Atatürk’ün Kendi Cebinden Parasını Vererek Elmalılı M. Hamdi Yazır’a Kuran’ı Tercüme Ettirdiği İddiası

Atatürk’ün Kendi Cebinden Parasını Vererek Elmalılı M. Hamdi Yazır’a Kur’an-ı Kerim’i Tefsir Ettirdiği İddiası Doğru Değil

Atatürk Kur’an meal ve tefsirinin hazırlatılmasını teşvik etmiş olsa da Kur’an tercüme ve tefsirinin hazırlatılması için gerekli parayı kendi cebinden ödememiştir. 

Mustafa Kemal Atatürk’ü din düşmanı gibi göstermeye çalışan ve aksini ispatlamaya çalışan güruh arasındaki bir çatışma alanı da Elmalılı M. Hamdi Yazır’a hazırlatılan Kur’an-ı Kerim tefsiridir. Lâiklik ve inkılaplar üzerinden Atatürk’ün dini yönünü hedefleyenlere yanıt olarak “Atatürk kendi cebinden parasını vererek Kur’an-ı Kerim’i Elmalılı M. Hamdi Efendiye tercüme ettirmiş, böyle bir kişi Kur’an’ı yasaklar mı?” söylemiyle Atatürk’ün Elmalılı M. Hamdi Yazır’a Kur’an-ı Kerim tefsiri için ödemeyi kendisinin yaptığına dair iddialar ortaya konulmaktadır.

Ancak bu iddia tam olarak doğru değildir. Atatürk Kur’an meal ve tefsirinin hazırlatılmasını teşvik etmiş olsa da Kur’an tercüme ve tefsirinin hazırlatılması için gerekli parayı kendi cebinden ödememiştir. 

 

Kur’an-ı Kerim’i Tefsiri ve Mealinin Hazırlanması Süreci

Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde 21 Şubat 1925’de (21.02.1341) 61. oturumda Diyanet İşleri Başkanlığı (Riyâseti) bütçesi görüşmeleri esnasında Abdullah Azmi Efendi’nin Meclis’e sunduğu ve 53 vekilin imzasını taşıyan önerge ile yeni bir Kur’an tercüme ve tefsirinin hazırlatılması ve uygun bir hadis kitabının Türkçe’ye çevrilmesi teklif edilmiştir. Oturumda Kur’an’ın Türkçe tercüme ve tefsirinin yazılması önerisi aleyhinde hiçbir vekil konuşma yapmazken, öneri oturuma katılan bütün milletvekilleri tarafından desteklenmiş, oturum sonunda Kur’an tefsiri ve meali için bütçeye ödenek konulması kabul edilmiş ve harcama konusu da “Kur’an-ı Kerim ve Ahâdîs-i Şerife Türkçe Tercüme ve Tefsir Heyeti Muhassas Ücret ve Masârifi” şeklinde değiştirilmiştir.

Diyanet İşleri Başkanı (Reisi) Rifat Börekçi ve yardımcısı Ahmet Hamdi Akseki’nin ısrarları ile tercümenin Mehmed Âkif’e, tefsirin Elmalılı Muhammed Hamdi’ye, Sahîh-i Buhârî’nin tercüme ve şerhinin de Babanzâde Ahmed Naim’e yaptırılması” kararlaştırılmıştır.  Bu iş için Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesine 12.000 lira ödenek konulmuştur.

Übeydullah Kısacık’ın “Bir İstiklâl Aşığı Mehmet Akif” adlı kitabında aktarıldığı üzere Mehmet Akif Ersoy ve Elmalılı Hamdi Yazır’a (Elmalılı Muhammed Hamdi), Diyanet İşleri Başkanlığı adına Aksekili Ahmed Hamdi Efendi ile Beyoğlu 4. Noteri’nde 10 Ekim 1925 tarihli 3 sayfalık bir sözleşme imzalamıştır. Bahse konu sözleşme ile tefsiri Elmalılı Hamdi Yazır üstlenirken, meali Mehmet Akif Ersoy üstlenmiştir.

 

Mehmet Akif Ersoy ve Elmalılı Hamdi Yazır’ın Diyanet İşleri Başkanlığı ile imzaladığı sözleşme

 

Sözleşmeye göre Ersoy ve Yazır’a Kur’an-ı Kerim mealine  yönelik hizmetleri için için 1.000’er lirası avans olmak üzere kişi başı 12.000 Türk lirası ödenecektir. Yani, Kur’an meal ve tefsirine dair hizmetler için ödeme Diyanet İşleri Başkanlığı bütçesinden karşılanmış olup, Atatürk’ün bu çabaları şahsen finanse etmesi söz konusu olmamıştır

Bahse konu sözleşmenin maddeleri ise şu şekildedir:

1- Kur’an-ı Kerim’in tercümesiyle muhtasar bir surette tefsirini Mehmet Akif Bey ile Hamdi Efendi deruhde etmişlerdir.

2- Riyaset-i müşarunileyha Hamdi Efendi ile Mehmet Akif Bey’den her birine altışar bin lira te’diye edecektir.

3- İşbu meblağın te’diyesi şu suretle olacaktır: Her birine biner liradan cem’an iki bin lirası peşin verilecek ve mütebaki miktar birinci cüz nihayetinde yüz seksen altışar, diğer cüzlerden beheri nihayetinde yüz altmış altışar lira verilmek suretiyle muksitan te’diye edilecektir.

4- Tarz-ı tahrir şekl-i atide olacaktır. Ayet ve ayat-ı kerime yazılarak altına meal-i şerifi ve bunu müteakip tefsir ve izah kısmı yazılacaktır.

5- Tefsir ve izah kısmında bervech-i ati nukat nazar-ı dikkate alınacaktır.

a) Ayat-ı kerime nisbetindeki münasebat

b) Esbab-ı nüzul 

c) Kıraat ‘Ki aşereyi tecavüz etmemek lazımdır.”

d) İktizasına göre terkib ve hükemanın izahat-ı lisaniyesi 

e) İtikatça Ehl-i Sünnet mezhebine ve amelce Hanefi mezhebine riayet olunarak ayatın mütazammın olduğu ahkam-ı diniye, şer’iyye ve hukukiyye, ictimaiyye ve ahlakıyye işaret veya alakadar bulunduğu mübahis-i hikemiyye ve ilmiyeye müteallik izahat bilhassa tevhid ve tezkir-i meva’ıza müteallik ayatın mümkün mertebe basit izahı, alakadar ve yahut münasebattar olduğu bazı tarih-i İslam vukuatı.

f) … müelliflerince yanlış veya tahrif yollu şeyler dermeyan edildiği görülebilen noktalarda tenbihat-ı muhtevi notlar.

g) İnde’l-iktiza nasih ve mensuh ve muhassas.

h) Baş tarafa mühim bir mukaddime tahririyle bunda hakikat-i Kuran’ın ve Kur’an’a müteallik mesail-i mühimmenin izahı

6- Peyderpey takarrür eden müsveddeler üçer nüsha olarak tebyiz edilerek biri Hamdi Efendi’de biri Akif Bey’de diğeri de riyaset namına heyet-i müşavere azasından Aksekili Hamdi Efendi’de bulunacaktır.

7- Müsveddelerin tebyiz ve inde’l-iktiza kütüphanelerden bazı eserlerin istinsah ettirilmesi için mumaileyhimin emrinde ücret-i maktu’a ile güzel yazılı bir yahut icab ederse iki zat istihdam olunacak ve bunlara takdir edilecek ücret riyasetten te’diye kılınacaktır.

8- İlk tab’ın Diyanet İşleri Riyaseti’nin hakkı olup on bin adet olarak güzel kağıda ve nefis bir surette tab ettirilecek ve fakat yüzde yirmisi müelliflere ait olacak ve tabın şeklini müellifler tayin edecektir.

9- Eser-i mezkurun esna-yı tabında formaların tashih ve tab’ına müteallik bütün iştigalat riyaset-i müşarunileyhaya aittir.

10- Sahifelerin istertopisi alınacak ve bila bedel müelliflere verilecektir.

11- Birinci tabından sonra hakkı tab yalnız müelliflere ait bulunduğu cihetle müellifler dilediği miktarda eser-i mezkuru tab edilecektir.

12- İş bu mukavelename iki nüsha olarak tanzim ve teati kılındı.  

Ancak Mehmet Akif Ersoy, Mısır’a gittiğinde hazırladığı ilk tercümeleri Elmalılı Hamdi Yazır’a iletmesine rağmen, sonrasında aldığı parayı iade ederek tercüme işinden vazgeçtiğini ilgililere bildirmiştir. Bu durumun ardından Diyanet İşleri Başkanlığı tercüme işini de üstlenmesini Elmalılı Hamdi Yazır’a teklif etmiştir. Elmalılı da, her ne kadar ilk önce bu görevi istemese de, ayetlerin altına meallerinin sonrasında da tefsirinin yazılması şartıyla bu teklifi kabul etmiştir.

Elmalılı Hamdi Yazır’ın on iki yıllık (1926-1938) çalışması ile tamamlanan 9 ciltlik “Hak Dini Kur’an Dili” adlı “Mealli Türkçe Tefsir”, Diyanet İşleri Başkanlığı tarafından yayımlanmıştır.

Damat Ferid Paşa döneminde Evkaf Nazırı olarak görev yapan, İstiklâl Mahkemelerinde yargılandıktan sonra serbest kalan ve sonrasında Kur’an-ı Kerim meal ve tefsiri ile görevlendirilen Elmalılı Hamdi Yazır’ın çabasıyla “TürkKur’an’ın arkasından koşuyorfakat onun ne dediğini anlamıyoriçinde ne var bilmiyor ve bilmeden tapınıyorBenim maksadımarkasından koştuğu kitapta neler olduğunu Türk anlasın” şeklinde ifade ettiği Kur’an’ın Türkçeye tercümesi tamamlanmıştır.

 

Elmalılı Hamdi Yazır’ın Hak Dini Kur’an Dili Meali Kapak Sayfası

 

Bu sürece ilişkin daha detaylı bilgiye Türkiye Diyanet Vakfı İslam Ansiklopedisi’nin “Hak Dini Kur’an Dili” başlıklı maddesinde erişilebilmektedir.

 

Atatürk’ün Elmalılı Hamdi Yazır’ın Hak Dini Kur’an Dili Meali İçin Kendisinin Ödeme Yaptığını Aktaran Köşe Yazarları

OdaTV‘deki “Atatürk Dinsiz Miydi” başlıklı 22 Kasım 2010 tarihli yazısıyla Sinan Meydan:

"ELMALILI HAMDİ YAZIR TEFSİRİNİ cebinden para vererek hazırlatması, BUHARİ HADİSLERİNİ TÜRKÇEYE ÇEVİRTMESİ, 50 HUTBE KİTABINI HAZIRLATMASI VE 100.000 TAKIM DİN KİTABINI BASTIRIP TÜRKİYE'YE ÜCRETSİZ DAĞITMASININ anlamı, "Şuura muahlif, ilerlemeye engel hiçbir şey içermiyor" dediği İslam dininin anlaşılmasıydı."

Sözcü Gazetesi‘ndeki “Sapkın fetva yalancı başkan!” başlıklı 23 Eylül 2017 tarihli köşe yazısıyla Ümit Zileli:

"Büyük Devrimci Atatürk, insanlar okuduğunu anlasın diye Kuran'ın çevirisini kendi cebinden ödeyerek Elmalılı Hamdi'ye yaptırdı!"

Güneş Gazetesi‘ndeki “Kuran’ı süs olmaktan Atatürk kurtardı” başlıklı 30 Nisan 2012 tarihli yazısıyla Rıza Zelyut:

"Kemal Atatürk; halkımızın yüzyıllar boyunca Kuran'dan uzak tutulduğunu gördü; milleti, kutsal kitapla buluşturdu. Bunun için parasını cebinden vererek büyük din bilgini Elmalılı Hamdi hocaya, Kuran'ı Türkçe'ye çevirtti."

Yeni Mesaj Gazetesi‘ndeki “Atatürk size ne yaptı?” başlıklı 20 Mayıs 2017 tarihli köşe yazısıyla Furkan Talay:

"Halkı okuyup anlasın diye kendi cebinden parasını vererek Elmalılı Hamdi Yazır'a Kur'an'ı tefsir ettirdi."

Yeni Mesaj Gazetesi‘ndeki “Atatürk’e iftira atanların kimliği” başlıklı 13 Kasım 2017 tarihli yazısıyla Gökhan Demir:

"Kendi cebinden parasını vererek Kur'an-ı Kerim'in meal ve tefsirini Elmalılı Hamdi Yazır'a Kur'an-ı Kerim'i yaptırmıştır."

Bafra Haber Gazetesi’ndeki “Ülkemiz zor günlerden geçiyor” başlıklı 1 Kasım 2018 tarihli yazısıyla Hasan Davran:

"Mustafa Kemal Atatürk 1925 yılında Elmalılı Hamdi Yazır’ a Türkçe Kur’an meali, Kur’an tefsirini kendi cebinden parasını vererek hazırlattı"

Yeni Meram’daki “İman ve İslam Tokyo’daki Atatürk Cami’i Şerifi!” başlıklı 2 Ocak 2017 tarihli yazısıyla Hanefi Aytekin:

"Ulu Önder Atatürk’ün Elmalılı Hamdi Yazır Hocaya Yüce Kitabımız KURAN’I KERİM’İN YÜCE MEALİNİN Türkçe’ye çevrilmesi emrini verirken, çeviri masraflarının bizzat kendi cebinden ödenmesi ve bu bedelin de Hamdi Yazır Hocamızca kabul edilmesi calibi dikkat olup (...)"

Köşe yazarlarına ilaveten CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun da bu hatalı bilgiye bazı konuşmalarında yer verdiğini görüyoruz.

malumatfurus hakkında 927 makale
Köşe yazarları odaklı yanlışlama girişimi. #Köşeyazarızabıtası

İlk yorum yapan olun

Yazı İçeriğiyle İlgili Yorum Yapmak İsterseniz Buyrunuz