İnönü Üniversitesi Güzel Sanatlar Fakültesi Müzik Bölümü öğrencisi Kemal Kurkut, 21 Mart 2017 günü Diyarbakır’daki Nevruz kutlamalarının yapıldığı alanın giriş noktalarından olan Evrim Alataş Caddesi üzerindeki polis kontrol noktasında polisler tarafından açılan ateş sonucu hayatını kaybetti.

Diyarbakır Valiliği olayla ilgili yaptığı açıklamada, Kemal Kurkut’un canlı bomba olma ihtimali sebebiyle polisler tarafından müdahalede bulunulduğunu duyurdu.

21 Mart 2016 günü Diyarbakır Valiliği tarafından yapılan açıklama şu şekildeydi:

21.03.2017 BASIN DUYURUSU(NEVRUZ ALANINDA MEYDANA GELEN OLAY)

İlimiz Bağlar İlçesi Nevruz Park alanında gerçekleştirilecek olan Nevruz etkinlikleri miting alanına girmeye çalışan sırt çantalı bir şahıs, alanın güvenliğini sağlamakla görevli güvenlik kuvvetlerince aranmak istenmiş ancak şahıs kendini aratmak istememiş, ‘Çantamda bomba var hepinizi öldüreceğim’ diyerek güvenlik güçlerine bıçaklı saldırıda bulunmuş ve etkinliğin yapılacağı yöne doğru koşmaya başlamıştır. Şahıs, güvenlik güçlerinin tüm uyarılarına rağmen elindeki bıçağı atmamış ve alana doğru koşmaya devam etmiştir. Söz konusu şahsın canlı bomba olma ihtimali değerlendirildiğinden ve alanda bulunan katılımcıların can güvenliği göz önünde bulundurulduğundan dolayı, arama noktasında görevli güvenlik güçlerince müdahale edilmiştir.
Meydana gelen olay sonrasında yaralanan ve etkinlik alanına çağrılan ambulans ile hastaneye kaldırılan şüpheli şahıs, hastanede yapılan tüm müdahalelere rağmen kurtarılamayarak hayatını kaybetmiştir.
Konuyla ilgili olarak Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığınca çok yönlü inceleme başlatılmıştır.
Kamuoyunun bilgisine sunulur.

 

Diyarbakır Valiliği tarafından yapılan açıklamada “‘Çantamda bomba var hepinizi öldüreceğim’ diyerek elindeki bıçakla alana koştuğu için canlı bomba olma ihtimali değerlendirildiğinden müdahale edilmiştir” ifadeleri kullanılan Kemal Kurkut’un yarı çıplak vaziyette elinde bıçakla polis kontrol noktasından kaçarken vurulduğu anın fotoğrafları ve kamera kayıtları yayınlandı.

 


 

 

21 Mart 2017 günü Kemal Kurkut’un polisler tarafından kurşunlanarak öldürüldüğü an gazeteci Abdurrahman Gök tarafından fotoğraflandı.

Gök, olaydan 8 gün sonra 29 Mart’ta avukatlarıyla birlikte Diyarbakır Adliyesi’ne giderek, olayla ilgili soruşturmayı yürüten Cumhuriyet Savcısına ifade verdi ve savcının talebi üzerine çektiği 26 fotoğraf karesini teslim etti.

 

 

Dihaber’den Abdurrahman Gök tarafından olay anında çekilen fotoğraflarla canlı bomba olduğu şüphesiyle vurulduğu açıklanan Kemal Kurkut’un elinde bıçak ve yarı çıplak vaziyette kontrol noktasında polislerle tartıştığı, daha sonra noktayı geçerek koşmaya başladığı, polislerden bazılarının havaya ateş açtığı ve bir polisin açtığı ateşle vurulup yere yığıldığı görülüyor.

 

kemal-kurkut

 

Dihaber, bir polis amirinin “Ateş etmeyin” uyarılarına rağmen Kurkut’un vurulduğunu aktardı.

Diyarbakır Barosu, Kemal Kurkut’u ateş ederek maktulü öldüren polis memurunun öldürme fiili için tutuklanmasını ve diğer polis memurları için suçu bildirmeme ve görevi kötüye kullanma suçu açısından cezalandırılmaları istemiyle 24 Mart 2017 tarihinde kamu davası açılmasını talep etti.

Görevli polis memurlarının kasten insan öldürme suçunu işlediği, Kemal Kurkut’un herhangi bir çanta veya bomba olabileceği değerlendirilecek başkaca bir madde ile olay yerine geldiğine dair hiçbir delil veya emare bulunmadığı, sadece olay yerinden uzaklaşmaya çalıştığı, 1-2 metre gerisinde bulunan polis memurunun karın bölgesine doğru silahını doğrultarak ateşlediği itirazında bulunuldu.

Fotoğrafların yayınlanmasının ardından Kemal Kurkut’un öldürülmesiyle ilgili olarak başlatılan soruşturma başlatıldı. Yürütülen soruşturma kapsamında Y.Ş. ve O.M. isimli polisler görevden uzaklaştırıldı. O.M. başsavcılıkta ifadesi alındıktan sonra serbest bırakıldı. Y.Ş. ise ‘olası kasıtla adam öldürme’ kapsamında tutuklanması talebi ile sevk edildiği Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği’nce adli kontrol şartıyla serbest bırakıldı. Savcılığın serbest bırakılan polisin tutuklanması itirazı hakim tarafından reddedildi.

Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcılığı, olayla ilgili olarak yayın yasağı kondu.

Açığa alınan polis memuru Y.Ş. üç ay sonra görevine iade edildi.

Altı ay sonra Kemal Kurkut’un öldürülmesiyle ilgili hazırlanan iddianamede savcı, polis memuru Y.Ş.’nin “olası kastla adam öldürme” suçundan müebbet hapisle yargılanmasını istedi.

Polis memuru Y.Ş. hakkında “olası kastla öldürmekten” müebbet hapis istemiyle dava açıldı.

Yargılama 14 Aralık 2017 günkü ilk duruşmayla başladı.

Y.Ş. için tutuklama talebi mahkeme tarafından reddedildi.

Davanın tek sanığı Y.Ş. adlı polis memuru, tutuksuz yargılandı.

Yargılama sırasında Ulusal Kriminal Büro’dan alınan raporda, Kemal Kurkut’un sanık tarafından hedef alınarak doğrudan atışla vurulduğu belirtildi.

11. celsenin ardından duruşma savcısı, daha önce verdiği mütalaayı tekrarlayıp suç vasfını “olası kastla öldürme” suçundan “bilinçli taksire” çevirip sanığın 3 yıldan 9 yıla kadar hapisle cezalandırılmasını talep etti. Mütalaada, Kurkut’un saldırı teşebbüsünde bulunmadığı ve vurulmadan etkisiz hale getirilebileceği belirtildi.

17 Kasım 2020 günü görülen son duruşmada Diyarbakır 7’inci Ağır Ceza Mahkemesi sanık polis Y.Ş.’nin beraatine karar verdi. Karara gerekçe olarak delil yetersizliğini gösterildi.

Bir hakimin muhalefet şerhi koyduğu karar oy çokluğuyla alındı

Üye hakimin muhalefet şerhinde merminin yerden sekme sonucu Kurkut’a isabet ettiği ve bu nedenle öldüğü, her ne kadar mermi çekirdeği ve nüvenin deforme olduğu için sanığın silahından çıktığına dair ATK raporuna göre tespit yapılamadığından beraat kararı verilmiş ise de, görüntü kayıtları ve bilirkişi raporlarında sanığın tespit edildiği, bu nedenle beraat verilmesi yönündeki çokluğun kararına katılmadığı ifade edildi.

Mahkeme ayrıca, olası şüphelinin tespiti için suç duyurusunda bulunulmasını kararlaştırdı.

Diyarbakır Bölge İstinaf Mahkemesi de, polis Y.Ş.’nin dur ihtarında bulunması ve diğer polislerin havaya ateş etmesine rağmen Kurkut’un görüntülerden de anlaşılacağı üzere elinde bıçakla koşmaya devam ettiği, onu durdurmak için yere doğru ateş edilince yerden seken merminin Kurkut’a isabet ederek hayatını kaybettiği belirtti.

Diyarbakır Bölge Adliye Mahkemesi 1’inci Ceza Dairesi, polisin zor ve silah kullanma yetkisi hiç tartışılmadan, sanık hakkında beraat kararı verilmesinin hukuka aykırı olduğunu, fakat bağlayıcı emrin yerine getirilerek polisin silah kullanma yetkisi şartları oluştuğundan beraat yerine hakkında ceza verilmesine yer olmadığına dair karar verilmesi gerektiğine hükmederek, kararı bozup, dosyayı yerel mahkemeye iade etti.

Mahkeme, istinafın bozma kararına uyarak, sanık polis Y.Ş. hakkında bu kez ceza verilmesine yer olmadığına karar verdi.

Diyarbakır 7’nci Ağır Ceza Mahkemesi’nin Kurkut’u olası kastla öldürmekten yargılanan polis Y.Ş.’ye ’a verdiği beraat kararının İstinaf Mahkemesi tarafından bozulmasıyla yeniden görülmeye başlanan davada, alandaki polislerin ifadeleri alındı.

Polislerden bazıları ifadelerinde “Diyarbakır’ı yakarım, hepinizi öldürürüm” ve “Burası Amed, bugün burada hepiniz öleceksiniz, hepinizi öldürüp patlatacağım” ifadelerini kullandığını söyledi.

 

 

Kemal Kurkut’un yarı çıplak şekilde koşarken arkasında polisin elinde silahla görüldüğü fotoğrafa bıçağın yapay zekâ uygulaması ile eklendiği ileri sürüldü.

 

Birçok sosyal medya kullanıcısı bu iddiayı yalanladı ve paylaşıma tepki gösterdi.

 

Olay anında kaydedilen video ve fotoğraflarda, vücudunun üst bölümü çıplak halde kontrol noktasında polislerle tartışan Kurkut’un polis noktasını geçerek miting alanına doğru koşmaya başladığı sırada elinde bıçağın bulunduğu görülüyor.

 

kemal-kurkut-bicak

 

 

Fotoğraflar: Dihaber

Yorumunuzu yazınız...