Anasayfa » Tüm Yazılar » İlyas Salman’a Atfedilen “40 Yıl Kendimi Kürt Sandım” Sözü

İlyas Salman’a Atfedilen “40 Yıl Kendimi Kürt Sandım” Sözü

malumatfurusorg
ilyas salman kurt

İlyas Salman’ın “40 Yıl Kendimi Kürt Sandım, Kürtlük İçin Yaşadım, Kavga Ettim, Meğerse Karakeçili Türkmenmişim” Dediği İddiası Doğru Değil

Yanlış İddia

 

Ünlü aktör, tiyatrocu, yazar ve yönetmen İlyas Salman’a atfedilen40 yıl Kürt olarak yaşadım, 40 yıl sonra aslımın Karakeçili Türkmenlerden geldiğini öğrendim.” sözünü ele alacağız.

Arguvan ilçesi Asar köyü nüfusuna kayıtlı İlyas Salman’ın rol aldığı yapımlarda canlandırdığı karakterler nedeniyle uzun yıllar boyu Kürt olarak kabul edildi.

Örneğin, Metin Sever, “Kürt Sorunu: Aydınlarımız Ne Düşünüyor” adlı kitabında İlyas Salman’ın Kürt kökenli olduğunu şöyle ileri sürmüştü (1992. Cem Yayınevi. Sf: 125):

“Yılmaz Güney, İlyas Salman gibi sanatçılar sizin söylediğiniz gibi davrandı ve davranıyor. Çünkü kendileri Kürt.”

Vikipedi’deki başlığında etnik kökeninin ne olarak belirtilmesi gerektiği konusunda da tartışma yürütüldüğü anlaşılıyor.

İlyas Salman, 2007 yılında Türksolu adlı yayındaki bir yazısında Türkmen Alevisi olduğunu belirtmişti. İşbu yazının ardından Salman’ın “40 yıl kendimi Kürt sandım, Kürtlük için yaşadım, kavga ettim, meğerse Karakeçili Türkmenmişim” dediği iddiası dolaşıma girmiş.

Sosyal medyada bahsi geçen söz İlyas Salman’a şöyle izafe edilmişti:

 

Sakalar İskitler (Gizlenen Eski Anadolu Halkı):

 

“İlyas Salman açıklamıştı ; 40 yıl kendimi Kürt sandım, Kürtlük için yaşadım, kavga ettim, meğerse Karakeçili Türkmenmişim. Yazık olmuş, bir ömrü heba etmiş. En verimli çağlarında kendine karşı dövüşmüş, ne diyelim, beterin beteri var…”

 

Halbuki İlyas Salman, iddia edilenin aksine kökenini sonradan öğrenmiş ve kendini yıllarca Kürt kökenli sanmış değil.

40 yıl sonra Türkmen Alevisi olduğunu keşfettiği yönünde İlyas Salman’ın bir beyanına rastlayamadık.

İlyas Salman’ın sosyal medya hesapları üzerinden atfedilen sözle ilgili yorum talebimize henüz bir geri dönüş yapılmadı.

İlyas Salman’ın kızı Devrim Salman, “İlyas Salman’ın böyle bir beyanı yok” ve “Babamın böyle bir beyanı yok! Memleket yanıyor, bazıları hala köken, soy sop derdinde.ifadeleriyle tekzip ettiği iddiayı sürdürenlere şu sözlerle tepki göstermişti:

“Ya siz komik misiniz? Bir gün sormuşlar Türkmen alevisiyim demiş. Onunla “Kendimi 40 yıl Kürt sandım” cümlesiyle başlayan konuşmanın ne alakası var? Sanma manma yok, farklı bir şeymiş gibi davranma yok. Neyse o. Ama solcu bir aileyiz ve bizim için tüm halklar EŞİT.”

 

ilyas salman 40 yil kendimi

 

İlyas Salman, yine Türksolu’ndaki 19 Şubat 2007 tarihli “Malatyalı Hamal Vahap’ın oğlu İlyas neden Türksolu’nda yazıyor? Niye soldayım?” başlıklı yazısını içeren Kırmızı Beyaz adlı kitabında şu satırlara yer vermişti:

Emeksiz yemek olmaz anlayışına ulaştığım zaman bu merhemin solda olduğunu gördüm. Bunu gördüğüm an baktım ki bir keşmekeş yaşanıyor. Kimi Türk ırkçılığının kimi Kürt ırkçılığının peşine düşmüş. Yalpalayıp duruyor. Hangi rüzgar onları nereye götürürse oraya gitmeye çalışıyorlar.

***

Ben yerimi seçmek zorundayım. Seçme zorunluluğum olmamasına rağmen. Ya Türk olacaktım, ya da Kürt…

Halbuki ben dünyaya gelmeden önce anneme babama mektup yazmadım. Faks çekmedim. Telefon etmedim. Telgrafla bildirmedim. Alevi, Sünni, Türk, Kürt olarak dünyaya geleyim diye.

Ben çırılçıplak bir insan olarak dünyaya gelmiştim.

Sonradan bana bir takım elbiseler giydirmeye çalıştılar. Alevi, Sünni, Türk, Kürt, Laz, Çerkez… Ben bütün bu elbiseleri yırttım. İnsanlık elbisesi giydim.

İnsanlık elbisesinin yanına Türkmen olduğumdan dolayı Türk elbisesi giyindim.

Aslımı inkar edemezdim.

Bu konu sakın yanlış anlaşılmasın. Hiçbir ulusu kendi ulusumdan daha yüksek ya da daha aşağıda görmüyorum.

Biz Anadolu topraklarını paylaşan eşit uluslarız.

Ya yanıma gelin, ya yanınıza geleyim.”

 

İlyas Salman, Türksolu adlı dergide yayımlanan yazılarının derlendiği “Hem Sosyalistim Hem de Kemalist!” adlı kitabında “Türkiye’de yaşayan herkes biliyor ki ben Anadolu Alevisiyim. Anadolu Aleviliğinin eline, diline, beline anlayışına sonuna kadar kendimi adamışım.” demişti (2009. İleri Yayınları. Sf: 13).

 

ilyas salman alevi

 

Türkmen kökenli olduğunu sosyal medya paylaşımlarında da dile getiren İlyas Salman, verdiği demeçlerde de Kürt değil, Türkmen Alevisi olduğunu beyan etmişti.

Flash Haber TV’de yayınlanan Hafta Sonu Haberleri adlı programa katılan İlyas Salman, Kürt olmadığını, Türkmen Alevisi bir aileden geldiğini şöyle belirtmişti:

“Halbuki Kürt değilim. Ben Türkmen Alevisi bir ailenin çocuğuyum. Türkmen kökenliyim. Filmlerde yarı bozuk Kürtçe Türkçesini kullandığım için, yani bozuk bir Türkçe kullandığım için Kürt olarak nitelendirildim ya da öyle anlaşıldım. Kürt olsaydım da Kürtlüğümle onur duyardım. Şimdi Türkmenliğimle onur duyuyorum. Aleviliğimle onur duyuyorum açıkçası. Yani benim için bir şey fark etmezdi. İnsanlar için de fark etmemesi gerekli. Çünkü biz kimseyi ırkı, dini, cinsi, mezhebi fark etmeksizin en ufak bir suçlama getirmeksizin yargılamaksızın karşımıza alıyoruz.”

 

 

Bahse konu programda Salman, şu ifadeleri de kullanmıştı:

“Şimdi şöyle bir şey var, ben uzun süre düşündüm Alevilik, Sünnilik, Kürtlük, Türklük, Lazlık, Çerkezlik, Abhazalık, Amerikalılık, Danimarkalık falan… Şuna karar verdim. Son tespitim bu. Artık dünyada Alevi yok, Sünni yok, Kürt yok, Türk yok, Laz Çerkes Abhaza Rum Ermeni Amerikalı Danimarkalı yok. 2 tür insan var. Bir çalan insan, bir de çalışan insan var. Sen hangisindensin ona karar ver. Ve benim kararımın çalışandan yana olduğu kesin. Onun dışında Kürtlüğüm Türklüğüm Aleviliğim hiç önemli değil benim için.”

 

Salman, verdiği farklı röportajlarda da Alevi Türkmen olduğunu beyan etmişti:

“Ben Alevi Türkmen’im. 29 harfi öğrendikten sonra Hz. Ali’yi öğrendim. Daha sonra Atatürk’ü öğrendim. Hz. Ali ve Atatürk fikirlerimin kaynağını oluşturdu. Ben Hz. Ali’nin, Atatürk’ün bedenine girdiğini ve fikirlerinin orada yaşadığını düşünüyorum.”

“Hepimiz insanız, ortak dilimiz insan dili olmalı, insanlığın dilini konuşmalıyız. Hak yememeliyiz ama hakkımızı da yedirmemeliyiz. Prensiplerimiz bu evrensel ve insanî kural üzerine olmalı. Saygı, sevgi ve ahlâkın her değerin üzerinde olması gerekir. Çünkü biz önce insanız.”

 

Bu yazılara da göz atabilirsiniz

Yazı İçeriğiyle İlgili Yorum Yapmak İsterseniz Buyrunuz