Fotoğraftaki İstanbul’un Fethinde Kullanıldığı Sanılan Şahi Topunun Çiziminin Bizzat Fatih Sultan Mehmet Tarafından Yapıldığını Aktaran Muteber Bir Kaynağa Rastlanamıyor

Sık sık İstanbul’un fethinde kullanıldığı ve İngilizler tarafından çalındığı ileri sürülen görseldeki iki parçalı Şahi top aslında 1453’ten sonra döküldü. Günümüzde İngiltere’de sergilenen Şahi topu 1464 yılında dökülmüş olup, Padişah Abdülaziz döneminde 1868 yılında Kraliçe Victoria’ya hediye edildi.

 

 

İstanbul’un 1453 yılında fethi sırasında kullanıldığı ve çiziminin yedinci Osmanlı padişahı Fatih Sultan Mehmet tarafından yapıldığı ileri sürülen Şahi adı verilen devasa topa değineceğiz.

 

sahi-topu-cizim

 

İstanbul’un fethi sırasında önemli bir rol oynayan, Bizans surlarının tahrip edilmesini sağlayan ve Osmanlı ordusunun zaferine önemli katkıda bulunan topların bazıları ve kalıntıları günümüzde farklı lokasyonlarda sergilenmektedir.

Fatih döneminden kalan toplar günümüzde ülkemizde İstanbul’da Rumelihisarı’nda, Harbiye Askerî Müzesi’nde, Eyüpsultan Meydanı’nda, Dolmabahçe Sarayı’nda ve Edirne’de Selimiye Camii meydanında Fatih Sultan Mehmet heykelinin önünde bulunmaktadır.

Fatih Sultan Mehmet Han tarafından İstanbul’un fethinde kullanıldığı sanılan aşağıdaki fotoğraftaki top ise İngiltere’dedir.

 

sahi-top

 

Bahsi geçen fotoğraftaki Fatih Sultan Mehmet dönemine ait topun İstanbul’un fethi esnasında kullanıldığı sanılsa da aslında 1453 yılından 11 yıl sonra 1464 yılında dökülmüştür. Ve fotoğraftaki devasa top Türkiye’de değil; İngiltere’nin Portsmouth şehrindeki Fort Nelson Müzesi’nde bulunmaktadır.

 

Taşıma kolaylığı için birbirine monte edilen iki parça hâlinde tunçtan üretilen, toplam ağırlığı 17 ton olan ve 600 kilogram ağırlığına kadar gülle fırlatabilen top, 1464 yılında Münir Ali Usta tarafından dökülmüştür (Münir Ali Usta’nın Macar Urban Usta’nın çırağı olduğu ya da Macar Urban’ın Müslüman olduktan sonra aldığı isim olduğu gibi farklı iddialar da dile getirilmektedir).

Topun kitabesinde “Ey Allah’ım ! Sultan Murad oğlu Sultan Mehmed’e imdâd eyle ! Bu top Munir Ali tarafından 868 yılı Recep ayında (Mart 1464) imal edilmiştir.” ifadesi yer almaktadır.

Top daha sonra Çanakkale’de Kilitbahir Kalesi’nde 19. yüzyıla kadar Çanakkale Boğazı’nda koruma amaçlı olarak kullanılmıştır.

1868 yılında ise General John Lafroy’un yoğun girişimleri sonucu Sultan Abdülaziz zamanında İngiltere’ye Kraliçe Victoria’ya hediye edilmiştir.

 

ingilteredeki-sahi-topu

 

Ahmet Kaan Toksoy’un “Urban Topu’nun Balistik Özelliklerinin 15. Yüzyıldaki Çağdaşlarıyla Karşılaştırılması” başlıklı makalesinde söz konusu top hakkında şu bilgilere yer verilmiş:

“Urban’ın üretiği toptan sonra Fatih Sultan Mehmet dönemi toplarının en etkileyici olanı, üzerindeki yazılardan belirlendiği üzere fetihten yaklaşık 10 sene sonra Münir Ali Usta tarafından üretilen Dardanel Topu’dur. Bu top üretim tekniği ve yapısı bakımından Urban Topu ile benzer özellikler taşımaktadır. Urban ve Dardanel topları iki parçadan oluşup, vidalı kısımlar kullanılarak savaş alanında birleştirilerek kullanılmaktadır . Dardanel topu 1807 yılına kadar kullanımda kalmıştır. Dardanel topu 1807 yılında İngiliz Amiral John Thomas Duckworth’ün İngiliz çıkarlarını savunmak amacıyla İstanbul’a yaptığı harekât esnasında İngiliz gemilerinin Çanakkale Boğaz geçişini engellemek için ateşlenmiştir. Dardanel topu Padişah Abdülaziz tarafından gerçekleştirilen İngiltere ziyareti anısına Kraliçe Viktorya’ya hediye edilmek üzere 1868 yılında Çanakkale’den alınarak İngiltere’ye götürülmüştür .”

 

Tarih Dergi’nin 2017 Nisan sayısında Serhan Güngör “Sultan Fatih’in topu İngiltere’den gürlüyor” başlıklı yazısında şahi topunun İngiltere’ye gidiş süreci şöyle özetlenmişti:

“1854 yılında, Kırım Savaşı sırasında Osmanlı İmparatorluğu bu kez Ruslara karşı İngiliz ve Fransızlarla müttefik olmuştu. Çanakkale kalelerini inceleyen İngiliz subayları, 47 yıl önce etkisini gördükleri Fatih devri toplarını inceleme imkanı buldular ve hayran kaldılar. Hatta bunlardan bir tanesini satın almak istediler. 1857’de İngiltere’ye bir top gönderildi ama bunun yanlış top olduğu, 18. yüzyıla ait olduğu anlaşıldı.
Sultan Abdülaziz, 1867’deki Avrupa gezisi sırasında Londra’da Kraliçe Victoria tarafından muhteşem bir şekilde ağırlandı. Bunun üzerine, Fatih Sultan Mehmet tarafından 1464’de yaptırılan ve tahminen Çanakkale’de Kilitbahir kalesinde bulunan devasa “şahi” top, padişahın bir hediyesi ve bir jesti olarak 1868’de İngiltere’ye gönderildi .”

 

1868 yılında Londra kulesinin avlusunda teşhire konulan top daha sonra 1929 yılında Portsmouth şehrindeki Fort Nelson adlı müzede sergiye açılmıştır.

 

Zamanının en ileri teknolojik silahı olarak görülen ve “Çanakkale Topu” ya da “Dardanel Topu” (“The Dardanelles Gun” ya da “Great Turkish Bombard”) olarak adlandırılan Şahi top, günümüzde İngiltere’nin Portsmouth şehrine yakın Fort Nelson top müzesinin girişinde sergilenmektedir.

 

 

Royal Armouries (Kraliyet Silahhaneleri) internet sitesinde (Royal Armouries Collections Online) döneminin en büyüklerinden biri olarak kabul edilen bahsi geçen şahi top hakkında şu bilgiler sunulmuş:

“Bu belki de şimdiye kadar yapılmış en iyi kuşatma silahıdır. Konstantinopolis’i fetheden Türk padişahı II. Mehmet için Macar mühendis Urban tarafından yaptırılmıştır. Bir kalenin duvarlarını veya kapılarını yıkabilir. Çoğu zaman sadece görünüşü bile düşmanı teslim olmaya ikna edebilirdi. 9.000 kilogramlık toz haznesindeki vida dişine dikkat edin. 1464’te karmaşık bir döküm olması gereken bu işlemde, bunun 8.218 kilogramlık ana namluya takılması ve harekete geçmesi için vidalanması gerekiyor. 307 kilogramlık bir silah taşını toptan fırlatmak için 22 kilogramdan fazla barut gerekiyor.

Bu silahın doldurulması, ateşlenmesi ve hazırlanması zahmetlidir. Barut aşamalı olarak yüklenir, tamponla sıkıştırılır ve yüklendikten sonra tıkanır. Daha sonra devasa mermi içeri doğru itilir ve silah ateşlenmeye hazır hale gelir. Patlayıcı kuvvet çoğu zaman namluyu ahşap yatağından fırlatıyordu; bu da yeniden yüklemeden önce yeniden monte edilmesini, vidalarının sökülmesini ve iyice temizlenmesini gerektiriyordu. Atış hızı günde altı mermiydi.

1860 gibi geç bir tarihte hâlâ Çanakkale Boğazı’na bakan Çanak kalesinde bulunuyordu. 1807’de Boğazları zorlamaya çalışan Sir John Duckworth’un filosunun altı gemisine zarar verdi.

1868 yılında müzakereleri başlatan Tümgeneral JH Lefroy sayesinde Türk Hükümeti’nden alınmıştır.”

 

Günümüzde İngiliz kraliyet silah koleksiyonunun bir parçası olan topun fiziksel özellikleri ise şöyle aktarılmış:

“Bu çok büyük kuşatma silahı iki parçadan yapılmıştır; kovan ve kama, iki parça birbirine vidalanır. Barut yükünü içeren kama, taş mermiyle yüklenen kovana göre daha kısa ve biraz daha küçük çaptadır. Her iki parça da, iki parçanın vidalanması veya sökülmesinde kullanılan kolların yerleştirilmesi için eşit sayıda yuva oluşturmak üzere on altı çapraz parça ile uzunlamasına birleştirilen, her iki ucunda belirgin çift pervazlarla dökülmüştür. Uzunluğun geri kalanı yuvarlatılmış pervazlarla bölünmüştür; beşi kuyrukta ve üçü kuyruktadır. Bu pervazların en dış kısmı ile uçlardaki belirgin pervazlar arasındaki yüzey, biri yükseltilmiş, diğeri batık, birbirine kenetlenen iki resmi çiçek veya yaprak süsleme bandıyla doldurulmuştur. Namluda kabartma olarak Türkçe yazılıdır: ‘Yardım et Allah’ım. Murad’ın oğlu Sultan Muhammed Han. Münir Ali’nin Refeb ayındaki eseri. 868 yılında (Muhammed Han=Mehmet II, Türkiye Sultanı, 1430-81; 868=MS 1464). Havalandırmanın yakınında, aşağıdaki gibi çevrilebilecek, yükleme talimatları kazınmıştır:
Çap, fişek yatağı, 7 parmak, 80 nokta (9,4 inç) (23,9 cm): namlu ağzı, 20 parmak (26,7 inç) (67,8 cm): saçma, 19 parmak, 25 nokta (23,8 inç) (60,4 cm). Atış ağırlığı, 240 ok (676 lb) (306,6 kg) Şarj, 17,5 ok (49,35 lb) (22,4 kg). Delik, taş atışının oluşturduğu çentik işaretlerini gösterir.”

 

Padişah Abdülaziz tarafından Kraliçe Victoria’ya hediye edilen topun yanı sıra İngilizlerin İstanbul’un fethinde kullanılan topları İstanbul’un işgal edildiği dönemde İngiltere’ye götürüldüğü iddiasıyla aşağıdaki fotoğrafın paylaşıldığı görülüyor.

 

sahi-top-tasima

 

Örnek aktarımlar:

 

Sözcü: “İstanbul’un Fethi sırasında Fatih’in kullandığı toplar İngiliz askerleri tarafından Kasımpaşa’dan gemilere yüklenip İngiltere’ye gönderildi / 1920”

 

Resimli Hafıza (@ResimliHafiza): “1920 – Haliç. Fatih Sultan Mehmet’in İstanbul’u fethinde kullandığı toplar, İngiliz işgal güçlerince İngiltere’ye götürülürken. Acı olan Fatih’in gemilerini yanaştırdığı aynı yerden O’nun mirası çalınırken yetkililerin sadece izlenmiş olması.”

 

Tarih Sayfaları (@TarihSayfalarim): “İstanbul’un fethinde kullanılan toplar İngiliz işgal güçlerince İngiltere’ye götürülürken. Haliç, İstanbul. 1920”

 


İngilizlerin çaldıkları Şahi topu ülkelerine götürmek üzere görüntülendikleri iddiasıyla servis edilen siyah beyaz fotoğraf Kasımpaşa’da İstanbul’un işgal edildiği dönemde kaydedilmiş.

Fotoğrafın kaynağı olan Imperial War Museums (IWM) görsel hakkında şu açıklamayı sunmuş:

“British officer and sergeant discover in Constantinople dockyard wonderful old guns made of solid brass, used for firing old stone cannon balls. The mascot finds a new kennel. In the backgroud USS Hazelwood, HMS Sloop and minesweeper HMS Abidgton.”

 

 

Açıklama metninde İngiliz askerlerinin tersanede tarihî Osmanlı toplarını incelerken maskot adlı köpeğin kendisine yeni bir yuva bulmasından bahsedildiği görülüyor.

 

ingilizler-istanbulda-top-inceliyor

 

Fotoğrafta İstanbul’daki işgal güçlerinden subaylar Osmanlı ordusundan teslim aldıkları topları incelerken görülüyor. Söz konusu topların hangi döneme ait olduğu, Fatih Sultan Mehmet döneminde dökülüp dökülmediği, topların İngiltere’ye götürüp götürülmediği net değil. Arşivden çıkan fotoğraf ve fotoğraf hakkındaki açıklama dışında toplar hakkında bir bilgiye sahip değiliz.

 

Ayrıca, fotoğraftaki topların İngiltere’de sergilenen Şahi topu ile aynı olmadığı görülebiliyor.

 

Bu topların günümüzde Dolmabahçe Sarayı önünde sergilendiği belirtilmektedir.

Kasım Bolat bu tespitini şöyle aktarmıştı:

“Sık sık Şahi topu diye fotoğrafı paylaşılan ve İstanbul’un fethinde kullanıldığı, İngilizler tarafından çalındığı söylenen toplar, İngilizler tarafından çalınmadığı gibi, İstanbul fethinde kullanılan toplar da değildir.”

“Öncesinde bir kaç defa paylaşmıştım. Bu fotoğraf, “çalınma” değildir. Fotoğtaf 1919 Tarihine aittir ve Çanakkale’deki topların İstanbul’a getirilmeleridir. Ayrıca en erken tarihli top 1464 tarihlidir. Top [Şayka] Dolmabahçe Sarayı önünde, bir kaçı da Rumelihisarı’ndadır.”

 


Fatih Sultan Mehmet döneminde dökülen ve halen sergilenmekte olan iki parça burgulu Şahi topunun çiziminin Fatih Sultan Mehmet tarafından yapıldığı iddiasına dönecek olursak…

 

Öncelikle aktarımları örnekleyelim:

 

Ahmet Anapalı: “1453’e kadar insanoğlu’nun dökebildiği en büyük top da İstanbul’un fethinde kullanılan bu toplardır. Aktarıldığına göre bu büyük topun planını Fatih çizer, Hayreddin, Muslihiddin ve Urban Ustalardan döküp dökemeyeceğini sorar. Ustalar da çizimleri bir süre inceledikten sonra padişaha bunu dökeriz ama güllesine ve atış hesaplamalarına karışmayız nereye düşeceğini hesap edemeyiz derler. Bunun üzerine Fatih de, “hele siz topu dökün, o meseleleri ben bizzat kendim halledeceğim” der.”

 

Abdullah Kilim (Quilliam) (@Abdquil): “Tarih voleybol topu ile yazılmaz. Tarih, 21 yaşında çizimini kendi yaptığı topu attığında 4 metre surları delip yıkan, yere düştüğünde 3 kez sekerek daha fazla ilerleme özelliğine sahip ecdad topu ile olur. Tarih, hele hele yeni çağ modern TOP’larla hiç yazılmaz.”

 

 

EHA Tarih-Kültür (@eha_kultur): “️Şahi Topu; Osmanlı İmparatorluğu döneminde yapılıp kullanılmış olan, devrin en büyük ve özel savaş topudur. Fatih Sultan Mehmet, çizimlerini bizzat kendisinin yaptığı Şahi Topu’nu, İstanbul’un fethi sırasında Bizans surlarını delmek için yaptırmıştır.”

 

Bazı aktarımlarda ise Şahi toplarını Fatih Sultan Mehmet’in icat ettiğinin ileri sürüldüğü görülüyor.

 

Fatih Sultan Mehmet’in Ali, Müslihiddin, Saruca ve Urban (Macar) adlı ustalara Şahi olarak adlandırılan 2 parçalı büyük toptan dökme talimatı vermiştir. Ayrıca, Fatih Sultan Mehmet’in matematik ve balistik alan çalışmalarına bizzat katıldığı, “Balyemez” adı verilen orta çapta uzun menzilli tek parça topların krokilerini bizzat çizdiği, havan toplarını yeniden tasarladığı aktarılmaktadır.

Örneğin Salim Aydüz “Fethin Topları: Ateşli Silahların Gelişmesinde Sultan Fatih’in Rolü” başlıklı makalesinde Fatih Sultan Mehmed’in silahlara ilgisi hakkında şu bilgiler sunmuştur:

Fatih Sultan Mehmed’in silahlara olan ilgisinin oldukça genç iken zikredilecek olan hadiselerden anlaşılmaktadır. Nitekim onun birinci saltanatından sonra tahta ikinci defa ve Kosova’da (1448) ordusunu bozguna uğratan babası Sultan II. Murad sonra ganimet olarak ele geçen silahlan kendisine getiren Şahin Paşa’ya ” … güzel tedbir eyledin ki, Padişah’a (II. Mehmed) armağan gerektir, zira biz bu gazaya oğlum niyyetine eylemiş idik. İmdi ana biraz hedaya gerektir ki anın gönlü ola … ” diyerek onun bu ilgisine dikkat çekmiştir. Öte yandan İstanbul’un muhasarası esnasında kendisi tarafından tasarlanan havan topunun ve diğer topların teknik çizim ve tasarıları bizzat kendisi tarafından yapılmıştır.”

“Havan topu, muhasaranın devam ettiği günlerde bulunan gemilerin vurulması maksadıyla Fatih Sultan Mehmed tarafından yeniden dizayn edilmiş ve topçu ustaları tarafından dokülerek maksada uygun olarak ilk defa kullanılmıştır. Bir kısım tarihçilerin ileri sürdüğü gibi burada havan topunun ilk defa icadı söz konusu olmayıp ilk defa fonksiyonel bir tarzda kullanımı esastır.”

 

Ancak, top döküm teknolojisi ile ilgili olsa da Fatih Sultan Mehmet’in iki parçalı büyük toplarının tasarımını yaptığına dair döneminden bir kaynak atfına rastlanamıyor.

Görseldeki Şahi topun çizimini bizzat kendisinin yaptığına dair muteber bir kaynakta bir bilgi görülemiyor.

Şahi toplarını ele alan eserlerde Fatih Sultan Mehmet’in bu topun tasarımını bizzat yaptığı şeklinde bir aktarım mevcut değil.

Örneğin, Salim Aydüz’ün “XV. ve XVI. Tüzyılda Tophâne-i Âmire ve Top Döküm Teknolojisi” adlı kitabında, Kelly DeVries’in “Medieval Weapons: An Illustrated History of Their Impact” adlı kitabında, Ahmet Kaan Toksoy’un “Urban Topu’nun Balistik Özelliklerinin 15. Yüzyıldaki Çağdaşlarıyla Karşılaştırılması” ve Fevzi Yılmaz’ın “Fatih Sultan Mehmet Dönemi Topları ve Değişen Üretim Paradigması” başlıklı makalelerinde Fatih’in Şahi topların çizimini kendisinin yaptığına dair bir bilgi yer almıyor.

 

Fatih Sultan Mehmet Üniversitesi internet sitesinde yayımlanan içeriklerde İstanbul’un fethi sırasında kullanılan Şahi Topu’nun çizimlerinin Fatih Sultan Mehmet’in önderliğinde Türk mühendisler tarafından gerçekleştirildiği aktarılmaktadır. Farklı kaynaklarda da dökümünü Macar asıllı Urban Usta’nın yaptığı topun çizimlerini Fatih Sultan Mehmet’in önderliğinde Türk mühendislerinden Mimar Muslihiddin Ağa ile Saruca Paşa’nın yaptığı belirtilmektedir.

Şahi toplarının çiziminin bizzat Fatih Sultan Mehmet tarafından yapıldığına dair döneminden muteber bir aktarım eksikliğinde, bu aktarım nazara alınarak, iki parçalı büyük topların Fatih Sultan Mehmet’in “önderliğinde” ve “yönlendirmesiyle” çizildiğinin kabulü mantıklı olacaktır.

 

Özetle;

Fotoğraftaki Şahi topu;

  • İstanbul’un fethinde kullanılmadı.
  • 1464 yılında döküldü.
  • 1868 yılında Padişah Abdülaziz döneminde Kraliçe Victoria’ya hediye edildi.
  • Günümüzde Portsmouth şehrindeki Fort Nelson Müzesi’nde sergileniyor.
  • Çiziminin Fatih Sultan Mehmet’e ait olduğuna dair döneminden bir aktarım bulunmuyor. 

 

Yorumunuzu yazınız...