Yapay zekâ araçlarıyla hazırlanan görseller tarihî belge niteliğini haizmiş gibi kullanılmaya başladı.

 

Jöntürklerden bir grubun 31 Temmuz 1908 günü İstanbul’a gelen İngiliz büyükelçisi Gerard Lowther’in arabasının atlarını Sirkeci Garı’nda söküp Galata’nın sarp sokaklarından geçerek İngiliz büyükelçiliğinin binasına kadar kendileri çektiği anın fotoğrafı sanılarak kullanılan yapay zekâ ürünü görsele daha önce değinmiştik.

 

ingiliz-buyukelcisinin-arabasi

 

Jön Türklerin İngiliz Sefirinin Arabasını Atları Çözüp Kendilerinin Çektiği İddiası

 

 

Benzer nitelikte bir görsel, Manisa’da 1919 yılında Nakşibendi tarikatının şeyhlerinin işgalci Yunan ordusu askerlerine secde ederek biat ettiği ana ait olduğu iddiasıyla sosyal medyada paylaşılmaya başlandı.

 

Üzerinde “Suphi Kartal’ın Hatırası Manisa 1919” ibaresi yazılı görsel şu şekilde:

 

yunan askerine secde

 

Görseli gündeme taşıyan sosyal medya paylaşımı şu şekilde:

 

KABAC (@K_TURK_19051919): “Manisa 1919 Nakşibendi tarikatının şeyhleri Yunan’a secde ederek biat ediyor. Bunlar Osmanlı’da askerden muaftı. Hem askerden muaftılar hem de ihanet ediyorlardı. Bu Nakşibendiler daha sonra 23 Aralık 1930’da Menemen’de Kubilay’ı şehit etmiştir. Cumhuriyet kurulunca Atatürk’ün emri ile bunlara verilen tüm ayrıcalıklar kaldırıldı, Osmanlı’nın köylüden alıp bunlara verdiği araziler köylüye iade edildi. Bugün torunları Kurtuluş Savaşı ve Atatürk ve Cumhuriyet hakkında bu nedenle atıp tutuyor.”

 

 

Söz konusu yapay zekâ ürünü görsel bazı sosyal medya kullanıcıları tarafından gerçek sanıldı.

 

Mete Altıntaş (@MF36252334): “Kurtuluş savaşını bizim dedelerimiz kazandı diyen cemaat ve tarikat üyelerinin dedeleri… Manisa 1919, Yunan askerlerine secde eden tarikatçılar!”

 

Contra (@Contra_1923): “İşgalcilere boyun eğenler secde edenler!”

 

Türkü Dostu:
“İçimizdeki düşman..
Manisa 1919
ATATÜRK DÜŞMANLARININ DEDELERİ

Yunan işgal komutanlarına biat ediyorlar.

“İhanet kol geziyor paşam diye haber geldi Ankara’ya “

Gece karanlığında 37 atlı, atlarının ayaklarına, ses olmasın diye sardıkları keçelerle, gizlice ve sessizce karanlığa karışarak gözden kayboldular.

Ali Osman Efe ve Parti Pehlivan namlı iki yiğit, Manisa cezaevinden kaçırdığı mahkumlarla beraber oluşturdukları bir akıncı mufrezesiyle, Yunan ordusunun yaklaşmakta olduğu Menemen Boğazı’na gitmektedirler.

Emir, Balkan savaşlarının eski komutani Ali Çetinkaya’dandır. Akıncılar Yund dağını aşarak, Kocadere’yi geçip Osmancalı köyünde mola verirler. Menemen Boğazı, önlerinde yükselen Dumanlı dağlarının hemen ardındadır.

Akıncıların hiç bir azığı yoktur. Osmancalı köylüleri sadece ekmek verebilirler. Destek alabilmek için çevrede bulunan Ortaköy, Avdal ve Bozalan köylerini dolaşırlar. Köylülere Yunan ordusunun yaptiği mezalimler anlatılır fakat köylü çok soğuk ve ilgisizdir. Destek vermezler.

Köylülere neden yardım etmedikleri sorulduğunda bir köylü şöyle der;

“İyi emme, biz bir şey yapamayız. Sümbüller köyünde Şeyhimiz var. Onunla görüşmeniz gerekir.” Akıncılar yola koyulur ve Sümbüller köyüne vararak şeyhle görüşmek istediklerini söylerler. Halk da köy meydanına toplanır. Şeyh de yeşil sarıklı, cübbeli, saç sakal birbirine karışmış gelir.

Parti Pehlivan söze başlar; “İzmir’i, Menemen’i Yunan vurdu, ezan sustu. Mala, cana, ırza tecavüz ediyorlar. Buralara da geldiklerinde aynı şeyi yapacaklar. Direnişe destek verin! “Köylü suskun kalır, Şeyh ise alayci bakışla, hoşgeldiniz, aç mısınız, tok musunuz demeden;

“Ben Yund dağına kadar bu köylerin tarikat şeyhiyim, bizim tarikatımız Yunan’a tek bir kurşun atmayacak. Mehdi gelmeden de caiz değildir” dediğinde, Milisler sert tepki veriler, silaha davrananlar olur. Arap Osman Efe bağırır;
“Bunlarla başlayalım, gavurla anlaşmış gibiler.”
Parti Pehlivan milisleri durdurur. Şeyhe sorar;
“Sizin tarikatınız Gavur tarıkatı mıdır ki, gavura kurşun atmaz! Ne biçim laf edersiniz?

Akıncı milisler, Şeyhe ve Onun izinde giderek Yunan ordusuna karşı destek vermeyen, kursun atmayanlara lanet okuyarak köyden ayrılırlar.

Dumanlı dağlarını aşarak Menemen düzüne ulaşırlar …Yunan’lılarla çatışırlar.

Ankaraya haber salarlar, ihanet kol geziyor paşam, işimiz zor.

PEKİ işgalci Yunan’a kurşun attırmayan Yund dağı çevresindeki köylerin şeyhi kimdir bilir misiniz?

Yunan’a kurşun atmayıp da, Yunan’a direnmeyen ve direnmeyi de önleyen, bu şeyh 11 yıl sonra şeriat elden gidiyor diye kendi Devletine baş kaldıran. Giritli, Nakşibendi tarikatından Derviş Mehmettir. Menemen’de Kubilay’ı vurup sonra da başını kesen bu hainlere Atatürk gerekeni yapmıştır..”

 

 

Bir ilahiyat profesörü de görseli gerçek sanıp yorumladı.

 

İsrafil Balcı (@ibalci55): “tarikat rezaletini en somut birlikte resmeden belge”

 

Sarıklı sivil kişilerin üniformalı askerlerin önünde secde pozisyonuna kapandığı görülen görsel gerçek değil.

Orijinal olmayan görselin bir yapay zekâ aracıyla hazırlanmış olduğu anlaşılıyor (“Yapay Zekâ Destekli Uygulamalarla Oluşturulan Görseller Nasıl Tespit Edilebilir?” başlıklı içeriğimizden bu tip incelemeler hakkında bilgi edinilebilir).

Görselin yapay zekâ ürünü olduğunun emareleri şöyle sıralanabilir:

  • Tarikat üyelerinin Yunan askerlerine secde ettiği iddiasıyla paylaşılan görsel 2026 yılı Şubat ayında dolaşıma girmiş.
  • Bu tarih öncesinde izine rastlanamayan görselin bir tarihî kaynaklarla doğrulanmış bir kaydı bulunmuyor.
  • Görseldeki askerlerin giydiği üniforma, Kurtuluş Savaşı döneminde Anadolu’yu işgal eden Yunan ordusundan askerlerin üniformalarıyla uyuşmuyor.
  • Manisa’da 1919 yılında görseldeki gibi bir bina bulunmuyor.
  • Görselde gölge uyumsuzluğu mevcut. Sırtı dönük üniformalının gölgesi görülmezken, diğer kişilerin ve atların gölgesi görülebiliyor.
  • Görseldeki bayrak, 1919 yılında Yunanistan’da kullanılan bayrakla uyuşmuyor.

 

Yorumunuzu yazınız...