Anasayfa » Tüm Yazılar » “Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin” Başlıklı Metnin Nazım Hikmet’e Ait Olduğu İddiası

“Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin” Başlıklı Metnin Nazım Hikmet’e Ait Olduğu İddiası

malumatfurusorg
"Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin" Başlıklı Metin Nâzım Hikmet Ran'ın Değil Mehmet Coşkundeniz'indir

“Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin, Onun Varsa Bırak O Lüksü Sonuna Kadar Yaşasın” Sözünü İçeren Metnin Nâzım Hikmet’e Ait Olduğu İddiası Doğru Değil 

“Hayatı ıskalama lüksün yok senin” başlıklı metnin Nâzım Hikmet’e ait olduğu iddiası doğru değil. Bahsi geçen metin Mehmet Coşkundeniz’e aittir. Coşkundeniz, 2002 yılında Posta Gazetesinde yayınlanan köşe yazısında bu metni yayınlamıştır. Coşkundeniz, anılan metne “Sen Git Aşk Bana Kalsın” adlı 2004 yılında çıkardığı kitabında da yer vermiş. “Hayatı ıskalama lüksün yok senin” başlıklı metinde atıf yapılan Ahmet Kaya’nın bestelediği “Acılara Tutunmak” başlıklı şiir Hasan Hüseyin Korkmazgil’in 1981 yılında çıkan aynı adlı kitabında Nâzım Hikmet’in vefatının 18 yıl sonrasında yayınlanmıştır. Nâzım Hikmet’in günümüze ulaşan eserlerinde bu sözlerin izine rastlanamamaktadır.

Yanlış İddia

 

Nâzım Hikmet’e ait olmadığı hâlde kendisine atfedilen satırlara aşina hâle geldik. Bugün ele alacağımız satırlar ise “Hayatı ıskalama lüksün yok senin” başlıklı metinden.

“Hayatı ıskalama lüksün yok senin” başlıklı metnin Nâzım Hikmet’e ait olduğu iddiasıyla yapılan paylaşımlardan birkaçı şu şekilde:

 

"Hayatı ıskalama lüksün yok senin" sözünün Nâzım Hikmet Ran'a ait olduğunu öne süren paylaşım

“Hayatı ıskalama lüksün yok senin” sözünün Nâzım Hikmet Ran’a ait olduğunu öne süren paylaşım

 

"Hayatı ıskalama lüksün yok senin" sözünün Nâzım Hikmet Ran'a ait olduğunu öne süren paylaşım

“Hayatı ıskalama lüksün yok senin” sözünün Nâzım Hikmet Ran’a ait olduğunu öne süren paylaşım

 

“Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin” Başlıklı Yazı

İddiayı incelemeden evvel, “Hayatı ıskalama lüksün yok senin” başlıklı metni aktaralım:

“Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hâlâ yalnızsan için rahat olsun. Giden zaten gitmeyi kafasına koymuştur ve yaptıkların onun dudağında hafif bir gülümseme yaratmaktan başka hiçbir işe yaramayacaktır. Sen kendini paralarken o her zaman bahaneler bulmaya hazırdır. Hani ağzınla kuş tutsan, “Bu kuşun kanadı neden beyaz değil?” diye bir soruyla bile karşılaşabilirsin.

***

İki ucu keskin bıçaktır bu işin. Yaptıklarınla değil yapmadıklarınla yargılanırsın her zaman. Bu mahkemede hafifletici sebepler yoktur. İyi halin cezanda indirim sağlamaz. Sen, “Ama senin için şunu yaptım” derken o, “Şunu yapmadın” diye cevap verecektir. Ve ne söylesen karşılığında mutlaka aklına hiç getirmediğin bir iddiayla karşılaşacaksındır. Üzülme, sen aşkı yaşanması gerektiği gibi yaşadın. Özledin, içtin, ağladın, güldün, şarkılar söyledin, düşündün, şiirler yazdın. “Peki o ne yaptı?” deme. Herkes kendinden sorumludur aşkta. Sen aşkını doya doya yaşarken o kendine engeller koyuyorsa bu onun sorunu. Bir insan eksik yaşıyorsa, ve bu eksikliği bildiği halde tamamlamak için uğraşmıyorsa sen ne yapabilirsin ki onun için? Senin hayatı ıskalama lüksün yok. Onun varsa, bırak o lüksü sonuna kadar yaşasın.

***

Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. “Acılara tutunarak” yaşamayı öğreneli çok oldu. Hem ne olmuş yani, yalnızlık o kadar da kötü bir şey değil. Sen mutluluğu hiçbir zaman bir tek kişiye bağlamadın ki… Epeydir eline almadığın kitaplar seni bekliyor. Kitap okurken de mutlu oluyorsun unuttun mu? Kentin hiç girmediğin sokaklarında gezip yeni yaşamlara tanık olmak da keyif verecek sana. Yine içeceksin rakını balığın yanında. Üstelik dilediğin kadar sarhoş olma özgürlüğü de cabası… Sen yüreğinin sesini dinleyenlerdensin ve biliyorsun ki aslolan yürektir. Yürek sesi ne bilmeyenler, ya da bilip de duymayanlar acıtsa da içini unutma; yaşadığın sürece o yürek var olacak seninle birlikte. Sen yeter ki koru yüreğini ve yüreğinde taşıdığın sevda duygusunu. Elbet bitecek güneşe hasret günler. Ve o zaman kutuplarda yetişen cılız ve minik bitkiler değil, güneşin çiçekleri dolduracak yüreğini…”

 

“Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin” Başlıklı Metin Nâzım Hikmet’e Değil Mehmet Coşkundeniz’in

Yukarıda alıntıladığımız “Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin” başlıklı metin Posta Gazetesi yazarı Mehmet Coşkundeniz’e aittir. Coşkundeniz, 2002 yılında Posta Gazetesindeki bir köşesinde yayınladığı metne “Sen Git Aşk Bana Kalsın” adlı 2004 yılında çıkardığı kitabında da yer vermiş (Mehmet Coşkundeniz (2004). Sen Git Aşk Bana Kalsın. Neden Kitap Yayıncılık, Melisa Matbaası, İstanbul, Eylül 2004, Sf: 119-120).

Mehmet Coşkundeniz, Posta Gazetesindeki “Kadınlar ve biz” başlıklı 29 Ağustos 2010 tarihli yazısında bahsi geçen metnin kendisine ait olduğunu şöyle aktarmıştı:

“İnternette birçok yazım imzasız dolaşıyor. Hadi bu neyse… Ama birçok yazım da başka yazarların imzasıyla mailden maile gönderiliyor, Facebook’ta ya da başka sitelerde paylaşılıyor. Hatırlarsınız “Hayatı ıskalama lüksün yok senin” adlı yazımın Nazım Hikmet’e değil, bana ait olduğunu anlatabilmek için çok uğraştım. Henüz düzeltebilmiş değilim ama umutluyum. Geçenlerde bir başka yazımın ‘Can Dündar’ imzasıyla internette dolaştığını öğrendim. 2002’de yazdığım “Kadınlar ve Biz” başlıklı bu yazımı, benim olduğunun kayda geçmesi için bir kez daha yayınlıyorum.”

Yine Posta Gazetesindeki “Şaman, Şems ve Nazım Hikmet” başlıklı 28 Temmuz 2018 tarihli yazısında Coşkundeniz, “Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin” başlıklı metnin kendisine ait olduğunu, metnin Nâzım Hikmet’in üslubundan farklı olduğunu vurgulayarak aktarmıştı:

“‘Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin’ yazıma Youtube’da klip bile yapılmış. Tabii Nazım Hikmet’e ait olduğu sanılarak.

Nazım Hikmet’in birkaç şiirini okuyan insan, bunu onun yazmadığını bilir. Can Dündar’ı okuyanlar da o yazıyı onun yazmadığını bilir.

Hele hele Şems’in kim olduğunu bilenler böyle bir söz söylemediğinin farkındadır.

Benim için Nazım Hikmet’le anılmak, Şems’le anılmak onurdur elbette.”

Coşkundeniz, 7 Kasım 2009 tarihli yazısında da “Hayatı ıskalama lüksün yok senin” başlıklı metnin içinde Ahmet Kaya’nın Acılara Tutunmak adlı şarkısına değindiğini, haliyle Nâzım Hikmet’in bu tarz bir atıfta bulunmuş olamayacağını belirtmişti:

“Bir yazım var, taaa 2003’te yazdığım. ‘Hayatı ıskalama lüksün yok senin’ başlığını taşıyor bu yazım. POSTA Gazetesi’nde yayınlandığı gibi, kitaplarıma da aldım bu yazıyı. Ancak ne yazık ki bu yazı internette altında ‘Nazım Hikmet’ imzasıyla dolaşıyor. Hangi aklı evvel bunu yapmışsa bir türlü temizleyemiyorum. Google’a ‘Hayatı ıskalama lüksün yok senin Nazım Hikmet’ ibaresini yazınca tam 30 bin sayfa açılıyor. Yahu, bu Nazım Hikmet’e büyük saygısızlıktır. Türkiye’nin en büyük şairlerinden birinin ismini benim yazımın altına nasıl yazarsınız? Mail gruplarında yazı dolaştırmayı biliyorsunuz da hiç mi araştırmıyorsunuz? Eğer bir tane Nazım Hikmet şiiri okumuş olsaydınız bu üslubun ona ait olmadığını anlardınız. Ben bu yazıda Ahmet Kaya’nın ‘Acılara Tutunmak’ şarkısından alıntı yaptım, onu da mı görmediniz?”

 

Coşkundeniz'in 7 Kasım 2009 tarihli "Hayatı ıskalama lüksün yok senin" başlıklı yazısı

Coşkundeniz’in 7 Kasım 2009 tarihli “Hayatı ıskalama lüksün yok senin” başlıklı yazısı

 

Coşkundeniz’in öne sürdüğü üzere “Her zamanki gibi yaşayacaksın sen. “Acılara tutunarak” yaşamayı öğreneli çok oldu.” satırında Ahmet Kaya’nın “Acılara Tutunmak” adlı parçasına atıf yapılmış görünüyor. Ahmet Kaya’nın bestelediği “Acılara Tutunmak” başlıklı şiir Hasan Hüseyin Korkmazgil’in 1981 yılında çıkan aynı adlı kitabında yayınlanmıştır. Nâzım Hikmet’in vefatının 18 yıl sonrasında yani.

Nâzım Hikmet’in tarzını andırmayan bu metnin Nâzım Hikmet’in günümüze ulaşan eserlerinde izine rastlanamadığını da belirtmekte fayda var.

 

“Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin” Başlıklı Metnin Nâzım Hikmet’e Ait Olduğunu Sanan Yazarlar

Habertürk Gazetesindeki “Yüreğimin Sesi…” başlıklı 8 Temmuz 2010 tarihli yazısıyla Tuncay Yılmaz:

"Yeni konular, gelecek söyleşilerim, müzikle dopdolu ve her zaman içtenlikle sizlerle burada buluşmak üzere, Nazım Hikmet’e ait -büyük şairin en sevdiğim ve olağanüstü güzellikteki ‘Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin’ adlı şiirinden kısa bir alıntıyı- enfes bir yaz mevsimi geçirmeniz dileğiyle paylaşmak istiyorum. Yüreğinizdeki sevgiyle kalın..."

Ozgunhaber.com.tr’deki “Hayatı Iskalama Lüksün Yok Senin!” başlıklı 22 Haziran 2012 tarihli yazısıyla Arzu Öner:

"Yaşanırken hiç bitmeyecek zannettiğimiz aşkımızın gün gelip de bir bittiğinde; arkasından hayatın hala anlamlı olduğunu anlatan Nazım Hikmet’in bir şiirini paylaşmak istedim bu gün sizlerle! HAYATI ISKALAMA LÜKSÜN YOK SENİN!"

Ege’de Sonsöz’deki “Atatürk’e şahsı için bağlı tek kadın” başlıklı 28 Ocak 2018 tarihli yazısıyla Mehmet Karabel:

"Sonsöz: Nazım ne demiş: 'Bir aşk için yapabileceğin her şeyi yaptığına inanıyorsan ve buna rağmen hala yalnızsan, için rahat olsun...' Olmuyor işte... Yalan mı?"

Detaykibris.com’daki “Yaşama İpek’çe Dokunuşlar” başlıklı 8 Ekim 2018 tarihli yazısıyla Mesut Günsev.

Kıbrıs Postası’ndaki “Üstel kararlı ve ajandası dolu” başlıklı 14 Kasım 2019 tarihli yazısıyla Gökhan Altıner.

Yerelguc.com’daki “Hayırlısı” başlıklı yazısıyla Ahmet Balcılar.

S.Serra Erdoğan da “Ortaya Karışık: Herşeyin tadı olmak gibi bir şey” adlı kitabında bu hataya düşmüş.

İleri Gazetesindeki “Bir aşk için” başlıklı 25 Eylül 2010 tarihli yazısında Ahmet Ayverdi ve “Hayatı ıskalama lüksün yok senin” başlıklı ve 4 Eylül 2010  tarihli yazısında Seyfettin Güneş ise Mehmet Coşkundeniz’e ait metni sahibine herhangi bir atıf yapmaksızın olduğu gibi yayınlamış (Nâzım’a dahi atıf yapmamış). Yani, intihale düşmüş.

 

nazım hikmet hayatı ıskalama lüksün yok senin

 

Bu yazılara da göz atabilirsiniz

Yazı İçeriğiyle İlgili Yorum Yapmak İsterseniz Buyrunuz