Daha önce Malumatfurus.org’da “Doğrulama Teknikleri” başlıklı serimizde uçuş takibi ve hava trafiğini izlemenin yollarını aktarmış, harita ve uydu görüntüsü incelemesi için seçenekleri sıralamış ve konteyner numarasının nasıl araştırılabileceğine değinmiştik. Süregelen jeopolitik gerilimin etkisiyle, gemi takibinin nasıl yapılabileceğine değinelim istedik…
Deniz taşımacılığı küresel ticaretin belkemiğini oluşturuyor. Küresel ticaretin hacimsel olarak %90’ından fazlası deniz yolları üzerinden gerçekleştiriliyor. Bu devasa lojistik ağ, sadece ticari ürünlerin değil, aynı zamanda jeopolitik krizlerin, askeri hareketliliğin, yasadışı balıkçılığın, kaçak petrol ticaretinin, uluslararası yaptırımların delinmesi vakalarının ve çevre felaketlerinin de ana sahnesi oluyor. Bu durumda da gemi trafiği takibi yalnızca denizcilik uzmanlarının değil, doğrulama / yanlışlama araştırmacılarının ve güvenlik analistlerinin de kullandığı disiplinler arası bir analiz alanına dönüşüyor.
Gemi takibinin temelinde, Uluslararası Denizcilik Örgütü (IMO) tarafından belirli tonajın üzerindeki gemiler için zorunlu kılınan Otomatik Tanımlama Sistemi (Automatic Identification System – AIS) yatmaktadır.
AIS, gemilerin VHF telsiz frekansları üzerinden sürekli olarak çevrelerine ve uydu/karasal alıcılara yayın yaptığı bir transponder sistemidir.
Uluslararası Denizcilik Örgütü tarafından belirli büyüklüğün üzerindeki ticari gemiler için zorunlu hale getirilmiştir.
Gemiler bu sistem aracılığıyla düzenli aralıklarla kimlik bilgilerini, konumlarını, hızlarını ve rotalarını radyo frekansları üzerinden yayınlar. Bu sinyaller kıyı istasyonları veya uydu alıcıları tarafından yakalanarak veri tabanlarına aktarılır.
AIS mesajlarında geminin MMSI numarası, adı, çağrı işareti, varış limanı, draft bilgisi ve seyir durumu gibi teknik parametreler bulunmaktadır.
AIS verisi iki temel bileşenden oluşmaktadır:
-
Statik Veriler: Geminin IMO numarası (gemi sicil numarasıdır ve gemi sökülene kadar değişmez), MMSI numarası (Denizcilik Mobil Hizmet Kimliği, bayrak değiştiğinde değişir), geminin adı, tipi, boyu ve genişliği gibi bilgilerdir.
-
Dinamik (Kinematik) Veriler: Geminin anlık enlem/boylam koordinatları, SOG (Zemine Göre Hız), COG (Zemine Göre Rota), pruva yönü (heading) ve draft (su çekimi) bilgilerini içerir.
|
Doğrulama süreçlerinde en çok dikkat edilen metriklerden biri “draft” verisidir. Bir geminin draftı (örneğin 10 metreden 15 metreye çıkması), geminin yük aldığını gösterir. Geminin limana yanaşmadan okyanus ortasında draft değiştirmesi, gemiden gemiye yasadışı yük transferi (STS – Ship to Ship Transfer) yapıldığının en büyük göstergelerinden biridir. |
AIS’te kayıtlı veriler ham hâlde oldukça teknik görünse de çeşitli platformlar tarafından görselleştirilerek erişilebilir hale getirilmektedir.
Bu veriler, çevrim içi gemi takip platformları vasıtasıyla takip edilebilmektedir.
Bu platformların başında, dünya çapında binlerce AIS alıcısından gelen verileri birleştirerek gemilerin gerçek zamanlı konumlarını harita üzerinde gösteren MarineTraffic gelmektedir. MarineTraffic üzerinden kullanıcılar belirli bir geminin geçmiş rotalarını inceleyebilir, liman giriş çıkış kayıtlarına ulaşabilir ve gemi tiplerine göre filtreleme yapabilir. Benzer bir hizmet sunan VesselFinder ise özellikle gemilerin geçmiş seyir kayıtlarını analiz etmek isteyen araştırmacılar tarafından sıklıkla kullanılır. Ayrıca uydu AIS verisiyle çalışan FleetMon gibi platformlar, kıyıdan uzak bölgelerdeki gemileri de izleme imkânı sağlar.
| Özellikle ücretsiz platformlarda, uydu AIS verisine erişim kısıtlıdır. Bu nedenle açık denizdeki bir geminin konumu saatlerce güncellenmeyebilir.
Platformlarda geçmiş rota verilerine erişim genellikle ücretli abonelik gerektirir. MarineTraffic’te ücretsiz hesap ile temel takip yapılabilirken, ücretli aboneliklerle geminin geçmiş rotaları (en fazla iki yıl), liman ziyaret geçmişi (port call log) ve gemi detaylarına erişim sağlanır. Özellikle “Density Maps” (Yoğunluk Haritaları) özelliği, belirli bir bölgedeki deniz trafiğinin yıllık dağılımını analiz ederek kaçakçılık veya yasadışı balıkçılık gibi anomali rotalarının tespitinde kullanılabilir . |
AIS verisi uydu görüntüleri, liman kayıtları ve ticari veri tabanlarıyla karşılaştırarak daha sağlam sonuçlara ulaşmaya çalışılabilir (Gemi hareketlerindeki sapmalar izlenerek şüpheli durumlar tespit edilmelidir. AIS verisindeki küçük hatalar veya zaman gecikmeleri yanlış çıkarımlara yol açabilir. Ayrıca bazı platformlar verileri ticari nedenlerle filtreleyebilir veya geciktirebilir. Bu nedenle farklı platformlardan gelen verilerin çapraz doğrulanması kritik kabul edilir. Bir geminin rotasını analiz ederken yalnızca tek bir platforma güvenmek yerine birden fazla veri kaynağını karşılaştırmak daha sağlıklı sonuçlar verir).
Bu noktada ticari gemi veri tabanı olarak bilinen Equasis önemli bir kaynaktır. Equasis, gemilerin sahiplik yapısı, geminin yönetim şirketi, kayıtlı sahibi, teknik özellikleri, güvenlik denetim geçmişi ve geçmişteki teknik kusurları gibi bilgileri içeren güvenilir bir ücretsiz veri kaynağıdır (Bir geminin gerçek sahibini (Ultimate Beneficial Owner – UBO) bulmak için Equasis’ten elde edilen şirket isimleri, OpenCorporates veya ticari sicil gazeteleri gibi kurumsal veritabanlarında aratılarak şirket yöneticilerinin izi sürülebilir).
Ayrıca, özellikle balıkçı gemilerinin faaliyetlerini ve koruma alanlarındaki ihlalleri izlemek için makine öğrenimi kullanan bir platform olan Global Fishing Watch‘a da başvurulabilir.
Petrol tankeri takibi için TankerTrackers.com kullanılabilir.
IMO Registry, ShipFinder, Shipspotting.com, Winward ve Combined IUU Fishing Vessel List gibi kaynaklara da başvurulabilir.
| Gemi takibinde kullanılan başlıca yöntemlerden biri bayrak ve sahiplik analizidir.
Bir gemiyi takip etmek için odaklanılacak temel dijital parmak izleri şu şekildedir: – IMO Numarası: (Otomobillerin ve uçakların üretici seri numarası gibi) Geminin ömrü boyunca değişmeyen yedi haneli benzersiz sicil numarasıdır. – MMSI (Maritime Mobile Service Identity): Geminin radyo ekipmanına atanan dokuz haneli dijital kimliktir. İlk üç hane ülke kodunu (MID) temsil eder. Gemi bayrak değiştirdiğinde veya satıldığında bu numara değişebilir (Bir araştırmacı, IMO numarasını kullanarak bir geminin tüm isim değişikliklerini ve bayrak geçmişini (flag hopping) IMO’nun resmi veritabanı veya ticari platformlar aracılığıyla takip edebilir). |
|
Bir geminin hangi ülke bayrağı altında seyrettiği, uluslararası denizcilik hukukunda kritik bir statü belirlemektedir. Ancak, bir gemiyi takip ederken ismine güvenmek büyük bir hatadır. Gemiler sık sık isim değiştirebilir. Bazı şirketler yaptırımlardan kaçınmak için gemilerini sık sık bayrak değiştirerek “kolay bayrak” (flag of convenience) uygulamalarına başvurmaktadır. Bir geminin gerçek sahipliğini veya bayrak değişimlerini incelemek için bahsi geçen veri tabanlarını incelemek kritik öneme sahiptir. Gerçek faydalanıcıyı (ultimate beneficial owner) bulmak için kabuk şirketlerin (shell companies) ardındaki finansal yapıları incelemek gerekebilir. |
Gemi trafiği analizlerinde uydu görüntüleri önemli bir tamamlayıcı araçtır. Ticari uydu görüntülerini sağlayan Planet Labs veya Maxar Technologies gibi şirketlerin verileri, AIS sinyali kapalı gemilerin fiziksel varlığını doğrulamak için kullanılabilir (Bir geminin AIS verisini kapattığı durumda, geminin rotası matematiksel olarak hesaplanıp uydu görüntüleri ile bölge taraması yapılabilir).
| Optik uyduların bulutlu havalarda veya gece karanlığında işlevsel olmaması nedeniyle elektromanyetik dalgalar göndererek yeryüzünü tarayan Sentinel-1 SAR (Sentetik Açıklıklı Radar) uydularından faydalanılabilir.
Su yüzeyi düz olduğu için radar dalgalarını yutarken, gemilerin metal gövdeleri bu dalgaları uydulara geri yansıtır (backscatter). Sentinel Hub EO Browser üzerinden analiz edilen SAR görüntülerinde gemiler, karanlık okyanus zemininde parlak beyaz yıldızlar veya haç işaretleri gibi görünür. Uzmanlar, AIS sinyali olmayan bir bölgede parlak bir SAR ekosu gördüklerinde orada “karanlık bir gemi” olduğunu kesin olarak kanıtlar. |
Gemi trafiğinin incelenmesinde liman verileri de önemli bir rol oynar. Birçok büyük liman, giriş çıkış kayıtlarını veya planlanan varış listelerini çevrim içi olarak yayımlar. Bu veriler AIS kayıtlarıyla karşılaştırıldığında, geminin gerçekten limana yanaşıp yanaşmadığı veya programında değişiklik olup olmadığı anlaşılabilir. Bazı araştırmalarda liman otoritelerinin yayımladığı günlük trafik raporları, ticaret akışlarını analiz etmek için kullanılır. Bu konuda Maritime-database.com‘dan istifade edilebilir.
Gemi trafiği analizinde sosyal medya ve amatör gözlem ağları da beklenenden daha önemli bir rol oynayabilmektedir. Liman şehirlerinde yaşayan gemi meraklıları veya denizcilik çalışanları, sosyal medya platformlarında gemi fotoğrafları paylaşarak bir tür gayriresmî gözlem ağı oluşturur. Bu paylaşımlar bazen AIS verisinde görünmeyen gemilerin varlığını doğrulamak için kullanılabilir.
| Gemi trafiği analizinde en büyük zorluklarından biri, verilerin kasıtlı olarak manipüle edilmesidir.
Geminin AIS vericilerini kasıtlı olarak kapatması (Dark Activity / AIS Karartma) en bilinen yöntemdir. Bunun dışında geminin olduğundan farklı bir konumda görünmesi için koordinat verileriyle oynanması (spoofing / yanıltma), bir geminin, başka bir geminin MMSI numarasını yayınlayarak kendini farklı göstermesi (kimlik sahteciliği), yasal denetimden kaçmak için (Panama, Liberya ve Marshall Adaları gibi “kolay bayrak” (flag of convenience) ülkelerinden) sık sık bayrak değiştirme (Bayrak Değiştirme / Flag Hopping), “Paravan Şirketler” (Shell Companies) kullanma gibi taktikler izlenebilmektedir. |
Bu bilgilerin pratikte nasıl kullanıldığına dair geçmişten örnekler paylaşalım…
Komplo teorisi muhibbanı profillerin uydurduğu, ülkemizde gerçekleşen depremler esnasında deprem merkezine yakın konumda görüntülendiği iddia olunan gemilerin aslında Türkiye’de bulunmadığı da Marine Traffic üzerinden yapılan sorgu ile ortaya koyulmuştu.
HAARP komplo teorisi ile ilişkilendirilen Blue Marlin ve Black Marlin adlı yüksek tonajlı cisimlerin taşımasını gerçekleştiren gemilerin son 3 yıllık liman giriş çıkış kayıtlarında Türkiye’de bulunmadıkları tespit edilmişti.


Yine, HAARP’le ilişkilendirilen fotoğraftaki gemi, ABD Füze Savunma Ajansı’nı (Missile Defense Agency – MDA) desteklemek için radar takibi için dönüştürülmüş eski bir ticaret gemisi olan MV Pacific Tracker.
Söz konusu geminin HAARP ile operasyonel veya teknik bir bağlantısı yok.
HAARP’le ilişkilendirilen fotoğraftaki gemi, ABD Füze Savunma Ajansı’nı (Missile Defense Agency – MDA) desteklemek için radar takibi için dönüştürülmüş eski bir ticaret gemisi olan MV Pacific Tracker.
Söz konusu geminin HAARP ile operasyonel veya teknik bir bağlantısı yok.… pic.twitter.com/YgYUAdBC8V
— Malumatfuruş (@malumatfurusorg) July 5, 2025
ABD’nin 14 Ocak 2024 günü Kızıldeniz’deki nakliye gemilerini İsrail’e güvenle ulaşabilmelerini sağlamak için takip sistemlerini kapatmaya zorladığı iddiasının gerçeği yansıtmadığı Marine Traffic üzerinden tespit edilmişti.
ABD’nin 14 Ocak 2024 günü Kızıldeniz’deki nakliye gemilerini İsrail’e güvenle ulaşabilmelerini sağlamak için takip sistemlerini kapatmaya zorladığı iddiası doğru değil.https://t.co/Rwz3R5CO6i
Marine Traffic üzerinden bu haritanın gerçeği yansıtmadığı tespit edilebiliyor.… pic.twitter.com/6teAcekEAo
— Malumatfuruş (@malumatfurusorg) January 15, 2024
ABD ve İsrail’in İran’a yönelik saldırılara 28 Şubat 2026 günü başladıktan ve İran’ın İsrail’e ve bölge ülkelerine misillemeye giriştikten sonra Çin’in istihbarat toplama gemisi olarak kullandığı Liaowang-1 casus gemisinin Umman açıklarında seyrederek Ortadoğu’dan anlık olarak topladığı verileri İran ile paylaştığı ileri sürüldü.
Ancak bu iddia doğrulanamıyor.
Vessel Finder verilerine göre Liao Wang 1 adlı gemi an itibarıyla Umman’da değil, Çin’in Şanghay kentinde demirli bulunuyor.
Çin’in istihbarat toplama gemisi olarak kullandığı Liaowang-1 casus gemisinin Umman açıklarında seyrederek Ortadoğu’dan anlık olarak topladığı verileri İran ile paylaştığı ileri sürüldü.
Vessel Finder verilerine göre Liao Wang 1 adlı gemi an itibarıyla Umman’da değil, Çin’in… pic.twitter.com/OTnuh7m8Ct
— Malumatfuruş (@malumatfurusorg) March 9, 2026






