Entelektüel Olmak İçin 3 Kuşağın Üniversite Eğitimi Almış Olması Gerektiğini Belirten Anlatının İlber Ortaylı’ya Ait Bir Anı Olduğu İddiası Doğru Değil

 

 

Prof. Dr. İlber Ortaylı 6 gün boyunca yoğun bakımda tedavi gördüğü hastanede 13 Mart 2026 günü hayatını kaybetti. Ortaylı, 16 Mart 2026 günü düzenlenen cenaze töreninin ardından tekbirler eşliğinde taşındığı -‘tarihin kalbi’ olarak nitelenen-  Fatih Camii haziresinde toprağa verildi.

Kendisine ait olmayan sözlerin şahsına atfedilmesi alışkanlığı, İlber Ortaylı’nın vefatının ardından da devam ettirildi.

İlber Ortaylı’ya ait sanılan sözlerden biri, entelektüelliğin sadece bireysel çabayla değil, aile içinde kuşaklar boyunca aktarılan kültürel birikimle oluştuğunu vurgulayan “Bir insanın entelektüel olması için en az 3 kuşak ailesinin okuması gerekir” sözü oldu.

Üniversitede eğitim aldığı dönemde hocasının kendisine entelektüel olması için 3 kuşak atalarının yüksek eğitim almış olması gerektiğini söylediği anlatılan, “Prof. Dr. İlber Ortaylı” imzasıyla paylaşılan metin şu şekilde:

“Üniversitede, en çok sevdiğim hocanın odasındaydım. Bana, “Ne olmak istiyorsun?“ dedi. “Entelektüel olmak istiyorum.” dedim. “Senden entelektüel olmaz” dedi.

Şaşırmıştım, sonra, kırılgan bir ses tonuyla;

“Dersinizi geçmeme rağmen sürekli dersiniz deyim. Okulda en çok okuyan, araştıran ve tartışmalara giren, hep benim?” dedim.

“Senden Entelektüel olmaz”dedi.

Çok kızmıştım!

“Doç. tezlerin konularını bile ben öneriyorum” dedim. Prof. gülümseyerek geriye yaslandı.

Senden çok iyi bir araştırmacı olur. Ama entelektüel olmaz. Nedenine gelince, sana entelektüel olamazsın dediğimde, bana bir entelektüel gibi “Niçin olmaz?” diye sormadın, aksine alındın ve hiddetlendin.

Yazarlık bilgi işidir. Entelektüellik bilgi değil, davranış biçimidir. Bir insanın entelektüel olması için en az 3 kuşak ailesinin okuması gerekir.

Okulun önüne bak. Hepsi son model araç dolu ve hocalara ait. Her sene model yenilerler. Gerçekten böyle bir yenilenmeye ihtiyaçları var mı? Niçin bu şekilde yaşıyorlar.

Çünkü o ünvanlarla gördüğün hocalarının kariyerleri ne kadar yüksek olursa olsun, ruhları feodal bir köylü. Güçlerini topluma kabul ettirmek için böyle hava atmak zorundalar.

Gerçek bir entelektüel asla bu güdüyle hareket etmez. Entel feodal köylülere artık diploma ve ünvan da yetmez. Tıpkı paranın yetmediği gibi.”

 

Söz konusu metni İlber Ortaylı’nın bir anısıymış gibi aktaran paylaşım örnekleri:

 

 

 

 

Alıntılanan metin İlber Ortaylı’nın bir anısı değil.

Bir insanın entelektüel olması için en az 3 kuşak ailesinin okuması gerekir” sözünün yaygın şekilde paylaşılan anonim bir vecize olduğu anlaşılıyor.

Bilginin ve kültürün kuşaklararası aktarımının önemini vurgulayan, bir entelektüelin, içinde doğduğu kültürel atmosferin inşasının nesiller sürebileceğini belirten “Senden entelektüel olmaz” başlığıyla paylaşılan metin de bu söz üzerinden türetilen bir “hikâye”.

 

 

İlber Ortaylı’nın entelektüelliği yalnızca bireysel bir çabadan ziyade, kuşaklararası birikimin bir sonucu olarak gören bu hikâyeyi anlattığı biliniyor.

Ortaylı, 18 Haziran 2018 günü Celal Şengör ile birlikte katıldığı, Fatih Altaylı’nın sunduğu Teke Tek Özel adlı programda “entelektüel olmak 3 kuşağın üniversite bitirmesi gerekir” sözünü “meşhur laf” nitelemesiyle sarf etti.


 

Ortaylı’nın programın ilgili kısımda kullandığı ifadeler şu şekilde:

“Her şey kitapla olmaz. Ya annen ya baban anlatıp gösterecek yoksa olmaz. Veyahut aileden bir abin amcan da olabilir. … Çevre çok önemli. Yani hoca çok önemli. Hocasız eğitim olmaz. Hocalarını harcayan cemiyetler o yüzden hapı yutarlar. Hoca ve okul çok önemlidir. Ve daimi surette bir şans şeydir eğitimde galiba para önemli yani zengin aile zenginliği veren aile önemli. Bence çok daha önemli şey ailenin kendisi. Yani bir heritaj olacak arkanda. Bu da ne olur gene aynı şekilde eğitimle olur. Meşhur laf. Efendim demiş Rus entelektüel olmak 3 tane üniversite bitmesi lazım demiş. Tamam bitirelim demiş. Sen değil, deden baban ve sen demiş yani.”

 

İlgili an aşağıdaki bağlantıdaki kayıtta 1.17.00’den itibaren izlenebilir:

 

 

 

Bahse konu metnin Oğuz Atay’ın Bir Bilim Adamının Romanı adlı eserinden alıntı olduğu da ileri sürüldü. Sanılanın aksine, Oğuz Atay’ın adı geçen romanında böyle bir söz / metin geçmiyor.

Anlatının İslam bilim tarihçisi Fuat Sezgin’e ait olduğu ileri sürülse de bu yönde bir bulguya rastlayamadık.

Bazı internet sitelerinde bahsi geçen metnin Gazanfer Ertüksel imzasıyla paylaşıldığı görülüyor.

Gazanfer Eryüksel, farklı internet sitelerinde 2017 yılı Aralık ayında yayımlanan “Senden entelektüel olmaz” başlıklı yazılarında söz konusu anlatıyı “öykü” olduğunu vurgulayarak aşağıdaki şekilde aktarmış:

“Üniversitenin son günleriydi… Okulda en çok sevdiğim hocanın odasındaydım.

Bana, “Ne olmak istiyorsun? ” dedi.

“Entelektüel olmak istiyorum” dedim.

“Senden entelektüel olmaz.” dedi.

Çok şaşırmıştım. Biraz duraksadıktan sonra, kırgın ve alıngan bir ses tonuyla; “Dersinize önem veriyorum. 25 kişilik sınıfta 18 kişi bile dersinize girmiyor. Şu gördüğünüz okulda en çok okuyan öğrenci benim. Bir tek kişi daha gösterebilir misiniz benim gibi okuyan, araştıran ve sizinle sınıfın ortasında yeri gelince sert tartışmalara giren?” dedim.

Ciddi bir ifadeyle tekrar; “Senden entelektüel olmaz” dedi. İyice hiddetlenmiştim.

“İyi benden olmasın, Doçentlik tezlerine bile kaynak hazırladığım, konular önerdiğim şu gördüğünüz hocalarımızdan olsun!” dedim.

Profesör, gülümseyerek geriye yaslandı. Uzun uzun baktı. Ben hocanın en gözde öğrencisi olduğumu ve bu konuda tam aksi şeyler söyleyeceğini tahmin ediyordum.

İçimden, “Hoca’ya bak neler diyor!” diye geçiriyordum.”Bak evladım” dedi.” Senden çok iyi bir araştırmacı yazar olur. Ama entelektüel olmaz. Nedenine gelince, sana entelektüel olamazsın dediğimde, bana bir entelektüel gibi “Niçin olmaz? ” diye sormadın, aksine bir kartal gibi kızdın, alındın ve hiddetlendin.” dedi.

Hocayı dinliyordum dikkatle, bir yandan da ruh halimden kurtulup, ne söylediğini anlamaya çalışıyordum.

“Yazarlık bilgi işidir. Entelektüellik bilgi değil, davranış biçimidir. Bir insanın entelektüel olması için en az üç kuşak ailesinin okuması gerekir. Ben çok okuyan bir adamım. Ama entelektüel değilim. Hayata senin tepkilerini veriyorum. Evladım çok okuyan biri. O da yetmez. Ancak entelektüel olmaya ondan sonra gelecek nesillerle başlanır.”

Hocanın söyledikleri kafama çakılmıştı.

“Şu okulun önüne bak. Hepsi son model araba dolu ve hepsi hocalara ait… Her iki senede bir de model yenilerler. Gerçekten böyle bir yenilenmeye ihtiyaçları var mı? Niçin bu şekilde yaşıyorlar. Çünkü o yüksek unvanlarla gördüğün hocalarının kariyerleri ve diplomaları ne kadar yüksek olursa olsun, ruhlarındaki insan bir feodal köylü. Güçlerini topluma kabul ettirmek için böyle hava atmak zorundalar. Gerçek bir entelektüel asla bu güdüyle hareket etmez.” dedi.

Odadan çıktığım günden beri bu hayat dersi niteliğindeki konuşma, ne zaman TV’lerde büyük unvanlarla tartışan insanların bir anda ilkel, öfke krizlerine girerek birbirlerine hezeyanlarla saldırdıkları programları izlerken bir film gibi akar durur belleğimden…”

 

 

Yorumunuzu yazınız...