Anasayfa » Tüm Yazılar » Langırt Yasağını Gözden Kaçıran Köşe Yazarları

Langırt Yasağını Gözden Kaçıran Köşe Yazarları

malumatfurusorg
Türkiye'de 1968-2015 Yılları Arasında LANGIRT OYNAMANIN Kanunen Yasak Olduğunu Biliyor Muydunuz?

Türkiye’de 1968-2015 Yılları Arasında LANGIRT OYNAMANIN Kanunen Yasak Olduğunu Biliyor Muydunuz?

 

Masa futbolu olarak da bilinen langırt, masa üzerinde bulunan oyuncu maketlerinin bir sopa vasıtasıyla yönetilerek en az iki kişi tarafından oynanan ve daha çok el becerisine dayanan bir oyun olarak tanımlanmaktadır.

Pek yaygın şekilde bilinmese de ve her ne kadar uygulamada bir karşılığı bulunmasa da “langırt” oyunu, ülkemizde bir dönem yasaklıydı. Bu yasaklı dönem, 1968-2015 yılları arasında tam 47 yıl sürdü.

Tarih Dergi e-bülteninde langırt yasağının gelişim süreci şu şekilde özetlenmişti (Daha geniş aktarım için Tarih Dergi’deki Murat Toklucu’nun “Golü Yiyen Langırt Oldu” başlıklı yazısına da göz atabilirsiniz):

“1957’nin Ekim ayında İstanbullu bazı veliler çocuklarının langırt oynayarak kumara alıştığını söyleyip oyunun yasaklanmasını istedi. Bu talep yıllar içerisinde güçlendi ve langırt gerçekten de yasaklandı. Öyle ki neredeyse millî bir felaket gibi görülen langırta dair 1965 yılında Son Havadis gazetesi “Langırt Faciası” adlı bir yazı dizisi yayımladı. Langırt gibi bir oyun nasıl bir faciaya sebep olmuş olabilir diye düşünenleri aydınlatmak için bu yazı dizisine ve langırtın yasaklanmasına kadar varan sürece bakmakta fayda var.

 

Son Havadis’e göre langırt Türkiye’ye 1956 sonlarında Ankaralı bir memur tarafından getirildi. Yurtdışında gördüğü oyunu “maç makinesi” adıyla yurda getirip Ankara Bahçelievler’de açtığı salonda oynatan memur, gördüğü ilgi üzerine Beyoğlu Mis Sokak’ta ikinci salonu açtı ve oyun hızla yayılmaya başladı. 1 Ekim 1989 tarihli Nokta dergisine göre ise langırtı Türkiye’ye getiren kişi ünlü yönetmen Ertem Eğilmez. Eğilmez, 1957’de langırt makineleri ithal edip Beyoğlu’ndaki salonları açtı, buradan yaptığı sermayeyi sinema sektörüne yatırdı.

 

1960‘lara gelindiğinde neredeyse bütün şehirlerde langırt salonları açılmıştı. 25 Nisan 1964’te Akşam gazetesi “Langırtın Zehirlediği Çocuklarımız” adlı bir yazı dizisi yaptı ve okuldan kaçıp langırt salonlarına giden, “kumar batağına saplanan” liselileri konuk etti. Yeni İstanbul gazetesi Ekim ayında langırta karşı “Türk gençliği feci bir akıbete sürükleniyor” başlıklı bir kampanya başlattı. Gazeteye göre böyle giderse koca bir nesil langırt yüzünden kumarbaz ve -niyeyse- uyuşturucu bağımlısı olacaktı. Kampanya, “Gençlerimizi batağa sürükleyen langırta karşı” Meclis’i göreve çağırıyordu. 9 Şubat 1966’da Cumhuriyet, “Tilt ve langırt oynayanları akıl hastalığı tehdit ediyor” başlıklı haberinde tiltin zengin semtlerinde, langırtın yoksul semtlerde yaygın olduğunu ve her sınıftan gençleri kumara sürüklediğini yazdı. Haberde “Oyun oynayan genç istediğini elde edemezse, yani oyunu kazanamazsa bir aşağılık duygusuna kapılmakta, bu da onu akıl hastalığına kadar sürüklemektedir” yazıyordu. 19 Mart 1966’da Danıştay, langırtın kumar aleti sayılması gerektiğine hükmetti. Aynı günlerde TBMM’ye langırtın yasaklanması için teklif verildi. Teklif, Aralık 1968’de kabul edildi. Yasak, 1970’lerde gevşese de langırt 60’lardaki popülaritesine erişemedi.”

 

1968 yılında kabul edilen 1072 sayılı “Rulet, Tilt, Langırt Ve Benzeri Oyun Alet ile Makineleri Hakkında Kanun” hükümleri çerçevesinde, umuma açık yerlerde her ne ad altında olursa olsun kazanç kastı ile oynanmasa dahi langırt bulundurmak, çalıştırmak, ithal etmek ya da imal etmek yasaktı.

“Madde 1 – Türk Ceza Kanununun 228’nci maddesinin kapsamı dışında kalsa bile umuma mahsus veya umuma açık yerlerde her ne ad altında olursa olsun kazanç kasdiyle oynanmasa dahi rulet, tilt, langırt ve benzeri baht ve talihe bağlı veya maharet isteyen, otomatik, yarı otomatik el veya ayakla kullanılan oyun alet veya makinaları ile benzerlerini bulundurmak veya çalıştırmak veya yurda sokmak yahut imal etmek yasaktır.

Bu kanunun uygulanmasında spor kulüpleri, gençlik teşekkülleri ve dernekler umuma açık yer sayılır.

Ancak 7470 sayılı T. C. Turizm Bankası Kanununun 18 inci maddesi hükümleri saklıdır.’’

Bu hükmün çiğnenmesinin 5 yıla kadar hapis ve ve yüz günden bin güne kadar adlî para cezasıyla sonuçlanabileceği söz konusu kanun metninde belirtilmekteydi.

Nadiren de olsa bu yasağa ilişkin cezai uygulamanın yapıldığına rastlanmıştı. Örnek verecek olursak, Balıkesir’de 2009 yılında bir AVM’de 19 Mayıs şenlikleri kapsamında langırt oynattığı iddia edilen bir vatandaşa 1072 sayılı kanununa muhalefet suçundan 10 ay hapis ve 375 TL para cezası kesilmişti.

Langırtın kumar olarak değerlendirilemeyeceğine dair kamuoyunda güçlü bir destek olsa da, langırtın özellikle gençleri kumara yönlendirebileceğine inananlar da bulunmaktaydı. Örneğin, Okul Sporları Federasyonu Başkanı Ayhan Pala “Spor aracı olarak değerlendirilmesi doğru değil” ve Pedagog Sevil Gümüş langırt oynamanın “çocuğun iddia ve kumar oyunlarına ilgisini artıracağını” belirtirken, köşe yazarı Mehmet Demirkol langırtın kumar olmadığını, satranç gibi bir spor sayılması gerektiğini aktarmıştı.

Bahse konu kanunda “rulet, tilt, langırt ve benzeri baht ve talihe bağlı veya maharet istiyen, otomatik, yarı otomatik el veya ayakla kullanılan oyun alet veya makinaları” hedef alınmış. Kanunun çıktığı dönemde tek kollu kumar makinelerine verilen ortak isim “langırt” olduğu için masa futbolu da yasaklanmış.

Yaşanan bu tip tartışmalar yasal zemine taşınması ile birlikte nihayet langırt yasağına bir çözüm oluştu. Anayasa Mahkemesi, 1072 sayılı kanunu incelemeye aldı. AYM, 23/12/2015 tarihli ve E.: 2015/58, K.: 2015/117 sayılı kararı ile 1072 sayılı langırtı yasaklayan kanundaki “langırt” ibaresini Anayasa’ya aykırı olduğu gerekçesiyle iptal etti. Böylelikle, langırtın kumar makinesi ve baht/talihe bağlı bir alet olduğu yorumu yanlışı giderilmiş oldu.

Yani, AYM’nin 2015 yılındaki söz konusu kararından bu yana langırt oynamak ya da bulundurmak yasak değil. Ancak, 1072 sayılı Kanun’un kabul edildiği 1968 yılı ile 2015 yılı arasında langırt oynamak ya da bulundurmak hapis ve para cezası ile sonuçlanabilmekteydi.

Hâl böyle iken, bu pek bilinmeyen 47 yıllık langırt yasağını atlayarak köşesinde kanun hükmüne aykırı tavsiyelerde bulunan bir köşe yazarına rastlıyoruz:

Yeni Şafak Gazetesi’ndeki “Langırt oyna daha iyi” başlıklı 20 Mart 2008 tarihli yazısıyla Osman Tanburacı, ilgili dönemde kanunen yasak bir öneri sunmuş.

 

Bu yazılara da göz atabilirsiniz

1 yorum

Murat 9 Ekim 2019 - 22:04

Langırt Yasağının Kalkması için Büyük Mücadele Verdik. Langırt Sihirbazı Murat Mutlu.

yanıt

Yazı İçeriğiyle İlgili Yorum Yapmak İsterseniz Buyrunuz