Atatürk’ün Cumhurbaşkanı Seçildiği Seçimde Çekimser Oy Kullandığı İddiası

Atatürk’ün 1923 Yılında Cumhurbaşkanı Seçildiği Seçimde Çekimser Oy Kullandığı İddiası Doğru Değil

Cumhuriyetin ilanının ardından 29 Ekim 1923 tarihinde yapılan Cumhurbaşkanı seçiminde Atatürk’ün kendisi için çekimser oy kullandığı iddiası doğru değildir. Yapılan seçimde, tek aday olan Mustafa Kemal Atatürk, toplantıda hazır bulunan 158 milletvekilinin oy birliğiyle Cumhurbaşkanı seçilmiştir. Oylamaya katılan hazirundan ne Atatürk ne de başka bir mebus çekimser oy kullanmıştır. 

Yanlış İddia

29 Ekim Cumhuriyet Bayramı’nın arefesinde manidar bir yanlış iddia dolaşıma girdi.

İddiaya göre Mustafa Kemal Atatürk, 29 Ekim 1923 günü Cumhurbaşkanı seçildiği seçimde kendi lehine oy kullanmak yerine çekimser oy kullanmış ve seçimde oy birliğini bozan tek mebus kendisi olmuş.

Levent Özeren, 28 Ekim 2019 tarihinde Twitter hesabında yaptığı bir paylaşımda bu iddiayı şöyle ileri sürmüştü:

Cumhuriyet kurulmuş, Cumhurbaşkanı seçilecekti.

158 milletvekili oy kullandı.

157 vekil ona oy verdi. 1 oy çekimser kullanıldı.

O oy kendisine oy vermeyen

Mustafa Kemal Atatürk’e aitti !

 

Levent Özeren'in Atatürk'ün Cumhurbaşkanı seçildiği seçimde çekimser oy kullandığını iddia ettiği tweet
Levent Özeren’in Atatürk’ün Cumhurbaşkanı seçildiği seçimde çekimser oy kullandığını iddia ettiği tweet

 

29 Teşrinievvel 1339 yani 29 Ekim 1923 tarihinde saat 20:30’da Cumhuriyetin ilânının hemen ardından Türkiye Büyük Millet Meclisinde yapılan Cumhurbaşkanlığı seçimi 20:45’te gerçekleştirildi ve Mustafa Kemal Atatürk yeni Devlet’in ilk Reis-i Cumhur’u seçildi. Bu seçim sürecine Atatürk tek aday olarak girdi ve oturumda hazır bulunan 158 milletvekilinin oy birliğiyle Cumhurbaşkanı seçildi. İlk Cumhurbaşkanı seçiminde oylamaya katılanlardan ne Atatürk ne de başkası çekimser kaldı.

29 Ekim 1923’de yapılan Cumhurbaşkanı seçimine ilişkin tutanaklarda seçim sonucu şöyle aktarılmıştır:

5. — İNTİHAPLAR

1. — Reisicumhur intihabı

Riyaseti Celileye

Kabul olunan mevaddı kanuniyeye tevfikan Reisicumhurun hemen şimdi intihabını teklif ederim.

Teşrinievvel 1339 Ertuğrul Dr. Fikret

REÎS — Reisicumhurun derhal intihabını teklif ediyorlar. Kabul edenler lütfen el kaldırsın. Kabul edilmiştir.

6. — KARAR

Riyaseti Celileye

Türkiye Cumhuriyetinin ilânı şerefine bu gece yüz bir pare top endaht edilmesi ve memleketin aksamı sairesinde de aynı suretle top endaht edilerek Cumhuriyetimizin tebcilini arz ve teklif eyleriz.

İstanbul /Ali Rıza,  Bolu / Cevad Abbas

REİS- Çanakkale Mesubu Mehmed Beyin de aynı mealde bir takriri vardır. Bu ü takriri kabul edenler lütfen el
kaldırsın. Kabul edilmiştir efendim.

Efendim! Yoklama suretiyle ve reyi hafi ile Reisicumhur intihabı yapacağız.

(Sivas dairei intihabiyesinden istihsali araya başlandı)

REİS- Efendim! Yoklama esnasında reylerini vermiyen rüfekamn tekrar isimleri okunacaktır. Lütfen reylerini istimal buyursunlar.

İstihsali âra hitam bulmuştur efendim.

(Fethi Bey (İstanbul), Fevzi Bey (Diyarbakır), Yahya Galib Bey (Kırşehir), arayı tasnife memur edildiler)

REİS- Türkiye Cumhuriyeti için yapılan intihapta reye iştirak eden âzanm adedi 158 dir. Yüz elli sekir âza müttefikan Ankara Mebusu Gazi Mustafa Kemal Paşa Hazretlerini Cumhuriyet Riyasetine intihab etmişlerdir. (Sürekli alkışlar ve yaşasın sadaları)

Mustafa Kemal Atatürk, Nutuk’ta “Türkiye Cumhurbaşkanlığına Türkiye Büyük Millet Meclisi oybirliğiyle beni seçti” başlıklı bölümde oy birliğiyle Cumhurbaşkanı seçilişini şöyle aktarmıştır:

“Ondan sonra Cumhurbaşkanı seçilmesi için Meclis’te oylamaya geçildi. Toplanan oyların sonucunu, Başkanlık kürsüsünde oturan İsmet Bey (Paşa) Genel Kurul’a şu şekilde bildirdi:

«Türkiye Cumhurbaşkanlığı için yapılan oylamaya yüz elli sekiz kişi katılmış ve Cumhurbaşkanlığına yüz elli sekiz üye, oybirliği ile Ankara Milletvekili Mustafa Kemal Paşa Hazretleri’ni seçmişlerdir.»

Efendiler, seçimin hemen arkasından Meclis’te yaptığım konuşmayı tutanaklarda okumuşsunuzdur. Ancak, tarihî bir hatıranın canlandırılması için, müsaade ederseniz, o konuşmamı burada aynen tekrar edeyim:

«Saygıdeğer arkadaşlar, dünya çapında önemli ve olağanüstü olaylar karşısında, saygıdeğer milletimizin gerçek uyanıklığına ve şuurluluğuna değerli bir belge olan Teşkilât-ı Esasiye Kanunu’nun bazı maddelerini açıklığa kavuşturmak için kurulmuş olan özel komisyon tarafından yüksek hey’etinize teklif edilen kanun tasarısının kabûlü dolayısıyla, Türkiye Devleti’nin zaten bütün dünyaca bilinen, bilinmesi gereken mahiyeti, milletlerarası adıyla adlandırıldı.

Bunun tabii bir gereği olmak üzere bugüne kadar doğrudan doğruya Meclis Başkanlığı’nda bulundurduğunuz arkadaşınıza, yaptırdığınız bu görevi, Cumhurbaşkanı ünvanıyla yine aynı arkadaşınız, bu âciz arkadaşınıza tevcih ediyorsunuz.

Bu münasebetle, şimdiye kadar hakkımda gösterdiğiniz sevgi, samimiyet ve güveni bir defa daha göstermekle, yüksek değerbilirliğinizi ispat etmiş oluyorsunuz. Bundan dolayı yüce hey’etinize gönlümün bütün samimiyeti ile teşekkürlerimi arz ederim.»

«Efendiler, asırlardan beri Doğuda haksızlığa ve zulme uğramış olan milletimiz, Türk milleti, gerçekte soydan sahip bulunduğu yüksek kabiliyetlerden yoksun zannediliyordu.»

Son yıllarda milletimizin fiilî olarak gösterdiği kabiliyet, istidat ve kavrayış kendi hakkında kötü düşünenlerin ne kadar gafil ve ne kadar gerçeği görmekten uzak, görünüşe aldanan insanlar olduğunu pek güzel ispat etti. Milletimiz kendisinde var olan vasıfları ve değeri, hükûmetin yeni adıyla, medeniyet dünyasına çok daha kolaylıkla gösterebilecektir. Türkiye Cumhuriyeti, dünya devletleri arasında tuttuğu yere lâyık olduğunu eserleriyle ispat edecektir.»

«Arkadaşlar, bu yüksek rejimi yaratan Türk milletinin son dört yıl içinde kazandığı zafer, bundan sonra da birkaç misli olmak üzere kendini gösterecektir. Bendeniz, kazandığım bu güven ve itimada lâyık olmak için, pek önemli gördüğüm bir noktadaki ihtiyacı arz etmek mecburiyetindeyim. O ihtiyaç, yüce hey’etinizin şahsıma karşı gösterdiği sevgi, güven ve desteğin devamıdır.

Ancak bu sayede ve Tanrı’nın yardımıyla, bana verdiğiniz ve vereceğiniz görevleri en iyi şekilde yapabileceğimi ümit ediyorum.»

«Daima sayın arkadaşlarımın ellerine çok samimî ve sıkı bir şekilde yapışarak, kendimi onların şahıslarından bir an bile uzak görmeyerek çalışacağım. Daima milletin sevgi ve güvenine dayanarak hep birlikte ileri gideceğiz.

Türkiye Cumhuriyeti mes’ut, muvaffak ve muzaffer olacaktır.» Efendiler, Meclis’çe Cumhuriyet kararı 29/30 Ekim 1923 gecesi saat 20.30’da verildi. On beş dakika sonra, yani 20.45’te Cumhurbaşkanı seçildi. Durum, aynı gece bütün memlekete bildirildi ve her tarafta gece yarısından sonra yüz bir pâre top atılarak ilân edildi.

İlk kabinenin İsmet Paşa tarafından kurulduğunu ve Meclis Başkanlığı’na Fethi Bey’in seçildiğini biliyorsunuz.”

 

malumatfurus hakkında 1040 makale
Köşe yazarları odaklı yanlışlama girişimi. #Köşeyazarızabıtası

İlk yorum yapan olun

Yazı İçeriğiyle İlgili Yorum Yapmak İsterseniz Buyrunuz