Taburcu Kelimesinin Kökenini Karıştıran Köşe Yazarları

Taburcu Kelimesinin Çanakkale Savaşıyla Ortaya Çıktığı Doğru Mu?

TDK tanımlamasıyla “Hastaneden çıkması kararlaştırılmış (hasta)” anlamına gelen “taburcu” sözcüğünün kökenine ilişkin son dönemde yanlış bir bilgi dolaşıma çıktı.

“Taburcunun Bilinmeyen Hikayesi” başlığıyla yayılan bu yanlış bilgiye göre “taburcu” kelimesi Çanakkale Savaşı’nda askeri hastanelerde tedavi edilen askerlerin tekrar askeri birliğine, yani “tabur”una geri gönderilmesi işlemi nedeniyle “taburcu olmak” olarak dilimize yerleşmiş.

“Taburcu”nun menkıbeleştirilen yanlış hikayesinin ilgili bölümü şu şekilde:

"Ülkede herkes askerdir, eli silah tutan tüm erkekler savaştadır. Gerçek kurumsal düzeyde tek hastane vardır, ülkenin her yanındaki cephelerde tüm hekimler subaydır, askerdir. Yaralılar iyileştirilir, komutan hastalarını, askerlerini dolaşır. Hastanede, kışlada, revirde, cephede çadırda, savaşta. Tabip subay, iyileşenleri, tekrar silah tutabilecekleri savaşa, taburuna yollar, ‘’taburcu’’ eder. Başka hiçbir milletin, ülkenin hastanesinde, hastalar iyileştiklerinde ‘’taburuna yollanmaz, taburcu’’ edilmez. Bazı değerleri, yaşamının içine böylesine sindirmiş başka bir millet yoktur."

Anlatılan hikayenin doğru kısmı, iyileşen askerlerin tabip subay tarafından tekrar savaşa, tabura yollanmasından ötürü, şifa bulan yaralı/hasta askerlerin hastaneden çıkarılma işlemi “taburcu olmak/etmek” şeklinde kalıplaşır.

İngilizce karşılığı “discharged”, Fransızca karşılığı ise “déchargée” olan, tedavi edilen hastaların hastaneden ayrılması işlemi için 19. yüzyılda “taburcu” kelimesi uygun görülmüş. Hastanede şifa bularak ayrılanlar için “taburcu olmak” eyleminin tanımlanması da askeri bir tabirin dilimize yerleşmesinden ötürüdür. Osmanlı döneminde modern tıbbın askeri hastaneler vasıtasıyla yayılmasından ötürü, tıbbi birçok terimin Türkçeleşmesi, askeri mantalite ışığında gerçekleşmiştir. Taburcu kelimesi de bunlardan biridir.

Yanlış kısmı ise, taburcu kelimesinin Çanakkale Savaşı’ndan sonra dilimize yerleştiğidir. Taburcu kelimesi, Çanakkale Savaşı’ndan sonra dilimize girmedi.

Şemsettin Sami’nin Kamus-i Türki adlı eserinin 857. sayfasında “tabur” kelimesinin tanımı yapılır; ancak, taburcu ifadesi geçmez. Lakin, taburcu kelimesine başka bir sözlükte rastlıyoruz: James W. Redhouse tarafından hazırlanan ve 1890’da İstanbul’da Amerikan Board Misyoner Heyeti adına A. H. Boyajian tarafından “A Turkish and English Lexicon Shewing the English Significations of the Turkish Terms” (Kitâb-ı Meânî-i Lehçe li-James Redhouse el-İngilizî) başlığıyla yayınlanan Türkçe-İngilizce sözlükte “taburcu” kelimesi ve İngilizce karşılığı yer almaktadır. .

Yani, Çanakkale Savaşı’ndan çok önce taburcu kelimesi dilimizde yer bulmuştur kendine.

Bu hataya düşen köşe yazarları ise şu şekilde:

 

* Tespiti için Kasım Bolat‘a teşekkürler.

malumatfurus hakkında 828 makale
Köşe yazarları için yanlışlama girişimi. #Köşeyazarızabıtası

İlk yorum yapan olun

Bir Cevap Yazın