Metin Feyzioğlu’nun Münevver Karabulut’un Katili Cem Garipoğlu’nun Avukatı Olduğu İddiası

Metin Feyzioğlu'nun Münevver Karabulut'un Katili Cem Garipoğlu'nun Avukatı Olduğu İddiası Doğru Değil

Metin Feyzioğlu’nun Münevver Karabulut’un Katili Cem Garipoğlu’nun Avukatı Olduğu İddiası Doğru Değil

Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu, iddia edildiği gibi Münevver Karabulut’un katili Cem Garipoğlu’nun değil, Cem Garipoğlu’nun babası Mehmet Nida Garipoğlu’nun avukatlığını üstlenmişti. Münevver Karabulut cinayeti davasında, Cem Garipoğlu’nun müdafiliğini Aytekin Kaya üstlenmişti. 

Yanlış İddia

Türkiye, 3 Mart 2009 tarihinde 17 yaşındaki lise öğrencisi Münevver Karabulut’un, Cem Garipoğlu tarafından vahşi bir biçimde öldürülmesiyle sarsılmıştı. Münevver Karabulut’un başını keserek öldüren Cem Garipoğlu, cinayetin ardından ortadan kaybolmuş ve 197 günlük kaçışın ardından İstanbul Emniyet Müdürlüğü’ne teslim olmuştu. Teslim olmasının ardından gerçekleştirilen yargılama sonucunda 24 yıl hapis cezası alan Cem Garipoğlu, sevk edildiği Silivri 5 No’lu L Tipi Kapalı Ceza İnfaz Kurumu’ndaki hücresinde 10 Nisan 2014 tarihinde kendini asarak intihar etmişti.

Cem Garipoğlu’nun cinayet sanığı olarak yargılandığı dava sürecinde avukatlığını Metin Feyzioğlu’nun üstlendiği yönünde bir yanlış bilgi kamuoyuna yayılmıştı.

Metin Feyzioğlu'nun Cem Garipoğlu'nun avukatlığını üstlendiği iddiasına yer veren paylaşım
Metin Feyzioğlu’nun Cem Garipoğlu’nun avukatlığını üstlendiği iddiasına yer veren paylaşım

Münevver Karabulut cinayeti davasın sürecinde, Cem Garipoğlu’nun vekilliğini 22019 baro sicil numarası ile İstanbul Barosu’na kayıtlı Aytekin Kaya adlı avukat üstlenmişti. Avukat Aytekin Kaya, Garipoğlu’nun ceza davasının ilk derece, istinaf ve Yargıtay temyiz aşamalarında takibini gerçekleştirmişti.

Cem Garipoğlu’nun babası, ünlü iş insanı Hayyam Garipoğlu’nun kardeşi Mehmet Nida Garipoğlu hakkında, maktül Münevver Karabulut’un öldürülmesi katledilmesine yönelik hazırlanan iddianamede, tasarlayarak, çocuğu veya beden veya ruh bakımından kendini savunamayacak kişiyi, canavarca hisle veya eziyet çektirerek öldürme suçuna iştirak etmekten ağırlaştırılmış müebbet hapis cezasına çarptırılması talep edilmişti.

Cinayet sonrasında delilleri karartma amacıyla evdeki kan lekelerini silmekle suçlanan Mehmet Nida Garipoğlu, dava sürecinde Türkiye Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu tarafından savunulmuştu.

Tutuklanan Mehmet Nida Garipoğlu, “Münevver Karabulut Cinayeti” davasında, cinayeti oğluyla birlikte işledikleri iddialarını reddetmiş; ancak, oğlunu sakladığını itiraf etmişti. Yapılan yargılama sonucunda Metin Feyzioğlu’nun savunduğu Mehmet Nida Garipoğlu beraat etmişti. Yargıtay ise, Mehmet Nida Garipoğlu’nun beraat kararını bozmuş ve yeniden yargılama kararı almıştı. Bakırköy 4. Ağır Ceza Mahkemesi tarafından yeniden görülen davada, Mehmet Nida Garipoğlu hakkında ‘suçluyu kayırma” suçunu oluşturduğunu, ancak bu suç üst soy tarafından işlendiği için ceza verilmesine yer olmadığına karar verilmişti. Bu yargılama sürecinde Nida Garipoğlu’nun müdafiliğini Mustafa Gökhan Tekşen yapmıştı.

Metin Feyzioğlu’na, oğlu Cem Garipoğlu’nun işlediği cinayetin izlerini silmekle suçlanan ve katil zanlısı oğlunu cinayetin ardından 7 ay sakladığını itiraf eden Mehmet Nida Garipoğlu’nun avukatlığını üstlenmesi nedeniyle sert eleştiriler yöneltilmişti. Bu eleştirilere yönelik Feyzioğlu, baba Garipoğlu’nun masum olduğunu, cinayet anında başka bir yerde olduğunu aktarmıştı. Bu minvalde verdiği bir yanıtta şu sözlerle kendini savunmuştu:

“Ben Cem Garipoğlu’nun babasının avukatı oldum. Neden olduğumu ilk defa açıklayacağım. Toplum bir bütün olarak bir insanı linç etmeye karar vermişti. Kötüydü ve linç edilmeliydi. Olayın trajik olduğu konusunda hemfikiriz. O zaman bana dosyayı göstermediler. Bir baba oğluyla birlikte eline testere alıp bir kızı öldürmekle suçlanıyor. O babanın mantık çerçevesinde bu suçu işlemiş olduğuna inanmıyorum”

Bu konuda verdiği bir başka demeç ise şöyleydi:

“Çağdaş olmanın şartı vardır. İlkel olmamaktır. Şöyle bir şartı vardır, kimin suçlandığı, kimin suçladığı değil, suçlanan herkesin peşin olarak suçsuz olduğunun kabul edilmesidir. Bu eşiği atladığımızda bize çağdaş denecektir. İkincisi ben adam öldürmekle suçlanan Cem adlı kişiyi savunmuyorum. Evet babasını savunuyorum. Üçüncüsü, o mahkemede bahsettiğiniz şahıs suçun işlendiği saatte başka bir yerde olduğunu, bugün maalesef o şikayet ettiğimiz dinleme kayıtları var ya, o kayıtlarla ispatlamış durumdadır. Projeleri iyi şeyleri, güzel şeyleri küçük göstermek yerine, lütfen hedefiniz can kurtarmak olsun. Çünkü kadınlar ölüyor.”

Feyzioğlu ise, basına verdiği bir demeçte Mehmet Nida Garipoğlu’nun dosyasında müdafilerin dosyayı göremesi, hakim huzuruna çıkılmadan aylarca hürriyetten mahrum edilme, cezaların şahsiliği ilkesinin ihlal edilmesi gibi konularda Avrupa İnsan Hakları Mahkemesi’ne (AİHM) hak ihlali başvurusunda bulunacaklarını açıklamıştı.

Münevver Karabulut’un babası Süreyya Karabulut ise, Metin Feyzioğlu’nun Garipoğlu’nun ailesinin hukuk danışmanı olduğunu belirtmiş ve kızının katlinin izlerinin ortadan kaldırılmasında Metin Feyzioğlu’nun savunduğu Mehmet Nida Garipoğlu’nun payının olduğunu şu sözlerle iddia etmişti:

“Adaletin tecelli ettiği iddia ediliyor; maalesef benim adaletim tecelli etmedi. Metin Feyzioğlu’nun avukatlığını yaptığı Nida Garipoğlu, kızımın cinayetinde delilleri yok etme, kızımın kanlarının temizlenmesi, evin temizliği, oğlunun kaçmasını sağladı. Türkiye Barolar Birliği, Ankara Barosu, İstanbul Barosu bize avukat bile göndermedi”

Baba Karabulut, Mehmet Nida Garipoğlu’nun müdafiliğini üstlenen Feyzioğlu’na da şu sözlerle yüklenmişti:

“Metin Feyzioğlu, Karabulut ailesinin yanında yer almadı da, Garipoğlu ailesinin yanında yer aldı.  Mademki haksızlığın karşısında, adaletli, dürüst ve şerefli ve haysiyetli insandı, Karabulut ailesine başsağlığı dilemedi, Garipoğlu ailesini savundu. Garipoğlu’nda para var. Davaya girdiği için Garipoğlu’ndan 1 milyon dolar aldı.

“Garipoğlu ailesinin avukatlığını yapmış olsa dahi, bize başsağlığı dilerdi. Cem Garipoğlu’nun avukatlığını yapan Aytekin Kaya, bana başsağlığı dileyebildi. Metin Feyzioğlu gelip bana başsağlığı dileyemedi. Metin Feyzioğlu, bu toplumun yüzkarasıdır”

Metin Feyzioğlu hakkındaki bu yanlış iddianın yaygın şekilde gözlemlendiği anlar ise dikkat çekici. 2014 yılındaki Danıştay’ın 146. yılı kutlamalarında yaptığı konuşmaya Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın tepki vermesinin ardından AK Parti taraftarlarınca ve 2019 yılında gerçekleştirilecek adli yılı açılış törenini boykot kararı alan baroları eleştirmesinin ardından AK Parti karşıtlarınca bu iddianın yoğun şekilde dile getirildiği gözlemlenmektedir.

Metin Feyzioğlu’nun Münevver Karabulut’un Katili Cem Garipoğlu’nun Avukatı Olduğunu İddia Eden Yazarlar

Bilecikhaber.com.tr’deki “Metin Feyzioğlu, Danıştay Konuşması” başlıklı 12 Mayıs 2014 tarihli yazısıyla Şadi Erdal:

"Metin Feyzioğlu, Türkiye Barolar Birliği Başkanı, Üniversite talebesi kız arkadaşını öldüren, odun kesici motorlu testere ile parçalayan Cem Garipoğlu´nun Avukatı. 27 Mayıs ihtilalini yapanların yanında yer alan Turan Feyzioğlu'nun torunu."

On5yirmi5.com’daki “#Özgecan Aslan” başlıklı yazısıyla Ali Altunkaya:

"... Cem Garipoğlu’nun saygı değmez avukatı olan Metin Feyzioğlu’nun: ‘İçimiz yanıyor. Canımız evladımız…"

Ali Keskin ise sosyal medya hesabından yaptığı 14 Mayıs 2017 tarihli paylaşımda yeniden TBB başkanı seçilen Metin Feyzioğlu’nun Cem Garipoğlu’nun avukatı olduğuna yönelik hatalı bilgiye yer vermiş:

"Cem Garipoğlu'nun avukatı Metin Feyzioğlu yeniden Barolar Birliği Başkanı oldu. Sorsan en büyük kadın hakları savunucusu bunlar."
Ali Keskin'in Metin Feyzioğlu'nun Cem Garipoğlu'nun avukatlığını üstlendiği iddiasına yer veren paylaşımı
Ali Keskin’in Metin Feyzioğlu’nun Cem Garipoğlu’nun avukatlığını üstlendiği iddiasına yer veren paylaşımı

 

malumatfurus hakkında 965 makale
Köşe yazarları odaklı yanlışlama girişimi. #Köşeyazarızabıtası

İlk yorum yapan olun

Yazı İçeriğiyle İlgili Yorum Yapmak İsterseniz Buyrunuz