40 bin TL ve üzeri vergi borcu bulunanlara yurt dışı çıkış yasağı uygulanabileceği ileri sürüldü.
Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından vergi borcu olanlara yurt dışı çıkış yasağı konduğu iddiası, vatandaşların seyahat planı yapmadan önce durumlarını kontrol etmesi uyarısıyla çeşitli haber sitelerinde ve sosyal medya platformlarında paylaşıldı.
Medyanın Elli Tonu (@Medyanin50Tonu): “⭕️ Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemeyle, 40 bin TL ve üzerinde vergi borcu bulunan mükelleflere yurt dışına çıkış yasağı uygulanmaya başlandı.”
FarukBakac (@FarukBkc44): “Hazine ve Maliye Bakanlığı tarafından yapılan düzenlemeyle, 40 bin TL ve üzerinde vergi borcu bulunan mükelleflere yurt dışına çıkış yasağı uygulanmaya başlanmış….”
Ancak bu aktarım doğru değil.
| 31 Aralık 2025 tarihli 33124 sayılı Resmî Gazete’nin 5. mükerrer sayısında yayımlanan ve 1 Ocak 2026 günü yürürlüğe giren tarhiyat öncesi uzlaşma limitinde tutar güncellemesi yapılmdı. Vergi Usul Kanunu Genel Tebliği (Sıra No: 588) ile tarhiyat öncesi uzlaşmaya konu olabilecek usulsüzlük ve özel usulsüzlük cezalarında sınır “40.000 TL üzeri” olarak belirlendi. Yapılan tutar güncellemesini 3 ay sonra gündeme getiren haberler yanlış yorumlanmış. Yürürlüğe girdikten 3 ay sonra “Vergi borcu olanlar dikkat! 40 bin lirayı geçemeyecek” gibi başlıklarla haberleştirilen düzenleme, “vergi borcu olana yurt dışı çıkış yasağı” şekline dönüştürülmüş. |
Vergi borcu olanlara idarî olarak yurt dışına çıkış yasağı eskiden konulabiliyordu. Vergi borcu sebebiyle yurtdışı çıkış yasağı getirip seyahat hürriyetini engelleyen bu uygulama Anayasa Mahkemesi kararlarıyla sınırlandırıldı. “Vatandaşlık ödevi” kaynaklı yurt dışı çıkış yasağı Anayasamızdan çıkartılmasıyla bu uygulama sonlandırıldı. 2011 yılı Şubat ayından itibaren vergi borcu nedeniyle yurt dışına çıkma engeli uygulaması kaldırıldı. Hâlihazırda yurt dışına çıkış yasağı suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle ancak hakim kararına bağlı olarak konulabilmektedir. Vergi borcu tek başına yurt dışına çıkış yasağı getirmez.
Detaylandıralım…
Vergi borcu olanların yurt dışı çıkışını sınırlayan uygulama kanunî dayağını 6 Haziran 2008 tarihine kadar 15 Temmuz 1950 tarihli 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun 22. maddesinden alırken, Anayasa Mahkemesi tarafından verilen 18 Ekim 2007 tarihli iptal kararından sonra 5766 sayılı Kanun ile 6183 sayılı Kanuna eklenen 36/A maddesinden almaya başlamıştır.
15 Temmuz 1950 tarihli ve 5682 sayılı Pasaport Kanunu’nun “Pasaport ve vesika verilmesi yasak olan haller” başlıklı 22. maddesinde, vergiden borçlu olduğu pasaport vermeye yetkili makamlara bildirilenlere, pasaport ve seyahat vesikası verilmeyeceği, verilmişse geri alınacağı ve bunların yurtdışına çıkışlarının engelleneceği hüküm altına alınmıştı.
5682 Sayılı Pasaport Kanunu’na, 28 Mayıs 1988 tarihli 3463 sayılı kanun ile eklenen 22. madde hükmü şu şekildeydi:
“Yurt dışına çıkmaları; mahkemelerce yasaklananlara, memleketten ayrılmalarında genel güvenlik bakımından mahzur bulunduğu İçişleri Bakanlığınca tespit edilenlere, vergiden borçlu olduğu pasaport vermeye yetkili makamlara bildirilenlere pasaport veya seyahat vesikası verilmez. Ancak, yabancı memleketlere gitmeleri mahkemelerce yasaklananlar dışında kalanlara, zarurî hallerde İçişleri Bakanının teklifi ve Başbakanın onayı ile pasaport veya pasaport yerine geçen seyahat vesikası verilebilir.”
Pasaport Kanunu’nun 22. maddesinde genel bir ifade kullanıldığı için uygulamaya Maliye Bakanlığı tarafından çıkarılan tebliğlerle yön verildi.
Maliye Bakanlığı tarafından yayımlanan tebliğlerde, Kanun’daki “vergiden borçlu” ibaresinden (6183 sayılı Kanunun 1. maddesinde söz konusu edilen amme alacaklarından borçlu bulunan şahıslar olduğundan) (tüm kamu alacaklarını kapsar biçimde) “amme alacağı”nın anlaşılacağı şeklinde yorumlandı.
Maliye Bakanlığı yaptığı düzenlemelerle, yurt dışı çıkış yasağı uygulanması gereken vergi borcu tutarında bir alt limit belirleyerek, bu tutarın üstünde borcu olan mükellefleri pasaport vermeye yetkili makamlara bildirmeyi sürdürdü (29/06/2008 tarihine kadar 346, 353, 365, 368, 379, 395, 404, 424 Seri No’lu ve Seri: A, Sıra No: 1 Tahsilat Genel Tebliğlerini yayımladı).
Pasaport Kanunu’nun 22. maddesi hükümleri çerçevesinde, kesinleşmiş ve teminata bağlanmamış vergi borcu belirlenen tutarı aşan borçluların yurt dışına çıkışlarının engellenmesi uygulamasına, anılan hükmün Anayasa Mahkemesi tarafından iptal edilmesi ile son verildi. Anayasa Mahkemesinin E: 2007/4, K: 2007/81 sayılı iptal kararı 8 Aralık 2007 tarihli Resmi Gazete’de yayımlandı ve yayım tarihinden başlayarak altı ay sonra yürürlüğe girmesine hükmedildi. Anayasa Mahkemesinin iptal kararlarını ileri bir tarihe bırakmasıyla oluşan boşlukta vergi borcu kaynaklı yurt dışı çıkış yasağı uygulamada göz ardı edildi.
(Yasal boşluk oluşmadan düzenleme yapılması için verilen 6 ayın ardından) 4 Haziran 2008 tarihli 5766 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunda ve Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Pasaport Kanunu’nun 22. maddesinin birinci fıkrasında yer alan “vergiden borçlu olduğu pasaport vermeye yetkili makamlara bildirilenlere” ibaresi madde metninden çıkarıldı.
6 Haziran 2008 tarihli 26898 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5766 sayılı Kanun ile 6183 sayılı Kanun’un 36. maddesinden sonra gelmek üzere aşağıdaki 36/A maddesi eklendi:
“Yurt dışı çıkış tahdidi:
MADDE 36/A – Devlete ait olup 213 sayılı Vergi Usul Kanunu ile 4458 sayılı Gümrük Kanunu kapsamına giren amme alacakları ile bunlara ait zam ve cezalarını ödeme emrinin tebliğ tarihini takip eden yedi gün içerisinde ödemeyen ya da bu Kanun hükümleri uyarınca hakkında bu alacaklar nedeniyle ihtiyati haciz kararı alınan amme borçlusunun yurt dışına çıkışı, alacaklı tahsil dairesinin talebi halinde ilgili makamlarca engellenir.
Yurt dışı çıkış tahdidi, yüzbin Yeni Türk Lirası ve üzerinde olan teminat altına alınmamış amme alacağı için uygulanır. Bakanlar Kurulu, bu tutarı on katına kadar artırmaya, yarısına kadar indirmeye ve yeniden kanuni tutarına getirmeye yetkilidir.
Amme alacağına karşılık teminat alınması, alacağın tecil edilmesi, borçlunun aciz halinin tespit edilmesi, yargı mercilerince amme alacağının takibinin durdurulmasına karar verilmesi veya takibin kanunen durdurulması gereken diğer hallerde yurt dışı çıkış tahdidi, alacaklı tahsil dairesinin talebi üzerine ilgili makamlarca kaldırılır.
Amme borçlusu hakkında uygulanan yurt dışı çıkış tahdidi, hastalık, iş bağlantısı gibi hallerde alacaklı tahsil dairesinin uygun görmesi ve bildirimi üzerine ilgili makamlar tarafından kaldırılır. Bu fıkraya göre yurt dışı çıkış tahdidinin kaldırılmış olması yeniden tatbikine mani değildir.
Amme borçlusuyla birlikte amme alacağının ödenmesinden sorumlu olan ve bu Kanuna göre amme borçlusu sayılan kişiler hakkında da bu maddede yer alan esaslara göre yurt dışı çıkış tahdidi uygulanır.
Bu maddenin uygulamasına ilişkin usul ve esasları belirlemeye Maliye Bakanlığı yetkilidir.”
Bu değişiklikle, yurt dışına çıkış yasağına ilişkin düzenleme 21 Temmuz 1953 tarihli 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanun kapsamına alındı.
Mezkûr kanun hükmü ile 100.000 TL’nin üzerinde teminat altına alınmamış vergi borçlusunun yurt dışına çıkışının, alacaklı tahsil dairelerinin talebi üzerine ilgili makamlarca engellenilmesi hedeflendi.
Ancak bahsi geçen kanundaki “yurt dışı çıkış tahdidi” maddesi 2011 yılında iptal edildi.
13 Mayıs 2010 tarihli ve 27580 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 5982 sayılı Türkiye Cumhuriyeti Anayasasının Bazı Maddelerinde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun ile Anayasamızın 23. maddesinin 5. fıkrası “Vatandaşın yurt dışına çıkma hürriyeti, ancak suç soruşturması veya kovuşturması sebebiyle hâkim kararına bağlı olarak sınırlanabilir.” şeklinde değiştirildi (Söz konusu Anayasa değişikliği, 12 Eylül 2010 tarihinde yapılan halk oylaması ile kabul edildi. Yüksek Seçim Kurulu Başkanlığı tarafından 23 Eylül 2010 tarih ve 27708 sayılı Resmi Gazete’de yayımlanan kesin sonuçların ardından söz konusu Anayasa değişikliği halk oylaması sonuçlarının Resmi Gazetede ilan edildiği aynı gün itibarıyla yürürlüğe girdi.).
Anayasamızın “Yerleşme ve seyahat hürriyeti” başlıklı 23 üncü maddesinde yapılan değişiklikle, vergi borcu nedeniyle mükelleflerin yurt dışına çıkışını engelleyen yasal düzenlemeye mesnet teşkil eden “vatandaşlık ödevi” ibaresi, yurt dışına çıkma hürriyetini sınırlandıran sebepler arasından çıkarılmış ve suç soruşturması veya kovuşturması sebepleriyle yurt dışına çıkma hürriyetinin hâkim kararıyla sınırlandırılabileceği hüküm altına alınmıştır.
Böylelikle “vatandaşlık ödevi” kaynaklı yurt dışı çıkış yasağı Anayasamızdan çıkartıldı.
6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 36/A maddesi hükmü Anayasanın 23. yeni 5. fıkrası ile zımnen ilga olduğundan, maddenin uygulama alanı kalmadı. Bu nedenle, 6183 sayılı Kanunun 36/A maddesinde düzenlenmiş olan yurt dışı çıkış tahdidine ilişkin hükümlerin kaynağını oluşturan mevzuatta da değişiklik yapma ihtiyacı hasıl oldu.
Yeni kanunî düzenleme yapılıncaya kadar izlenecek uygulama Gelir İdaresi Başkanlığı’nca hazırlanan Tahsilat İç Genelgesi’nde duyuruldu. 8 Ekim 2010 tarihli ve 2010/1 seri numaralı İç Genelge’de alacaklı tahsil dairelerince 5982 Sayılı Kanun’un yürürlüğe girdiği 23 Eylül 2010 tarihinden itibaren amme borçluları hakkında 6183 Sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince yurt dışı çıkış tahdidi tatbik edilmeyeceği belirtildi. Ayrıca, 23 Eylül 2010 tarihinden önce amme borçluları hakkında alacaklı tahsil dairelerinin talepleri üzerine 6183 Sayılı Kanun’un 36/A maddesi gereğince uygulanmış olan yurt dışı çıkış tahditleri ise borçluların ayrıca müracaatları aranmaksızın kaldırılacağı açıklandı.
25 Şubat 2011 tarihli ve 27857 sayılı Resmî Gazete’de yayımlanan 6111 sayılı Bazı Alacakların Yeniden Yapılandırılması ile Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu ve Diğer Bazı Kanun ve Kanun Hükmünde Kararnamelerde Değişiklik Yapılması Hakkında Kanun‘da “21/7/1953 tarihli ve 6183 sayılı Amme Alacaklarının Tahsil Usulü Hakkında Kanunun 36/A maddesi yürürlükten kaldırılmıştır” hükmüne yer verildi.






