* Kapak görseli: Fotoğraf: İHA – Zonguldak’ta Uzun Mehmet Camii’nin Azerbaycan bayrağının renkleriyle ışıklandırıldığı an

 

 

Türkiye’deki ateist nüfusa odaklandığımız içeriğimizde Azerbaycan’ın dünyadaki en dinsiz 5. ülke olduğu iddiasına da değinmiştik.

İddianın giderek yaygınlık kazanması nedeniyle ayrı bir yazı yayımlamanın uygun olacağını düşündük.

Azerbaycan’da dinsizliğin giderek yaygınlaştığı, Azerbaycan’ın dünyanın en dinsiz 5. ülkesi olduğu iddiasını ülkemizde “ters e harfi” adlı Azerbaycan Türkçesiyle içerik yayımlayan X hesabı yaygınlaştırdı.

 

Ə hərfi (@terseharf): Azerbaycan, dünyanın en dinsiz 5. ülkesi sırasına yükseldi. Ülke nüfusunun %64’ü hiçbir dini ritüel gerçekleştirmemektedir. Kaynak: WIN/GIA

 

 

İddia daha sonra bahsi geçen hesapla ilintisi haber profilinde paylaşıldı:

Vaziyet Haber (@vaziyethaberi): “Azerbaycan, dünyanın en dinsiz 5. ülkesi sırasına yükseldi. Ülke nüfusunun %64’ü hiçbir dini ritüel gerçekleştirmiyor. Kaynak: WIN/GIA”


 

 

Azerbaycan’ın dünyadaki en dinsiz 5. ülke olduğu iddiası sonuçlarının tutarlılığı sorgulanan bir anketin yanlış yorumlanmasına dayanıyor. Sanılanın aksine Azerbaycan dünyada en dinsiz 5. ülke değil ve din Azerbaycan’da sosyal hayatı şekillendiren temel unsurlarından biri.

 

Azerbaycan’ın dünyanın en dinsiz ülkeleri arasında olduğu iddiası için Worldwide Independent Network/Gallup International Association’ın (WIN/GIA) hazırladığı anketler kaynak olarak gösterilmiş.

İnanç konulu bu anketin sonucu yanlış yorumlanmış. Dindar olmadığını, dinî gereklilikleri izlemediğini, dinî ritüelleri yerine getirmediğini söyleyenler dinsiz olarak nitelenmiş. Dindar olmamakla dinsizlik arasında yanlış bir nedensellik kurulmuş.

2012 yılında yapılan WIN/GIA anketinde Azerbaycan nüfusunun %59’u kendini dindar, %51’i dindar olmayan olarak nitelemiş. Bu sonuç, Azerbaycan’ın %51’inin ateist olduğu şeklinde yanlış yorumlanmış.

 

Gallup anketi Azerbaycan’dan katılımcıların yaklaşık %53’ünün dinin yaşamındaki önemini çok az ya da hiç olmadığını belirttiğini aktarsa da diğer kaynaklar ileri sürülen inançsızlık oranının gerçekle bağdaşmadığını işaret etmektedir.

Azerbaycan nüfusunun yaklaşık %95’inin Müslüman olduğu, Müslüman nüfusun yaklaşık %85’inin Şii olduğu belirtilmektedir.

Azerbaycan’da ailede din eğitiminin nasıl olduğu ile ilgili (2009 yılında Azerbaycan’ın Bakü, Zagatala, Göyçay, Lenkeran, Astara, Ağdaş, Gabele şehirlerinde 360 kişiyle) yapılan ankete katılan ebeveynlerin “Dindarlık bakımından kendinizi aşağıdaki gruplardan hangisine ait olarak görürsünüz?” sorusuna % 8,3’ü “çok dindar”, % 51,1’i “orta derece dindar”, % 33,6’sı “dinle az ilgim var”, %6,9’u “dinle hiç ilgim yok” yanıtını vermiş. ‘‘Allah inancı hakkındaki görüşleriniz aşağıdakilerden hangisine uygundur?’’ sorusuna ebeveynlerin %86.7’si ‘‘Allah’ı yüce, her şeyi yaratan, insana benzemeyen bir varlık olarak anlıyorum’’, %8.9’u ‘‘Allah’ı yüce, her şeyi yaratan, insan biçiminde bir varlık olarak anlıyorum’’, %4.4’ü ‘‘Bu konuda hiçbir düşüncem yoktur’’ cevabını vermiş (İslam Musayev (2013). “Azerbaycan Ailesinde Dinî Hayat ve Din Eğitimi”. Uludağ Ü. İlahiyat Fakültesi Dergisi. Cilt 22. Sayı 1. 2013. Sf: 165-177).

Azerbaycan’da toplumun büyük çoğunluğun Allah’ın varlığına inandığı, %6 gibi çok sınırlı kesimin inkar etmemekle beraber bu konuda hiçbir düşüncesinin olmadığı, tamamen inanmayanların ise %1’i aşmadığı ifade edilmektedir (İslam Musayev (2010). Azerbaycan’da Ailede Din Eğitimi. Yüksek Lisans Tezi. Uludağ Ü. SBE. Bursa. Sf: 22.’den alıntıyla Mehriban Gasımova (1999). Azerbaycan’da Dini Hayat (Bakü Örneği). Yüksek Lisans Tezi. Ankara Ü. SBE. Ankara. Sf: 37.).

Reşid Bey İsmayılov tarafından 1923 yılında basılan ve 1993 yılında yeniden yayımlanan “Azerbaycan Tarihi” adlı kitapta ülke nüfusunun % 91,5’inin Müslümanlardan oluştuğu, Müslümanların % 60-70’inin Şîa olup Câferî mezhebine mensup olduğu belirtilmiştir.

 

Azerbaycan’da dinî hayatı inceleyen çalışmalarda 70 yıl süren Sovyetler Birliği döneminde dinî yasakların ve ateizm politikalarının toplumun dinî değerlere yabancılaşmasına neden olduğu, Azerbaycan’ın 1991 yılında bağımsızlığa kavuşmasından sonra dine ve din öğretimine ilginin arttığı, bağımsızlık sonrası dönemde ise dine ilgi artsa da ibadet alışkanlıklarının sınırlı kaldığı aktarılmaktadır.

Mehriban Gasımova Azerbaycan’da Milli Kimliğin Oluşumunda Dinin Rolü başlıklı doktora tezinde şu özeti sunmuş (2006. Marmara Üniversitesi İlahiyat Anabilim Dalı. İstanbul):

“…Azerbaycan’da milli ve dini değerler XIX-XX yüzyıllarda Ruslaştırma-Hıristiyanlaştırma politikaları sonucu baskı altında kalmasına rağmen, rejime karşı kendini koruma içgüdü ile özellikle dini vecibeleri yerine yetirme yasağı olduğunda, bunu kültürel boyuta taşımakla muhafaza etmeyi başarmışlar. Fakat Rus rejimi için “Türklük” şuuru “Müslüman” bilincinden daha tehlikeli olduğu için toplumun milli kimliğini zamanla ortadan kaldırmak sureti ile “Sovyet Kimliği”ni yada “Azerbaycanlı” kimliğini empoze etmeyi başarmışlar. Bunun bir diğer açıklaması da, toplumun manevi hassasiyetinden “din”i tamamen alıp koparmanın mümkün olmadığını, yada “din”-in bıraktığı boşluğu başka bir fenomenle doldurmanın imkansız olduğundan olsa gerek, 1960’lı-70’li yıllarda ılımlı anti-din politikası yürüterek dinin toplumsal hayattan daha kısa sürede koparılacağı düşünüldü. Daha sonraki dönemlerde ise etnik kimlikleri güncel tutarak, ortak Sovyet kahramanları, folklorik sembolleri oluşturmak sureti ile sosyalist enternasyonalizmini kurmaya yönelik kültürel sürece geçtiler. Bu da görüldüğü gibi toplumların milli şuurlarının yerini “Sovyet milleti” şuurunu koymakla hem milli hem de dini kimlikten koparmada başarısızlıkla sonuçlanmıştır.”

 

Çok kültürlü, çok dinli ve çok mezhepli, laik bir ülke olan Azerbaycan’da din-devlet ayrımı, ibadet özgürlüğü, kanun karşısında dinler arası eşitlik hususları anayasada şöyle vurgulanmıştır:

Madde 18

Din ve Devlet

I. Azerbaycan Cumhuriyetinde din, devletten ayrıdır. Bütün di­­ni inançlar, kanun karşısında eşittirler.

II. İnsan onurunu küçük düşüren veya hümanist prensiplere aykırı din­le­rin ya­yılması ve propagandası yasaktır.

III.    Devletin eğitim sistemi dünyevi niteliktedir.

 

 

 

Yorumunuzu yazınız...