Köşe Yazarlarının Bylock Hakkındaki Hataları

Bylock
Bylock Programı Logosu

Bylock Hakkında Köşe Yazarlarının Yanlışları

FETÖ / PDY / Gülen Cemaati mensupları tarafından kullanılan Bylock programı hakkında kendine servis edilen bilgileri sorgulamadan köşesine taşıyan ya da bilişim konusundaki teknik yetersizliğine rağmen olayları yorumlamaya çalışırken hataya düşen köşe yazarlarından tespit edebildiklerimizi paylaşalım (Aktarılan hususlarda MİT’in Bylock konusundaki teknik raporundan ve basına yansıyan haberlerden faydalanılmıştır):

Hüseyin Gülerce – Star Gazetesi

Enine boyuna Bylock” başlıklı (3 Ekim 2017) yazısında Gülerce, MİT teknik raporunda Bylock açık kaynaklar üzerinden indirilebildiği belirtildiği halde dışardan erişilmediği iddiasında bulunarak hataya düşmüş. Ayrıca, Bylock 2016 yılı başında kullanımdan kalktığı halde darbe sonrasında silinmesi talimatı geldiğini iddia etmiş:

"FETÖ’cü olmayanın ByLock’u kullanması imkânsız. Çünkü ByLock programının kurulum dosyası olmadan, haricen ya da internet üzerinden temini mümkün değil. Programa şifre ile giriliyor. Bunun için de 38 haneye varan şifre kullanılıyor. Yani ByLock programına, FETÖ/PDY bünyesinde faaliyet göstermeyen bir kişinin ulaşması mümkün değil. “Yanlışlıkla indirdim”, “bilmeden indirdim” diyenler doğruyu söylemiyor. Ancak başkasının telefonunu kullanma veya evde/işyerinde bulunan Wi- Fi üzerinden kullanımlar olabiliyor, onlar da ayıklanıyor. 

...

15 Temmuz darbe girişiminin ertesi günü Pensilvanya’dan, “ByLock silinsin, telefonlar formatlansın” talimatının gelmesi üzerine bütün herkes 16 Temmuz 2016’da ByLock kullanmayı bırakmış…"

Bülent Orakoğlu – Yeni Şafak Gazetesi

Bülent Orakoğlu, “ByLock ve Hürriyet” başlıklı (31 Ekim 2016) yazısında programa ilişkin hatalı yığınla bilgi vermişti:

"Oysa ByLock kullanan herkesin FETÖ mensubu olduğu su götürmez bir gerçek olarak karşımızda duruyor."

Mor Beyin gibi uygulamalarla yapılan yönlendirmeyle listeye giren 11.480 kişiye ne demeli peki?

"ByLock yüklenen terör örgütü üyeleri ve irtibat kuracağı diğer örgüt mensuplarına ait rakamlardan oluşan 5 karakterli şifreler de yine abla veya abiler tarafından FETÖ mensuplarına veriliyor."

İddia ettiği gibi bir merkezi şifre sisteminin olmadığı teknik uzmanlarca belirtildi. Program ilgili uygulama merkezlerinden indirilip kurulduktan sonra karşıdaki kişinin kullanıcı adının karşılıklı eklenmesiyle çalışıyor. Şifreler, kullanıcılar tarafından belirleniyor.

"Bu program üzerinden fotoğraf ve video paylaşımı yapılamıyor."

MİT’in teknik raporu ve basına yansıyan haberlere göre yapılabiliyor.

"Röportajda ByLock'un deşifre olmasıyla birlikte, Ocak 2016'dan sonra, ByLock kullanılmadığı açıklaması açık bir maniplasyondur. Bu ifade ByLock'tan tutuklanan veya tutuklanması muhtemel FETÖ mensuplarının 15 Temmuz kalkışmasında ve darbe girişiminde ilişkilerinin olmadığına yönelik olarak gerçekleri çarpıtan açık bir yalan ve yönlendirmeye işaret etmektedir."

Bülent Orakoğlu her ne kadar Bylock 15 Temmuz darbe girişiminde kullanıldı algısı oluşturmaya çalışsa da 2017 yılı Ocak ayından sonra kullanımının sonlandırıldığı bilgisi MİT raporunda da yer aldı, iddianamelere yansıdı ve basında haberleştirildi.

Orakoğlu, “FETÖ’nün mason imamları ve ByLock” başlıklı 7 Kasım 2016 tarihli yazısında (kablosuz ağ paylaşımı yapanlar dışında) Bylock listesindeki tüm kişilerin bu programı kullandığını ve FETÖcü olduğunu iddia etmişti. Zaman Orakoğlu’nu tabiki haksız çıkardı ve listede aslında programı kullanmadığı halde kullanmış gibi görünen binlerce kişinin olduğunu gösterdi:

"Bu nedenle 3 aşamalı şifreli gizli haberleşme sistemi ByLock'a giren ve kullananların tamamının FETÖ'cü olduklarını belirterek, Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'ın aynı minvaldeki açıklamalarını köşe yazısına taşımıştım. Bu tespitin tek istisnası ikamet veya iş yerinde sabit internet hattı üzerinden ByLock kullandığı tespit edilen kişilerden çok az sayıda bir kısmının FETÖ'cü olmama olasılığıdır."

Orakoğlu “ByLock kullananların tamamı FETÖ’cü” başlıklı (28 Kasım 2016) yazısında bu iddiasını sürdürmüş.

ByLock’ta önemli gelişmeler” başlığıyla 6 Şubat 2017 günü yayınlanan yazısında MİT’in Litvanya’da Bylock sunucuları için bir operasyon yaptığını iddia edip, Bylock listesinde yer alan herkesin Bylock mesajlaşma içeriklerinin olduğunu iddia ederek yanılmış; halbuki Mor Beyin kumpası ile mağdur olan 11.480 kişi ile birlikte geriye kalan listedeki 30 bin civarındaki kişinin Bylock mesaj içerikleri olmadığı ortaya çıkmıştı:

"ByLock'a girmek suretiyle kullanan FETÖ'cüler bundan sonra attıkları mesajların içeriğinden dolayı kolaylıkla tespit edilebilecektir. MİT ByLock mesajlarının tamamını ilgili savcılıklara bildirecek savcılıklarda ByLock kullanan FETÖ'cüleri yazışma ve mesajları ile birlikte iddianameye alacaklardır."

Orakoğlu, “ByLock’ta son durum, FETÖ kaydı yoktur belgesi” başlıklı 13 Mart 2017 tarihli yazısında, 2. el telefonların kullanımıyla Bylock programı kullanımına dair içeriğin oluşabileceğini iddia etme hatasında bulunmuş:

"FETÖ militanlarının alçakça ve kalleşçe masum vatandaşların yapılan operasyonlarda mağdur olması için ByLock yüklü cihazları ikinci el olarak yurt dışından ve internet üzerinden piyasaya sürdüğüne yönelik önemli deliller var. MİT tarafından Bylock yazışmaları ve e-Mailleri deşifre edilmeden önce ikinci el telefon almış FETÖ ile ilgisi olmayan bu kişiler haksız yere suçlanmış olabilir."

Bylock
Bylock Programı Logosu

Tolga Şardan – Milliyet Gazetesi

Bylock hakkında “içeriden” aldığı bilgileri jet hızıyla köşesine taşıyan bir isim Tolga Şardan.

Tolga Şardan 9 Ekim 2017 tarihli “Bylock’ta yeni gelişmeler var” başlıklı yazısında BTK’nın hazırladığı HTS kayıtlarının tüm mağduriyetleri bitireceğini söylemişti; lâkin, yazısının 2,5 ay sonrasında 11.480 kişilik mağduriyet listesi ortaya çıkmıştı:

"Son yeni gelişme ise Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu’nun (BTK) ByLock verileri üzerindeki çalışması. BTK; özellikle FETÖ’nün ByLock gerçeğini etkisiz kılmak amacıyla kamuoyuna taşıdığı tartışmaya noktayı koydu. Kurum uzmanları, aylarca süren çalışmalarda, ByLock kullanıcılarının sisteme girdiği cep telefonu baz istasyonlarının tek tek HTS kayıtlarını çıkardı. HTS kayıtlarıyla, cep telefonunda ByLock çıkan FETÖ şüphelilerinin, kendilerinin bu sistemi kullanmadığı ya da kimin tarafından cep telefonuna ByLock yüklendiğini bilmedikleri gibi gerekçeleri geçersiz kılınıyor. "

Şardan, “Bylock’ta yeni uygulama” başlıklı (12 Şubat 2017) yazısında Bylock listelerinin hatasız olduğu imasında bulunmuştu:

"Listelerin yanlış veya hatalı biçimde hazırlandığı iddiaları gündeme getirilerek Bylock’un, FETÖ’nün simgesi olmaktan kurtarılma girişimleri oldu."

2. ByLock listesinde kafa karışıklığı” başlıklı (2 Ekim 2016) yazısında ise programın kapalı devre kullanıldığı, listelerin hatasız olduğu, veritabanının Kanada’da olduğu ve 24 Aralık 2014 tarihinin milât kabul edildiği iddialarıyla hataya düşmüştü:

"Bu nedenle cep telefonlarına ancak referans kişilerin verdiği şifrelerle indirilen, TÜBİTAK’taki FETÖ yanlısı yazılım uzmanlarınca Türkçe versiyonu oluşturulan ve çok güvenilir hale getirilerek cemaat üyelerinin kendi aralarında haberleşmesine sunulan ByLock’un kullanımı, FETÖ üyeliğinin en sağlam delillerinden oldu."

Referans kişilerin verdiği şifrelerle indirme gibi bir uygulamaya sahip olmayan Google Play ve Apple Store’de yer alan program, apk dosyalarının paylaşılmasıyla da da yüklenebilmekteydi.

"Çünkü, bu tarihten sonra FETÖ’nün, asıl veri tabanı Kanada’da olan programı Türkçe’ye güncelleyip cemaat üyelerinin kullanmasını sağladığı ifade ediliyor."

Programın sunucusu 2014 yılı Ağustos ayı öncesinde ABD’deydi. Sonrasında Litvanya’ya taşındı.

"ByLock ile ilgili soruşturmalarda 24 Aralık 2014 ‘milat’ olarak belirlendi. Bu tarihten önce ByLock’un referans programı olmaması ve “Asfalt” adlı bir oyununun ara yüzü olarak ekrana yansımasıyla herkes tarafından kolayca indirilebilmesi nedeniyle bu tarihin milat olarak seçildiği belirtiliyor. Bu tarihten sonra telefonlara yapılan program yüklemelerin ise daha önceki gibi “masum” olmadığı savunuluyor."

MİT’in Bylock’a ilişkin teknik raporunda da, adli soruşturmalarda da böyle bir milât tarih belirlendiği bilgisi yer almadı. Uygulamada da böyle bir durum gözlemlenmedi.

 "İlk listelerin “sağlam dayanak” olarak kullanılıp haklarında adli soruşturma başlatılan ByLock kullanıcılarının neredeyse tamamının FETÖ üyesi çıkması, listenin güvenilirliğini kabul ettirdi."

Tamamı FETÖ üyesi denilen listelerin hatalı olduğu Mor Beyin uygulamalarının yönlendirmeleriyle ortaya çıkmıştı.

Ahmet Kekeç – Star Gazetesi

Ahmet Kekeç, “ByLock’tan kim çıkarsa şaşırmazsınız?” başlıklı 29 Ekim 2016 tarihli yazısında 15 Temmuz akşamı Bylock programının kullanıldığını iddia etmiş; ancak, programın Ocak 2016’dan sonra kapatıldığı gerçeği sonradan ortaya çıkmıştır. Yani, 15 Temmuz’da çalışmayan program darbe gecesi kullanılmamıştır. Ahmet Kekeç’in gördüğü montaj bir fotoğraftır. Bylock programına bakan askerin el parmakları sayılırsa bir elinde 6 parmağın yanlışlıkla monte edildiği görülebilecektir:

"Darbe gecesi, Genelkurmay karargâhında ByLock aracılığıyla mesajlaşan askerin görüntüsü çok şey anlatıyor."

Kekeç, darbeden önce ve sonra Bylock’un kullanıldığına dair hatalı iddiasını “Bilmeden ByLock’u deşifre etmişim” başlıklı yazısında sürdürmüştü:

"ByLock darbede kullanıldı oysa. Darbe sonrasında da kullanıldı.   ...    Bu durumda Keynes’in (ve tabii Hürriyet gazetesinin) “ByLock Ocak 2016’dan sonra kullanılmadı” iddiası çöküyor."

Asuman Aranca

Milliyet Gazetesi‘nin “Bylock’tan atılan mesajları böyle okumuşlar” başlıklı haberinde, 15 Temmuz’da faal olmadığı hâlde Bylock programının kullanıldığı iddia edilerek montaj görsellere yer verilmişti.

İlginçtir, Sözcü Gazetesi‘nde aynı minvalde “Genelkurmay baskınını emekli FETÖ’cü yönetmiş” başlığıyla yapılan haberi kaleme alan Asuman Aranca’nın da daha sonra Bylock suçlamasıyla karşılaştığı iddia edilmiştir.

 

Abdurrahman Dilipak – Yeni Akit Gazetesi

Abdurrahman Dilipak, “Gülen’e güle güle..” başlıklı (26 Eylül 2016) yazısında 15 Temmuz akşamı Bylock’tan birbiriyle konuşanların bilinildiğini iddia etmiş. Ancak, Bylock menfur darbe girişiminden 5-6 ay önce kullanımdan kaldırılmıştı:

"15 Temmuz akşamı, By-Lock’dan “bir emriniz var mı, ne yapıyoruz” diye abilerini arayan siyasiler, belediye başkanları, işadamları, bürokratlar, hepsi biliniyor."

Dilipak, “Bitcoin, FETÖ dâvâları ve..” başlıklı (11 Kasım 2017) yazısında Mor Beyin gibi bir durumun olamayacağını, bunun bir FETÖ yalanı olduğunu iddia etmişti; ancak, Ankara Cumhuriyet Başsavcılığı’nın yaptığı açıklama ile vatandaşların Bylock kullanmadığı halde yönlendirme ile tuzağa çekildiği açıklanınca Dilipak’ı boşa düşürmüştü:

"Bylock konusunda, bu programın başka birtakım dini programlarla birlikte farkında olmadan da indirilebildiğini ve bu şekilde ilgisiz insanların suçlandığını iddia ediyorlar mesela.. Önce şunu bilelim, Bylock programının ana serveri klonlandı. Dolayısı ile bütün bu iddialar havada kalıyor. Programın bir şekilde indirilmesi değil, aktif hale getirilmesi sorun. Bu da 3 kişinin farklı şifrelerini girerek birbirini onaylaması ile mümkün oluyor. Bir kişinin bir başkasının telefonuna uzaktan girip program yüklemesi ve bu adresten mesaj atması hackerler için mümkün olsa da, bu işlemlerin geriye dönük yapılması mümkün değil. Ya da böyle bir manüpilasyon hemen ortaya çıkarılır. Bylock üzerinden haberleşenlerin yazışmaları da kopyalanmış durumda. Dolayısı ile kimin kimle, ne zaman, ne konuda haberleştiğinin kayıtları var. Birileri bu şekilde yargıyı ve kamuoyunu etkilemeye çalışıyor.. Bunlar FETÖ’cülerin uydurduğu yalanlardan başka bir şey değil."

Ergün Diler – Takvim Gazetesi

Ergün Diler, 29 Ekim 2016 tarihli “ByLock gerçekleri” başlıklı yazısında Bylock uygulamasını indiren kişi sayısının 500.000 civarında olamayacağını iddia etmişti; halbuki MİT’in teknik raporunda programın Google Play Store ve Apple AppStore üzerinden 600.000 üzerinde indirildiği belirtilmiştir:

"Bu arada, Google'dan programı indirdiği söylenen 500 bin üye rakamı yalan!."

Alper Görmüş – Serbestiyet

Alper Görmüş 5 Ocak 2018 tarihli “Bir bumerang olarak Bylock: İlk dalga geldi” başlıklı yazısında Mor Beyin listesindeki 11.480 kişinin tamamı cezaevinde tutuklu ya da mahkum olduğu yanlış bilgisini aktarmış; halbuki, bu rakamın 1100 civarında olduğu basına yansımıştı:

"ByLock kullanıcısı oldukları gerekçesiyle cezaevinde yatmakta olan 11 binden fazla kişinin cep telefonlarına iradeleri dışında ByLock yüklendiği ortaya çıktı, tahliyeler başladı."

Abdulkadir Selvi – Hürriyet Gazetesi

Abdulkadir Selvi, “ByLock’u izleyen MİT darbeyi neden haber alamadı?” başlıklı 14 Eylül 2016 tarihli yazısında, Bylock’a erişim için merkezi bir onay mekaniması olduğuna dair yanlış bilgiye yer vermişti:

"Çünkü internetten her indiren ByLock programına giremiyor. FETÖ’cüler, saadet zinciri Titan’a benzer bir sistem kurmuş. Ancak biri sizi akredite ettiği takdirde o programa girebiliyorsunuz."

Selvi, “ByLock ve Eagle’da yeni gelişmeler var” başlıklı (15 Kasım 2016) yazısında Bylock uygulamasına referansla girilebildiğini iddia etmişti; ancak, sohbet programını indiren herkesin karşısındaki kişinin mahlasını ekleyerek konuşabildiği, bir referans sistemiyle programın kullanılmadığı MİT’in teknik raporunda ve iddianamelerde ortaya konulmuştu:

"Üç ayrı şifreleme sistemine sahip olan ByLock programına ancak bir kişinin referansı ile giriliyordu."

Cem Küçük – Türkiye Gazetesi

Cem Küçük, “Bylock’la ilgili bazı sorular” başlıklı 20 Ekim 2017 tarihli yazısında MİT’in Bylock listelerine fazlaca güvenerek, listede adı yer alanın kesinlikle FETÖcü olduğunu iddia etmiş. Halbuki, listede büyük oranda hataların yer aldığı ortaya çıkmıştı:

"Bylock varsa FETÖ'cüsün demektir. ... Bylock varsa birinde, onun gideceği yer cezaevidir ve o kişiyi de kimse koruyamaz."

Mehtap Yılmaz – Yeni Akit Gazetesi

Mehtap Yılmaz, “MİT’in ByLock dehası!” başlıklı (26 Ekim 2016) yazısında Bylock listelerinde hiç hata olmadığını iddia ederek, programın Iphone’a yüklenemediği hatalı bilgisini paylaşmış:

"ByLock çözüldüğünden bu yana, FETÖ Mankurtları “keklik” gibi avlanıyor! Üstelik “sıfır” hata payıyla! ByLock kullanan FETÖ mensupları, öyle mağdur ayaklarına da yatamıyor! 

.... 

Çünkü ByLock denilen “haberleşme” ağı, yalnız ve yalnız FETÖ rögar farelerinin kullandığı bir kanalizasyon borusu... Mesela bu uygulama, Iphone’lara yüklenemiyor... Sadece dışarıdan yükleme yapılabilen androidlerde kullanılabiliyor! 

.... 

Çünkü yanılma payı yok! Bu programı kullananların tamamı FETÖ mensubu!"

Hilal Kaplan – Sabah Gazetesi

Hilal Kaplan, “FETÖ oltasında sallanan Hürriyet” başlıklı (28 Ekim 2016) yazısında Bylock programının sadece örgüt üyelerinin kullanımına sunulduğunu iddia ederek, Android markette ve Apple Store’dan uygulamanın herkes tarafından indirilebildiğini atlamıştı:

"Çünkü bu telefon uygulaması, FETÖ'cüler tarafından sadece FETÖ mensuplarının kullanımına açık olacak şekilde oluşturulmuş."

Nedim Şener – Posta Gazetesi

Nedim Şener, “Pensilkonya” başlıklı (25 Ağustos 2017) yazısında Mor Beyin listesiyle ayıklanarak aklanan kişileri FETÖcü olarak nitelemişti:

"Bylock konusunu sulandırmaya kalkanlara bakmayın; Yargıtay’ın FETÖ üyeliği için kesin delil olduğu yönünde kararı var. Anayasa Mahkemesi de aynı yönde kararı bulunduğunu hatırlatayım. İşte böyle bir ortamda Bylok’çu Konyaspor Başkanı Ahmet Şan, gözaltına alınıp sonra nasıl oluyorsa, devreye kimler giriyorsa serbest bırakılıyor. 

... 

Kırmızı Bylock listesinde yer alan Saadet Partisi İstanbul İl Yönetici Mustafa Yaman’ın da tutuklu olduğu hatırlatılıyor."

Fadime Özkan – Star Gazetesi 

Fadime Özkan, “ByLock” başlıklı (18 Ekim 2016) yazısında programa dair indirme ve kayıt konusunda diğer yazarların düştüğü hataları tekrarlamıştı:

"FETÖ soruşturmalarında en güçlü delil ByLock. Örgüt dışında kullanımı imkansız çünkü. ... ByLock öyle isteyen herkesin sanal mağazalara girip indirebileceği herhangi bir aplikasyon değil. Sadece FETÖ mensupları, üstelik de iki referansla ve IP numarası karşılığında ulaşabiliyor ByLock’a. Örgüt hiyerarşisinden bir abla ya da abinin oluruyla ve iki şifreyle giriliyor yani ByLock’a."

 

Atilla Yayla – Serbestiyet.com

Atilla Yayla “FETÖ ile mücadelede bylock” başlıklı (25 Temmuz 2017) yazısında Bylock’un örgüt dışındaki insanlar tarafından Store adı verilen uygulama merkezlerinden de indirilebileceğini atlamış:

"Çünkü bylock’un benzer bazı programlar gibi sanal mağazalardan alınması ve bireysel olarak kullanılması mümkün değil. Program örgüt içi kararlarla telefonlara yerleştiriliyor ve iki kademeli bir izinle kişilerin kullanımına açılıyor. Bu yüzden varlığı FETÖ üyeliği yönünde kuvvetli bir gösterge. Nitekim FETÖ bylock’u devreden çıkarttırmaya yönelik ataklar yaptı. Seküler medya yanında ne yazık ki bazı muhafazakâr yazarlar da buna âlet oldu."

Yusuf Ziya Cömert -Karar Gazetesi

Yusuf Ziya Cömert, “Bylock ‘amel defteri’ gibi” başlıklı (12 Ekim 2016) yazısında, Bylock listelerinin tamamen Bylock sunucusundan elde edilen veriler üzerinden hazırlandığını, operatör verilerinden derlenen Bylock IP’lerine sinyal atan kişilerin verilerinden hazırlanan CGNAT verilerinden hazırlanan listeyi de içerdiğini atlamış:

"MİT Bylock’u buldu, Litvanya’daki server’ın şifresini çözdü ve sistemin röntgenini çekti. Amel defteri gibi kapsamlı, teferruatlı bir arşiv. Herkesin ef’ali orada… Hadi kardeşim, Bylock’çular buraya! Örgütten olmayan giremez. Kaçış yok, kullandıysan FETÖ’cüsün. Kimi az girmiş kimi çok, kimi az yazmış kimi çok. Artık ‘amel’ine göre. Devlet, Bylock belgelerine istinaden tedbirini aldı. Yargıda ve TSK’da tasfiye başlıyordu."

Nuh Albayrak – Star Gazetesi

Nuh Albayrak, “Hürriyet’teki Bylock savaşını kim kazandı?” başlıklı (27 Ekim 2016) yazısında Bylock programına kamuya açık kaynaklardan erişilemediğine dair hatalı savcılık iddianamesine yer vermiş:

"Zaten Denizli’de mahkemece kabul edilen iddianamede savcı, “ByLock isimli programa FETÖ/PDY örgütü içinde faaliyet göstermeyen bir kişinin ulaşması mümkün değildir” demiş, noktayı koymuş."

Sevilay Yılman – Habertürk Gazetesi

Sevilay Yılman, “Her ByLock kullanan FETÖ’cü müdür?” başlıklı (5 Ekim 2016) tarihli yazısında Bylock’a giriş için bir merkezi şifre ataması olduğunu iddia etmiş ve programa herkesin ulaşamayacağını iddia etmiş. Ancak, GooglePlay ve Apple Store’da yer alan bu program için merkezi bir onay mekanizması olmadığı bilgisi teknik uzmanlarca açıklanmıştı:

"Çünkü bu program FETÖ’nün gizli iletişim programı. Sıradan bir insanın bu programa sahip olması mümkün değil, zira bu programı FETÖ örgüt içi bağlantıyı kurmak için geliştirmiş. Ve kullanabilmeniz için zaten örgütün size özel şifre göndermesi gerekiyor falan."

Yılman’ın “Kim koruyor bu ByLock’çuyu? Niye serbest?” başlıklı (26 Ağustos 2017) yazısında Mor Beyin mağduru olduğu Savcılıkça açıklanan Konyaspor Başkanı’na yüklenmişti boş yere:

"BİR önceki yazımda ByLock kullanıcısı olduğu halde emniyetteki ifadesinin ardından serbest bırakılan Konyaspor Başkanı Ahmet Şan konusuna değinmiştim."

Fuat Uğur – Türkiye Gazetesi

Fuat Uğur, “FETÖ’nün derinine inen veri tabanı; VERİTAS” başlıklı (17 Ocak 2017) tarihli yazısında Bylock programına ilişkin oluşturulan hatalı listelere fazla güvenmişti:

"ByLock kullanan herkes FETÖ’cüdür. İki kere iki dört."

Fuat Uğur, “Bylock da kullandım, FETÖ’cü de oldum ama…” başlıklı (2 Mayıs 2017) yazısında 2016 yılı Ocak ayında kullanımdan kaldırılan programı 6 ay sonra 15 Temmuz darbe girişimi gecesi Bylock kullandığını iddia eden bir okurunun mektubunu köşesine taşımıştı:

"Darbe gecesi izindeydim, ama yine de personelime ulaşıp güvenlik önlemleri almalarını istedim. Bylock’tan da bir mesaj geldi. "Emniyet olarak askerlere yardımcı olalım abiler" diye. Kan beynime sıçradı. Dünya sanki yıkıldı benim için."

Teknik bir konuda malumatfuruşluk yapılırken paylaşılan hatalı bilgiler sadece köşe yazarlarının hatalarıyla sınırlı kalmıyor. Gazeteler de okurlarını bilgi kirliliği havuzuna mahkum edebiliyor. Bu durumun bir örneği, Mor Beyin kumpasını ortaya çıkaran adli bilişim uzmanlarından olan Tuncay Beşikçi tarafından kaleme alınan “İşte 10 soruda Bylock gerçeği” başlıklı makalede de görülebiliyor.

 

malumatfurus hakkında 1000 makale
Köşe yazarları odaklı yanlışlama girişimi. #Köşeyazarızabıtası

İlk yorum yapan olun

Yazı İçeriğiyle İlgili Yorum Yapmak İsterseniz Buyrunuz