Okyanus ve denizlerin ortasında, dev dalgalara ve fırtınalara meydan okuyarak yükselen petrol platformları, modern mühendisliğin en karmaşık ve etkileyici yapılarından biri

Açık deniz (offshore) petrol platformunun bir fırtınanın ortasında hareket ettiği görülen video sosyal medya platformlarında ilgiyle karşılandı.

insanoğlunun doğa şartlarına karşı mühendislik zekasıyla verdiği en büyük mücadelelerden birini yansıtan, kurulumu ve işlemesi, jeolojiden gemi inşa mühendisliğine kadar pek çok disiplinin birleşimini gerektiren bu devasa tesis görüntüsünün yapay zekâ aracıyla oluşturulduğu da sanıldı.

 

 

Bu gönderiyi Instagram’da gör

 

Urgente24 (@urgente24)’in paylaştığı bir gönderi

 

 

Söz konusu görüntü yapay zekâ çıktısı değil; ancak, gerçek bir videonun dalgaları daha büyük göstermek ve daha korkutucu hale getirmek için üzerinde oynanmış hâli.

 

En boy oranı ile değiştirilen, “denizde fırtınaya yakalanan petrol platformu” görüntüsü şu şekilde:

 

 

 

Orijinal görüntü:

 

 

Kuzey Denizi’nde Borgholm Dolphin adlı petrol platformunun fırtına sırasında dalgalar arasında hareket ettiği görüntü, 10 Ocak 2015 günü yandaki platformda çalışan James Eaton tarafından kaydedildi.

 

Petrol platformunun hızı saatte 180 km’yi aşan rüzgârın ve fırtınanın etkisi altında kaldığı ana ait videonun, platformun ve dalgaların gerçeğe oranla daha yüksek görünmesi için dikey olarak uzatıldığı versiyon yeniden paylaşılmaya başlandı.

 

 

 

 

Açık Deniz Petrol Platformları

 

Açık deniz petrol platformları, deniz tabanının derinliklerinde yatan petrol ve doğalgaz rezervlerini bulmak, çıkarmak ve işlemek amacıyla inşa edilen devasa yapılardır. Bu süreç, (i) keşif, (ii) kurulum ve (iii) üretim başlıklı üç ana aşamadan oluşmaktadır. 

Keşif ve Yer Tespiti

Bir platform kurulmadan yıllar önce, jeologlar ve jeofizikçiler sismik gemiler kullanarak deniz tabanını tararlar. Ses dalgaları göndererek yeraltı haritalarını çıkarır ve petrolün nerede saklandığını tespit ederler. Rezervin ekonomik değeri kanıtlandığında, platformun türüne karar verilir.

Platform Türleri ve Kurulum Süreci 

Denizin derinliği ve çevre koşulları, platformun nasıl inşa edileceğini belirler. Platformlar genellikle karadaki tersanelerde parçalar halinde üretilir ve devasa “ağır yük gemileri” veya mavnalarla denize taşınır.

– Sabit Platformlar (Sığ Sular İçin): Genellikle 500 metreye kadar olan derinliklerde kullanılır.

– Kurulum: “Ceket” (jacket) adı verilen devasa çelik veya beton ayaklar, mavnalarla taşınır ve vinçlerle denize indirilerek tabana oturtulur. Bu ayaklar dev kazıklarla deniz tabanına çakılır. Ardından, yaşam alanları ve sondaj ekipmanlarını içeren “güverte” kısmı (topside), bu ayakların üzerine monte edilir.

– Yüzer Platformlar (Derin Sular İçin): 1000 metreyi aşan derinliklerde, sabit ayaklar yapmak imkansızdır.

– Yarı Dalgıçlar (Semi-Submersibles): Dubalar üzerinde yüzen dev yapılardır. Su alarak kısmen batarlar ve dengede dururlar. Deniz tabanına dev zincirler ve çapalarla bağlanırlar.

– SPAR Platformları: Suyun altında dik duran dev bir silindir şeklindedir (bir buzdağı gibi). Ağırlık merkezi çok aşağıda olduğu için fırtınalarda bile çok az sallanır.

– FPSO (Yüzer Üretim, Depolama ve Boşaltma Gemileri): Gemi şeklindeki bu platformlar, petrolü çıkarır, işler ve depolar. Depolanan petrol tankerlere aktarılır.

– Jack-Up Platformlar (Mobil): Sığ sular için kullanılan hareketli platformlardır. Gövdesi yüzerek yerine gelir, ardından ayaklarını deniz tabanına indirerek gövdeyi suyun üzerine kaldırır (kriko mantığı).

Sondaj ve Üretim Süreci  

– Sondaj (Delme): Platformun merkezindeki sondaj kulesinden (derrick), ucunda elmas veya tungsten karbür dişler olan bir matkap, deniz tabanına indirilir. Matkap dönerken kayaları parçalar. Delinen kuyu çökmesin diye içine sürekli çelik borular (casing) döşenir ve çimentolanır.

– Sondaj Çamuru: Sondaj sırasında özel bir çamur karışımı kuyuya pompalanır. Bu çamur, matkabı soğutur, kesilen kaya parçalarını yukarı taşır ve yer altındaki yüksek basınca karşı bir tıpa görevi görerek patlamaları (blowout) önler.

– Üretim ve Ayrıştırma: Matkap petrol rezervuarına ulaştığında, “Noel Ağacı” (Christmas Tree) adı verilen bir vana sistemi kuyu ağzına yerleştirilir. Bu sistem akışı kontrol eder.
Yeryüzüne çıkan ham petrol tek başına gelmez; içinde su, gaz ve kum vardır. Platformun güvertesindeki tesislerde bu karışım ayrıştırılır.

Gaz: Enerji üretimi için platformda kullanılır veya boru hattıyla karaya yollanır.

Su: Temizlenip denize geri verilir veya basıncı artırmak için kuyuya geri basılır.

Petrol: Boru hatları veya tankerlerle rafinerilere gönderilir.

Platformda Yaşam ve Lojistik

Bu platformlar, denizin ortasında küçük birer şehir gibidir.

– Ulaşım: Personel ve acil ihtiyaçlar genellikle helikopterlerle taşınır. Ağır malzemeler ise tedarik gemileriyle getirilir.

– Vardiya: Çalışanlar genellikle 2-4 hafta platformda kalır, ardından 2-4 hafta karada izin yapar. Operasyon 7 gün 24 saat devam eder; genellikle 12 saatlik vardiyalarla çalışılır.

– İmkanlar: Spor salonları, sinema odaları, yemekhaneler ve yüksek standartlı yatakhaneler bulunur. Ancak alkol ve sigara (belirlenen alanlar hariç) kesinlikle yasaktır.

5. Riskler ve Güvenlik

Açık deniz platformları dünyanın en tehlikeli çalışma ortamlarından biridir.

– Hava Koşulları: Kasırgalar ve dev dalgalar yapısal bütünlüğü tehdit edebilir.

– Basınç ve Patlama: Yerin kilometrelerce altındaki yüksek basınçlı gaz, kontrol edilemezse “Deepwater Horizon” felaketinde olduğu gibi büyük patlamalara yol açabilir. Bu yüzden “Blowout Preventer” (BOP) adı verilen devasa emniyet vanaları kullanılır.

 

 

Benzer şekilde, daha etkileyici bir görünüm elde etmek için farklı görüntüler üzerinde boyut ayarlamaları yapılıyor.

Tespit ettiğimiz çarpıcı örneklerden bazıları şu şekilde:

 

Denizde fırtınada ilerleyen gemiden görüntülenen video üzerinde oynanarak gemi su yüzeyinde daha hareketli hâle getirilmiş.

 

 

Torm Lilly adlı petrol tankerinin Kuzey Atlantik’te yakalandığı fırtınadan orijinal görüntü:

 

 

 

Farklı bir benzer video:

 

 

Yorumunuzu yazınız...