mekanda filmi yapmak çok büyük manevi bir duygu yüklüyordu.”

 

yalova yürüyen köşk

 

Ancak, taşınma işlemine şahitlik eden Yalova Çiftlikleri Müdürlüğü görevini üstlenen Necati Turgay’ın aktarımı, taşıma işleminin çınar ağacı nedeniyle değil, Mustafa Kemal Atatürk’ün köşkün konumunu beğenmemesi nedeniyle gerçekleştiği yönünde.

Yürüyen Köşk’ün yapım sürecinde görev alan ve sonrasında Yürüyen Köşk Müdürü olarak görev yapan Necati Turgay, TRT 1’de yayınlanan Nazmi Kal’ın sunduğu Atatürk‘ten Anılar programında 1972 yılında Yürüyen Köşk’ün yapımı ve taşınması sürecini şöyle aktarmıştı (Nazmi Kal (2001). Atatürk’le Yaşadıklarını Anlattılar. Bilgi Yayınevi. Ankara Sf: 159–160):

“Bu devirde enteresan bir şey. Atatürk’e yaptığımız bir köşe var. Halen bu köşk ayaktadır ve gayet iyi muhafaza edilmiştir. Köşk için bize verilen direktifte köşkün teras kısmının büyük çınar ağacının gölgesi altında olması emredilmişti. Bunu zamanki su işleri müdürü Ziya Bey ve 1–2 profesörle beraber tespit ettik. Sonra bu kış şeysinde gelip köşkü gördüklerinde katiyen köşkü beğenmediler. Ve dediler ki ‘bu köşk yıkılsın, ben bu köşkü istemiyorum’ dediler. Hâlbuki bina epeyce ortaya çıkmıştı.  Atatürk haklıydı. Çünkü Atatürk umumiyetle öğleden sonra çiftliğe gelmeyi tercih ediyorlardı. Ve büyük terasta oturdukları zaman denizi ve doğayı çok sevdikleri için, Yalova’da fevkalade gurub olur. Halbuki bizim koyduğumuz mevkide o büyük çınar ağacının gölgesi tamamen ufuku kapıyordu. Dolayısı ile oradan ne gurup ne deniz görülemeyecekti. ‘Yıkın bunu’ dediler. Epey masraf külfet de olmuştu. Yalnız üniversite profesörlerinden Sadi Bey ve İhsan Bey vardı arkadaşlar. Onlar da dedi ki  fikir olarak hocam dediler müsaade buyrun yıkmayalım bu binayı nakledelim dediler. E nasıl olur? Olur yaparız hesap ederiz bunu dediler statik hesaplarını yaparız ve naklederiz dediler. Atatürk bunu gayet orijinal buldu. ‘O halde nakledin bakalım’ dedi. Ve aşağı yukarı 5 – 5,5 aylık bir mesaiden sonra alınan tertibatla bu köşk evvela terası ki 28 ton ağırlığındaydı, betonarmeydi o. Arkasından da köşk ki 2 katlıdır o taşındı. Ve bunu merakla gelip saatlerce orda köşkün bu şekilde taşınmasını seyrettiler ve beğendiler. Köşk hakikaten gayet hesaplı bir şekilde nakledildi. Yani bundan dolayı üniversite profesörlerimizi iyi anmak lazım hala hayatta değiller çünkü yapılan hesap ve kitaplar o kadar isabetli oldu ki bugün 50 seneye yaklaştığı halde bu köşk 1 santim dahi [] oturmamıştır… Yalnız kışın şimal rüzgârlarından müteessir oluyor; çünkü büyük dalgalar tuzlu rüzgarları şeye çarpıyor o yüzden her vakit bir boyama ve tamir şeysine muhtaç kalıyor.”

 

Necati Turgay’ın bu aktarımına dair TRT Arşiv kaydı aşağıdaki bağlantı vasıtasıyla izlenebilir:

 

Dönemin gazetelerinde iddia edildiği gibi çınar ağacı nedeniyle Köşk’ün taşındığına dair bir bilgiyi aktarmadığı görülmektedir. Hatta dönemin gazetelerinde, ağaca zarar vermeme meselesi yerine Köşkün mevkii bilhassa muvafık görülmemiştir. Bunun üzerine köşkün Gazi Hz. tarafından tensip buyurulan diğer bir yere nakline karar verilmiştir.” ifadelerine yer verilmiştir.

 

yalovadaki köşk nakil

 

Yani, Yürüyen Köşk çınar ağacının dalı kesilmesin diye değil terasının güneşin batışını ve denizi görmesinin sağlanması amacıyla nakledilmiştir.

 

yürüyen köşk çınar

 

Yürüyen Köşk ve taşınmasına yol açtığı öne sürülen doğu çınarı (plantanus oriantalis) türündeki ağaç günümüzde hâlâ varlıklarını korumaktadır.

 

Yürüyen Köşk Hikâyesine Yazılarında Yer Veren Köşemenler

 

Bu yazılara da göz atabilirsiniz

Yazı İçeriğiyle İlgili Yorum Yapmak İsterseniz Buyrunuz