Her yıl ülkemizde farklı şehirlerde meydana gelen ve kontrol altına alınmakta güçlük çekilen geniş çaplı orman yangınları ciğerlerimizi yakıyor.

Meydana gelen yangınların önemli bir kısmı iklim değişikliği, kuraklık ve insan ihmali kaynaklı olsa da, bazılarının arkasında kasıtlı kundaklama ve terör eylemleri olduğu gerçeği, güvenlik birimlerinin soruşturmaları ve terör örgütünün açıklamalarıyla sabit.

Terör örgütü PKK, geçmişten günümüze Türkiye’ye zarar vermek amacıyla “ekolojik terör” yöntemlerine başvurup, eylemlerini sivil alanlara ve doğaya yöneltti. Bu eylemlerde orman varlığını yok etmenin yanı sıra, tarım ve özellikle turizm gelirlerine darbe vurmak, yerleşim yerlerine yakın ormanları yakarak halk arasında korku, panik ve kaos ortamı yaratmak amaçlandı.

Özellikle, PKK’nın bir alt yapılanması (veya uzantısı) olarak bilinen ve kendilerini “Ateşin Çocukları İnisiyatifi” olarak adlandıran grup, Türkiye’nin farklı noktalarında çıkan orman yangınlarını üstlendiğine dair açıklamalar yaptı (İçişleri Bakanlığı ve Anadolu Ajansı tarafından geçmişte yayımlanan içeriklerde Ateşin Çocukları adlı oluşumun terör örgütü PKK ile bağına açıkça değinilmişti.).

Bu grup, sosyal medya ve örgüte yakın yayın organları aracılığıyla yaptıkları açıklamalarda, ormanları, fabrikaları ve turistik bölgeleri hedef aldıklarını “intikam” söylemi altında duyurdu.

Terör örgütüyla bağlantılı hesaplardan yapılan “üstlenme” açıklamaları kamuoyunda büyük tepki çekerken, ülkemizin farklı yerlerinde eş zamanlı başlayan büyük orman yangınları sırasında, ilk başta sabotaj ihtimali üzerinde durulmaya başlandı.

Özellikle yaz aylarında Ege ve Akdeniz bölgelerinde sık sık orman yangınları ile mücadele edildiği süreçlerde, akla hemen “olağan şüpheli” olan terör örgütü PKK’nın gelmesi vaka-i adiye hâline geldi.

 

2025 yılı Temmuz ayı başında İzmir, Manisa ve Hatay’da meydana gelen orman yangınları sırasında da PKK’nın kundaklama ihtimali gündeme geldi.

Bu süreçte, ülkemizde meydana gelen birçok orman yangını ve kundaklama olayını üstlenen, terör örgütü PKK/KCK’nın şehir yapılanması Ateşin Çocukları adlı grubun 2020 yılında 6 kentte onlarca yeri ateşe verdiğine dair duyurusu sosyal medyada yaygın şekilde paylaşıldı.

 

pkk-orman-yangini

 

Kayda değer sayıda sosyal medya kullanıcısı eski tarihli açıklamayı güncel sandı. Birçok basın kuruluşu söz konusu yangınları PKK’ya yakın grubun üstlendiği yönünde haberler yayımladı. Halbuki, ilgili dönemdeki yangınlar hakkında Ateşin Çocukları adlı grup bir açıklama yayımlamadı.

İletişim Başkanlığı Dezenformasyonla Mücadele Merkezi de paylaşılan görselin eski tarihli olduğuna vurgu yapan bir paylaşım yaptı.

Reuters, süregelen orman yangınlarını adı geçen grubun çıkardığını belirten ilgili haberini geri çekti ve iddianın 2020 yılındaki yangınlarla ilgili olduğunu belirtti.

 

 

Orman yangınları ve terör örgütü ilişkisi gündeme geldiğinde sıklıkla “Silahımız tükenir, sayımız azalırsa Bodrum’a gider yatlarını yakarız. Antalya’ya iner seralarını yakarız. İstanbul’a çıkar arabalarını yakarız. İzmir’e ulaşır ormanlarını yakarız.” sözünün de eski üst düzey PKK yöneticisi Şemdin Sakık’a atıfla kullanıldığı görülüyor.

 

 

 

Silahımız tükenir, sayımız azalırsa Bodrum’a gider yatlarını yakarız. Antalya’ya iner seralarını yakarız. İstanbul’a çıkar arabalarını yakarız. İzmir’e ulaşır ormanlarını yakarız.” sözünü Oğuzhan Uğur “Şu sözleri hiç unutmam, arşivlere bakabilirsiniz” ifadeleriyle 10 Ekim 2020 günkü tweetiyle dolaşıma soktu.

 

 

 

Oğuzhan Uğur, “arşivleri” işaret etse de, ve her ne kadar terör örgütü uzantısı grupların orman yangınlarını üstlendiğine dair açıklamaları mevcut olsa da, bu sözün Şemdin Sakık tarafından dile getirildiğine dair bir delil rastlayamadık.

Açık kaynaklarda, çevrim içi gazete arşivlerinde yapılan taramada bu yönde bir aktarım henüz bulunamadı.

 

Yorumunuzu yazınız...