Cumhuriyetimizin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün 10 Kasım 1938 günü ebediyete intikal etmesinin ardından 11 Kasım 1938 günü Türkiye Büyük Millet Meclisi’nde (TBMM) yapılan oylama sonucunda İsmet İnönü 2. Cumhurbaşkanı seçildi.
Mustafa Kemal Atatürk ve İsmet İnönü’nün Cumhurbaşkanı Seçim Süreçleri
Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından yeni basılan paralara Atatürk’ün yerine İnönü’nün resminin yerleştirilmesi ilgili dönemde olduğu gibi günümüzde de eleştiriliyor. Bu yöndeki eleştirilere durumun Atatürk hayatta iken 1925 yılında çıkarılan bir yasadan kaynaklandığı yanıtı veriliyor.
İşbu yazıda sık sık eleştiri konusu olan banknotlardaki İnönü portrelerine odaklanalım istedik…
Cumhuriyetin İlk Banknotlarında Cumhurbaşkanının Resminin Kullanılması Kararlaştırıldı
Cumhuriyetin ilk yıllarında teknik sorunlar nedeniyle para bastırılamadı ve Osmanlı Devleti döneminde çıkarılan banknotlar Türkiye Cumhuriyeti’ne intikal etti. Osmanlı Bankası banknotları ile Osmanlı evrak-ı nakdiyeleri 1927 yılı sonuna kadar tedavülde kaldı.
Türkiye Büyük Millet Meclisi’nin (TBMM) kabul ettiği 30 Aralık 1925 tarihli ve 701 sayılı “Mevcut Evrak-ı Nakdiye’nin Yenileriyle İstiblaline Dair Kanun” ile Cumhuriyetimizin ilk banknotlarının basımı kararlaştırıldı.
Osmanlı parasının yerini Cumhuriyet parasının alması, böylece yeni devletin parasını Düyun-u Umumiye’den kurtarmasını sağlayan, 12 Ocak 1926’da yürürlüğe giren 701 sayılı kanunun ikinci maddesinde yeni banknotların basım ve tasarımı ile değişim işlemlerinin, Maliye Vekâleti’nden (Maliye Bakanlığı’ndan) tayin edilecek bir kişinin başkanlığında banka temsilcilerinden oluşan bir komisyon tarafından gerçekleştirileceği belirtildi.
Bu doğrultuda ihdas edilen Evrak-ı Nakdiye Komisyonu’nun çalışmaları neticesinde banknotların tasarımı, tedavüle sokuluşu ve eski banknotların değişimi ile ilgili teknik şartlar belirlendi.
Komisyonun aldığı karar doğrultusunda banknotların şeklî özellikleri ayrı bir kararname ile düzenlendi.
16 Mart 1926 tarihli 3322 sayılı Yeniden Tabedilecek Evrak-ı Nakdiyenin Üzerine Yazılacak İbarat ve Eşkâl Hakkında Kararname ile 1, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1000 liralık küpürlerden oluşan bankotların basılması ve 50, 100, 500 ve 1.000 liralık banknotların ön yüzlerinde cumhurbaşkanının resminin bulunması kararı alındı.
Bahsi geçen kararname metni şu şekildeydi (Düstur, III. Tertip, C. 7, Sf: 659-660):
No: 193 Yeniden tabedilecek evrakı nakdiyenin üzerine yazılacak ibarat ve eşkâl hakkında kararname
16 mart 1926 No: 3322
7 mart 1926 tarih ve 3284 numaralı kararnameye zeyildir: Yeniden tabedilecek evrakı nakdiyenin merbut layihada muharrer ve münderiç şekil ve ibareleri ihtiva etmesi, Maliye Vekaletinin 13 mart 1920 tarih ve 982 numaralı tezkeresiyle vukubulan teklifi üzerine, İcra Vekilleri Heyetinin 16 mart 1926 tarihli içtimaında tasvip ve kabul olunmuştur.
Reisicumhur GAZI M. KEMAL Başvekâlet V. Adliye Vekili Müdafaai Milliye Vekaleti V. Bahriye Vekili Dr. REFIK MAHMUT ESAT IHSAN Maarif Vekili MUSTAFA NECATI Dahiliye Vekili M. CEMIL Hariciye Vekili M. CEMIL Maliye Vekili Dr. T. RUSTU HASAN HUSNU Nafia Vekili Ziraat Vekili Ticaret Vekill S. ve M. I Vekil ВЕНІС Dr. REFİK MEHMET SABRI ALI CENANI
Yukarıki kararnamede zikredilen layiha:
Komisyon karar sureti.
Evrakı nakdiyenin yüz tarafına:
Elli, yüz, beş yüz ve bin liralık evrakı nakdiye için: Reisicumhur Hazretlerinin resmi.
Bir, beş ve on liralık evrakı nakdiye için: Cumhuriyeti musavver bir timsal.
Bilcümle evraks nakdiye için ibaratı atiye
1 – Türkiye Cumhuriyeti.
2 – 30 kanunuevvel 1341 1925 tarihli ve 701 numaralı kanun mucibince ihraç edilmiştir.
3- Varakai nakdiyenin yazı ve rakamla kıymetini mübeyyin iki madalyon [Madalyonun biri Fransızca]
4 – Maliye Vekili [Maliye Vekilinin imzası için bir yer bırakıla- caktır.]
5- Evrakı nakdiyenin dört köşesinde bunların numara serileri irae ve tahrir olunacaktır.
Zahrında:
1 – 50-1000 liralık evrakı nakdiye için Ankara’nın muhtelif manzarası. Diğerleri için Anadolu şehirlerinden birinin manzarası.
2 – Resmin tarafeyninde varakai nakdiyenin kıymetini irae eder rakam
Evrakı nakdiyenin tertibat ve tersimatı her iki nevide bir değişecek
1 – 1 liralık evrakı nakdiye için bir nümune
2 – 5 ve 10 liralık evrakı nakdiye için diğer bir nümune
3 – 50 ve 100 liralık evrakı nakdiye için üçüncü bir nümune
4- 500 ve 1000 liralık evrakı nakdiye için dördüncü bir nümune tertip edilmek üzere dört muhtelif nümune tanzim edilecektir.
5 Yazılar pek okunaklı olmakla beraber sanatkârane olacaktır.
Komisyon raporunu kabul eden ve şeklî şartları tespit eden bu düzenlemeyle para ve pulların üzerinde Atatürk portresi kullanıldı (Melek Öksüz (2023). “Cumhuriyet Gazetesine Göre Türkiye Cumhuriyeti’nin İlk Kâğıt Paralarının Basım Serüveni“. Tarih Dergisi – Turkish Journal of History, 81 (2023/3): 63-120).
Birinci emisyon grubunu teşkil eden bu banknotların basımı için İngiliz firması olan Thomas De La Rue ile anlaşıldı.
Cumhuriyetin ilanından sonra basılan ilk banknotlar 5 Aralık 1927 tarihinde tedavüle sokuldu. Evrak-ı nakdiye isimli mevcut Osmanlı kâğıt paraları ise 4 Aralık 1927’de dolaşımdan çekildi ve 4 Eylül 1928’de tedavülden kaldırıldı.
Ana metinleri Osmanlı Türkçesiyle küpür değerleri ise Fransızca bastırılan bu banknotlar 1928 yılında yürürlüğe konan Harf Devrimi’ne rağmen finansman sıkıntısı nedeniyle 1937 yılına değin sirkülasyonda kaldı (TCMB (2012). Türkiye’de Banknot Basımının Tarihçesi – Banknot Üretim Süreci ve Emisyon Politikaları. Sf: 4-5).
Banknotlardaki Atatürk portresini çizen Ressam Ali Sami Bey, paranın teknik özelliklerini şu sözlerle özetledi (Cumhuriyet. 13 Mayıs 1926. Sf: 3):
“Mukavelede paralarımızın taklit ve sahtekârlığa meydan verilmeyecek surette tanzimini temin edecek maddeleri tespit ettik. Mesela şimdiye kadar taklit edilemeyen İngiliz evrak-ı nakdiyesinin ve İngiliz bankalarının banknotlarını yapan fabrika aynı kâğıdı bizim paralara da kullanacaktır. Yalnız bizim paraların kâğıdı biraz kalınolacaktır. Buna da sebep 2 bin defa bükülmeğe mukavim olması içindir. Paralar mevcut paraların büyüklüğünde olacak, müteaddid emniyet renklerine ve filigranlarla, resimler ve yazılarla tersim olunacaktır.1000, 500, 100, 50 liralıkların bir tarafında Gazi’nin portresi,diğer tarafında Cumhuriyet yazısı ve Anadolu’dan bir manzara ve alaim-i sema filigranı olacaktır. 10, 5 ve 1 liralıkların bir tarafında bir tablo bir tarafında Anadolu’nun bir manzarası olacak, bu evrak-ı nakdiyenin kâğıtlarındaki filigran Gazi’nin portresini gösterecektir. Yarım ve 2,5 liralıklar ise kalkacaktır.”
Atatürk’ün Vefatının Ardından Basılan Banknotlarda İsmet İnönü’nün Portresi Kullanıldı
Cumhuriyetimizin banisi Mustafa Kemal Atatürk’ün vefatının ardından banknotlarda 2. Cumhurbaşkanı İsmet İnönü’nün portresi yer almaya başladı.
30 Aralık 1925 tarihli ve 701 sayılı Kanun’a dayanarak çıkarılan 16 Mart 1926 tarihli 3322 sayılı kararnamede -herhangi bir isim belirtmeksizin- Cumhurbaşkanlığı makamına “Reisicumhur Hazretlerinin resmi” ifadesiyle atıf yapılmasından hareketle banknotların ön yüzüne İsmet İnönü’nün portresi basıldı.
İsmet İnönü portreli banknot uygulaması 1950 yılına değin sürdürüldü.
İnönü Vakfı bu süreci şöyle özetlemiş:
|
Anayasamızın 87’nci maddesine göre TBMM’ye ait olduğu belirtilen para basma yetkisi, 11 Haziran 1930 tarihli ve 1715 sayılı Türkiye Cumhuriyet Merkez Bankası Kanunu ile TCMB’ye devredildi.
Harf Devrimi’nin ve TCMB’nin kurulmasının ardından eski yazılı Birinci Emisyon (E1) Grubu banknotlar, latin alfabesi ile basılmış olan yeni grupla değiştirilmeye başlandı.
1937-1944 yılları arasında (50 Kuruş, 1, 2,5, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 Türk liralık olmak üzere 9 farklı değerden ve 11 tertipten oluşan) İkinci Emisyon (E2) Grubu olarak isimlendirilen banknotlar tedavüle sokuldu.
Bu dönemde banknotlarda Atatürk ve İnönü’nün portreleri birlikte kullanıldı. İkinci Emisyon Grubu’nun 5, 10, 50, 100, 500 ve 1000 TL kupürlü banknotlarının ilk tertiplerinde Atatürk’ün portresi, 50 kuruş, 1 TL ve 500 TL’lik banknotlarda ve 100 TL’lik banknotların ikinci tertibinde İnönü portresi yer aldı.
Üzerinde İnönü’nün resmi bulunan 50 Kuruş ve 100 Türk liralık banknotlar, İngiltere’de basıldıktan sonra ülkemize taşıyan gemi Pire Limanı’nda hücuma uğradığı için tedavüle giremedi. İngiltere’de basılan 50 Türk lirası değerindeki banknotlar ise Londra’daki matbaanın hava saldırısı nedeniyle zarara uğraması sonucu dolaşıma çıkarılamadı.

1942-1947 yılları arasında Üçüncü Emisyon (E3) Grubu banknotlar İngiltere, Almanya ve Amerika’da (2,50, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 Türk liralık olmak üzere 6 farklı küpür değerinde ve 7 tertip hâlinde) basıldıktan sonra tedavüle girdi. Bu grup banknotların tamamı İnönü portreliydi.
Selefleri gibi tamamı İsmet İnönü portrelerinden oluşan Dördüncü Emisyon (E4) Grubu banknotlar ABD’de (10 ve 100 Türk liralık olmak üzere 2 farklı küpür değerinde ve 3 tertip şeklinde) basılarak 1947 ve 1948 yıllarında tedavüle sokuldu.
1946 yılında çok partili sisteme geçilmesinin ardından 1950 yılında yapılan seçimleri Demokrat Parti’nin kazanmasının ardından dolaşıma sokulan banknotlarda Atatürk resmine geri dönüldü.
Celal Bayar’ın başkanı olduğu Demokrat Parti’nin 1950 seçimlerini kazanmasından sonra 22 Mayıs 1950’de TBMM’de 3. Cumhurbaşkanı seçilmesinin ardından banknotlarda resminin bastırılıp bastırılmayacağı tartışılmaya başlandı. Demokrat Parti hükûmetinin çıkardığı bakanlar kurulu kararıyla resmî kurumlarda, banknotlarda ve pullarda sadece Atatürk resminin kullanılması kararlaştırıldı.

2,50, 5, 10, 50, 100, 500 ve 1.000 Türk liralık kupürlerden oluşan 7 farklı değerde, 32 tertip olarak basılan Atatürk portreli (Beşinci Emisyon Grubu) banknotlar 1951-1971 yılları arasında dolaşımda kaldı (TCMB. Kâğıt Paranın Tarihçesi).
4 Mayıs 1951 günü “Atatürk Aleyhine İşlenen Suçlar Hakkında Kanun Tasarısı” TBMM’de görüşüldüğü sırada dönemin başbakanı Adnan Menderes İsmet İnönü’yü ve Cumhuriyet Halk Partisi’ni (CHP) şu sözlerle eleştirdi (TBMM. 2014. Başbakanlarımız ve Genel Kurul Konuşmaları. Cilt 4. TBMM Basımevi. Ankara. Sf: 86):
“Eğer tedbirde kusur tâbirinden kasdolunan mâna Atatürk eserlerine vâki olacak tecavüzleri kâfi derecede şiddetle karşılamamak veya teşvik edici bir tavır ve eda takınmaksa, kerkilerine derhal söyliyeyim ki bu hatayı kendileri irtikâp etmişlerdir.
Ölümünün hemen akabinde paralardan, pullardan Atatürk’ün resimlerini sildirenler onlardı?
Arkadaşlar, kendi reislerinin resimlerini havi olan pulları beş sene daha tüketemiyeceğimiz adedte bastırmış olanlar yine onlardır.”
İsmet İnönü, bu konudaki eleştirilere 11 Eylül 1957 günü TBMM’deki oturumda şu sözlerle yanıt verdi:
“Bir de pulda ve parada resim meselesi vardır. Her partici bunu benim Atatürk’le münasebetim için kullanmak ister. Bu bir nazariye (teori) meselesidir. Nazariye şudur:
Bir devlette sikke ve pul Devlet Reisinin adına basılır. Böyle devletler vardır. Bu usulü takip etmeyen devletler de vardır. Biz bu usulü takip eden devletler arasında idik, İmparatorlukta para, pul Padişah namına basılırdı.
Cumhuriyeti kurduğumuz zaman halk tarafından Cumhurbaşkanı Padişahtan daha az kudretli bir adam zannedilirdi. Atatürk ile bu mevzuda hassastık. Milletin reyi ile başa geçmiş Cumhur Reisinin, eski hükümdarın Devlet başı olarak haiz olduğu bütün haklara malik olduğunu hukukta ve şekilde göstermek lazımdı. Atatürk bu fikirde idi. Onun içindir ki, kendisi hayatta olduğu halde paraya da pula da resmini bastık. Eğer sağ olan adamın paraya, pula resmini basmamak, adını yazmamak Cumhuriyette adet olsaydı Atatürk zamanında da ölülerden, pullarımıza, paralarımıza resmini basacak, ismini yazacak hesapsız ad bulunurdu. Bugün de kanaatimiz budur.”
İsmet İnönü, Atatürk yerine kendi resminin paralara yerleştirilmesiyle ilgili görüşünü şu sözlerle dile getirdi:
“Atatürk ölmüştü. Lider gitmişti. Bu yer boş kalmayacaktı. Ona yakın olan biriyim ve Atatürk’ü göğsünde taşıyan bir İsmet İnönü olarak da, liderliğimi ilan etmek zorundayım. Atatürk’ü bu kadar kudsiyetle andığım halde gölgesinde lider olamam… Paraların üstünde Atatürk var, ama Atatürk yok… Anlatmak istedim ki Atatürk öldü, ama yeri boş kalmadı.”
İsmet İnönü’nün 1963-1965 ve 1973-1974 yılları arasında Başbakan Yardımcılığı görevini yürüten Kemal Satır’a para ve pullara kendi portresinin basımı konusunda şunları söylediği aktarılmaktadır:
“Atatürk gibi eşsiz bir kahramanı istihlaf etmiştim. Benim için en büyük tehlike onun gölgesi altında erimek ve ezilmek idi. Devlet icraatının bütün sorumluluğu bana ait olmalıydı. Bunun için de kudretim neyse benim damgamı taşıyacak bir dönemin başladığının belli olması gerekiyordu. Paralara resim nakşedilmesi tarihten gelen bir devlet kudreti ve hakimiyeti geleneği idi. Parada pulda yapılanların başka türlü manalandırılması bir istismardır. Bizim ona vefa ve sadakatimiz tarihin imtihanından geçmiştir.”
İsmet İnönü’nün kızı Bilgehan Toker, paralara Atatürk yerine İnönü resminin konulmasının, dönemin Merkez Bankası Kanunu nedeniyle “Cumhuriyet yönetimi sürecek mesajı vermek amacıyla” yapıldığını şöyle ifade etmiş:
“Atatürk’ün ölümünden sonra yurt içinde ve dışında Cumhuriyet yönetiminin devam edip etmeyeceği konusunda söylentiler vardı. Bu endişeleri ve beklentileri ortadan kaldırmak için Atatürk’ten sonra gelen cumhurbaşkanlarının resimlerinin paralara girmesi kararlaştırılmış. Dolayısıyla bu uygulama kanun gereği yapılmıştır. Ayrıca dönemin koşulları gereği ülkenin her yanına ulaşan iki şey vardı. Biri para diğeri posta pulları. Gazeteler bile günler sonra ulaşabiliyordu. Türk milletine Cumhuriyet yönetiminin devam ettiğini, devletin devamlılığı olduğunu göstermek için böyle bir kanun bilinçli olarak çıkartılmış. 1950’den sonra ise bu kanun değiştirilerek, Türk parasına sadece Atatürk resimlerinin girmesi düzenlendi.”
İsmet İnönü’nün bu uygulamadan haberinin dahi olmadığı da öne sürüldü.
Nazmi Kal’ın “Atatürk – İnönü İlişkileri İlk Beraberlikten Sonuna Kadar” adlı kitabında bu iddiaya şöyle yer verilmiş (2020. Sf: 241):
“Atatürk’ün ölümünden sonra İsmet İnönü’nün Atatürk’e saygısı, eserlerine sahip çıkışı tartışılan konulardan biridir. İnönü’nün Atatürk’e saygılı davranmadığı konusunda Atatürk ve Cumhuriyet düşmanı malum kişiler tarafından bir algı yaratılmaktadır. Bu çevrelerin dillerine doladıkları Atatürk’ün ölümünden sonra kâğıt paralardan Atatürk’ün fotoğraflarını kaldırıp yerine kendi fotoğraflarını bastırmasını göstermektedirler.
Evet bir süre kâğıt paralara İnönü’nün fotoğrafı basılmıştır. Bu kanun gereğidir. Şöyle ki: Aralık 1925’te 701 sayılı yasa çıkarılmıştır. Bu yasaya dayanarak da Mart 1926’da 3322 sayılı kararname yayınlandı.
Bu kararnamede basılacak Türkiye Cumhuriyeti’nin banknot özellikleri ortaya kondu. Kararname ’50, 100, 500 ve 1.000 liralık banknotların ön yüzlerinde Reis-i Cumhur Hazretlerinin, arka yüzüne ülkeden çeşitli manzaraların bulunması’ kararı alınmıştı. Atatürk hayata veda edince 1925’te çıkan kanuna dayanarak banknotlara İnönü’nün resmi basılmıştır. İsmet İnönü’nün bu uygulamadan haberi bile olmamıştır. İsmet Paşa, Cumhurbaşkanı olduktan sonra Atatürk’ün resmini paradan kaldırtmış değildir. Daha sonra bu uygulamadan da vazgeçilmiş tekrar Atatürk fotoğraflı kâğıt paralar piyasaya sürülmüştür.”
İsmet İnönü resminin paraların üzerine basılacağından / basıldığından elbette haberdardı.










1 Yorum
Yâni sen paralara Mickey-mouse portresi koymadığında, Miki seni yönetmiş olmuyor ulan!!! Canına yandığımın müstemleke vâlileri!!!