Uluğ İğdemir’in Atatürk’ün Yaşamı Adlı Kitabında “Ben Yahudi’yim Sabetay Sevi’nin Soyundan Geliyorum Kendisine Hayranım Keşke Bu Dünyadaki Bütün Yahudiler Onun Mesihliği Altında Birleşse” Şeklinde Bir Cümlenin Geçtiği İddiası Doğrulanamıyor

 

 

Türk Tarih Kurumu eski başkanlarından Uluğ İğdemir’in Atatürk’ün Yaşamı adlı eserinde geçtiği iddiasıyla “‘Ben Yahudi’yim… Sabetay Sevi’nin soyundan geliyorum. Kendisine hayranım. Keşke bu dünyadaki bütün Yahudiler onun Mesihliği altında birleşse..” sözünün paylaşıldığı görülüyor.

‘Ben Yahudi’yim… Sabetay Sevi’nin soyundan geliyorum. Kendisine hayranım. Keşke bu dünyadaki bütün Yahudiler onun Mesihliği altında birleşse..” – 1980 basım Atatürk’ün Yaşamı 1. Cilt sahife 23-‘” notunu içeren sosyal medya paylaşım örneği (Filiz’in Düşünceleri ve DerinDüşünce.org adlı profiller üzerinden) şöyle sunulabilir:

 

ulug-igdemir-ben-yahudiyim

 

 

İddia edilenin aksine Uluğ İğdemir’in Atatürk’ün Yaşamı adlı kitabının 1. cildinin 23. sayfasında böyle bir ifade geçmiyor. Söz konusu ifade, İğdemir’in adı geçen kitabının diğer bölümlerinde geçmiyor.

 

ulug igdemir ataturkun yasami
Görsel: Volkan Aksoy

 

Kitabın 2. basımındaki ilgili kısım şöyle:

“… Paşa İngilizlerin kendisini Mısır’dan geçirmeyeceklerini söyleyerek Mustafa Kemal’e izin vermek istemedi ise de, direnince razı oldu. Prof. Hikmet Bayur bu konuda Atatürk’le yaptığı konuşmayı şöyle anlatır:

“Atatürk’e ümitsiz ve sonuç bakımından faydasız olan bu işe neden giriştiğini ve gitmek için direndiğini sorduğumuzda: “Bunun böyle olduğunu o sırada ben de görüyordum, ancak orduda ve akranım olan subaylar arasında maddi ve manevi siramı muhafaza etmek için buna mecburdum. Esasen Istanbul” da beni fiilen işsiz bırakıyorlardı” karşılığını vermiştir”.

8 Eylül 1911’de İstanbul’dan yola çıkan Mustafa Kemal, 19 Ekimde Iskenderiye’ye vardı. Bu yolculuk esnasında Mustafa Kemal’in Kudüs’e de uğradığı ve orada Ibrani dilini yeniden konuşma dili haline getirme çabası içinde bulunan ve Ibranice’nin büyük sözlüğünü meydana getiren Elizer Ben-Yehuda ile görüştüğü anlaşılıyor. Haziran 1977 yılında İsrail hükümetinin davetlisi olarak Türk Tarih Kurumu Başkanı Ord. Prof. Enver Ziya Karal’la birlikte Israil’e yaptığımız gezi sırasında kendisini ziyaret ettiğimiz Israil Dışişleri Bakanlığı Genel Sekreteri Prof. Shlomo Avineri, Atatürk’ün 1911’de Trablusgarp’a gider- ken Kudüs’e uğradığını ve Elizer Ben-Yehuda ile görüştüğünü, kendisine Ibrani yazısının güç bir yazı olduğunu, bunun yerine Latin harflerini kabul etmelerinin yerinde olacağını, eğer kendisi Türkiye’de söz sahibi olursa, Arap harfleri yerine Latin harf- lerini kabul ettirmeye çalışacağını söylediğini bize anlatmıştı. Kudüs Universitesi Profesörlerinden Dr. Jakob M. Landau 10 Aralık 1973’te Istanbul’da toplanan “Atatürk Devrimleri 1. Milletlerarası Sempozyum”una sunduğu bildirisinde bu olayı değişik biçimde şöyle anlatmaktadır.:

“Ibranice yayınlarda Atatürk’ten ilk bahis 1911’de Trablusgarp’ta yapılan Türk-Italyan Savaşı yıllarından hemen önceye rastlar. Mustafa Kemal bu devirde Kudüs’te üstlenmiş genç bir Türk subayıdır. Burada Itamar Ben-Avi’nin hatıratından bahsetmekteyim. Bu hatıralarda bir bölüm Mustafa Kemal’le karşılaşmalarına ve tartışmalarına ayrılmıştır. Itamar Ben-Avi, Elizer Ben-Yehuda’nın büyük oğludur. Elizer Ben-Yehuda, Kudüslü bir Musevi idi ve o zamanlar ölü dil sayılan İbranicenin…”

 

 

ulug igdemir ataturkun yasami
Görsel: Volkan Aksoy

 

 

Kitabın ilgili bölümünde, Atatürk’ün 1911 yılında Trablusgarp’a doğru giderken Kudüs’te Elizer Ben-Yahuda ile görüştüğü, Elizer Ben-Yahuda’nın oğlu Kudüslü Musevi Itamar Ben-Avi’nin hatıratına değinilmektedir.

 

Uluğ İğdemir’inadı geçen kitabının birinci baskısında bu ifadelerin geçtiği; ancak, daha sonraki baskılarda bu kısmın çıkarıldığı ileri sürülüyor.

Kadir Mısıroğlu’nun Benden Tarihe Haberler adlı kitabında bu iddiaya şöyle yer verilmiş (2016. Kırk Görgü Şahidinden Naklen Benden Tarihe Haberler. Sebil Yayınları. İstanbul. Birinci Basım. Sf: 598-599):

“Uluğ İğdemir’in resmî bir müessese olan Türk Tarih Kurumu tarafından basılan “Atatürk’ün Yaşamı” isimli eserinde M. Kemal Paşa’nın 1911 tarihli Türk-İtalyan Harbi dolayısıyla Libya’ya giderken Kudüs’e uğradığını ve burada 30 Eylül 1911 tarihinde Kamenitz Oteli’nde yahudi Eliezer Ben Yehuda’nm oğlu Itamar Ben-Avi ile görüştüğünü (Yazar burada Eliezer Ben Vchuda’nın İbraniceyi ölü dil olmaktan çıkarıp konuşulur hâle getirmek için sarf ettiği hududsuz gayreti hikâye etmektedir.) bu görüşmede M. Kemal’in Atamar Ben Avi’ye: Sabetay Sevi’nin (125) soyundan geliyorum. Kendisine hayranım. Keşke bu Dünyâ’daki bütün Yahudiler O’nun mesihliği altında birleşse..” dediğini kaydetmektedir.”

126 Bahsi geçen eserde yer alan bu cümleler bir takibata mâruz kalmadığı hâlde müteakip baskılardan çıkarılmıştır.

 

Uluğ İğdemir’in adı geçen kitabının birinci baskısını temin edemedik.

Kitapta bahsi geçen yönde bir cümle alıntıladığını ispatlayan açık kaynaklara yansıyan bir aktarıma da rastlayamadık.

 

Itamar Ben-Avi’nin hatıratındaki aktarımın da sadece bir iddia mahiyetinde olduğunu vurgulamakta fayda var.

 

4 Yorumlar

  1. malumatçı Reply

    Ya o kitaba müdahale edilmişse, bu ihanetin, kurulan tezgahın devam ettirilmesi için o sayfa aslı çıkartılıp yerine başka alakasız bir sayfa konulmuş olabilirmi…

  2. Hatayi Sataşır Reply

    Beş kuruşluk yalan için “Malumatfuruş”luk yaparak M. Kemal’i tebrie etmeğe çalışanlara:
    Bahsi geçen kitabın BİRİNCİ BASKI’sını görmezden gelmenizi çok iyi anlıyorum. Zira bu cümleler, bir takibata mâruz kalmadığı halde 1. baskıdan sonraki nüshalarda çıkarılmıştır. Sıkıysa, ilk baskının ilgili sayfasının fotoğrafını buraya koyun. Bk. Kadir Mısıroğlu, Benden Tarihe Haberler, 2017, s. 599 vd., dipnot 126.

Yorumunuzu yazınız...