Japonya’daki telefonların deklanşör sesinin kapatılamaz olması, hukuki bir zorunluluktan ziyade üreticilerle kamu arasında şekillenen bir tür sosyal sözleşmenin ürünüdür
Japonya’da akıllı telefonların fotoğraf çekerken çıkardığı deklanşör sesinin gizli çekimleri önlemek amacıyla yasal düzenlemelerle zorunlu kılındığı iddiasına değineceğiz.
İnternet forumlarında ve sözlüklerinde “Japonya’dan bir telefon aldım neden deklanşör sesi kapanmıyor” şikâyetinde bulunan vatandaşlara rastlanabiliyor. Sosyal medya platformlarında ise “Japonya’da akıllı telefon kameralarının deklanşör sesi neden kapatılamıyor?” sorusunun yöneltildiğine şahit olunuyor.
Japonya’da akıllı telefonların deklanşör sesi kapatılamayacak şekilde satıldığı doğru.
Ancak, Japonya’daki telefonların deklanşör sesinin her zaman açık olması yasa gereği zorunlu değil.
Mahremiyete ve başkalarına karşı saygıya büyük önem veren Japon toplumu, özellikle kamusal alanlarda izinsiz fotoğraf çekmeyi, başkalarını rahatsız edici veya taciz edici bir eylem olarak algılamaktadır. Deklanşör sesinin duyulur olması, fotoğraf çekildiğine dair çevredeki insanları uyaran bir mekanizma görevi görmektedir. Bu durum, fotoğrafı çekilen kişilerin rıza göstermesi veya en azından durumdan haberdar olması beklentisini pekiştirmektedir. |
Japonya Ceza Kanunu’nda ya da alt düzenlemelerde kamera deklanşör sesini kapatmayı doğrudan yasaklayan bir madde bulunmuyor. Telefon üreticilerinin Japonya pazarına sundukları cihazlarda deklanşör sesini kapatılamaz hale getirmeleri için bir yasal yükümlülük yok (Özel hayatın gizliliğini ihlal eden ve rızası dışında fotoğraf çekimini engelleyen düzenlemeler ise mevcut).
Japonya’da bunu zorunlu kılan resmî bir ulusal yasa olmasa da, üreticiler, distribütörler ve operatörler tarafından esas olarak kamusal alanda rıza dışı ve röntgenci fotoğrafçılığı engellemek amacıyla uygulamaya konulan sektör çapında bir özdenetim söz konusu.
2000’li yılların başında özellikle cep telefonlarının kamera ile donatılmasıyla Japonya’da gizli fotoğraf çekimi vakaları artış gösterdi.
Özellikle halka açık alanlarda ve toplu taşımada kadınlara yönelik taciz nitelikli telefon kamerası çekimlerinin önüne geçmek için çeşitli adımların atılması gerekliliği hissedildi. Bu durumun etkisiyle Japon kamuoyunda derin bir endişeye neden olmasıyla üreticilere toplumsal sorumluluk çağrısı yapıldı.
Büyük mobil cihaz üreticileri Japonya pazarına sundukları telefonlarda işletim sistemine müdahale edilmesini önleyecek şekilde, kamera deklanşör sesini kalıcı olarak açık tutacak yazılımsal önlemler geliştirdi.
Genellikle “Japan firmware” olarak bilinen bu tür modellerde, aynı cihazın başka ülkelerdeki sürümleri sessiz çekim özelliği barındırırken, Japonya’daki versiyonlar bu özelliği tamamen devre dışı bırakıldı.
Lâkin, alınan önlemlere rağmen gizlilik ihlâllerinin önüne tam olarak geçilemedi.
Japonya’da sessiz kamera kullanmak “jailbreak” gibi yazılımsal müdahaleler, kullanıcıların deklanşör sesini tamamen devre dışı bırakmalarına olanak tanıyan çeşitli üçüncü taraf uygulamalar ya da da ithal cihazlar yoluyla mümkün.
Japonya Büyükşehir Polisi’nin istatistikleri, yazılı olmayan “deklanşör sesi” kuralına rağmen, akıllı telefonla yasadışı fotoğraf çekme vakalarının 2010 ile 2019 yılları arasında neredeyse iki katına çıktığını gösteriyor.
Toplu taşımada ya da kamusal alanlarda izinsiz çekim yaparak bireyin mahremiyetini ihlâl etmenin, “kamu düzenine aykırılık” veya “cinsel taciz” kapsamında yargılanabilir bir suç olduğunu hatırlatmakta fayda var.
Özetle; Japonya’da akıllı telefonların kamera deklanşör seslerinin kapatılamaması, yasal zorunluluk ya da teknik bir tercihten ziyade (özellikle 2000’li yılların başında yaşanan gizli çekim vakalarının artış göstermesiyle oluşan sosyal baskının doğrudan etkisiyle oluşan) toplumsal bir hassasiyetin ve endüstri standardının sonucu.