Anasayfa » Tüm Yazılar » Estonya’da 1994’te Meydana Gelen Feribot Kazasında Yaşananların “Estonya Feribotu Sendromu” Olarak Nitelendiği İddiası

Estonya’da 1994’te Meydana Gelen Feribot Kazasında Yaşananların “Estonya Feribotu Sendromu” Olarak Nitelendiği İddiası

malumatfurusorg
m/s estonia estline

1994 Yılında Estonya’da Meydana Gelen Feribot Kazasında Yaşananların “Estonya Feribotu Sendromu” Olarak Nitelendiği İddiası Asılsız

M/S Estonia adlı geminin 1994 yılında Baltık Denizinde batışı esnasında gemideki 852 kişinin gemi kaptanının “panik yapmayın dünyanın en güçlü feribotundasınız” çağrısına uyarak geminin yan yatıp batmak üzere olmasına rağmen gemiden kaçmaya çalışmayarak hayatını kaybettiği, bu durumun da psikoloji literatürüne “Estonya Feribotu Sendromu” olarak kendine yer edindiği iddiası asılsızdır. İddianın aksine, Estonya Feribotu yana yatmaya ve batmaya başladığı esnada yolcular gemi içinde sakin bir şekilde beklememiş ve gemiden kaçmaya çalışmıştır. Estonya Feribotu’nun batış sürecinde içinde 650 kişinin bulunduğu, 310 kişinin dış güverteye erişebildiği ve 160 kişinin kaçış botlarına erişebildiği belirtilmektedir. İddianın tersine, herhangi bir psikoloji kitabında “Estonya Feribotu Sendromu” teşhisi yer almıyor. Psikoloji alanındaki yayınlarda yaptığımız literatür taramasında böyle bir sendromun varlığını göremiyoruz.

Yanlış İddia

 

M/S Estonia adlı geminin 28 Eylül 1994 tarihinde kötü hava koşulları altında Baltık Denizini geçerken batışıyla birlikte meydana gelen faciada sonrası 852 kişi hayatını kaybetmiştir. 137 yolcu ise civardaki gemiler ve arama kurtarma helikopterlerinin katıldığı operasyonla kurtarılmıştır.

Feribotun batış hikâyesi ve yaşanan can kaybı gayet dramatik. Ancak, yaşanan trajedi üzerinden bir asılsız iddia türemiş görünüyor. M/S Estonia, yani Estonya Feribotunun batışı esnasında iyi derecede yüzme bilen kişilerin geminin sağlamlığına güven çağrılarına uyarak kaçış hareketine geçmeyerek, bu ihmallerinin bedelini hayatlarıyla ödedikleri iddiası…

Literatüre girdiği, psikoloji kitaplarında yer aldığı öne sürülen, bahse konu deniz kazasında yaşanan trajedinin “Estonya Feribotu Sendromu” olarak adlandırıldığı iddiasına ilişkin sıklıkla paylaşılan metin şu şekilde:

“Modern deniz tarihinin en büyük kazası 28 Eylül 1994 yılında Baltık Denizi’nde yaşandı. 1980 yılında Almanya Mayer Werft tersanesinde inşa edilen Estonya Feribotu’nun batmasıyla 852 yolcu öldü.
137 kişi bu kazadan kurtuldu. Kıyıya yakın bir mesafede su alması nedeniyle yatarak batan feribot, sadece gemi mühendisleri tarafından değil aynı zamanda kazada ölümlerin nedeni açısından davranış psikolojisi uzmanlarınca da yıllarca incelendi.

İnsan davranış psikolojisi uzmanları bu kazada ölen 852 yolcunun neden kurtulamadıklarını araştırdı. Aileleriyle görüşüp geçmişlerini incelediler. Ölenlerin yüzde 98’inin çok iyi yüzme bildiklerini belirleyen uzmanlar son olarak kazadan kurtulanlarla görüştüler.

Ortaya çıkan sonuç şuydu:

Feribot 28 Eylül’de gece saat 00.50’de sert dalgalar nedeniyle su almaya başladı. Feribota giren sular 50 santim yüksekliğe ulaştı ve feribot yan yatmaya başladı. Su miktarının artmasıyla birlikte tahliye işlemi başladı. Ancak 987 yolcudan sadece 137’si su almaya başlar başlamaz hemen feribotu terk etti. Geri kalan 852 yolcu ise, gemi kaptanının  “panik yapmayın dünyanın en güçlü feribotundasınız”  sözlerine kanarak su boşaltma işlemini izlediler. Saatler ilerledikçe feribot daha da yan yattı ama 852 yolcu izlemeye devam etti. Sonunda saatler 01.50’yi gösterirken tamamen yan yatarak sulara gömüldü.

Feribotun su aldığını ve yan yatmaya başladığını görmelerine rağmen son saniyeye kadar rahat rahat batışı izleyenler psikoloji ders kitaplarında “Estonya Feribotu Sendromu” olarak yer almıştır.

Halen o insanların davranış şekillerine psikoloji ilmi mantıklı bir izah getirememişlerdir.”

 

Estonya'da 1994'te Meydana Gelen Feribot Kazasında Yaşananların "Estonya Feribotu Sendromu" Olarak Nitelendiği İddiası

 

Uzun uzadıya anlatılmış anlatılmasına rağmen bu trajedi esnasında yaşananlar literatürde iddia edildiği gibi “Estonya Feribotu Sendromu” şeklinde kendine yer bulmamıştır. Ayrıca, kazada yaşamını yitirenler de iddia edildiği gibi -tabiri caizse- “koyun gibi” ecellerini beklememiştir. Kazada yaşamını yitirmeyen kişiler ancak bir operasyonla hayatta kalabilmiştir.

1994 yılında Baltık Denizinde batışı esnasında gemideki 852 kişinin gemi kaptanının “panik yapmayın dünyanın en güçlü feribotundasınız” çağrısına uyarak geminin yan yatıp batmak üzere olmasına rağmen gemiden kaçmaya çalışmayarak hayatını kaybettiği, bu durumun da psikoloji literatürüne “Estonya Feribotu Sendromu” olarak kendine yer edindiği iddiası asılsızdır.

İlgili dönemde Estonya’nın en büyük gemilerinden olduğu belirtilen M/S Estonia adlı gemi Estonya’nın Tallinn Limanı’ndan hareketle İsveç’in Stockholm Limanı‘na gitmek üzere hareket ettiği 28 Eylül 1994 gecesinde yerel saatle 00:55-01:50 sularında batmıştır.

Uluslararası Kaza Araştırma Komisyonu‘nun (JAIC) resmi raporunda geminin batış sebebi olarak “baş vizör  kilidinin şiddetli dalga etkisi  ile kırılması sonucunda baş vizör geminin diğer kısmından kopması ve takiben rampanın arızalanması; suyun araç güvertesine dolmasının ve özellikle bu tip gemilerde önem kazanan serbest yüzey etkisi nedeniyle geminin süratle alabora olmasıgösterilmiştir.

 

“Estonya Feribotu”nun Batışına Dair Bir Simülasyon 

 

Suyun araç güvertesine dolmaya başlamasıyla birlikte M/S Estonia, tedricen 90 derece yana yatmış ve sonrasında batmıştır. Bu süre içerisinde M/S Estonia’nın yardım çağrısını müteakiben kurtarma operasyonu için ilk gemiler, batışın gerçekleştiği noktaya 02:12 civarında gelmiş olup, 02:30 esnasında tam kapsamlı ilk yardım ve kurtarma çalışması diğer gemi ve helikopterlerin katılımıyla başlamıştır. Geminin yana yatmaya ve batmaya başladığı anda yolcular gemi içinde iddia edildiği gibi sakin bir şekilde ölümü beklememiştir. Gemideki yolcuların büyük bir çoğunluğu yan yatan gemideki kamaralarından çıkarak dış güverteye ulaşmayı başaramamıştır.

Gemide bulunanlardan 852’si hayatını kaybetmiştir. Kazadaki kayıpların büyük çoğunluğu boğulma ve hipotermiden kaynaklanmıştır. Yardım çalışmaları için gemi ve helikopterler M/S Estonya’ya ulaştığında gemiden kaçabilenlerin ancak yarısının kurtarılabildiği aktarılmaktadır. Estonya Feribotun batış sürecinde içinde 650 kişinin bulunduğu, 310 kişinin dış güverteye erişebildiğ, 160 kişinin kaçış botlarına erişebildiği ve 137 kişinin kurtarılabildiği belirtilmektedir. Gemiden kaçmayı başaramayanların ve geminin güvertesine ulaşmayı başaranların da yarısı hayatını kaybetmiştir.

Bahse konu gemi kazasına ilişkin basına yansıyan haberlerde ve kurtulan yolcuların ve mürettebatın vermiş olduğu ifadelerde gemi kaptanının geminin batmasına imkân olmadığına ve kaçmak yerine gemide kalıp beklemeleri yönünde bir telkinine dair atıf yer almadığı görülmüştür. Tam aksine, geminin batmakta olduğuna dair bir anons geçildiği ifade edilmiştir.

Yani, Estonya Feribotu’nun batış sürecinde yolcuların çağrılara uyarak “koyun” gibi ölümlerini beklediği iddiası asılsızdır. Yolcular yana yatarak batmakta olan gemiden kaçmayı denemiş; toplam yolcuların yaklaşık % 1/3’ü kaçmayı başarabilirken, dış güverteye erişebilen bu kişilerin de yarısı, yani toplam yolcuların sadece % 15’i kurtulmayı başarabilmiştir.

“Estonya Feribotu Sendromu” hurafesiyle ilgili tek yanlış bununla sınırlı değil. Sendrom nitelemesi ve atfedilen özellikler de hatalı. İddianın tersine, herhangi bir psikoloji kitabında “Estonya Feribotu Sendromu” teşhisi yer almıyor. Psikoloji alanındaki yayınlarda yaptığımız literatür taramasında böyle bir sendromun varlığını göremiyoruz.  İngilizce ya da Türkçe dışındaki diğer dillerde yaptığımız taramada böyle bir tanımlamaya da rastlayamıyoruz.

Estonya Feribotu faciasının ardından kaza mağdurları hakkında hazırlanan makalelerde de bu yönde bir terminolojiye yer verilmediği görülebiliyor. Kazadan kurtulanlar üzerinde gerçekleştirilen çalışmaların aktarıldığı örnek makaleler şöyle sunulabilir:

  • Brandänge K, Gustavsson JP. After the MV Estonia ferry disaster A Swedish nationwide survey of the relatives of the MV Estonia victims. Dialogues Clin Neurosci. 2000;2(1):63-69. doi:10.31887/DCNS.2000.2.1/kbrandange
  • Sveen J, Pohlkamp L, Öhlén J, Sandberg J, Brandänge K, Gustavsson P. Posttraumatic Stress among Not-Exposed Traumatically Bereaved Relatives after the MS Estonia Disaster. PLoS One. 2016 Nov 28;11(11):e0166441. doi: 10.1371/journal.pone.0166441. PMID: 27893756; PMCID: PMC5125583.
  • Soomer H, Ranta H, Penttilä A. Identification of victims from the M/S Estonia. Int J Legal Med. 2001;114(4-5):259-62. doi: 10.1007/s004140000180. PMID: 11355406.
  • Taiminen T, Tuominen T, Strandberg J, Sourander A, Salokangas RK. Akut psykiatrisk behandling av överlevande efter Estonia-katastrofen [Emergency psychiatric treatment of survivors of the Estonia disaster]. Nord Med. 1995;110(2):62-4. Swedish. PMID: 7854915.
  • Eriksson NG, Lundin T. Early traumatic stress reactions among Swedish survivors of the m/s Estonia disaster. Br J Psychiatry. 1996 Dec;169(6):713-6. doi: 10.1192/bjp.169.6.713. PMID: 8968628.

Bahse konu sendrom adlandırmasının kaynağını incelediğimizde, 2013 yılı öncesinde Türkçe sanal kaynaklarda yer almadığı, Remzi Özdemir’in Yeniçağ Gazetesindeki 4 Kasım 2013 tarihli yazısının akabinde yayılmaya başladığı dikkatleri çekmiştir.

2013 yılı öncesinde herhangi bir yerde izine rastlanmayan 1994 yılındaki kazaya ilişkin sözüm ona sendromu ilk kez duyanların yaygın şekilde bu iddiayı paylaştığı görülebiliyor… Literatürde bu sendromun yer aldığını, psikoloji kitaplarında geçtiğini iddia edenler de mevcut… Elbette bu iddiayı ortaya atanlar, sendromun hangi bilim insanı tarafından literatüre dahil edildiğine, hangi makalede ya da kitapta geçtiğine dair bir bilgi sunamaz hâldeler…

 

Discovery’nin Hazırladığı “Estonya’nın Batışı” Adlı Belgesel

 

Estonya Feribotu Sendromunu Gerçek Sanan Köşe Yazarları

Genellikle “Estonya Feribotu Sendromu” başlığı attıkları yazılarında, literatürde böyle bir sendrom tanımlaması olmadığı hâlde denk geldikleri bir Türkçe yazıdaki bilgiyi kendilerince gerçek addedip malumatfuruşluk taslarken yakayı ele veren yazarlardan tespit edebildiklerimiz şu şekilde:

 

Murat Yetkin ise 4 Mayıs 2021 tarihli Youtube yayınında bu iddiayı paylaşmıştı (Aşağıdaki kayıttan 11. dakikadan itibaren ilgili an izlenebilir).

 

 

Ruşen Çakır da Medyascope’taki 4 Ocak 2022 tarihli yayınında Estonya Feribotu hadisesi ile ilgili yanlış aktarımda bulunmuştu.

 

 

Kapak görseli: Blue Star Line/YouTube

 

Bu yazılara da göz atabilirsiniz

1 yorum

Meg 16 Şubat 2022 - 13:14

Keşke biraz daha iyi araştırsaymış bu saçmalığa inananlar 5 derece yatan gemide yolculara mürettebat tarafından sakin olmalarının söylendiğini sanmasalarmış.
Yazarların da hepsi yanlış söylemiş, 2018’de körlük etmişler. Tabii, buna inanan ahmaklar hep 50 liralık alıyordur ondan bir sorun göremiyordur muhtemelen 🙂

yanıt

Yorum bırak