Mandela Etkisi Nedir?

 

Güney Afrika’nın eski lideri Nelson Mandela’nın mahpus kaldığı uzun yılların ardından hapishanede öldüğü yönünde oluşan yanlış yaygın algıyı temsil eden Mandela etkisi, “Büyük bir kitlenin bir bilgiyi ya da olayı yanlış aktarmasından kaynaklanan toplu bir yanılsama” şeklinde tanımlanıyor.

 

 

Mandela Etkisi, çok sayıda insanın aynı olay, kişi, ifade, logo ya da kültürel unsur hakkında gerçekte olduğundan farklı bir şeyi hatırlaması durumunu tanımlamak için kullanılan bir kavramdır.

Kavramın dikkat çekici tarafı, bireysel bir unutkanlığın ötesinde birbirinden farklı kişilerin benzer biçimde yanlış bir anıya sahip olmasıyla ilgili olmasıdır.

“Mandela etkisi” kavramının kökeni de bu tür bir kolektif yanlış hatırlamaya dayanmaktadır. Terim, adını Güney Afrikalı Anti Apartheid aktivist ve Güney Afrika Cumhuriyeti’nin ilk siyahî devlet başkanı Nelson Mandela üzerinden ortaya çıkan yaygın bir yanlış hatırlamadan almaktadır. Bazı insanlar Mandela’nın 1980’lerde hapishanede öldüğünü ve ölümünün ardından Güney Afrika’da büyük toplumsal olaylar yaşandığını hatırladıklarını ileri sürmüştür. Oysa Mandela 1990 yılında hapishaneden serbest bırakılmış, 1994’te Güney Afrika’nın cumhurbaşkanı olmuş ve 2013 yılında hayatını kaybetmiştir. Araştırmacı Fiona Broome, 2009 yılında bu tür kolektif yanlış hatırlamaları tanımlamak için “Mandela Etkisi” ifadesini kullanmaya başlamıştır.

Bilişsel psikoloji, yanlış hatırlama, telkin, kaynak izleme hataları, sosyal etkileşim ve belleğin yeniden yapılandırılması gibi kaynakların etkisiyle şekillenen Mandela Etkisi, hafızanın bir kayıt cihazı gibi çalışmadığını gösteren çarpıcı örneklerden biridir. İnsan zihni geçmiş deneyimleri her hatırlayışında onları yeniden kurar. Bu süreçte daha önce edinilmiş bilgiler, beklentiler, benzer deneyimler, dilsel kalıplar ve sonradan karşılaşılan içerikler hatırlanan olayın biçimini etkileyebilir. Dolayısıyla bir kişinin bir şeyi yanlış hatırlaması, onun hafızasının olağandışı olduğu anlamına gelmez. Yanlış hatırlama, insan belleğinin doğal özelliklerinden biridir.

İletişim bu süreci daha da güçlendirebilir. Bir bilginin çok kez tekrarlanması, kişinin o bilgiyle daha aşina hale gelmesine yol açar. Aşinalık ise zaman zaman doğruluk hissiyle karıştırılabilir. Özellikle sosyal medya ortamında aynı yanlış bilginin farklı kullanıcılar, görseller veya videolar aracılığıyla yeniden üretilmesi, kaynağı belirsiz bir anlatının giderek tanıdık ve dolayısıyla “doğruymuş gibi” algılanmasına zemin hazırlayabilir.

Bununla birlikte Mandela Etkisi ile dezenformasyonu birbirine karıştırmamak gerekir. Mandela Etkisi esas olarak insanların bir bilgiyi yanlış hatırlamasıyla ilgilidir; dezenformasyonda ise yanlış veya yanıltıcı bilginin kasıtlı biçimde üretilmesi ve yayılması söz konusu olabilir. Bir yanlış bilginin yaygınlaşması, onu otomatik olarak Mandela Etkisi örneğine dönüştürmez. Burada belirleyici unsur, insanların gerçekte yaşanmamış veya farklı gerçekleşmiş bir olayı benzer biçimde hatırlamasıdır.

Bir yanılgının çok sayıda kişi tarafından paylaşılması, o yanılgının bağımsız biçimde ve aynı nedenle ortaya çıktığını kanıtlamaz. İnsanlar birbirlerinden etkilenmiş olabilir. Bir iddianın çok sayıda kişi tarafından paylaşılması, viral hâle gelmesi de otomatik olarak doğruluğunu garanti etmez. Yanlış bir bilgi yeterince tekrarlandığında, insanlar yalnızca içeriği değil, içeriğe ilişkin güven duygusunu da hatırlıyor olabilir.

 

 

 

Mandela Etkisi Örnekleri

 

 

Popüler kültür, Mandela Etkisi örneklerinin özellikle görünür hale geldiği alanlardan biridir. Film repliklerinin gerçekte söylenenden farklı hatırlanması, marka logolarındaki ayrıntıların yanlış anımsanması veya bir karakterin görünüşüne ilişkin ortak yanılgılar bu duruma örnek gösterilebilir. Bu örneklerde çoğu zaman zihnin “en makul” ya da “en tanıdık” versiyona yönelmesi söz konusudur. Örneğin bir ifade, insanların zihninde dilin doğal kullanımına daha uygun bir biçime dönüşebilir ve zamanla gerçek ifade yerine bu versiyon hatırlanabilir.

İnternet ve sosyal medya, Mandela Etkisi tartışmalarını daha görünür hale getirmektedir. Geçmişte aynı yanılgıya sahip birkaç kişinin tesadüfen karşılaşması güçken, dijital platformlar benzer hatırlamalara sahip binlerce insanın kısa sürede birbirini bulmasını mümkün kılmaktadır. Böylece kişisel bir yanlış hatırlama, “Herkes bunu böyle hatırlıyor” biçiminde kolektif bir anlatıya dönüşebilmektedir.

 

 

Nelson Mandela’nın hapishanede öldüğü yönündeki yanlış bilgi gibi viral olan Mandela etkisi örnekleri şöyle sıralanabilir:

  • Yıldız Savaşları: Bölüm V – İmparatorun Dönüşü’nde (The Empire Strikes Back) Darth Vader’ın söylediği repliğin “Luke, I am your father” olduğu sanılıyor. Filmdeki gerçek ifade ise “No, I am your father.” şeklindedir. Ancak bu örnekte popüler yanlışlığın nedenlerinden biri, cümlenin bağlamından çıkarıldığında “Luke” sözcüğünün eklenmesinin daha anlaşılır olmasıdır.
  • Snow White and the Seven Dwarfs filmindeki kötü kraliçenin repliği birçok kişi tarafından “Mirror, mirror on the wall…” şeklinde hatırlanır. 1937 tarihli Disney filmindeki ifade ise “Magic Mirror on the wall…” şeklindedir. Burada masalın ve sonraki uyarlamaların etkisi önemli olabilir.
  • Looney Tunes / Looney Toons: Çok sayıda kişi çizgi film serisinin adını “Looney Toons” olarak hatırlar. Gerçek isim Looney Tunes’dur. “Toons” ifadesi çizgi filmlerle anlamsal olarak daha uyumlu görüldüğü söylenebilir.
  • Monopoly karakterinin, yani Rich Uncle Pennybags’in tek gözünde monokl bulunduğu oldukça yaygın bir kanaattir. Oysa karakterin klasik tasarımında monokl yoktur. İnsanların onu benzer biçimde monokllü hatırlaması, karakterin başka popüler “zengin adam” imgeleriyle zihinde birleşmesiyle açıklanabilir.
  • Çocuk kitapları serisinin adının birçok kişi tarafından “Berenstein Bears” şeklinde hatırlanması, en meşhur Mandela Etkisi örneklerinden biridir. Serinin gerçek adı The Berenstain Bears’dır. “Berenstein” şeklindeki hatırlama, özellikle İngilizcedeki “-stein” soyadı kalıbının etkisiyle açıklanmaya çalışılmaktadır.
  • Pikachu’nun kuyruğunun ucunda siyah bir bölüm bulunduğu sıkça düşünülür. Gerçekte kuyruğun ucunda siyah renk yoktur, kuyruğun tabanına yakın kısmında kahverengi bir bölüm bulunur. Pikachu’nun kulaklarının siyah uçları da bu hatırlamayı destekliyor olabilir.

 

 

Ülkemiz özelinde de insanların bir ayrıntıyı topluca farklı hatırladığı çok sayıda örnek mevcut.

 

 

Hugo’da küfür eden çocuk hadisesinin, “Mandela etkisi” örneği olması kuvvetle muhtemel…

 

Hugo’da Küfür Eden Çocuk Olayı Muamması

 

 

Bir televizyon programında “Nazım Hikmet bir kartpostal şairidir” diyen Duygu Asena’ya, Can Yücel’in “Kart sensin, postal da sana girsin…” yanıtını verdiği yönünde bir şehir efsanesi var.

 

Can Yücel ve Duygu Asena Arasında Nâzım Hikmet Üzerinden Yaşandığı Sanılan “Kartpostal” Konulu Atışma

 

 

9. Cumhurbaşkanı Süleyman Demirel’in ve Azerbaycan Cumhuriyeti 3. Cumhurbaşkanı Haydar Aliyev’le birbirlerine pezevenk yakıştırmasında bulundukları sanılıyor.

 

Süleyman Demirel ve Haydar Aliyev’in “Pezevenk” Konulu Diyalogu

 

 

Ünlü İngiliz rock grubu Queen’in 14 Temmuz 1987 günü Afyon’da efsane bir konser verdiğine dair zamanın içinde Mandela etkisi yapmış.

 

14 Temmuz 1987 Queen Afyon Konseri Şehir Efsanesi

 

 

 

Türk Dil Kurumu (TDK) tarafından “şapka işareti” olarak bilinen “düzeltme işareti”nin (^) kullanımdan kaldırıldığı iddiası da bu hususta popüler bir örnek.

 

Şapka İşaretinin (^) Kaldırıldığı İddiası

 

 

1980’li yıllarda Cumhuriyet Gazetesi tarafından “Bu Yıl Da Hac Kurban Bayramına Denk Geldi” şeklinde bir başlık atıldığına ilişkin bir delil bulunmuyor. Bu iddianın yayın şekilde paylaşmasının “Mandela etkisi” örneği olduğu düşünülebilir.

 

“Bu Yıl Da Hac, Kurban Bayramına Denk Geldi” İçerikli Haberler

 

 

 

Gülen İnek (The Laughing Cow / La Vache Qui Rit) logosundaki ineğin burun halkası olduğu algısı, Mandela Etkisi’nin en popüler örneklerinden biri. Ünlü peynir firması da bu iddiayı yalanladı.

 


 

 

Yorumunuzu yazınız...