Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın Atatürk’ün hediye ettiği çeki bankaya verip parayı almak yerine üzerinde imzası bulunan çeki sakladığı anlatısı (ilgili dönemden doğrulayan bir kaynak yokluğu ışığında) bir RİVAYET

 

 

“Cihan Şampiyonu” lakaplı ünlü güreşçi Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın Mustafa Kemal Atatürk’ün verdiği çeki bozdurmadığına dair anlatı sosyal medyada fasılalar hâlinde gündeme geliyor.

 

“Atatürk, ünlü güreşçi Kurtdereli’ye ödül olarak bin liralık bir İŞ Bankası çeki veriyor.

Altını Kemal Atatürk diye imzalıyor, zaten çekler de resmi de var.

Pehlivan çeki İş Bankasi’na götürüyor; kendisine bin lirayı ödüyorlar.

Muazzam bir para.

Ama Kurtdereli hala bekliyor.

Ne bekliyorsun pehlivan? diye sorduklarinda ceki bekledigini söylüyor.

Parayı aldin, cek bizde kalacak” diyorlar.

O zaman alin 1000 liranızı, verin cekimi diyor. Onda Atatürk’ümün imzasi var.

Ve parayi iade edip Atatürk imzali ceki sevgiyle cebine yerleştirerek gidiyor…”

 

Dönemin ünlü pehlivanının Atatürk imzalı çeki nakde çevirmediğine dair anlatıyı gündeme getiren sosyal medya paylaşımlarından bir örnek:

 


Bu anlatı geçmişte e-posta gruplarında ve internet forumlarında şu metinle paylaşıldı:

“1931’de Ankara’da, Mustafa Kemal Atatürk, yurtdışında Türkiye’yi iyi temsil ettiğini duyduğu Kurtdereli’yle tanışıyor ve o günün geceyarısı kendisine bir mektup yazıyor.

Mektubunda da:

“Çoluk çocuğun için sana ufak bir armağan gönderiyorum. O, bu mektubumla beraberdir. Pehlivan ömrünün tam sağlıkla uzun sürmesini dilerim.” diyor.

Geceyarısı bu mektubu, Salih Bozok’u görevlendirerek Zafer Oteli’nde kalmakta olan Kurtdereli’ye yolluyor.

Mektubun içinde de 1000 Lira’lık bir İş Bankası çek’i koyuyor; çekin üzerini de imzalayarak ve “Kurtdereli Mehmet Pehlivan’a 1000 T. Lira veriniz. Bu para, Aralık ay’ı aylığımdan faiziyle kesilecektir.” diye yazarak.

Kurtdereli, kısa bir süre sonra, bankaya gidip çek’i veriyor,

1000 Lira’lık ödül kendisine ödeniyor.

Ama Kurtdereli bankadan gitmiyor.

Niçin beklediğini soruyorlar;

“Çeki vermenizi bekliyorum” diyor.

“Parayı aldın, çek bizde kalacak. Bu işlerin usulü böyledir.” diyor banka müdürü.

Kurtdereli de “O halde alın bu 1000 lira’yı, benim çekimi geri verin” diyor;

Şaşıran banka müdürü: “Neden?” diye sorunca

Kurtdereli: “Orada Mustafa Kemal’in resmi ve altında da imzası var.” diyor.

Atatürk’ün kendi maaşından keserek uygun gördüğü ödülü, Atatürk’ün el yazısı ve imzası bulunan o çeki ömür boyu saklayabilmek için reddediyor yani.  “

 

“Cihan Şampiyonu” lakaplı güreşçi Kurtdereli Mehmet Pehlivan’a “Ben her güreşte arkamda Türk Milleti’nin bulunduğunu ve millet şerefini düşünürdüm” sözünden etkilenen Atatürk’ün 1931 yılında kendisine 1.000 TL hediye ettiği doğru.

Güreşi çok sevdiği, pehlivanlara yakın ilgi duyduğu, kimi zaman pehlivan yapılı Mehmetçikleri ya da arkadaşlarını güreştirdiği bilinen Atatürk, yurt dışında Türkiye’yi layıkıyla temsil ettiğini duyduğu Kurtdereli Mehmet’in güreşirken arkasında Türk milletinin bulunduğunu hissettiğini söylemesinden son derece memnun kalmış, kendisini bir mektup yazarak kutladı ve bir hediye verdi.

Ancak, Atatürk’ün hediye ettiği çekin bozdurulmadığı anlatısını doğrulayan ilgili dönemden bir kaynak bulunamıyor.

Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın İş Bankası’na gidip çeki verip 1.000 lirayı alıp çeki geri istediği, banka personelinin kendisine “parayı aldınız, çek bizde kalacak” yanıtını verdiği, Kurtdereli’nin ise parayı bırakıp Atatürk’ün imzası olan çeki istediği, aylığını kesintisiz alınca durumu öğrenen Atatürk’ün parayı elden gönderir ve çekin Kurtdereli’de kalmasını istediği anlatısı sadece bir RİVAYET.

 

ataturk-kurtdereli-mektubu-hediye
Hakimiyet-i Milliye – 17 Kasım 1931 – Sf: 1

 

 

Himaye-i Etfâl Cemiyeti (Çocuk Esirgeme Kurumu) tarafından Ankara’da At Yarışı Alanı’nda 11-12-13 Kasım 1931 tarihlerinde büyük bir yağlı güreş turnuvası düzenlendi. Atatürk ve TBMM Başkanı Kazım (Özalp) Paşa da güreşleri izledi. Türkiye başpehlivanının seçileceği turnuvaya, Türkiye’nin her tarafından birçok tanınmış pehlivanlar katıldı. (Kurtdereli Mehmet Pehlivan ve Suyolcu Mehmet Pehlivan gibi) Eski ve ünlü pehlivanlar da bu karşılaşmanın hakemliğine seçildi. Başhakemlik yapan Kurtdereli, Anadolu Ajansı, Havacılık ve Spor, Hâkimiyet-i Milliye muhabirlerine turnuva sırasında çeşitli demeçler verdi. Yurt dışında yaptığı güreşleri anlatan Kurtdereli Mehmet Pehlivan, başarısının sırrını “Güreşirken, bütün Türk milletini arkamda hisseder ve onun şerefini korumak için her şeyi yapardım. Ve sanki bütün Türk milletinin kuvvetinin arkamdan dayandığını hissederdim.” sözleriyle açıkladı. Güreşleri takip eden Atatürk Çankaya’ya döner dönmez Kurtdereli’ye bir mektup yazıp bir armağanla birlikte gece yarısı Kılıç Ali ve Salih Bozok ile Kurtdereli’ye vermek üzere gönderdi. Suyolcu Mehmet Pehlivan ile kaldığı Zafer Oteli’nde uykusundan uyandırılan Kurtdereli, Atatürk’ün gönderdiği para armağanı olan 1000 lirayı ve kendisine övgülerle dolu mektubunu aldı. Kurtdereli, Atatürk’ün iltifatından dolayı ağladı ve dualar etti (Özbay Güven (1990). “Atatürk ve Güreş”. Erdem Dergisi. Atatürk Dil ve Tarih Yüksek Kurumu. Atatürk Kültür Merkezi Başkanlığı. Cilt:6. Sayı: 18. 9 Eylül 1990. Sf: 632-635).

 

Atatürk’ün Kurtdereli Mehmet Pehlivan’a yazdığı mektup metni şu şekildeydi:

“Ankara – 15.11.1931

Kurtdereli Mehmet Pehlivan’a

Seni, cihanda ün almış bir Türk pehlivanı olarak tanıdım. Parlak muvaffakiyetlerinin sırrını şu sözlerle izah ettiğini de öğrendim: ‘Ben, her güreşte, arkamda Türk milletinin bulunduğunu ve millet şerefini düşünürdüm’

Bu dediğini, en az yaptıkların kadar beğendim. Onun için senin bu değerli sözünü, Türk sporcularına bir meslek düsturu olarak kaydediyorum. Bununla, senden ve sözlerinden ne kadar memnun olduğumu anlarsın.

Çoluk çocuğun için sana, ufak bir armağan gönderiyorum. O bu mektubumla beraberdir.

Pehlivan ömrünün, tam sağlıkla uzun sürmesini dilerim.

Gazi Mustafa Kemal

 

Atatürk, mektubunun ardından Kurtdereli’ye hediyesi “İş Bankası Umum Müdürlüğü’ne, Kurtdereli Mehmet Pehlivan’a bin Türk lirası. Bu para, birinci kanun (Aralık ayı) aylığımdan faiziyle kesilecektir.” talimatıyla iletildi.

 

Afet İnan, Atatürk’ün Kurtdereli Mehmet Pehlivan’ın duruşunu takdir ettiğini şu cümlelerle anlatmıştı (“Atatürk’te Vatan Mefhumu ve Millet Sevgisi“. Ankara Üniversitesi Dil ve Tarih-Coğrafya Fakültesi Dergisi. VII. Cilt 4. Sayı. Aralık 1949. Sf: 509-510):

“Atatürk’ün, meşhur Kurtdereli Mehmet Pehlivan’a yazdığı mektuptan şu cümleleri elbette hatırlarsınız:

‘Seni, cihanda ün almış bir Türk pehlivanı olarak tanıdım. Parlak muvaffakiyetlerinin sırrını şu sözlerle izah ettiğini de öğrendim: ‘Ben, her güreşte, arkamda Türk milletinin bulunduğunu ve millet şerefini düşünürdüm. Bu dediğini, en az yaptıkların kadar beğendim.’ diye yazan Atatürk diyor ki : ‘onun için senin bu değerli sözünü Türk sporcularına bir meslek düsturu olarak kaydediyorum’

Biz bu düsturu Atatürk’ün bütün hareketlerinde kendisine de rehber olduğunu görmedik mi?

Atatürk bu mektubu yazdığı zaman ne kadar mütehassis olduğunu bugün gibi hatırlarım. Spor sahasında bir güreş seyrediyorduk; ihtiyar dinç Kurtdereli Mehmet Pehlivan, hakem mevkiinde idi. O, Türk kuvvetinin mümessili, vakur ve hâkim duruşu ile, genç pehlivanları dikkatli gözlerle takip ediyordu. Atatürk’ün gözünden kaçmıyan bu asil Türk üzerinde, bilhassa bilgi edinmek istedi. Onun hakkında söylenen sözlerden gözleri yaşardı. Güreşi takip ederken bütün fikri, bu sözleri tahlil etmekle meşgul olduğunu bana fısıldadığı kelimelerden anlıyordum. Çankaya’ya döner dönmez bu mektubu yazdırdı ve bir hediye ile Kurddereli’ye gönderdi. (1931)”

 

Kurtdereli, 13 Kasım 1931 günü bir gazete muhabirine şu demeci vermiş:

“-İstibdat devrinde (Sultan II. Abdülhamit’in saltanat dönemi) Avrupa’ya gitmek için vapura bindiğim zaman Saray’dan bir mabeyinci gelip dedi ki: “Zat-i Şahane’nin selamları var, Avrupa’da güreşirken tac ve tahtımın şerefini koruyarak güreş yapsın, buyurdular. ” Ben de kendisine dedim ki: “Zat-ı Şahane’nin tac ve tahtının olduğu kadar benim sırtımın da şerefi vardır!” Mabeyinci bir şey demeden gitti. Kendisine söylediğimi aynen Padişah’a söylemiş olacak ki, Avrupa’dan dönen pehlivanlara hediyeler ihsan verilmek adet olduğu halde, avdetimde ( dönüşümde) bana hiçbir şey verilmedi, fakat şu feleğin işine akıl sır erer mi? Bana dünyanın en büyük adamı, işte ömrümün son mükafatını verdi. Allah O’nu Türk milletine bağışlasın…”

 

Yorumunuzu yazınız...