İbrahim Kahveci TÜİK ve İŞKUR’un İşsiz Tanımları Arasındaki Farkı Gözden Kaçırmış

İbrahim Kahveci TÜİK'in ve İŞKUR'un İşsiz Tanımları Arasındaki Farkı Gözden Kaçırmış

İbrahim Kahveci TÜİK’in ve İŞKUR’un İşsiz Tanımları Arasındaki Farkı Gözden Kaçırmış

Karar Gazetesi köşe yazarı İbrahim Kahveci, 6 Mayıs 2019 tarihinde yayımlanan “Maaş alamayan ekonomi gazetecilerinin hali” başlıklı yazısında Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) ve Türkiye İş Kurumu Genel Müdürlüğü (İŞKUR) tarafından açıklanan işsiz sayısına dair verileri karşılaştırırken, iki kurumun işsiz verilerine dair tanımlar arasında farklılık olduğunu gözden kaçırmış:

"Bugünlerde tahminler epey zor. Kayıtlı veriler, kayıtsız derlemelerde görülmeyebiliyor. Mesela İş-Kur kayıtlı işisz sayısı 2,4 milyondan 4,05 milyon kişiye çıktı diyor ama TÜİK henüz derlemelerde o seriye ulaşamadı."

TÜİK’in açıkladığı -“ILO tanımına göre işsizlik” olarak da bilinen- işsiz verisinin baz alındığı işsiz tanımı ile İŞKUR’un baz aldığı “kayıtlı işsiz” tanımı arasında kapsam ve referans dönemi gibi farklar bulunmaktadır. Haliyle, 2 farklı tanım üzerinden üretilen verilerin aynı çıktıyı üretmesi beklenemez.

TÜİK işsizliği, her ay örnekleme yöntemiyle seçilen hanehalklarında uygulamakta olduğu işgücü anketleri ile ölçmektedir ve kullandığı uluslararası işsizlik tanımı şu şekildedir:

İşsiz: referans dönemi içinde istihdam halinde olmayan kişilerden iş aramak için son dört hafta içinde iş arama kanallarından en az birini kullanmış ve 2 hafta içinde işbaşı yapabilecek durumda olan kurumsal olmayan çalışma çağındaki tüm kişiler işsiz olarak değerlendirilmektedir.”

TÜİK tarafından Uluslararası Çalışma Örgütü tanımları çerçevesinde hesaplanarak yayımlanan ve uluslararası literatürde “ILO tanımına göre işsizlik” olarak da anılan resmi işsiz verisinin baz alındığı bu tanıma göre; iş aramaya hangi tarihte başlamış olursa olsun, yukarıda tanımlanan kriterleri sağlayan kişiler işsizdir. Dolayısıyla, iki yıldır iş arayan bir kişi, son dört hafta içinde aktif olarak bir iş aramış ise işsiz kabul edilmektedir.

Uluslararası karşılaştırılabilirliğin sağlanması amacıyla tüm ülkelerde geçerli olan tanım ve kavramlar şöyledir:

Çalışma çağındaki nüfus=İşgücü+İşgücüne dahil olmayanlar

İşgücü = İstihdam edilenler + İşsizler

İşgücüne dahil olmayan nüfus: İşsiz veya istihdamda bulunmayan çalışma çağındaki nüfustur.”

İşsizlik oranı: İşsiz nüfusun işgücü içindeki oranıdır.”

İstihdam edilenler: Aşağıda yer alan işbaşında olanlar ve işbaşında olmayanlar grubuna dahil olan kurumsal olmayan çalışma çağındaki tüm nüfus istihdam edilen nüfustur.”

İşbaşında olanlar: Yevmiyeli, ücretli, maaşlı, kendi hesabına, işveren ya da ücretsiz aile işçisi olarak referans dönemi içinde en az bir saat bir iktisadi faaliyette bulunan kişilerdir.”

İşbaşında olmayanlar: İşi ile bağlantısı devam ettiği halde, referans haftası içinde çeşitli nedenlerle işinin başında olmayan kendi hesabına ve işverenler istihdamda kabul edilmektedir.”

İŞKUR’un açıkladığı kayıtlı işsiz verisinde baz aldığı işsiz tanımı ise şu şekildedir:

Kayıtlı İşsiz (İŞKUR): Çalışma çağında ve gücünde olan, çalışmak isteyen, Kuruma başvurduğunda asgari ücret düzeyinde gelir getirici bir işi olmayan, Kurum tarafından henüz kendisine iş bulunamayan 12 ay süre ile aktif kayıtlardaki kişilerdir.”

Görülebileceği üzere İŞKUR’un yukarıda yer alan kayıtlı işsiz tanımı, TÜİK’in işsiz tanımından kapsam, referans dönemi gibi yönlerden farklı bir mahiyet arz etmektedir.

TÜİK’in tekzip metnindeki yorumla noktalayalım:

“Herhangi iki veri arasında karşılaştırma yapmak, ancak veriler arasındaki farklılıklar minimize edildiğinde yararlı ve yol gösterici olabilmektedir.”

malumatfurus hakkında 995 makale
Köşe yazarları odaklı yanlışlama girişimi. #Köşeyazarızabıtası

İlk yorum yapan olun

Yazı İçeriğiyle İlgili Yorum Yapmak İsterseniz Buyrunuz